Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1037 E. 2019/6587 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hisse devir protokolü↗ kazanç kaybı↗ kâr mahrumiyeti↗ hisse devri↗ hisse devir sözleşmesi↗ kâr kaybı↗ protokol↗ limited şirket↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ taahhütname↗ taşıyan↗ avans faizi↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; hisse devrinin sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle AFFECTED markası ile madeni yağ lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın hisse devir sözleşmesi yaparken ve protokol düzenlenirken gerekli araştırmayı yapmadığı anlaşıldığından zararın oluşumunda %20 müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek zarardan bu oranda indirim yapılması gerektiği, ayrıca Hisse Devir Protokolünün 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığına ilişkin taahhüt nedeniyle şirketin sözleşmede gösterilmeyen 4.790,72 TL tutarındaki borcundan da davalıların sorumlu olduğu, hisse devrinden önce alınıp RACE markasını taşıyan bidon, şişe,vs. mallardaki etiketlerin sonradan yapıştırıldığı anlaşıldığından söz konusu şişe, teneke, bidon vs. malzemedeki etiketlerin kalıcı (pres, kaynak, lazer vs.) olmaması nedeniyle sökülmesi ve başka şekilde değerlendirilmesi mümkün olduğundan bu malzeme nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası yerinde görülmediği, ayrıca davacıların manevi zarara uğradığı ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.407,26 TL'nin davalı ...'den ve 16.135,75 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen tutara 21/08/2010 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen limited şirket hisse devir protokolüne dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde diğer talepleri yanında, lisansın iptal edildiği tarih ile yeni lisans alınma tarihi arasında geçen 70 günlük döneme ilişkin giderleri ile çalışamama nedeniyle kâr mahrumiyetinin bulunduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, önceki tarihli kararında, davacının bu döneme ilişkin giderlerinin 46.038,47 TL, mahrum kaldığı kârın 14.324,67 TL olduğuna karar verilmiş, Dairemizin 11.11.2014 tarihli ilamıyla, davacı şirketin salt madeni yağ üretimi yaptığı kabul edilerek işletme gideri ve kazanç kaybı zararı tespit edilmiş ise de, anılan şirketin ana sözleşmesinde faaliyet konusunun başka işleri de kapsadığının anlaşıldığı, davacı şirketin başka faaliyetinin olup olmadığı araştırılıp, madeni yağ üretimi dışında gelir getiren başka işlemleri bulunduğu takdirde salt dava edilen dönem itibariyle madeni yağ üretip satamamaktan ve buna bağlı zararların talep edilebileceği ifade edilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş, uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak bilirkişi heyetinden alınan ek rapor hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan 30.12.2016 tarihli ek raporda, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri incelenmiş, 2009-2010 yılı satış gelirlerinin tamamına yakınının madeni yağ satışlarından kaynaklandığı, şirketin temel faaliyet alanının madeni yağlar olduğu tespiti yapılmış ise de tüm faaliyetinin sadece madeni yağlara ilişkin olduğu ve başkaca hiçbir faaliyetinin bulunmadığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmemiştir. Ek raporda sunulan 2009-2010 yılı brüt satışlar tablosunda da açıkça görüldüğü üzere, diğer satışlar adı altında farklı ürün satışlarının söz konusu olduğu, davacının dava edilen dönem itibariyle salt madeni yağ üretip satamamaktan ve buna bağlı zararlarını talep edebileceği, bu durumda bozma ilamının gereği yerine getirilerek davacı şirketin başka faaliyetinin olup olmadığı araştırılıp, madeni yağ üretimi dışında gelir getiren diğer satışlara konu işlemlerinin tespiti gerektiğinden mahkemece verilen kararın bu yönüyle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16840 E. 2014/17369 K.
Ortak:hisse devir protokolü · kazanç kaybı · kâr mahrumiyeti · hisse devri · hisse devir sözleşmesi · kâr kaybı · protokol · limited şirket
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle AFFECTED markası ile madeni yağ lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın «hisse devir sözleşmesi» yaparken ve «protokol» düzenlenirken gerekli araştırmayı yapmadığı anlaşıldığından zararın oluşumunda %20 müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek zarardan bu oranda indirim yapılması gerektiği, ayrıca Hisse Devir Protokolünün 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığına ilişkin «taahhüt» nedeniyle şirketin sözleşmede gösterilmeyen 4.790,72 TL tutarındaki borcundan da davalıların sorumlu olduğu, hisse devrinden önce alınıp RACE markasını «taşıyan» bidon, şişe,vs. mallardaki etiketlerin sonradan yapıştırıldığı anlaşıldığından söz konusu şişe, teneke, bidon vs. malzemedeki etiketlerin kalıcı (pres, kaynak, lazer vs.) olmaması nedeniyle sökülmesi ve başka şekilde değerlendirilmesi mümkün olduğundan bu malzeme nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası yerinde görülmediği, ayrıca davacıların manevi zarara uğradığı ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.407,26 TL'nin davalı ...'den ve 16.135,75 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen tutara 21/08/2010 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «limited şirket» «hisse devir protokolüne» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, önceki tarihli kararında, davacının bu döneme ilişkin giderlerinin 46.038,47 TL, «mahrum» kaldığı kârın 14.324,67 TL olduğuna karar verilmiş, Dairemizin 11.11.2014 tarihli ilamıyla, davacı şirketin salt madeni yağ üretimi yaptığı kabul edilerek işletme gideri ve «kazanç kaybı» zararı tespit edilmiş ise de, anılan şirketin ana sözleşmesinde faaliyet konusunun başka işleri de kapsadığının anlaşıldığı, davacı şirketin başka faaliyetinin olu …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle AFFECTED markası ile madeni yağ Lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yeni lisans alımı için yapılan «masraf» tutarının 20.108,41 TL, lisansın iptal edildiği dönemde sabit gider toplamı 46.038,47 TL olarak belirlendiği, davacıların şirketi devraldığında stoklarda bulunan RACE markalı malların değerinin alış faturalarına göre 58.222,50 TL değerinde olduğu, lisansın iptal edilmesi nedeniyle bu malzemelerin kullanılma imkanı bulunmadığı, davacıların RACE markasının şirket adına tescilli olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, anılan markanın şirkete sağladığı katkıya ilişkin bir tespit mümkün görülmediği, «protokolün» 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığı, sözleşme tarihinden öncesine ait borç çıktığı taktirde bu borcun şahsen kendisine ait olacağını «taahhüt» ettiği, bu hususla ilgili olarak davacı tarafın talep edebileceği tutarın 4.790,72 TL olduğu, 13.03.2010-24.05.2010 tarihleri arasında şirketin çalışamaması nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tutarının 14.324,67 TL bulunduğu davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, manevi zararın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 107.613,57 TL …
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «limited şirket» «hisse devir protokolüne» dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı taraf, tescilli olmadığı halde başvuru yapılan markanın tescilinin kesinleşmiş gibi davalıların kendilerine «hisse devrini» yaptıklarını, gerçek durumun gizlendiğini, ruhsatın iptal edildiğini, yeniden ruhsat alınabilmesi için başka markanın devir alındığını, bu süreçte dava dilekçesinde açıkladığı zararların ve «protokole» dayalı alacağının bulunduğunu ileri sürmüştür.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj değeri · sovtaj · mahrum kalınan kâr · mükerrer tahsilat · müterafik kusur · mükerrerlik · uyuşmazlık konusu · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle AFFECTED markası ile madeni yağ Lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yeni lisans alımı için yapılan «masraf» tutarının 20.108,41 TL, lisansın iptal edildiği dönemde sabit gider toplamı 46.038,47 TL olarak belirlendiği, davacıların şirketi devraldığında stoklarda bulunan RACE markalı malların değerinin alış faturalarına göre 58.222,50 TL değerinde olduğu, lisansın iptal edilmesi nedeniyle bu malzemelerin kullanılma imkanı bulunmadığı, davacıların RACE markasının şirket adına tescilli olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, anılan markanın şirkete sağladığı katkıya ilişkin bir tespit mümkün görülmediği, «protokolün» 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığı, sözleşme tarihinden öncesine ait borç çıktığı taktirde bu borcun şahsen kendisine ait olacağını «taahhüt» ettiği, bu hususla ilgili olarak davacı tarafın talep edebileceği tutarın 4.790,72 TL olduğu, 13.03.2010-24.05.2010 tarihleri arasında şirketin çalışamaması nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tutarının 14.324,67 TL bulunduğu davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, manevi zararın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 107.613,57 TL …
Ancak, anılan malların başka bir şekilde kullanılıp kullanılmayacağı, «sovtaj değerlerinin» olup olmayacağı, varsa değerlerinin tespit edilen zarardan mahsubunun gerekip gerekmeyeceği dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
O halde, işletme gideri bakımdan «mükerrer tahsilat» sonucu doğacak şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
Davacı gerçek kişiler ile davalılar arasında davacı şirketin hisselerinin davacı gerçek kişilere devrine ilişkin sözleşme ile bu sözleşmeye müstenit «protokol» imzalandığı, hisse devirlerinin gerçekleştiği, devir protokolünde bir takım hak ve yükümlülüklerin belirlendiği hususları «uyuşmazlık konusu» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/7295 E. 2016/3508 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · hisse devri · protokol · taahhütname · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle AFFECTED markası ile madeni yağ lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın «hisse devir sözleşmesi» yaparken ve «protokol» düzenlenirken gerekli araştırmayı yapmadığı anlaşıldığından zararın oluşumunda %20 müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek zarardan bu oranda indirim yapılması gerektiği, ayrıca Hisse Devir Protokolünün 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığına ilişkin «taahhüt» nedeniyle şirketin sözleşmede gösterilmeyen 4.790,72 TL tutarındaki borcundan da davalıların sorumlu olduğu, hisse devrinden önce alınıp RACE markasını «taşıyan» bidon, şişe,vs. mallardaki etiketlerin sonradan yapıştırıldığı anlaşıldığından söz konusu şişe, teneke, bidon vs. malzemedeki etiketlerin kalıcı (pres, kaynak, lazer vs.) olmaması nedeniyle sökülmesi ve başka şekilde değerlendirilmesi mümkün olduğundan bu malzeme nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası yerinde görülmediği, ayrıca davacıların manevi zarara uğradığı ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.407,26 TL'nin davalı ...'den ve 16.135,75 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen tutara 21/08/2010 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «limited şirket» «hisse devir protokolüne» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde diğer talepleri yanında, lisansın iptal edildiği tarih ile yeni lisans alınma tarihi arasında geçen 70 günlük döneme ilişkin giderleri ile çalışamama nedeniyle kâr «mahrumiyetinin» bulunduğunu iddia etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle ... markası ile madeni yağ Lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yeni lisans alımı için yapılan «masraf» tutarının 20.108,41 TL, lisansın iptal edildiği dönemde sabit gider toplamı 46.038,47 TL olarak belirlendiği, davacıların şirketi devraldığında stoklarda bulunan ... markalı malların değerinin alış faturalarına göre 58.222,50 TL değerinde olduğu, lisansın iptal edilmesi nedeniyle bu malzemelerin kullanılma imkanı bulunmadığı, davacıların... markasının şirket adına tescilli olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, anılan markanın şirkete sağladığı katkıya ilişkin bir tespit mümkün görülmediği, «protokolün» 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığı, sözleşme tarihinden öncesine ait borç çıktığı taktirde bu borcun şahsen kendisine ait olacağını «taahhüt» ettiği, bu hususla ilgili olarak davacı tarafın talep edebileceği tutarın 4.790,72 TL olduğu, 13.03.2010-24.05.2010 tarihleri arasında şirketin çalışamaması nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tutarının 14.324,67 TL bulunduğu davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, manevi zararın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 107.613,57 TL’nin ...’den ve 35.871,19 TL’nin ...’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen alacağa 21.08.2010 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahrum kalınan kâr · dosya masrafı
Benzer bu karardaMahkemece, «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle ... markası ile madeni yağ Lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yeni lisans alımı için yapılan «masraf» tutarının 20.108,41 TL, lisansın iptal edildiği dönemde sabit gider toplamı 46.038,47 TL olarak belirlendiği, davacıların şirketi devraldığında stoklarda bulunan ... markalı malların değerinin alış faturalarına göre 58.222,50 TL değerinde olduğu, lisansın iptal edilmesi nedeniyle bu malzemelerin kullanılma imkanı bulunmadığı, davacıların... markasının şirket adına tescilli olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, anılan markanın şirkete sağladığı katkıya ilişkin bir tespit mümkün görülmediği, «protokolün» 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığı, sözleşme tarihinden öncesine ait borç çıktığı taktirde bu borcun şahsen kendisine ait olacağını «taahhüt» ettiği, bu hususla ilgili olarak davacı tarafın talep edebileceği tutarın 4.790,72 TL olduğu, 13.03.2010-24.05.2010 tarihleri arasında şirketin çalışamaması nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tutarının 14.324,67 TL bulunduğu davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, manevi zararın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 107.613,57 TL’nin ...’den ve 35.871,19 TL’nin ...’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen alacağa 21.08.2010 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1037 E. , 2019/6587 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Adana 3. Asliye Ticraet Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18/10/2017 tarih ve 2017/460-2017/513 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 22.10.2019 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...'ın %25, diğer davalının %75 oranında müvekkili şirketin önceki ortakları olduklarını, 10.02.2010 tarihli sözleşmelerle davalıların paylarını müvekkili gerçek kişilere devir ettiklerini, bu devrin aynı tarihli protokole dayalı yapıldığını, gerekli tescillerin sağlanarak 'RACE' markasıyla ticari faaliyetine başladıklarını, 08.03.2010 tarihli EPDK yazısıyla anılan markanın tescil ettirilerek bildirilmesi için verilen 1 yıllık sürenin dolması nedeniyle iptal edildiğinin bildirildiğini, yapılan araştırmada marka tescil başvurusunun reddine karar verildiğinin o tarih itibariyle şirket yetkilisi davalı ...'e bildirildiğinin, 19.12.2009 tarihi itibariyle sürenin dolduğunun davalılarca bilindiğinin, bu hususun gizlendiğinin tespit edildiğini, yeniden marka tescili için gerekli süre dikkate alındığında tescilli 'AFFECTED' markasının devir alındığını, lisansın temin edildiğini, bu nedenle masraf yapıldığını, zararın oluştuğunu, lisansın iptal edildiği 13.03.2010 tarihinden yeni lisans alınması tarihi olan 24.05.2010 tarihine kadar personel, kira ve diğer sabit giderler nedeniyle ödemelerinin bulunduğunu, ayrıca protokol kapsamında şirketçe ödenen, ancak davalılarca ödenmesi gereken harcamaların olduğunu, çalışmama nedeniyle kâr mahrumiyetinin bulunduğunu, RACE markasının sağladığı katma değerdenmahrum kaldığını, manen de zararın meydana geldiğini ileri sürerek, toplam 287.066.64 TL'nin davalılardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, hisselerin devrinin geçerli şekilde yapıldığını, davacı gerçek kişilerin hisseleri aktif ve pasifiyle devir aldığını, iddiaların yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; hisse devrinin sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle AFFECTED markası ile madeni yağ lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın hisse devir sözleşmesi yaparken ve protokol düzenlenirken gerekli araştırmayı yapmadığı anlaşıldığından zararın oluşumunda %20 müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek zarardan bu oranda indirim yapılması gerektiği, ayrıca Hisse Devir Protokolünün 7.
maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığına ilişkin taahhüt nedeniyle şirketin sözleşmede gösterilmeyen 4.790,72 TL tutarındaki borcundan da davalıların sorumlu olduğu, hisse devrinden önce alınıp RACE markasını taşıyan bidon, şişe,vs. mallardaki etiketlerin sonradan yapıştırıldığı anlaşıldığından söz konusu şişe, teneke, bidon vs. malzemedeki etiketlerin kalıcı (pres, kaynak, lazer vs.) olmaması nedeniyle sökülmesi ve başka şekilde değerlendirilmesi mümkün olduğundan bu malzeme nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası yerinde görülmediği, ayrıca davacıların manevi zarara uğradığı ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.407,26 TL'nin davalı ...'den ve 16.135,75 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen tutara 21/08/2010 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen limited şirket hisse devir protokolüne dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacı, dava dilekçesinde diğer talepleri yanında, lisansın iptal edildiği tarih ile yeni lisans alınma tarihi arasında geçen 70 günlük döneme ilişkin giderleri ile çalışamama nedeniyle kâr mahrumiyetinin bulunduğunu iddia etmiştir. Mahkemece, önceki tarihli kararında, davacının bu döneme ilişkin giderlerinin 46.038,47 TL, mahrum kaldığı kârın 14.324,67 TL olduğuna karar verilmiş, Dairemizin 11.11.2014 tarihli ilamıyla, davacı şirketin salt madeni yağ üretimi yaptığı kabul edilerek işletme gideri ve kazanç kaybı zararı tespit edilmiş ise de, anılan şirketin ana sözleşmesinde faaliyet konusunun başka işleri de kapsadığının anlaşıldığı, davacı şirketin başka faaliyetinin olup olmadığı araştırılıp, madeni yağ üretimi dışında gelir getiren başka işlemleri bulunduğu takdirde salt dava edilen dönem itibariyle madeni yağ üretip satamamaktan ve buna bağlı zararların talep edilebileceği ifade edilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş, uyuşmazlık konusuna ilişkin olarak bilirkişi heyetinden alınan ek rapor hükme esas alınmış ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan 30.12.2016 tarihli ek raporda, davacı şirketin ticari defter ve belgeleri incelenmiş, 2009-2010 yılı satış gelirlerinin tamamına yakınının madeni yağ satışlarından kaynaklandığı, şirketin temel faaliyet alanının madeni yağlar olduğu tespiti yapılmış ise de tüm faaliyetinin sadece madeni yağlara ilişkin olduğu ve başkaca hiçbir faaliyetinin bulunmadığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmemiştir. Ek raporda sunulan 2009-2010 yılı brüt satışlar tablosunda da açıkça görüldüğü üzere, diğer satışlar adı altında farklı ürün satışlarının söz konusu olduğu, davacının dava edilen dönem itibariyle salt madeni yağ üretip satamamaktan ve buna bağlı zararlarını talep edebileceği, bu durumda bozma ilamının gereği yerine getirilerek davacı şirketin başka faaliyetinin olup olmadığı araştırılıp, madeni yağ üretimi dışında gelir getiren diğer satışlara konu işlemlerinin tespiti gerektiğinden mahkemece verilen kararın bu yönüyle davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA; takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak, davalılara verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalılara iadesine, 22/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/550293100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz