Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5678 E. 2019/6838 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi↗ vekalet ücreti takdiri↗ ek prim↗ eksik inceleme↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda hükümsüzlük hadisesinin geriye etki etmeyeceği, davalının 01.09.2011 ile 31.08.2012 tarihleri arası 4.542 USD prim borcu bulunduğu, dava açılış beyanının TL üzerinden yapıldığı, dava tarihi itibariyle efektif satış kurunun esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.766,29 TL’nin 28.12.2012 tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, reddedilen kısmın hesap hatasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı tarafın döviz alacağını dava dilekçesinde TL olarak talep etmak suretiyle, tercih hakkını bu yönde kullanmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, marka lisans sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, yazılı gerekçe ile davalının 01.09.2011 ile 31.08.2012 tarihleri arasında doğan ithalat kazancının FOB değeri üzerinden %5’i oranında tahakkuk eden prim borcunun tahsiline karar verilmiştir. Davalı tarafça mahkemeye sunulan, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2013/277 E. sayılı dosyasında alınan 20.06.2017 tarihli bilirkişi raporu ve işbu dosyaya davalı vekili tarafından 16.03.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan ödeme dekontlarından çeşitli ödeme kalemleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece gerek 20.06.2017 tarihli rapordakia belirlemeler gerekse ibraz edilen ödeme dekontları da incelenerek ve gerektiği takdirde bu konuda bir ek rapor da alınmak suretiyle karar vermek gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4470 E. 2023/4010 K.
Ortak:ticari avans faizi · vekalet ücreti takdiri · ek prim · vekalet ücreti · avans faizi · ibraz · Alacak
İncelediğiniz kararda… dia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda hükümsüzlük hadisesinin geriye etki etmeyeceği, davalının 01.09.2011 ile 31.08.2012 tarihleri arası 4.542 USD «prim» borcu bulunduğu, dava açılış beyanının TL üzerinden yapıldığı, dava tarihi itibariyle efektif satış kurunun esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.766,29 TL’nin 28.12.2012 tarihi itibariyle işleyecek «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsiline, reddedilen kısmın hesap hatasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiştir.
2- Dava, marka lisans sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, yazılı gerekçe ile davalının 01.09.2011 ile 31.08.2012 tarihleri arasında doğan ithalat kazancının FOB değeri üzerinden %5’i oranında tahakkuk eden «prim» borcunun tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece gerek 20.06.2017 tarihli rapordakia belirlemeler gerekse «ibraz» edilen ödeme dekontları da incelenerek ve gerektiği takdirde bu konuda bir ek rapor da alınmak suretiyle karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… 28 E. ve 2018/429 K. sayılı kararı ile somut olayda hükümsüzlük hadisesinin geriye etki etmeyeceği, davalının 01.09.2011 ile 31.08.2012 tarihleri arası 4.542,00 USD «prim» borcu bulunduğu, dava açılış beyanının TL üzerinden yapıldığı, dava tarihi itibariyle efektif satış kurunun esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.766,29 TL’nin 28.12.2012 tarihi itibariyle işleyecek «ticari avans faizi» ile davalıdan tahsiline, reddedilen kısmın hesap hatasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı lehine «vekalet ücreti takdirine» yer olmadığına karar verilmiş, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
… kçe ekinde sunulan ödeme dekontlarından çeşitli ödeme kalemleri olduğunun anlaşıldığı, bu durumda, Mahkemece gerek 20.06.2017 tarihli rapordaki belirlemeler gerekse «ibraz» edilen ödeme dekontları da incelenerek ve gerektiği takdirde bu konuda bir ek rapor da alınmak suretiyle karar vermek gereğine işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:iddianın genişletilmesi yasağı · harç ikmali · belirsiz alacak davası · bekletici mesele · maddi hata · oy yasağı · alacak davası · komisyon
Benzer bu kararda… kararında "davacı tarafın döviz alacağını dava dilekçesinde TL olarak talep etmak suretiyle, tercih hakkını bu yönde kullanmış olmasına göre" denildiği, bu tespitin «maddi hata» kaynaklı olduğunu, davanın «belirsiz alacak davası» olarak açıldığını, davadaki talep sonucunun belirli hale getirildiğini, belirsiz alacak davasında davacının yapılan yargılama sırasında alacağın miktarının tam olarak belirlenmesi ile talebimizi «iddianın genişletilmesi yasağına» tabi olmaksızın artırabilme hakkı bulunduğunu, bilirkişinin USD olarak belirlediği alacak kapsamında «harç ikmali» ile tekemmül ettirilen davada USD üzerinden hüküm kurulması gerektiğinin belirterek Mahkeme kararının bozulmasını istemiştir.
… irkişi raporunda, 2011 yılı için 43.043,00 USD, 2012 yılı için 47.800,00 USD olmak üzere toplam 90.843,00 USD tutarında ithalat yapıldığı ve 4.542,15 USD hesaplanan «komisyon» tutarının doğru olduğu, davalı vekili tarafından 16.03.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan ödeme dekontları incelendiğinde, 05.01.2011 – 01.08.2011 tarihleri arası …
… rkanın hükümsüzlüğüne ilişkin davada verilecek hüküm ve davalı tarafından açılan alacak davasında verilecek hüküm, davanın sonucunu etkileyeceğinden, işbu davaların «bekletici mesele» yapılmamasının usule aykırı olduğunu, Bakırköy Fikrî ve Sinaî Haklar Hukuk Mahkemesinin 2012/10 E. davanın açıldığı tarih olan 09.01.2012 tarihine göre hesaplama y …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15173 E. 2012/6391 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8654 E. 2021/6876 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:borçlu olunmadığının tespiti
Benzer bu karardaDava, 7.766,00 TL alacak için başlatılan icra takibi ile ilgili «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkin olup mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, davalı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairenin 30/03/2021 günlü ilamıyla bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5678 E. , 2019/6838 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Adanolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 10/04/2018 tarih ve 2015/1228-2018/429 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin taraf vekillerinin tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 06.08.2010 tarihinde marka lisans sözleşmesi imzalandığını, sözleşme uyarınca davalının markanın kullanılması karşılığı ödeyeceği bedelin belirlendiğini, davalının sözleşme hükümleri uyarınca ödemesi gereken lisans bedelini ödemekten kaçındığını ileri sürerek fazlaya ilişkin haklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili, talebini 4.542 USD(dava tarihi itibariyle 8,791,00 TL) olarak belirli hale getirmiştir.
Davalı vekili, aralarındaki irtibat nedeniyle dosyanın Bakırköy Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2013/277 esas sayılı dosyasıyla birleştirilmesi gerektiğini, sözleşme konusu markanın hükümsüzlük yaptırımıyla karşı karşıya olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, somut olayda hükümsüzlük hadisesinin geriye etki etmeyeceği, davalının 01.09.2011 ile 31.08.2012 tarihleri arası 4.542 USD prim borcu bulunduğu, dava açılış beyanının TL üzerinden yapıldığı, dava tarihi itibariyle efektif satış kurunun esas alınması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 8.766,29 TL’nin 28.12.2012 tarihi itibariyle işleyecek ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, reddedilen kısmın hesap hatasından kaynaklandığı gerekçesiyle davalı lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri ayrı ayrı temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacı tarafın döviz alacağını dava dilekçesinde TL olarak talep etmak suretiyle, tercih hakkını bu yönde kullanmış olmasına göre, davacı vekilinin bütün davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, marka lisans sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkin olup; mahkemece, yazılı gerekçe ile davalının 01.09.2011 ile 31.08.2012 tarihleri arasında doğan ithalat kazancının FOB değeri üzerinden %5’i oranında tahakkuk eden prim borcunun tahsiline karar verilmiştir. Davalı tarafça mahkemeye sunulan, Bakırköy 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nin 2013/277 E. sayılı dosyasında alınan 20.06.2017 tarihli bilirkişi raporu ve işbu dosyaya davalı vekili tarafından 16.03.2017 tarihli dilekçe ekinde sunulan ödeme dekontlarından çeşitli ödeme kalemleri olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece gerek 20.06.2017 tarihli rapordakia belirlemeler gerekse ibraz edilen ödeme dekontları da incelenerek ve gerektiği takdirde bu konuda bir ek rapor da alınmak suretiyle karar vermek gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru olmamış kararın anılan nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm davalı vekilinin (2) numaralı bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalı taraf lehine BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 05/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/551267400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz