Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2015/7295 E. 2016/3508 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mahrum kalınan kâr↗ kâr mahrumiyeti↗ hisse devri↗ protokol↗ taahhütname↗ dosya masrafı↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, hisse devrinin sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle ... markası ile madeni yağ Lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yeni lisans alımı için yapılan masraf tutarının 20.108,41 TL, lisansın iptal edildiği dönemde sabit gider toplamı 46.038,47 TL olarak belirlendiği, davacıların şirketi devraldığında stoklarda bulunan ... markalı malların değerinin alış faturalarına göre 58.222,50 TL değerinde olduğu, lisansın iptal edilmesi nedeniyle bu malzemelerin kullanılma imkanı bulunmadığı, davacıların... markasının şirket adına tescilli olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, anılan markanın şirkete sağladığı katkıya ilişkin bir tespit mümkün görülmediği, protokolün 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığı, sözleşme tarihinden öncesine ait borç çıktığı taktirde bu borcun şahsen kendisine ait olacağını taahhüt ettiği, bu hususla ilgili olarak davacı tarafın talep edebileceği tutarın 4.790,72 TL olduğu, 13.03.2010-24.05.2010 tarihleri arasında şirketin çalışamaması nedeniyle mahrum kalınan kârın tutarının 14.324,67 TL bulunduğu davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, manevi zararın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 107.613,57 TL’nin ...’den ve 35.871,19 TL’nin ...’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen alacağa 21.08.2010 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/16840 E. 2014/17369 K.
Ortak:mahrum kalınan kâr · kâr mahrumiyeti · hisse devri · protokol · taahhütname · dosya masrafı · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle ... markası ile madeni yağ Lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yeni lisans alımı için yapılan «masraf» tutarının 20.108,41 TL, lisansın iptal edildiği dönemde sabit gider toplamı 46.038,47 TL olarak belirlendiği, davacıların şirketi devraldığında stoklarda bulunan ... markalı malların değerinin alış faturalarına göre 58.222,50 TL değerinde olduğu, lisansın iptal edilmesi nedeniyle bu malzemelerin kullanılma imkanı bulunmadığı, davacıların... markasının şirket adına tescilli olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, anılan markanın şirkete sağladığı katkıya ilişkin bir tespit mümkün görülmediği, «protokolün» 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığı, sözleşme tarihinden öncesine ait borç çıktığı taktirde bu borcun şahsen kendisine ait olacağını «taahhüt» ettiği, bu hususla ilgili olarak davacı tarafın talep edebileceği tutarın 4.790,72 TL olduğu, 13.03.2010-24.05.2010 tarihleri arasında şirketin çalışamaması nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tutarının 14.324,67 TL bulunduğu davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, manevi zararın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 107.613,57 TL’nin ...’den ve 35.871,19 TL’nin ...’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen alacağa 21.08.2010 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle AFFECTED markası ile madeni yağ Lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yeni lisans alımı için yapılan «masraf» tutarının 20.108,41 TL, lisansın iptal edildiği dönemde sabit gider toplamı 46.038,47 TL olarak belirlendiği, davacıların şirketi devraldığında stoklarda bulunan RACE markalı malların değerinin alış faturalarına göre 58.222,50 TL değerinde olduğu, lisansın iptal edilmesi nedeniyle bu malzemelerin kullanılma imkanı bulunmadığı, davacıların RACE markasının şirket adına tescilli olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, anılan markanın şirkete sağladığı katkıya ilişkin bir tespit mümkün görülmediği, «protokolün» 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığı, sözleşme tarihinden öncesine ait borç çıktığı taktirde bu borcun şahsen kendisine ait olacağını «taahhüt» ettiği, bu hususla ilgili olarak davacı tarafın talep edebileceği tutarın 4.790,72 TL olduğu, 13.03.2010-24.05.2010 tarihleri arasında şirketin çalışamaması nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tutarının 14.324,67 TL bulunduğu davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, manevi zararın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 107.613,57 TL …
Davacı taraf, tescilli olmadığı halde başvuru yapılan markanın tescilinin kesinleşmiş gibi davalıların kendilerine «hisse devrini» yaptıklarını, gerçek durumun gizlendiğini, ruhsatın iptal edildiğini, yeniden ruhsat alınabilmesi için başka markanın devir alındığını, bu süreçte dava dilekçesinde açıkladığı zararların ve «protokole» dayalı alacağının bulunduğunu ileri sürmüştür.
A..’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen alacağa 21.08.2010 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sovtaj değeri · hisse devir protokolü · sovtaj · mükerrer tahsilat · kazanç kaybı · müterafik kusur · mükerrerlik · hisse devir sözleşmesi
Benzer bu karardaMevzuata göre madeni yağ üretiminin tescilli markayla lisans kapsamında üretildiği sabit olmasına ve böyle bir faaliyet için tescilli markanın varlığının gerekmesine göre, davacı tarafın «hisse devir sözleşmesi» yaparken ve «protokol» düzenlerken gerekli araştırma yapmamasının «müterafik kusur» teşkil edip etmeyeceği değerlendirilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
Ancak, anılan malların başka bir şekilde kullanılıp kullanılmayacağı, «sovtaj değerlerinin» olup olmayacağı, varsa değerlerinin tespit edilen zarardan mahsubunun gerekip gerekmeyeceği dikkate alınmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması da doğru görülmemiş, kararın davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
O halde, işletme gideri bakımdan «mükerrer tahsilat» sonucu doğacak şekilde karar verilmesi de yanlış olmuştur.
2-Dava, taraflar arasında düzenlenen «limited şirket» «hisse devir protokolüne» dayalı maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1037 E. 2019/6587 K.
Ortak:kâr mahrumiyeti · hisse devri · protokol · taahhütname · avans faizi · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle ... markası ile madeni yağ Lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yeni lisans alımı için yapılan «masraf» tutarının 20.108,41 TL, lisansın iptal edildiği dönemde sabit gider toplamı 46.038,47 TL olarak belirlendiği, davacıların şirketi devraldığında stoklarda bulunan ... markalı malların değerinin alış faturalarına göre 58.222,50 TL değerinde olduğu, lisansın iptal edilmesi nedeniyle bu malzemelerin kullanılma imkanı bulunmadığı, davacıların... markasının şirket adına tescilli olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, anılan markanın şirkete sağladığı katkıya ilişkin bir tespit mümkün görülmediği, «protokolün» 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığı, sözleşme tarihinden öncesine ait borç çıktığı taktirde bu borcun şahsen kendisine ait olacağını «taahhüt» ettiği, bu hususla ilgili olarak davacı tarafın talep edebileceği tutarın 4.790,72 TL olduğu, 13.03.2010-24.05.2010 tarihleri arasında şirketin çalışamaması nedeniyle «mahrum kalınan» kârın tutarının 14.324,67 TL bulunduğu davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, manevi zararın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 107.613,57 TL’nin ...’den ve 35.871,19 TL’nin ...’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen alacağa 21.08.2010 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle AFFECTED markası ile madeni yağ lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın «hisse devir sözleşmesi» yaparken ve «protokol» düzenlenirken gerekli araştırmayı yapmadığı anlaşıldığından zararın oluşumunda %20 müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek zarardan bu oranda indirim yapılması gerektiği, ayrıca Hisse Devir Protokolünün 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığına ilişkin «taahhüt» nedeniyle şirketin sözleşmede gösterilmeyen 4.790,72 TL tutarındaki borcundan da davalıların sorumlu olduğu, hisse devrinden önce alınıp RACE markasını «taşıyan» bidon, şişe,vs. mallardaki etiketlerin sonradan yapıştırıldığı anlaşıldığından söz konusu şişe, teneke, bidon vs. malzemedeki etiketlerin kalıcı (pres, kaynak, lazer vs.) olmaması nedeniyle sökülmesi ve başka şekilde değerlendirilmesi mümkün olduğundan bu malzeme nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası yerinde görülmediği, ayrıca davacıların manevi zarara uğradığı ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.407,26 TL'nin davalı ...'den ve 16.135,75 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen tutara 21/08/2010 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «limited şirket» «hisse devir protokolüne» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, dava dilekçesinde diğer talepleri yanında, lisansın iptal edildiği tarih ile yeni lisans alınma tarihi arasında geçen 70 günlük döneme ilişkin giderleri ile çalışamama nedeniyle kâr «mahrumiyetinin» bulunduğunu iddia etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir protokolü · kazanç kaybı · hisse devir sözleşmesi · kâr kaybı · limited şirket · ticari defter · taşıyan · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; «hisse devrinin» sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle AFFECTED markası ile madeni yağ lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın «hisse devir sözleşmesi» yaparken ve «protokol» düzenlenirken gerekli araştırmayı yapmadığı anlaşıldığından zararın oluşumunda %20 müterafik kusurlu olduğu kabul edilerek zarardan bu oranda indirim yapılması gerektiği, ayrıca Hisse Devir Protokolünün 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığına ilişkin «taahhüt» nedeniyle şirketin sözleşmede gösterilmeyen 4.790,72 TL tutarındaki borcundan da davalıların sorumlu olduğu, hisse devrinden önce alınıp RACE markasını «taşıyan» bidon, şişe,vs. mallardaki etiketlerin sonradan yapıştırıldığı anlaşıldığından söz konusu şişe, teneke, bidon vs. malzemedeki etiketlerin kalıcı (pres, kaynak, lazer vs.) olmaması nedeniyle sökülmesi ve başka şekilde değerlendirilmesi mümkün olduğundan bu malzeme nedeniyle zarara uğranıldığı iddiası yerinde görülmediği, ayrıca davacıların manevi zarara uğradığı ispatlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 48.407,26 TL'nin davalı ...'den ve 16.135,75 TL'nin davalı ...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen tutara 21/08/2010 tarihinden itibaren «avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, karar verilmiştir.
2- Dava, taraflar arasında düzenlenen «limited şirket» «hisse devir protokolüne» dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece, önceki tarihli kararında, davacının bu döneme ilişkin giderlerinin 46.038,47 TL, «mahrum» kaldığı kârın 14.324,67 TL olduğuna karar verilmiş, Dairemizin 11.11.2014 tarihli ilamıyla, davacı şirketin salt madeni yağ üretimi yaptığı kabul edilerek işletme gideri ve «kazanç kaybı» zararı tespit edilmiş ise de, anılan şirketin ana sözleşmesinde faaliyet konusunun başka işleri de kapsadığının anlaşıldığı, davacı şirketin başka faaliyetinin olu …
Hükme esas alınan 30.12.2016 tarihli ek raporda, davacı şirketin «ticari defter» ve belgeleri incelenmiş, 2009-2010 yılı satış gelirlerinin tamamına yakınının madeni yağ satışlarından kaynaklandığı, şirketin temel faaliyet alanının madeni yağlar olduğu tespiti yapılmış ise de tüm faaliyetinin sadece madeni yağlara ilişkin olduğu ve başkaca hiçbir faaliyetinin bulunmadığı tereddüte mahal vermeyecek şekilde tespit edilmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2015/7295 E. , 2016/3508 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 03/05/2012 gün ve 2011/242-2012/155 sayılı kararı bozan Daire’nin 11/11/2014 gün ve 2013/16840-2014/17369 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...'ın %25, diğer davalının %75 oranında müvekkili şirketin önceki ortakları olduklarını, 10.02.2010 tarihli sözleşmelerle davalıların paylarını müvekkili gerçek kişilere devir ettiklerini, bu devrin aynı tarihli protokole dayalı yapıldığını, gerekli tescillerin sağlanarak '...' markasıyla ticari faaliyetine başladıklarını, 08.03.2010 tarihli... yazısıyla anılan markanın tescil ettirilerek bildirilmesi için verilen 1 yıllık sürenin dolması nedeniyle iptal edildiğinin bildirildiğini, yapılan araştırmada marka tescil başvurusunun reddine karar verildiğinin o tarih itibariyle şirket yetkilisi davalı ...'e bildirildiğinin, 19.12.2009 tarihi itibariyle sürenin dolduğunun davalılarca bilindiğinin, bu hususun gizlendiğinin tespit edildiğini, yeniden marka tescili için gerekli süre dikkate alındığında tescilli '...' markasının devir alındığını, lisansın temin edildiğini, bu nedenle masraf yapıldığını, zararın oluştuğunu, lisansın iptal edildiği 13.03.2010 tarihinden yeni lisans alınması tarihi olan 24.05.2010 tarihine kadar personel, kira ve diğer sabit giderler nedeniyle ödemelerinin bulunduğunu, ayrıca protokol kapsamında şirketçe ödenen, ancak davalılarca ödenmesi gereken harcamaların olduğunu, çalışmama nedeniyle kar mahrumiyetinin bulunduğunu,....
markasının sağladığı katma değerden mahrum kaldığını, manen de zararın meydana geldiğini ileri sürerek, toplam 287.066.64 TL'nin davalılardan hisseleri oranında tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, hisselerin devrinin geçerli şekilde yapıldığını, davacı gerçek kişilerin hisseleri aktif ve pasifiyle devir aldığını, iddiaların yerinde olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, hisse devrinin sabit olduğu, şirketin madeni yağ lisansının 04.03.2010 tarihinde iptal edildiği, kararın 15.03.2010 tarihinde tebliğ edildiği, davacıların 22.04.2010 tarihinde tekrar lisans başvurusunda bulunduğu, 29.04.2010 tarihli kararla şirkete 30 yıl süreyle ... markası ile madeni yağ Lisansı verildiği, davacı şirketin önceki marka başvurusunun reddini ilişkin kararın 11.09.2009 tarihinde tebliğ edildiği, yeni lisans alımı için yapılan masraf tutarının 20.108,41 TL, lisansın iptal edildiği dönemde sabit gider toplamı 46.038,47 TL olarak belirlendiği, davacıların şirketi devraldığında stoklarda bulunan ... markalı malların değerinin alış faturalarına göre 58.222,50 TL değerinde olduğu, lisansın iptal edilmesi nedeniyle bu malzemelerin kullanılma imkanı bulunmadığı, davacıların...
markasının şirket adına tescilli olmadığını bilebilecek durumda olmadığı, anılan markanın şirkete sağladığı katkıya ilişkin bir tespit mümkün görülmediği, protokolün 7. maddesinde devredenin bu sözleşmede yazılı olanların dışında hiçbir borcunun bulunmadığı, sözleşme tarihinden öncesine ait borç çıktığı taktirde bu borcun şahsen kendisine ait olacağını taahhüt ettiği, bu hususla ilgili olarak davacı tarafın talep edebileceği tutarın 4.790,72 TL olduğu, 13.03.2010-24.05.2010 tarihleri arasında şirketin çalışamaması nedeniyle mahrum kalınan kârın tutarının 14.324,67 TL bulunduğu davalıların bu zarardan sorumlu oldukları, manevi zararın kanıtlanmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 107.613,57 TL’nin ...’den ve 35.871,19 TL’nin ...’dan alınarak davacı tarafa verilmesine, hükmedilen alacağa 21.08.2010 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına dair verilen karar davalılar vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizin 11.11.2014 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacılar vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK’nın 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 3,20 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK'nın 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 265,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 31/03/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/221017100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz