İtirazın İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5881 E. 2019/6915 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rekabet etmeme yasağı↗ hakkaniyet indirimi↗ aaüt↗ rekabet yasağı↗ hakkaniyet↗ cezai şart↗ oy yasağı↗ taahhütname↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmenin 8/f bendine göre, davalının iş yerinden ayrıldıktan sonra bir yıl içerisinde davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir iş yerinde çalışmama, aynı işi yapan iş yeri açmama ve rekabet etmeme taahhüdü altına girdiği ancak davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan üç ay sonra aynı alanda faaliyet gösteren Murat Gülseven isimli işverenin yanında çalışmaya başladığı, dolayısıyla sözleşmede ön görülen bir yıllık süre içerisinde rekabet etmeme yasağına uymadığı bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan 10.000 USD tutarındaki cezai şarttan sorumlu olduğu ancak öngörülen cezai şartın fahiş olması nedeniyle %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6275 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 10.383,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu bedel üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının rekabet etmeme yasağına uymadığı gerekçesiyle sözleşmede öngörülen 10.000 USD tutarındaki cezai şarttan sorumlu olduğu ancak cezai şartın fahiş olması nedeniyle cezai şarttan yarı oranında indirim yapılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.180,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Ancak cezai şartta takdiri indirim yapıldığından takdiri indirimle reddedilen cezai şart üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden HUMK 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/2429 E. 2022/5598 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:fesih · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… rak yapılan yargılama toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davanın kısmen kabulü ile cezai şarttan 4/5 oranında indirim yapılmak kaydıyla 20.000,00 TL'nin «fesih» tarihi olan 17/12/2012 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, diğer hususlar bakımından herhangi bir bozma olmadığından yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davacı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan kaynaklanan cezai şart
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3794 E. 2019/5098 K.
Ortak:rekabet etmeme yasağı · rekabet yasağı · cezai şart · oy yasağı
İncelediğiniz kararda… yerinden ayrıldıktan sonra bir yıl içerisinde davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir iş yerinde çalışmama, aynı işi yapan iş yeri açmama ve rekabet etmeme «taahhüdü» altına girdiği ancak davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan üç ay sonra aynı alanda faaliyet gösteren Murat Gülseven isimli işverenin yanında çalışmaya başladığı, dolayısıyla sözleşmede ön görülen bir yıllık süre içerisinde «rekabet etmeme yasağına» uymadığı bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan 10.000 USD tutarındaki cezai şarttan sorumlu olduğu ancak öngörülen «cezai şartın» fahiş olması nedeniyle %50 oranında «hakkaniyet indirimi» yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 7.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının «rekabet etmeme yasağına» uymadığı gerekçesiyle sözleşmede öngörülen 10.000 USD tutarındaki cezai şarttan sorumlu olduğu ancak «cezai şartın» fahiş olması nedeniyle cezai şarttan yarı oranında indirim yapılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.180,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaDava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
Bölge adliye mahkemesince, taraflar arasında akdedilen «hizmet sözleşmesinde» yer alan «rekabet etmeme yasağına» ilişkin hükmün sadece işçi aleyhine «cezai şart» öngördüğü bu nedenle 6098 sayılı TBK’nın 420. maddesi uyarınca «geçersiz» olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar kaldırılıp, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, TBK'nın 420/1.maddesi uyarınca, «hizmet sözleşmelerine» sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun «geçersiz» olduğu, somut olayda, «rekabet yasağını» ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen sözleşmede, sadece «işçi aleyhine ceza koşulu» getirildiği, bunun karşılığında işverene bir yükümlülük getirilmediği bu nedenle sözleşmedeki ceza koşulu geçersiz olup,bu geçersizliğin, hakimin müdahalesiyle giderilebilecek nitelikte bir geçersizlik olmadığı, TBK'nın 420/1.maddesindeki düzenlemenin «emredici» bir hüküm olup «kamu düzenini» ilgilendirdiği, bu nedenle HMK'nın 355.maddesi uyarınca resen dikkate alınmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:işçi aleyhine ceza koşulu · ceza koşulu · tenkis · rekabet yasağı sözleşmesi · emredici hüküm · sözleşmeye aykırılık · hizmet sözleşmesi · kamu düzeni
Benzer bu karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, TBK'nın 420/1.maddesi uyarınca, «hizmet sözleşmelerine» sadece işçi aleyhine konulan ceza koşulunun «geçersiz» olduğu, somut olayda, «rekabet yasağını» ve buna bağlı olarak ceza koşulunu düzenleyen sözleşmede, sadece «işçi aleyhine ceza koşulu» getirildiği, bunun karşılığında işverene bir yükümlülük getirilmediği bu nedenle sözleşmedeki ceza koşulu geçersiz olup,bu geçersizliğin, hakimin müdahalesiyle giderilebilecek nitelikte bir geçersizlik olmadığı, TBK'nın 420/1.maddesindeki düzenlemenin «emredici» bir hüküm olup «kamu düzenini» ilgilendirdiği, bu nedenle HMK'nın 355.maddesi uyarınca resen dikkate alınmasının zorunlu olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk …
Dava, «rekabet yasağı sözleşmesine aykırılıktan» kaynaklanan «cezai şart» istemine ilişkindir.
… mahkemesince, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, sözleşmenin boş olarak imzalandığı ve daha sonradan davacı tarafça sözleşmenin doldurduğu iddiasının «hak düşürücü süre» içinde ileri sürülmediğinden bu savunmaya itibar edilmediği, sözleşmede coğrafi yer sınırlamasının bulunmamasının ve sürenin yasada belirtilenden fazla öngörülmüş olmasının sözleşmeyi tümden «geçersiz» kılmadığı, hakime müdahale hakkı verildiği, dolayısıyla sözleşmenin geçerli olduğunun kabulü gerektiği, somut olayda, davalının kendi isteği ile davacıya ait iş yerinden ayrıldığı, akabinde davacı ile aynı iş kolunda ve onunla rekabet halinde olan bir başka işyerinde aynı sıfatla çalışmaya başladığı, davalının sıfatı itibariyle davacının ticari / iş sırlarına vakıf olduğu, bu haliyle davacıya önemli zarar verebileceği, sözleşmede ceza miktarı 150.000.- USD olarak kararlaştırılmış ise de davacının talebinin 70.000.- TL olduğu, bu tutarın da davalının mali ve sosyal durumuna göre fazla olduğundan TBK 182/«son» maddesine dayalı olarak talepten %60 oranında «tenkis» yapılarak neticede 28.000.- TL’ye hükmedildiği, gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 28.000,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bölge adliye mahkemesince, taraflar arasında akdedilen «hizmet sözleşmesinde» yer alan «rekabet etmeme yasağına» ilişkin hükmün sadece işçi aleyhine «cezai şart» öngördüğü bu nedenle 6098 sayılı TBK’nın 420. maddesi uyarınca «geçersiz» olduğu gerekçesiyle, ilk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar kaldırılıp, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/420 E. 2022/4380 K.
Ortak:rekabet yasağı · oy yasağı
İncelediğiniz kararda2- Dava, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde düzenlenen «rekabet yasağına» aykırılık nedeniyle «cezai şartın» tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
… yerinden ayrıldıktan sonra bir yıl içerisinde davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir iş yerinde çalışmama, aynı işi yapan iş yeri açmama ve rekabet etmeme «taahhüdü» altına girdiği ancak davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan üç ay sonra aynı alanda faaliyet gösteren Murat Gülseven isimli işverenin yanında çalışmaya başladığı, dolayısıyla sözleşmede ön görülen bir yıllık süre içerisinde «rekabet etmeme yasağına» uymadığı bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan 10.000 USD tutarındaki cezai şarttan sorumlu olduğu ancak öngörülen «cezai şartın» fahiş olması nedeniyle %50 oranında «hakkaniyet indirimi» yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 7.
Mahkemece, davalının «rekabet etmeme yasağına» uymadığı gerekçesiyle sözleşmede öngörülen 10.000 USD tutarındaki cezai şarttan sorumlu olduğu ancak «cezai şartın» fahiş olması nedeniyle cezai şarttan yarı oranında indirim yapılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.180,00 TL «vekalet ücretine» hükmedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, taraflar arasında geçerli bir «rekabet yasağı sözleşmesi» bulunduğu, davalı tarafın davacı şirketten ayrıldıktan sonra bir yıllık süre dolmadan benzer bir iş kolunda çalışmak suretiyle rekabet yasağını ihlal ettiği, taraflar arasındaki 25/02/2010 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin sonradan doldurulan işten çıkış tarihinin sözleşmenin geçerliliğine olumlu veya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı ancak sözleşmenin sonradan doldurulan ceza miktarına ilişkin bölümünün davalı tarafça onanmadığından sözleşmeyi kısmen «geçersiz» kılacağı, yani davalı taraf rekabet yasağını ihlal etmekle «rekabet etmeme yükümlülüğüne» aykırı davrandığı ancak bir ceza sorumluluğu üstlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:rekabet etmeme yükümlülüğü · rekabet yasağı sözleşmesi · olumsuz oy · geçersizlik
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, taraflar arasında geçerli bir «rekabet yasağı sözleşmesi» bulunduğu, davalı tarafın davacı şirketten ayrıldıktan sonra bir yıllık süre dolmadan benzer bir iş kolunda çalışmak suretiyle rekabet yasağını ihlal ettiği, taraflar arasındaki 25/02/2010 tarihli rekabet yasağı sözleşmesinin sonradan doldurulan işten çıkış tarihinin sözleşmenin geçerliliğine olumlu veya «olumsuz» bir etkisinin bulunmadığı ancak sözleşmenin sonradan doldurulan ceza miktarına ilişkin bölümünün davalı tarafça onanmadığından sözleşmeyi kısmen «geçersiz» kılacağı, yani davalı taraf rekabet yasağını ihlal etmekle «rekabet etmeme yükümlülüğüne» aykırı davrandığı ancak bir ceza sorumluluğu üstlenmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5881 E. , 2019/6915 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.03.2018 tarih ve 2015/876-2018/257 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının müvekkili firmanın İzmir şubesinde 01/02/2011 yılında çalışmaya başlayıp sektör konusunda eğitildiğini, davalının hiçbir sebep yokken işten ayrılıp Acil Oto Ekspertiz firmasında çalışmaya başladığını, akabinde müvekkili firmaya 100 metre uzaklıkta olan Usta Oto Ekspertiz isimli iş yerini kurduğunu, taraflar arasında imzalanan belirsiz süreli iş sözleşmesinin 8/f maddesine dayanarak 10.000 USD cezai şartın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itirazda bulunduğunu ve takibin durduğunu ileri sürerek İzmir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6275 sayılı takip dosyasına yapılan vaki itirazın iptali ile takibin devamınına, davalının alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili; rekabet yasağı kaydının ancak işçiye müşteri çevresi veya üretim sırları ya da işverenin yaptığı işler hakkında bilgi edinme imkanı sağlıyorsa ve aynı zamanda bu bilgilerin kullanılması işverenin önemli bir zararına sebep olacak nitelikteyse geçerli olduğunu, sözleşmedeki rekabet yasağı hükmünün geçersiz olduğunu, genel ifadeler kullanıldığını, davalının davacı işveren yanında çalışmadan önce de bir çok işyerinde çalıştığını, eğitim aldığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında imzalanan iş sözleşmenin 8/f bendine göre, davalının iş yerinden ayrıldıktan sonra bir yıl içerisinde davacı ile aynı iş kolunda faaliyet gösteren bir iş yerinde çalışmama, aynı işi yapan iş yeri açmama ve rekabet etmeme taahhüdü altına girdiği ancak davalının davacı iş yerinden ayrıldıktan üç ay sonra aynı alanda faaliyet gösteren Murat Gülseven isimli işverenin yanında çalışmaya başladığı, dolayısıyla sözleşmede ön görülen bir yıllık süre içerisinde rekabet etmeme yasağına uymadığı bu nedenle sözleşmede kararlaştırılan 10.000 USD tutarındaki cezai şarttan sorumlu olduğu ancak öngörülen cezai şartın fahiş olması nedeniyle %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalının İzmir 7.
İcra Müdürlüğü'nün 2014/6275 Esas sayılı dosyasında yapmış olduğu itirazın 10.383,00 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu bedel üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacak yargılamayı gerektirdiğinden %20 icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında imzalanan iş sözleşmesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırılık nedeniyle cezai şartın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, davalının rekabet etmeme yasağına uymadığı gerekçesiyle sözleşmede öngörülen 10.000 USD tutarındaki cezai şarttan sorumlu olduğu ancak cezai şartın fahiş olması nedeniyle cezai şarttan yarı oranında indirim yapılması ile davanın kısmen kabulüne karar verilerek davalı lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca 2.180,00 TL vekalet ücretine hükmedilmiştir.
Ancak cezai şartta takdiri indirim yapıldığından takdiri indirimle reddedilen cezai şart üzerinden davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı yararına takdir edilen vekalet ücreti yönünden HUMK 438/7. maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasında yer alan “Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'ye göre takdir ve tayin edilen 2.180,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ibaresinin çıkarılmasına, hükmün DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 06/11/2019 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Uyuşmazlık; icra takibine konu alacağın likit olup olmadığı, buradan varılacak sonuca göre İİK'nın 67/2. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilmesinin gerekip gerekmediği noktasında toplanmaktadır.
Uyuşmazlığın çözümü için icra inkar tazminatına ve onun koşullarından biri durumundaki "alacağın likitliği" kavramına ilişkin olarak, genel açıklamaların yapılmasında yarar görülmüştür.
2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu (İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptali davası; alacaklının, icra takibine karşı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile İİK'nın 66. maddesine göre itiraz üzerine duran takibin devamını sağlamayı amaçladığı bir eda davası olup, itirazın tebliğinden itibaren bir yıllık süresinde açılan davada, borçlunun itirazında haksızlığının belirlenmesi ve alacağın likit olması halinde, istem varsa borçlu aleyhine icra inkar tazminatına da hükmedilebilir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku, 2006, s.219,233)
Yargıtay Daire'leri ve Hukuk Genel Kurulu'nun kararlılık kazanmış uygulamasına göre; itirazın iptali davalarında İİK'nın 67/2. maddesi çerçevesinde alacaklı yararına icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için, usulüne uygun şekilde yapılmış bir icra takibinin bulunması, borçlunun süresi içerisinde ödeme emrine itiraz etmesi, alacaklının bir yıl içinde itirazın iptali davasını açması ve davasında haklı çıkarak inkar tazminatı talep etmiş olması gereklidir. Burada, borçlu itirazının kötü niyetle yapılmış olması ve alacağın bir belgeye bağlanmış bulunması koşulları aranmamaktadır.
Bu yasal koşullar yanında, takibe konu alacağın likit olması da zorunludur. Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir. Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağı gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir. Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.
Açıklanan bu ilke ve kurallar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; icra takibine konu edilen alacak, 01.02.2011 tarihli belirsiz süreli iş sözleşmesindeki 10.000 USD karşılığı haksız rekabet cezai şartının, takip tarihindeki döviz kuru karşılığı 22.460,85 TL'dir.
Taraflar arasındaki 01.02.2011 tarihli sözleşme uyarınca, sözleşmenin ihlali halinde davacı şirkete ödenmesi gereken cezai şart miktarı, davalı tarafından da bilinen bir para borcu olup, salt hakim tarafından takdire dayalı indirim yapılması icra takibine konu alacağın likit olma vasfını ortadan kaldırıcı nitelikte değildir.
Bu halde davacı lehine, icra inkar tazminata hükmolunmak üzere bu yönden de davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile davacının temyiz isteminin reddine ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/555138600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz