Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/2752 E. 2019/7431 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
davanın konusu↗ yargılama giderleri↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece asıl ve birleşen davalarda dava konusu bedellerin kısmen davalı tarafından kısmen de 3. şahıslar tarafından davacıya ödendiği ve davalarının konusuz kaldığı, yapılan ödemelerin dava açıldıktan sonra yapıldığı ve davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Şirketin feshi ve tasfiyesi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3224 E. 2011/15116 K.
Ortak:yargılama giderleri
İncelediğiniz karardaMahkemece asıl ve birleşen davalarda «dava konusu» bedellerin kısmen davalı tarafından kısmen de 3. şahıslar tarafından davacıya ödendiği ve davalarının konusuz kaldığı, yapılan ödemelerin dava açıldıktan sonra yapıldığı ve davalının «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen yasal olmayan gerekçe ile davacının «yargılama giderleriyle» vekalet ücretinden sorumlu tutulması doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:limited şirketin feshi · şirketin feshi · tasfiye memuru atanması · tasfiye memuru · fesih · limited şirket · ek tasfiye
Benzer bu karardaMahkemece, davalının davayı kabulü nedeniyle şirketin «fesih» ve tasfiyesine, «tasfiye memuru atanmasına» karar verilmiştir.
Dava, «limited şirketin feshi» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/2752 E. , 2019/7431 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 09/12/2015 gün ve 2014/672 - 2015/868 sayılı kararı bozan Daire'nin 16/01/2018 gün ve 2016/6333 - 2018/333 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, asıl davada, müvekkil şirketin davalı banka ile doğrudan borçlandırma sistemi sözleşme akdettiğini, bu sözleşme kapsamında FTP olarak adlandırılan bir programın şirket sistemine yüklendiğini, banka tarafından bu sistemin kurulmasının ve kendilerinin de sisteme katılmalarının amacının müvekkili bulunduğu şirket tarafından düzenlenen satış faturaları bedellerinin sisteme giriş yapılarak banka tarafından sisteme dahil edilmiş bulunan müvekkili tarafından fatura kesilmiş olan başka firmaların hesaplarından otomatik olarak ödenmesinin sağlanmasına yönelik olduğunu, müvekkili bulunduğu davacı şirket tarafından dava dışı firma adına tanzim edilmiş bulunan faturanın sisteme girildiğini, sistemin bu işlem için onay verdiğini, vadesinde fatura bedelinin otomatik olarak ödeneceği düşünülerek malların firmaya teslim edildiğini, bankanın söz konusu faturanın sisteme girişinden sonra adı geçen firmanın hesaplarını kapattığını, faturaların sisteme girildikten sonra bankanın ödeme yapma yükümlülüğünün doğduğunu ileri sürerek fatura bedellerinin ödenmesine, birleşen davada ise başka bir şirkete ait faturanın ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece asıl ve birleşen davalarda dava konusu bedellerin kısmen davalı tarafından kısmen de 3. şahıslar tarafından davacıya ödendiği ve davalarının konusuz kaldığı, yapılan ödemelerin dava açıldıktan sonra yapıldığı ve davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, asıl ve birleşen davada davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 110,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 778,98 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen asıl ve birleşen davada davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 25/11/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/551144400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz