İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5079 E. 2019/7004 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gecikme cezası↗ teslim tarihi↗ navlun bedeli↗ ön inceleme aşaması↗ konişmento↗ navlun↗ taşıma sözleşmesi↗ ispat yükü↗ işlemiş faiz↗ taşıyıcı↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ taşıyan↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında taşıma ve navlun bedeli hususunda ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın taşımada gecikme yaşanıp yaşanmadığına ilişkin olduğu, dosya kapsamında davalının gecikme iddiasını ispat edemediği, geminin limandan kalkış tarihinin tespit edilemediği, ibraz edilen mail yazışmalarının davacı tarafça kabul edilmediği ve e-imza ile imzalanmadığı için delil olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalının Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2011/3034 sayılı takip dosyasında itirazının 17.600,00 USD asıl alacak 358,75 USD işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 17.958,75 USD için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD mevduatına birer yıllık dönemler itibariyle uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesine, alacağın %40'ı oranında hesaplanan 10.932,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece taşımada gecikme olduğu iddiasını ispat yükünün davalıda olduğu bu meyanda geminin limandan ayrılış tarihini ispat yükünün de davalıda bulunduğu, bu savunmanın davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında taşıma ilişkisinin mevcut olduğu, eşyaların davacı tarafından taşınarak alıcıya teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede taşıma süresi geminin limandan ayrılışından itibaren 55 gün olarak belirlendiği için uyuşmazlık geminin limandan ayrılış tarihinde toplanmaktadır. Taşıma işi davacı tarafça yapılmış olup yükü Ankara’dan Mersin’e oradan da gemi ile Pakistan’a, Pakistan’dan da Kabil’e taşıyan davacıdır. Taşımaya ilişkin belgelerin taşıyıcıda bulunması da işin gereğidir. Yüke ilişkin konişmentoların 14.03.2010 tarihli olduğu dikkate alındığında gemi en erken bu tarihte hareket etmiş olabilir. Davalı da geminin bu tarihte limandan ayrıldığını savunmaktadır. Davacı mahkemeye geminin limandan ayrılışına ilişkin bir tarih vermemiş ve belge sunmamış olup yükü süresinde taşıdığını ileri sürmektedir. Şu halde geminin limandan ayrılış tarihini ispat yükü davalıda değil taşımayı yapan ve taşımaya ilişkin belgeler kendisinde bulunması gereken davacı taraftır. Bu itibarla Dairemizin önceki bozma kararında da belirtildiği üzere davacıdan geminin limandan ayrılışına ilişkin tüm evrakların ibrazının istenilmesi, belge ibraz edilmemesi halinde geminin 14.03.2010 tarihinde limandan ayrıldığı kabul edilerek ve malın alıcıya teslim tarihi de göz önüne alınarak taşımada gecikme bulunup bulunmadığının tespiti ve gecikme olduğunun belirlenmesi halinde taraflar arasındaki sözleşmeler değerlendirilerek davalının ne kadar gecikme cezası talep edebileceği hususları ayrıntılı olarak tartışılıp gerekirse bu hususlarda ek bilirkişi raporu da alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3267 E. 2023/3269 K.
Ortak:gecikme cezası · teslim tarihi · navlun bedeli · navlun · taşıma sözleşmesi · ispat yükü · işlemiş faiz · asıl alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında taşıma ve «navlun bedeli» hususunda ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın taşımada gecikme yaşanıp yaşanmadığına ilişkin olduğu, dosya kapsamında davalının gecikme iddiasını ispat edemediği, geminin limandan kalkış tarihinin tespit edilemediği, «ibraz» edilen mail yazışmalarının davacı tarafça kabul edilmediği ve e-imza ile imzalanmadığı için delil olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile dava …
İcra Müdürlüğünün 2011/3034 sayılı takip dosyasında itirazının 17.600,00 USD «asıl alacak» 358,75 USD «işlemiş faiz» alacağı olmak üzere toplam 17.958,75 USD için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD mevduatına birer yıllık dönemler itibariyle uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesine, alacağın %40'ı oranında hesaplanan 10.932,57 TL «icra inkar tazminatının» davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu itibarla Dairemizin önceki bozma kararında da belirtildiği üzere davacıdan geminin limandan ayrılışına ilişkin tüm evrakların «ibrazının» istenilmesi, belge ibraz edilmemesi halinde geminin 14.03.2010 tarihinde limandan ayrıldığı kabul edilerek ve malın alıcıya «teslim tarihi» de göz önüne alınarak taşımada gecikme bulunup bulunmadığının tespiti ve gecikme olduğunun belirlenmesi halinde taraflar arasındaki sözleşmeler değerlendirilerek davalının ne kadar «gecikme cezası» talep edebileceği hususları ayrıntılı olarak tartışılıp gerekirse bu hususlarda ek bilirkişi raporu da alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı …
Benzer bu kararda… resi, geminin limandan ayrılışından itibaren 55 gün olarak belirlendiği için uyuşmazlık, geminin limandan ayrılış tarihinde toplandığı, geminin limandan ayrılışının «ispat yükü» davalıda olmayıp taşımayı yapan ve taşımaya ilişkin belgeler kendisinde bulunması gereken davacıda olduğu, davacı taraftan geminin limandan ayrılışına ilişkin tüm evrakın «ibrazı» istenildiği, sunulan belgeler dışında belge bulunmadığı bildirildiği, bu durumda belge ibraz edilmemesi nedeniyle bozma ilamı içeriği de nazara alınarak geminin 14.03.2010 tarihinde limandan ayrıldığı kabul edildiği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmelerde taşıma süresi, «beyanname» tarihini takiben liman çıkış - Kâbil varış süresi maksimum 55 gün olacağı, konteyner çıkış limanında gümrüklemeden itibaren en fazla 7 gün bekleyeceği, bu süreyi aşan günler toplam taşıma süresi içerisinde kabul edileceği, dava konusu 123-2010-008 ve 123-2010-009 numaralı sözleşmelere konu konteynerların Kâbil'e 15.05.2010 tarihinde vardığı, 55 günlük taşıma süresinin «son» günü 14.03.2010 tarihi başlangıç alınarak ve konteyner çıkış limanında gümrüklemeden itibaren en fazla 7 gün bekleyeceği, bu durumda taşıma süresinin son gününün 08.05.2010 gününe tekabül ettiği, 15.05.2010 tarihinde «teslimat» yapıldığı nazara alındığında 6 günlük bir gecikmenin bulunduğu, her bir sözleşme için günlük 100,00 USD'den bir sözleşme için 600,00 USD, dava konusu 2 sözleşme için toplam 1.200,00 USD «cezai şart» oluştuğu, bu miktarın 17.600,00'lük bakiye alacaktan mahsubu ile asıl alacağın 16.400,00 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne takibin 16.400,00 USD «asıl alacak», 358,75 USD «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 16.758,75 USD üzerinden devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
Mahkemece 09.02.2018 tarihi 2015/420 E. ve 2018/45 K. sayılı kararı ile taraflar arasında taşıma ve «navlun bedeli» hususunda ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın taşımada gecikme yaşanıp yaşanmadığına ilişkin olduğu, dosya kapsamında davalının gecikme iddiasını ispat edemediği, geminin limandan kalkış tarihinin tespit edilemediği, «ibraz» edilen e-posta yazışmalarının davacı tarafça kabul edilmediği ve e-imza ile imzalanmadığı için delil olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulüne, itirazın iptaline ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 11.11.2019 tarih, 2018/5079 E. ve 2019/7004 K. sayılı kararıyla davacıdan geminin limandan ayrılışına ilişkin tüm evrakların «ibrazının» istenilmesi, belge ibraz edilmemesi halinde geminin 14.03.2010 tarihinde limandan ayrıldığı kabul edilerek ve malın alıcıya «teslim tarihi» de göz önüne alınarak taşımada gecikme bulunup bulunmadığının tespiti ve gecikme olduğunun belirlenmesi halinde taraflar arasındaki sözleşmeler değerlendirilerek davalının ne kadar «gecikme cezası» talep edebileceği hususları ayrıntılı olarak tartışılıp gerekirse bu hususlarda ek bilirkişi raporu da alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gereğine işaret e …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nakliye sözleşmesi · cari hesap bakiyesi · cari hesap ekstresi · ba beyannamesi · cari hesap · ikrar · cezai şart · fatura
Benzer bu karardaDavalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; «gecikme cezası» «nakliye sözleşmesine» göre değil, her bir konteyner için değerlendirilmesi gerektiğini, 008 nolu sipariş sözleşmesinde 8 adet, 009 nolu sipariş sözleşmesinde 2 adet konteyner bulunduğunu, her bir konteyner gemiden sonra ayrı ayrı tırlarla nakledildiğini, 008 ve 009 nakliye sipariş sözleşmelerine göre nakledilen 10 adet konteyner Mersin Limanından 14.03.2010 tarihinde hareket etmiş ve yine sözleşmeye göre 55 günde yani 08.05.2010 tarihinde Kabil’de inşaata «teslim» edilmesi gerekirken, bu konteynerlerin 7 adedi 17.05.2010 tarihinde 3 adedi de 18.05.2010 tarihinde teslim edildiği bu nakliye sözleşmeleri ile ilgili olarak davacı tarafın 15.11.2011 tarihli dilekçesi ekinde verdiği "dispatch chalan" adlı evrakın 10 adet evrakın 7 adedinde «teslim tarihi» 17.05.2010, 3 adedinde teslim tarihi 18.05.2010 tarihi olduğu, bu şekilde 008 ve 009 sayılı nakliye sipariş sözleşmeleri ile nakledilen 10 adet konteynerin tesliminde 80 günlük gecikme olduğunun sabit olduğunu, davacı ile dava konusu bu nakliye sipariş sözleşmelerinden önce de 2009 yılında ve 2010 Ocak ve Şubat aylarında da nakliyat sözleşmeleri yapıldığını, «cari hesap ekstresinde» 008 ve 009 nolu sevkiyat sözleşmeleri cari hesap ekstresinde 15.03.2010 tarihi altında «kayda» girdiğini, bu 2 sevkiyattan sonra değişik tarihlerde 5 sevkiyat daha yapıldığını, davacının alacak olarak iddia ettiği 17.600,00 USD , 008 ve 009 nolu sözleşmelerden değil 17.600,00 USD tamamen «cari hesap bakiyesi» olduğunu, 17.600.00 USD 7 adet nakliye sipariş sözleşmesine ait 25 adet konteynerin gecikmesine ait olduğunu belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
… resi, geminin limandan ayrılışından itibaren 55 gün olarak belirlendiği için uyuşmazlık, geminin limandan ayrılış tarihinde toplandığı, geminin limandan ayrılışının «ispat yükü» davalıda olmayıp taşımayı yapan ve taşımaya ilişkin belgeler kendisinde bulunması gereken davacıda olduğu, davacı taraftan geminin limandan ayrılışına ilişkin tüm evrakın «ibrazı» istenildiği, sunulan belgeler dışında belge bulunmadığı bildirildiği, bu durumda belge ibraz edilmemesi nedeniyle bozma ilamı içeriği de nazara alınarak geminin 14.03.2010 tarihinde limandan ayrıldığı kabul edildiği, bu durumda taraflar arasındaki sözleşmelerde taşıma süresi, «beyanname» tarihini takiben liman çıkış - Kâbil varış süresi maksimum 55 gün olacağı, konteyner çıkış limanında gümrüklemeden itibaren en fazla 7 gün bekleyeceği, bu süreyi aşan günler toplam taşıma süresi içerisinde kabul edileceği, dava konusu 123-2010-008 ve 123-2010-009 numaralı sözleşmelere konu konteynerların Kâbil'e 15.05.2010 tarihinde vardığı, 55 günlük taşıma süresinin «son» günü 14.03.2010 tarihi başlangıç alınarak ve konteyner çıkış limanında gümrüklemeden itibaren en fazla 7 gün bekleyeceği, bu durumda taşıma süresinin son gününün 08.05.2010 gününe tekabül ettiği, 15.05.2010 tarihinde «teslimat» yapıldığı nazara alındığında 6 günlük bir gecikmenin bulunduğu, her bir sözleşme için günlük 100,00 USD'den bir sözleşme için 600,00 USD, dava konusu 2 sözleşme için toplam 1.200,00 USD «cezai şart» oluştuğu, bu miktarın 17.600,00'lük bakiye alacaktan mahsubu ile asıl alacağın 16.400,00 USD olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne takibin 16.400,00 USD «asıl alacak», 358,75 USD «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 16.758,75 USD üzerinden devamına ve «icra inkar tazminatına» karar verilmiştir.
… e süresinin davalı tarafın kabulünde olduğunu, bu durumda gecikmeden söz edilip edilemeyeceği konusunda değerlendirme yapılmadığını, söz konusu sözleşmelerde mücbir «sebebin» varlığı halinde «cezai şart» uygulanmayacağına dair düzenlemelerin bulunduğunu, davalı vekilinin 05.09.2016 tarihli itiraz dilekçesi ile “176 günlük «gecikme cezası» bedeli olan 17.600,00 USD’nin 02.03.2010 tarihli 123-2010-008 ve 09.03.2010 tarihli 123-2010-009 nolu «taşıma sözleşmeler» bedeli olan 83.000,00 USD'lik 15.03.2010 tarih ve 154920 nolu «fatura» bedelinden kesilmemiştir.
Daha sonra kesilen «fatura» bedellerinden kesilmiştir." şeklindeki «ikrarı» Mahkeme tarafından dikkate alınmadığını, davacı lehine hükmedilen dava vekâlet ücretinin yanlış hesaplandığını belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2472 E. 2012/9434 K.
Ortak:İtirazın iptali
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yargı yolu · acentelik · dava sebebi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… sya kapsamına göre, davalının limandan ayrılırken deniz altındaki bir çok noktada bulunduğu iddia edilen topuk veya tepecik olarak adlandırılan yükseltilerle teması «sebebine» dayandırılarak davalının bunları temizlemeyerek hizmet kusuruna neden olduğu, idarenin kamu hizmetine ilişkin olarak kişilere verdiği zararların tazminini istemekte davacının haklı olup olmadığı hususunda idari yargının «görevli» olduğu gerekçesiyle davanın idari mahiyet arz etmesi nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, davacının «acentesi» olduğu geminin, davalının idare ve sorumluluğundaki Haydarpaşa Limanı'ndan ayrılırken deniz altındaki bir çok noktada bulunan topuk veya tepecik olarak adlandırıla …
Ayrıca ticari bir faaliyet olarak işletmeciliği yürütülen Haydarpaşa Limanı'nda gerçekleşen hadise nedeniyle liman işletmecisi TCDD'nin sorumluluğuna ilişkin işbu davada adli yargı «görevlidir».
Bu itibarla mahkemece uyuşmazlığın esasına girilerek sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın «yargı yolu» bakımından reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5079 E. , 2019/7004 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 09/02/2018 tarih ve 2015/420-2018/45 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı ile davalı arasında imzalanan 02/03/2010 tarihli 123-2010-008 numaralı ve 09/03/2010 tarihli 123-2010-009 numaralı taşıma sözleşmeleri uyarınca davacının davalıya taşıma hizmeti verdiğini, taşıma konusu konteynerlerin kara yolu ile Ankara’dan Mersin Limanına, Mersin Limanından deniz yolu ile Port Quasim (Pakistan) Limanına, oradan da karayolu ile Kabil’e taşındığını, konteynerlerin varma yerinde 07.05.2010 tarihli makbuzlar karşılığında davalının yetkilisine teslim edildiğini, davacının taşımalardan kaynaklanan navlun alacağının tahsili için kestiği faturadaki bedelin dava konusu konteynerlerin geç teslim edildiği gerekçesiyle gecikme cezası mahsup edilerek 17.600 USD eksik ödendiğini, anılan meblağın tahsili için başlatılan takibe haksız yere itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki sözleşmelerin “Taşıma-varış süresi” başlıklı maddesinde, malların liman çıkış ve Kabil varış süresinin 55 gün olacağı, gecikilen her gün için 100 USD cezai şart ödeneceğinin düzenlendiğini, dava konusu sözleşmeler uyarınca taşınan 10 konteynerin 80 gün gecikmeli taşındığını, taraflar arasındaki diğer taşıma sözleşmelerine konu taşımalarda da gecikme yaşandığını, toplam gecikilen gün sayısının 251 gün olduğunu, ancak Karaçi’de elçilikten evrak çıkmaması gibi elde olmayan sebepler nedeniyle 75 günlük gecikmenin dikkate alınmadığını, toplam 176 gün gecikme bedeli olan 17.600 USD’nin davacının cari hesabından mahsup edildiğini, davalının davacıya borcu bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, taraflar arasında taşıma ve navlun bedeli hususunda ihtilaf olmadığı, uyuşmazlığın taşımada gecikme yaşanıp yaşanmadığına ilişkin olduğu, dosya kapsamında davalının gecikme iddiasını ispat edemediği, geminin limandan kalkış tarihinin tespit edilemediği, ibraz edilen mail yazışmalarının davacı tarafça kabul edilmediği ve e-imza ile imzalanmadığı için delil olarak kabul edilemeyeceği gerekçeleriyle davanın kabulü ile davalının Ankara 30. İcra Müdürlüğünün 2011/3034 sayılı takip dosyasında itirazının 17.600,00 USD asıl alacak 358,75 USD işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 17.958,75 USD için iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren devlet bankalarınca USD mevduatına birer yıllık dönemler itibariyle uygulanacak en yüksek oranda faiz işletilmesine, alacağın %40'ı oranında hesaplanan 10.932,57 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava taşıma sözleşmesinden kaynaklı icra takibine yapılan itirazın iptali talebine ilişkindir. Mahkemece taşımada gecikme olduğu iddiasını ispat yükünün davalıda olduğu bu meyanda geminin limandan ayrılış tarihini ispat yükünün de davalıda bulunduğu, bu savunmanın davalı tarafça ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında taşıma ilişkisinin mevcut olduğu, eşyaların davacı tarafından taşınarak alıcıya teslim edildiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Sözleşmede taşıma süresi geminin limandan ayrılışından itibaren 55 gün olarak belirlendiği için uyuşmazlık geminin limandan ayrılış tarihinde toplanmaktadır. Taşıma işi davacı tarafça yapılmış olup yükü Ankara’dan Mersin’e oradan da gemi ile Pakistan’a, Pakistan’dan da Kabil’e taşıyan davacıdır.
Taşımaya ilişkin belgelerin taşıyıcıda bulunması da işin gereğidir. Yüke ilişkin konişmentoların 14.03.2010 tarihli olduğu dikkate alındığında gemi en erken bu tarihte hareket etmiş olabilir. Davalı da geminin bu tarihte limandan ayrıldığını savunmaktadır. Davacı mahkemeye geminin limandan ayrılışına ilişkin bir tarih vermemiş ve belge sunmamış olup yükü süresinde taşıdığını ileri sürmektedir. Şu halde geminin limandan ayrılış tarihini ispat yükü davalıda değil taşımayı yapan ve taşımaya ilişkin belgeler kendisinde bulunması gereken davacı taraftır. Bu itibarla Dairemizin önceki bozma kararında da belirtildiği üzere davacıdan geminin limandan ayrılışına ilişkin tüm evrakların ibrazının istenilmesi, belge ibraz edilmemesi halinde geminin 14.03.2010 tarihinde limandan ayrıldığı kabul edilerek ve malın alıcıya teslim tarihi de göz önüne alınarak taşımada gecikme bulunup bulunmadığının tespiti ve gecikme olduğunun belirlenmesi halinde taraflar arasındaki sözleşmeler değerlendirilerek davalının ne kadar gecikme cezası talep edebileceği hususları ayrıntılı olarak tartışılıp gerekirse bu hususlarda ek bilirkişi raporu da alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu yönden davalı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 11/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/553107300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz