İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/841 E. 2019/6974 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': 'bir yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi↗ gabin↗ geçersiz sözleşme↗ sebepsiz zenginleşme↗ hak düşürücü süre↗ istirdat↗ geçersizlik↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıda yazılı (2) nolu bent dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, davacı banka ile devren birleşen İktisat […]A.Ş Şubesindeki davalı hesabından 14.03.2001-20.02.2001 tarihleri arasındaki gecelik faiz işlemleri nedeniyle banka yönünden gabin teşkil edecek şekilde ve Borçlar Kanununun 20.maddesine aykırı olarak fazla ödendiği öne sürülen faiz tutarının istirdadı istemine ilişkin olup, davalı gabin iddiasına dayalı davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, alacağın istenebilir hale geldiği 16.03.2001 tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra görülmekte olan davanın açıldığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen 2008/778 Esas 2009 Karar sayılı 14.09.2001 tarihinde açılan itirazın iptali davasında, davalı-karşı davacı banka tarafından sunulan yanıt dilekçesinde gabinden bahsedildiği gibi, banka tarafından açılan 03.01.2002 tarihli karşı dava da gabin iddiasına dayanmaktadır. Bu durumda, davacı bankanın gabine ilişkin irade beyanını anılan davada ileri sürdüğü, yine uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen mevduat sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu ve geçersiz sözleşmeye dayalı olarak elde edilen kazanımlar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilecek ise de, taraflar arasında geçersiz de olsa bir sözleşme olduğundan davanın sözleşme zamanaşımı süresine tabi olacağı da gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.11.2017 tarih 2016/3517 Esas 2017/6423 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/619 E. 2010/4570 K.
Ortak:gabin
İncelediğiniz kararda… a ile devren birleşen İktisat Bankası T.A.Ş Şubesindeki davalı hesabından 14.03.2001-20.02.2001 tarihleri arasındaki gecelik faiz işlemleri nedeniyle banka yönünden «gabin» teşkil edecek şekilde ve Borçlar Kanununun 20.maddesine aykırı olarak fazla ödendiği öne sürülen faiz tutarının «istirdadı» istemine ilişkin olup, davalı gabin iddiasına dayalı davanın bir yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen 2008/778 Esas 2009 Karar sayılı 14.09.2001 tarihinde açılan itirazın iptali davasında, davalı-karşı davacı banka tarafından sunulan yanıt dilekçesinde gabinden bahsedildiği gibi, banka tarafından açılan 03.01.2002 tarihli karşı dava da «gabin» iddiasına dayanmaktadır.
Bu durumda, davacı bankanın «gabine» ilişkin irade beyanını anılan davada ileri sürdüğü, yine uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen «mevduat sözleşmesinden» kaynaklanmakta olduğu ve «geçersiz sözleşmeye» dayalı olarak elde edilen kazanımlar «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre geri istenebilecek ise de, taraflar arasında geçersiz de olsa bir sözleşme olduğundan davanın sözleşme «zamanaşımı» süresine tabi olacağı da gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazıl …
Benzer bu karardaMahkemece, «gabin» unsurlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın, Dairemiz'ce «eksik inceleme» gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyulmuş alınan ve benimsenen bilirkişi kurullu raporuna göre, gabin koşullarının davalı banka lehine oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, «gabin» unsurlarının gerçekleştiği gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın, Dairemiz'ce «eksik inceleme» gerekçesiyle bozulması üzerine bozmaya uyulmuş alınan ve benimsenen bilirkişi kurullu raporuna göre, gabin koşullarının davalı banka lehine oluştuğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş,kararın davacı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 05.10.2009 tarihli kararı ile mahkeme kararı onanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10127 E. 2016/5357 K.
Ortak:gabin
İncelediğiniz kararda… a ile devren birleşen İktisat Bankası T.A.Ş Şubesindeki davalı hesabından 14.03.2001-20.02.2001 tarihleri arasındaki gecelik faiz işlemleri nedeniyle banka yönünden «gabin» teşkil edecek şekilde ve Borçlar Kanununun 20.maddesine aykırı olarak fazla ödendiği öne sürülen faiz tutarının «istirdadı» istemine ilişkin olup, davalı gabin iddiasına dayalı davanın bir yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen 2008/778 Esas 2009 Karar sayılı 14.09.2001 tarihinde açılan itirazın iptali davasında, davalı-karşı davacı banka tarafından sunulan yanıt dilekçesinde gabinden bahsedildiği gibi, banka tarafından açılan 03.01.2002 tarihli karşı dava da «gabin» iddiasına dayanmaktadır.
Bu durumda, davacı bankanın «gabine» ilişkin irade beyanını anılan davada ileri sürdüğü, yine uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen «mevduat sözleşmesinden» kaynaklanmakta olduğu ve «geçersiz sözleşmeye» dayalı olarak elde edilen kazanımlar «sebepsiz zenginleşme» hükümlerine göre geri istenebilecek ise de, taraflar arasında geçersiz de olsa bir sözleşme olduğundan davanın sözleşme «zamanaşımı» süresine tabi olacağı da gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazıl …
Benzer bu kararda1- Dava, davacılar tarafından sigortacı aleyhine sigorta bedelinin tahsili amacı ile açılan davalar sırasında, taraflar arasında düzenlenen 07.07.2009 tarihli «sulh protokollerinin» «gabin» sebebiyle iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
Bu itibarla, «temliknamelerin» «sulh protokolüne» konu alacağın «muaccel» olmayan kısmı ile ilgili olduğu, işbu davada ise sulh protokollerinin «gabin» sebebiyle feshi ve tazminat talebinde bulunulduğu gözetilerek, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacıların aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığını gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sulh protokolü · temlik sözleşmesi · muacceliyet · temlik · protokol · taraf ehliyeti · sulh
Benzer bu kararda22.03.2011 tarihli «temliknamelerde, sözleşmenin» konusunun, davacıların 07.07.2009 tarihli «sulh protokolü» çerçevesinde sigorta şirketinden henüz «muaccel» hale gelmemiş yazılı miktardaki alacakları olduğu belirtilmiş; devamla ''...
Bu itibarla, «temliknamelerin» «sulh protokolüne» konu alacağın «muaccel» olmayan kısmı ile ilgili olduğu, işbu davada ise sulh protokollerinin «gabin» sebebiyle feshi ve tazminat talebinde bulunulduğu gözetilerek, işin esasına girilerek bir değerlendirme yapılması ve oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, davacıların aktif dava «ehliyetlerinin» bulunmadığını gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün temyiz eden davacılar yararına bozulması gerekmiştir.
1- Dava, davacılar tarafından sigortacı aleyhine sigorta bedelinin tahsili amacı ile açılan davalar sırasında, taraflar arasında düzenlenen 07.07.2009 tarihli «sulh protokollerinin» «gabin» sebebiyle iptali ve tazminat istemine ilişkindir.
07.07.2009 tarihli «sulh protokolü»... sözleşmenin ayrılmaz ekidir'' denilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/841 E. , 2019/6974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 03/12/2015 gün ve 2015/535 - 2015/685 sayılı kararı onayan Daire'nin 22/11/2017 gün ve 2016/3517 - 2017/6423 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalının müvekkili banka ile devren birleşen İktisat […]A.Ş müşterisi olduğunu, 20.02.2001 ile 14.03.2001 tarihleri arasında O/N işlemleri yaptırdığını ve fahiş oranlarda faiz geliri aldığını, İktisat Bankasına el konulduktan sonra İMKB ortalaması ile müşterilere verilen faizler arasındaki fahiş farkların ödenmediğini, davacı hesabındaki faiz uygulaması yönünden yapılan hesaplamaya göre aradaki farkın 2.116.272,36 TL olmasına rağmen davalının hesabında bulunan bakiye 164.341,09 TL'nin kesilebildiğini, kalan 1.951.931,26 TL'nin davalıya ödenmiş olması nedeniyle kesilemediğini, davalıya verilmiş bulunan fahiş orandaki faiz nedeniyle müvekkili bankanın halen devam eden 1.951.931,26 TL'yi geri alım hakkı bulunduğunu ileri sürerek banka alacağının 16.03.2001 tarihinden itibaren işletilecek avans faizi ve diğer yasal ferileri ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davanın hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin geçmesi nedeniyle reddi gerektiğini, bankanın ödediği faiz bakımından gabin iddiasının kabul edilmesinin hukuken mümkün olmadığını, kaldı ki gabin iddiasına dayalı davanın akdin kurulması tarihinden itibaren bir yıl içerisinde açılması gerektiğini, BK'nin 66. maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme durumundan da sözedilemeyeceğini, kaldı ki sebepsiz zenginleşmeye dayalı zamanaşımı süresinin de geçmiş olduğunu, ifa edilen faiz tutarı bakımından huzurdaki davanın reddi gerektiğini, ifa edilen kısmın geri istenmesinin MK'nin 2. maddesine de aykırı olduğunu, zira bankanın bu talebinin hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, aynı tarihlerde başka bankalarında yüksek faiz verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin aşağıda yazılı (2) nolu bent dışında kalan ve HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2- Dava, davacı banka ile devren birleşen İktisat […]A.Ş Şubesindeki davalı hesabından 14.03.2001-20.02.2001 tarihleri arasındaki gecelik faiz işlemleri nedeniyle banka yönünden gabin teşkil edecek şekilde ve Borçlar Kanununun 20.maddesine aykırı olarak fazla ödendiği öne sürülen faiz tutarının istirdadı istemine ilişkin olup, davalı gabin iddiasına dayalı davanın bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, alacağın istenebilir hale geldiği 16.03.2001 tarihinden itibaren bir yıllık zamanaşımı süresinin geçmesinden sonra görülmekte olan davanın açıldığı gerekçesi ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Ancak, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde görülen 2008/778 Esas 2009 Karar sayılı 14.09.2001 tarihinde açılan itirazın iptali davasında, davalı-karşı davacı banka tarafından sunulan yanıt dilekçesinde gabinden bahsedildiği gibi, banka tarafından açılan 03.01.2002 tarihli karşı dava da gabin iddiasına dayanmaktadır. Bu durumda, davacı bankanın gabine ilişkin irade beyanını anılan davada ileri sürdüğü, yine uyuşmazlığın taraflar arasında akdedilen mevduat sözleşmesinden kaynaklanmakta olduğu ve geçersiz sözleşmeye dayalı olarak elde edilen kazanımlar sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre geri istenebilecek ise de, taraflar arasında geçersiz de olsa bir sözleşme olduğundan davanın sözleşme zamanaşımı süresine tabi olacağı da gözetilerek bir değerlendirme yapılması ve hasıl olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığından davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.11.2017 tarih 2016/3517 Esas 2017/6423 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, hükmün açıklanan gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 22.11.2017 tarih 2016/3517Esas 2017/6423 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, kararın açıklanan gerekçe ile BOZULMASINA, 07/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/555169100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz