Ttk 886
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4421 E. 2019/5837 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 886↗ ttk 882↗ gümrük müşavirliği↗ sorumluluk sınırı↗ sorumluluk sınırlaması↗ navlun bedeli↗ kötüleme↗ karine↗ rücuen tahsil↗ navlun↗ ziya↗ teminat kapsamı↗ garantörlük↗ kâr kaybı↗ taşıyıcı↗ bilirkişi incelemesi↗ dosya masrafı↗ hasar↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ teminat↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen olaya ilişkin olarak 30/04/2015 tarihinde tutanak tanzim edildiği, antrepo sahasında açıkça tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yüke elverişli olmayan bir şekilde forklift kullanmaktan dolayı yükün dengesiz yapısını gözetmeyen boşaltma elemanlarının dikkatsizlik ve pervasızlığı neticesinde hasarın meydana geldiğinin anlaşıldığı, yeni alınmış ve kullanılmamış emtianın sağlanacak garanti ve kalite standartları bakımından hasar onarımı ve ilgili testlerinin emtianın satın alındığı üretici firma İngiltere'de yapılmasının tercih edilmesinin kabul edilmesi gerekli bir durum olduğu, ayrıca bilirkişi raporuna göre tamir giderinin piyasa rayiçlerine uygun olarak değerlendirildiği, hasarlı emtiaya ilişkin davacı tarafın dava dışı sigortalıya 112.962,74 TL ödeme yaptığı, antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta tarafından poliçe teminatı kapsamında 49.999,99 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 62.962,75 TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkmesince tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili istemidir.
Taşıma hukukunda, taşıyıcının kendisine teslim edilen eşyayı hak sahibine tamamen veya kısmen teslim edememesi haline ziyaı, taşınan eşyada meydana gelen ve eşyanın değerinin düşmesine neden olan her türlü maddi kötüleşme ise hasar olarak nitelendirilir.(Dairemizin 23/05/2017 tarih 2016/4474-2017/2990 sayılı kararı) Böyle bir durumda tazminata esas alınacak değer ise eşyanın tamamen ya da kısmen ziyaı halinde TTK md. 880/1. kapsamında, hasar halinde md. TTK 880/2. kapsamında belirlenir.
Davacı vekili, “Emtia Sigortası Abonman Poliçesi” kapsamında sigortalısı dava dışı şirkete ait 10 kap emtianın İngiltere’den tıra yüklenerek Halkalı Gümrüğü'ne bağlı davalı şirkete ait antrepoya getirildiğini, antrepo içerisinde emtianın forklift ile yer değiştirilmesi esnasında düşerek hasarlandığını iddia etmiştir. Davacı ödemesine mesnet teşkil eden 20.08.2015 tarihli ekspertiz raporunda, özel nitelikli emtia olarak değerlendirilen yangın söndürme pompasının yeni olduğu, garanti ve sertifikalarının geçerliliğini koruması bakımından yurt dışındaki üretici firmada tamir ve bakımının yapılmasının olağan olduğu belirtilerek, zarar kalemleri onarım bedeli, İngiltere’ye gidiş-dönüş navlun bedeli, gidiş-dönüş gümrük ve müşavirlik masrafları ile antrepo ardiye bedeli olarak tespit edilmiş ve hasar tazminatı 112.962,74 TL olarak hesaplanmış, davacı tarafından da bu değer dava dışı sigortalısına ödenmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 880/2 maddesinde, eşyanın hasara uğraması halinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tazmin edileceği, zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığının karine olarak kabul edileceği düzenlemesi mevcuttur.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği gerekçesiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 26.12.2016 tarihi kök ve ek bilirkişi raporlarında, davalıya ait antrepoda sigortalı emtia ile forkliftin yer değiştirmesi sırasında emtianın yere düşerek hasarlandığı, gerekli özeni göstermeyen antrepo görevlileri ve forklift operatörünün dava konusu hasarın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, meydana geldiği iddia edilen zararın kadri marufunda olduğu ve yapılan ödemenin piyasa rayicine uygun olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmuşsa da, raporda hasar halinde tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin TTK'nun md. 880 ve sorumluluk sınırlarına ilişkin md. 882. ile sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin md. 886 nazara alınmamıştır.
Bu halde, TTK'nun 880/2 maddesine göre emtianın teslim alındığı yerdeki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre tazminat tutarı hesaplanarak ve sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin TTK 886. maddesi ile TTK'nun 882. maddesi uyarınca taşıyıcının üst sorumluluk sınırına ilişkin düzenlemelerden davalının yararlanıp yararlanamayacağının da değerlendirildiği taşıma hukukunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/600 E. 2024/6444 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · teminat kapsamı · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme · avans faizi · teminat · teslim
İncelediğiniz kararda… i yüke elverişli olmayan bir şekilde forklift kullanmaktan dolayı yükün dengesiz yapısını gözetmeyen boşaltma elemanlarının dikkatsizlik ve pervasızlığı neticesinde «hasarın» meydana geldiğinin anlaşıldığı, yeni alınmış ve kullanılmamış emtianın sağlanacak «garanti» ve kalite standartları bakımından hasar onarımı ve ilgili testlerinin emtianın satın alındığı üretici firma İngiltere'de yapılmasının tercih edilmesinin kabul edilmesi gerekli bir durum olduğu, ayrıca bilirkişi raporuna göre tamir giderinin piyasa rayiçlerine uygun olarak değerlendirildiği, hasarlı emtiaya ilişkin davacı tarafın dava dışı sigortalıya 112.962,74 TL ödeme yaptığı, antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta tarafından poliçe «teminatı kapsamında» 49.999,99 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 62.962,75 TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu halde, TTK'nun 880/2 maddesine göre emtianın «teslim» alındığı yerdeki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre tazminat tutarı hesaplanarak ve «sorumluluğu sınırlama» hakkının «kaybına» ilişkin TTK 886. maddesi ile TTK'nun 882. maddesi uyarınca «taşıyıcının» üst «sorumluluk sınırına» ilişkin düzenlemelerden davalının yararlanıp yararlanamayacağının da değerlendirildiği taşıma hukukunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmişti …
Taşıma hukukunda, «taşıyıcının» kendisine «teslim» edilen eşyayı hak sahibine tamamen veya kısmen teslim edememesi haline «ziyaı», taşınan eşyada meydana gelen ve eşyanın değerinin düşmesine neden olan her türlü maddi «kötüleşme» ise «hasar» olarak nitelendirilir.(Dairemizin 23/05/2017 tarih 2016/4474-2017/2990 sayılı kararı) Böyle bir durumda tazminata esas alınacak değer ise eşyanın tamamen ya da kısmen ziyaı halinde TTK md.
Benzer bu karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, «taşıyıcı» konumundaki davalının sorumluluğunun 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 880 inci maddesinin ikinci fıkrası kapsamında emtianın taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamanki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark üzerinden hesaplanıp bunun aynı Kanun'un 882 nci maddesi kapsamında ulaşılan «sorumluluk sınırını» aşmayacak biçimde sınırlandırılma şeklinde «sınırlı sorumluluk» tayin edilmesi gerektiği, hasarlı emtianın yalnızca bir adet yangın pompası olduğu, taşımaya konu başka nitelikte emtialarda herhangi bir «hasar» bulunmadığı, bozma ilamı uyarınca yapılan hesapta hasara uğrayan yangın pompasının hasarlanmış kabul edileceği gözetilerek yapılan ağırlık hesabında 13.420 kg üzerinden sınırlı sorumluluk hesaplanması halinde 6102 sayılı Kanun hükümlerine göre davalının ulusal taşımada sınırlı sorumluluk limitinin 105.718,48 TL hesaplandığı, ödenen miktarı düşüldüğünde davalının bakiye 55.718,49 TL tazminattan sorumlu olması gerektiği, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamanın dosya kapsamına ve bozma ilamında belirtilen hususlara uygun olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 55.718,49 TL'nin ödeme tarihi olan 01.09.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davalı vekilince temyiz edilmiştir.
… ngın pompalarından birisinin forklift bıçağından kayarak devrildiğini ve başka bir emtianın üzerine düşerek hasarlandığını, gümrük ve antrepo ilgililerinin imzasını «taşıyan» tutanak düzenlendiğini, davaya konu emtia hasardan sonra 30.04.2015 tarihinde ekspertiz tarafından görüldüğünü, pompada meydana gelen «hasarın» Türkiye içerisinde onarımı için çeşitli firmalar ile görüşüldüğünü ancak pompanın özelliği ve hasarın niteliği gereği onarımının Türkiye'de yapılamayacağını bildirdiklerini, pompada ciddi hasar ve deformasyon bulunduğunu, yangın pompası olması dolayısıyla FM sertifikalı olan bu pompanın sertifika geçerliliğini kaybetmemesi ve benzeri sebeplerden dolayı pompanın İngiltere'deki üretici firmaya gönderilerek onarım yaptırıldığını, 112.962,74 TL tazminat ödemesi yapıldığını, hasarın antrepo sahasında oluşması «sebebi» ile antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta A.Ş.'den talepte bulunulduğunu ve Allianz tarafından poliçe «teminatı kapsamında» 49.999,99 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek 62.962,75 TL'nin ödeme tarihi olan 01.09.2015'ten itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereği «belirsiz alacak davası» olarak açılabileceğini, davanın «taşıyıcıya» yöneltilmesi gerektiğinden davanın «husumet» yönünden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin olayda «kusursuz sorumluluk» durumunun da bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nakliyat emtia sigortası · belirsiz alacak davası · kusursuz sorumluluk · sınırlı sorumluluk · riziko · rücuen tazminat · alacak davası · taşıyan
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 107 nci maddesi gereği «belirsiz alacak davası» olarak açılabileceğini, davanın «taşıyıcıya» yöneltilmesi gerektiğinden davanın «husumet» yönünden reddedilmesi gerektiğini, müvekkilinin olayda «kusursuz sorumluluk» durumunun da bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «nakliyat emtia sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin Emtia Sigortası Abonman Poliçesi ile TYCO Yangın Korunum Sistemleri A.Ş.'yi nakliye «rizikolarına» karşı sigortaladığını, 17.04.2015 tarihinde 10 kap emtianın tıra yüklendiğini, 24.04.2015 tarihinde nakliye aracının Halkalı Gümrüğü'ne bağlı 4D Lojistik Hiz. ve Dış Tic.
… ngın pompalarından birisinin forklift bıçağından kayarak devrildiğini ve başka bir emtianın üzerine düşerek hasarlandığını, gümrük ve antrepo ilgililerinin imzasını «taşıyan» tutanak düzenlendiğini, davaya konu emtia hasardan sonra 30.04.2015 tarihinde ekspertiz tarafından görüldüğünü, pompada meydana gelen «hasarın» Türkiye içerisinde onarımı için çeşitli firmalar ile görüşüldüğünü ancak pompanın özelliği ve hasarın niteliği gereği onarımının Türkiye'de yapılamayacağını bildirdiklerini, pompada ciddi hasar ve deformasyon bulunduğunu, yangın pompası olması dolayısıyla FM sertifikalı olan bu pompanın sertifika geçerliliğini kaybetmemesi ve benzeri sebeplerden dolayı pompanın İngiltere'deki üretici firmaya gönderilerek onarım yaptırıldığını, 112.962,74 TL tazminat ödemesi yapıldığını, hasarın antrepo sahasında oluşması «sebebi» ile antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta A.Ş.'den talepte bulunulduğunu ve Allianz tarafından poliçe «teminatı kapsamında» 49.999,99 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek 62.962,75 TL'nin ödeme tarihi olan 01.09.2015'ten itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7813 E. 2022/8507 K.
Ortak:sorumluluk sınırı · sorumluluk sınırlaması · teminat kapsamı · garantörlük · kâr kaybı · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu halde, TTK'nun 880/2 maddesine göre emtianın «teslim» alındığı yerdeki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre tazminat tutarı hesaplanarak ve «sorumluluğu sınırlama» hakkının «kaybına» ilişkin TTK 886. maddesi ile TTK'nun 882. maddesi uyarınca «taşıyıcının» üst «sorumluluk sınırına» ilişkin düzenlemelerden davalının yararlanıp yararlanamayacağının da değerlendirildiği taşıma hukukunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmişti …
… i yüke elverişli olmayan bir şekilde forklift kullanmaktan dolayı yükün dengesiz yapısını gözetmeyen boşaltma elemanlarının dikkatsizlik ve pervasızlığı neticesinde «hasarın» meydana geldiğinin anlaşıldığı, yeni alınmış ve kullanılmamış emtianın sağlanacak «garanti» ve kalite standartları bakımından hasar onarımı ve ilgili testlerinin emtianın satın alındığı üretici firma İngiltere'de yapılmasının tercih edilmesinin kabul edilmesi gerekli bir durum olduğu, ayrıca bilirkişi raporuna göre tamir giderinin piyasa rayiçlerine uygun olarak değerlendirildiği, hasarlı emtiaya ilişkin davacı tarafın dava dışı sigortalıya 112.962,74 TL ödeme yaptığı, antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta tarafından poliçe «teminatı kapsamında» 49.999,99 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 62.962,75 TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taşıma hukukunda, «taşıyıcının» kendisine «teslim» edilen eşyayı hak sahibine tamamen veya kısmen teslim edememesi haline «ziyaı», taşınan eşyada meydana gelen ve eşyanın değerinin düşmesine neden olan her türlü maddi «kötüleşme» ise «hasar» olarak nitelendirilir.(Dairemizin 23/05/2017 tarih 2016/4474-2017/2990 sayılı kararı) Böyle bir durumda tazminata esas alınacak değer ise eşyanın tamamen ya da kısmen ziyaı halinde TTK md.
Benzer bu kararda… i yüke elverişli olmayan bir şekilde forklift kullanmaktan dolayı yükün dengesiz yapısını gözetmeyen boşaltma elemanlarının dikkatsizlik ve pervasızlığı neticesinde «hasarın» meydana geldiği, yeni alınmış ve kullanılmamış emtianın sağlanacak «garanti» ve kalite standartları bakımından hasar onarımı ve ilgili testlerinin satın alındığı üretici firma İngiltere'de yapılmasının tercih edilmesinin kabul edilmesi gerekli bir durum olduğu, ayrıca bilirkişi raporuna göre tamir giderinin piyasa rayiçlerine uygun olarak değerlendirildiği, hasarlı emtiaya ilişkin davacı tarafın dava dışı sigortalıya 112.962,74 TL ödeme yaptığı, antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta tarafından poliçe «teminatı kapsamında» 49.999,99 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 62.962,75 TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yükün taşıttan boşaltıldığı ve taşıma sürecinin tamamlandığı, TTK m.886'da belirtilen «sorumluluğu sınırlama» hakkının «kaybına» ilişkin durumların somut olayda meydana gelmediği, olayın ancak tedbirsizlik veya tecrübesizlik olarak değerlendirilebileceği, davalının sorumluluğunun «sınırlı sorumluluk» tavanı kadar olabileceği, taşınan emtianın 1/4'lük kısmının zarar gördüğü, TTK m.882/2 hükmü uyarınca 108.830,17 TL sınırlı sorumluluk limiti hesaplandığı, antreponun sorumluluk poliçesi kapsamında ödenen 49.999,99 TL'nin hesaplanan sınırlı sorumluluk limitinden düşüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.830,18-TL nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dairemiz ilamında belirtildiği gibi, «taşıyıcı» konumundaki davalının sorumluluğu, TTK 880/2 kapsamında emtianın taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamanki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki fark üzerinden bulunup, bunun TTK 882 kapsamında ulaşılan «sorumluluk sınırını» aşmayacak biçimde sınırlandırılması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet indirimi · sınırlı sorumluluk · rücuen tazminat · hakkaniyet
Benzer bu kararda3- Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin «hakkaniyet indirimine» ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
İlk derece mahkemesince uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, yükün taşıttan boşaltıldığı ve taşıma sürecinin tamamlandığı, TTK m.886'da belirtilen «sorumluluğu sınırlama» hakkının «kaybına» ilişkin durumların somut olayda meydana gelmediği, olayın ancak tedbirsizlik veya tecrübesizlik olarak değerlendirilebileceği, davalının sorumluluğunun «sınırlı sorumluluk» tavanı kadar olabileceği, taşınan emtianın 1/4'lük kısmının zarar gördüğü, TTK m.882/2 hükmü uyarınca 108.830,17 TL sınırlı sorumluluk limiti hesaplandığı, antreponun sorumluluk poliçesi kapsamında ödenen 49.999,99 TL'nin hesaplanan sınırlı sorumluluk limitinden düşüldüğü gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 58.830,18-TL nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
2-Dava, Nakliyat Emtia Sigorta poliçesinden kaynaklanan «rücuen tazminat» istemine ilişkin olup, dosya kapsamında Dairemizce verilen 2018/4421 esas 2019/5837 karar numaralı karar ile mahkemece verilen ilk karar ve bu karara ilişkin istinaf istemlerini reddeden Bölge Adliye Mahkemesi kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesi kararı bozulmuş, ilk derece mahkemesince bozma ilamına uyularak karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/15334 E. 2014/9301 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar · teslim
İncelediğiniz karardaTaşıma hukukunda, «taşıyıcının» kendisine «teslim» edilen eşyayı hak sahibine tamamen veya kısmen teslim edememesi haline «ziyaı», taşınan eşyada meydana gelen ve eşyanın değerinin düşmesine neden olan her türlü maddi «kötüleşme» ise «hasar» olarak nitelendirilir.(Dairemizin 23/05/2017 tarih 2016/4474-2017/2990 sayılı kararı) Böyle bir durumda tazminata esas alınacak değer ise eşyanın tamamen ya da kısmen ziyaı halinde TTK md.
6102 sayılı TTK’nın 880/2 maddesinde, eşyanın «hasara» uğraması halinde, onun taşınmak üzere «teslim» alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tazmin edileceği, zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığının «karine» olarak kabul edileceği düzenlemesi mevcuttur.
Bu halde, TTK'nun 880/2 maddesine göre emtianın «teslim» alındığı yerdeki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre tazminat tutarı hesaplanarak ve «sorumluluğu sınırlama» hakkının «kaybına» ilişkin TTK 886. maddesi ile TTK'nun 882. maddesi uyarınca «taşıyıcının» üst «sorumluluk sınırına» ilişkin düzenlemelerden davalının yararlanıp yararlanamayacağının da değerlendirildiği taşıma hukukunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmişti …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, dava dışı gönderilenin davalı «taşıyıcı» ile birlikte eşyayı kontrol etmesi, dış görünüş itibariyle bir eksiklik varsa bunu davalı taşıyıcıya bildirmesi gerektiği, 01.06.2011 tarihinde B. antreposunda düzenlenen tutanakta taşıyıcı iştirakinin bulunmadığı, bu durumda CMR'nin 30. maddesi gözetilerek davalı tarafından emtianın noksansız ve hasarsız «teslim» edildiğinin kabulü gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, «teslim» sırasında davalı tarafın «temsilcilerinin» imzası bulunan bir tutanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; taraflar arasında, taşımaya konu motorların davalının antreposunda davacının sigortalısına «teslim» edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı gibi tutulan 01.06.2011 tarihli tutanakta lojistik operasyon sorumlusu ve forklift operatörü unvan ile imzası bulunanların davalı çalışanı olup olmadığı araştırılmaksızın salt bu kişilerin davalının yetkili «temsilcisi» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik araştırma · temsil
Benzer bu karardaMahkemece, «teslim» sırasında davalı tarafın «temsilcilerinin» imzası bulunan bir tutanak bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; taraflar arasında, taşımaya konu motorların davalının antreposunda davacının sigortalısına «teslim» edildiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığı gibi tutulan 01.06.2011 tarihli tutanakta lojistik operasyon sorumlusu ve forklift operatörü unvan ile imzası bulunanların davalı çalışanı olup olmadığı araştırılmaksızın salt bu kişilerin davalının yetkili «temsilcisi» olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu nedenle; tutanakta imzası bulunanların davalı çalışanı olup olmadığı araştırılarak, gerekirse bu kişileri tanık olarak dinlenmek suretiyle tutanağı «hasarı» belirleyen tutanak niteliğinde olup olmadığı değerlendirilerek sonuca göre karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ve «eksik araştırmaya» dayalı biçimde davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4421 E. , 2019/5837 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 16/10/2017 tarih ve 2016/243 E. - 2017/981 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nce verilen 06/06/2018 tarih ve 2017/1050 E. - 2018/549 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 410001017679 no'lu “Emtia Sigortası Abonman Policesi” ile TYCO Yagın Korunum Sistemleri A.Ş.'yi nakliye rizikolarına karşı sigortaladığını, 17/04/2015 tarihinde, 10 kap emtia, C7620 EK-C 8110 EK plakalı tıra yüklendiğini, 24/04/2015 tarihinde nakliye aracının Halkalı Gümrüğü'ne bağlı 4D Lojistik Hiz. ve Dış Tic. A.Ş.'ye ait antrepoya vardığını, nakliye aracından tahliye sonrasında emtianın antrepo içerisinde forklift ile yer değiştirilmesi esnasında yangın pompalarından birisinin forklift bıçağından kayarak devrildiğini ve başka bir emtianın üzerine düşerek hasarlandığını, gümrük ve antrepo ilgililerinin imzasını taşıyan tutanak düzenlendiğini, davaya konu emtia hasardan sonra 30/04/2015 tarihinden ekspertiz tarafından görüldüğünü, pompada meydana gelen hasarın Türkiye içerisinde onarımı için çeşitli firmalar ile görüşüldüğünü, ancak pompanın özelliği ve hasarın niteliği gereği onarımının Türkiye'de yapılamayacağını, pompada ciddi hasar ve deformasyon bulunduğunu, yangın pompası olması dolayısıyla FM sertifikalı olan bu pompanın sertifika geçerliliğini kaybetmemesi ve benzeri sebeplerden dolayı pompanın İngiltere' deki üreticiyi firmaya gönderilerek onarım yaptırıldığını, 112.962,74 TL tazminat ödemesi yapıldığını, hasarın antrepo sahasında oluşması sebebi ile antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta'ya talepte bulunulduğunu ve Allianz tarafından poliçe teminatı kapsamında 49.999,99 TL ödeme yapıldığını ileri sürerek 62.962,75 TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2015'ten itibaren işleyecek avans faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın HMK madde 107 gereği belirsiz alacak davası olarak açılması gerektiğini, davanın taşıyıcıya yöneltilmesi gerektiğini, davanın husumet yönünden de reddedilmesi gerektiğini, davalının olayda kusursuz sorumluluk durumunun da bulunmadığını savunarak davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, meydana gelen olaya ilişkin olarak 30/04/2015 tarihinde tutanak tanzim edildiği, antrepo sahasında açıkça tedbirsizlik ve dikkatsizlik neticesi yüke elverişli olmayan bir şekilde forklift kullanmaktan dolayı yükün dengesiz yapısını gözetmeyen boşaltma elemanlarının dikkatsizlik ve pervasızlığı neticesinde hasarın meydana geldiğinin anlaşıldığı, yeni alınmış ve kullanılmamış emtianın sağlanacak garanti ve kalite standartları bakımından hasar onarımı ve ilgili testlerinin emtianın satın alındığı üretici firma İngiltere'de yapılmasının tercih edilmesinin kabul edilmesi gerekli bir durum olduğu, ayrıca bilirkişi raporuna göre tamir giderinin piyasa rayiçlerine uygun olarak değerlendirildiği, hasarlı emtiaya ilişkin davacı tarafın dava dışı sigortalıya 112.962,74 TL ödeme yaptığı, antreponun sorumluluk poliçesi bulunan Allianz Sigorta tarafından poliçe teminatı kapsamında 49.999,99 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulü ile 62.962,75 TL'nin ödeme tarihi olan 01/09/2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili istinaf etmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkmesince tüm dosya kapsamına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, davacı ... şirketinin dava dışı sigortalısına ödediği hasar tazminatının davalıdan rücuen tahsili istemidir.
Taşıma hukukunda, taşıyıcının kendisine teslim edilen eşyayı hak sahibine tamamen veya kısmen teslim edememesi haline ziyaı, taşınan eşyada meydana gelen ve eşyanın değerinin düşmesine neden olan her türlü maddi kötüleşme ise hasar olarak nitelendirilir.(Dairemizin 23/05/2017 tarih 2016/4474-2017/2990 sayılı kararı) Böyle bir durumda tazminata esas alınacak değer ise eşyanın tamamen ya da kısmen ziyaı halinde TTK md. 880/1. kapsamında, hasar halinde md. TTK 880/2. kapsamında belirlenir.
Davacı vekili, “Emtia Sigortası Abonman Poliçesi” kapsamında sigortalısı dava dışı şirkete ait 10 kap emtianın İngiltere’den tıra yüklenerek Halkalı Gümrüğü'ne bağlı davalı şirkete ait antrepoya getirildiğini, antrepo içerisinde emtianın forklift ile yer değiştirilmesi esnasında düşerek hasarlandığını iddia etmiştir. Davacı ödemesine mesnet teşkil eden 20.08.2015 tarihli ekspertiz raporunda, özel nitelikli emtia olarak değerlendirilen yangın söndürme pompasının yeni olduğu, garanti ve sertifikalarının geçerliliğini koruması bakımından yurt dışındaki üretici firmada tamir ve bakımının yapılmasının olağan olduğu belirtilerek, zarar kalemleri onarım bedeli, İngiltere’ye gidiş-dönüş navlun bedeli, gidiş-dönüş gümrük ve müşavirlik masrafları ile antrepo ardiye bedeli olarak tespit edilmiş ve hasar tazminatı 112.962,74 TL olarak hesaplanmış, davacı tarafından da bu değer dava dışı sigortalısına ödenmiştir.
6102 sayılı TTK’nın 880/2 maddesinde, eşyanın hasara uğraması halinde, onun taşınmak üzere teslim alındığı yer ve zamandaki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farkın tazmin edileceği, zararı azaltmak ve gidermek için yapılacak harcamaların birinci cümleye göre saptanacak değer farkını karşıladığının karine olarak kabul edileceği düzenlemesi mevcuttur.
Mahkemece, uyuşmazlığın çözümünün teknik bilgi gerektirdiği gerekçesiyle bilirkişi incelemesi yaptırılmış, 26.12.2016 tarihi kök ve ek bilirkişi raporlarında, davalıya ait antrepoda sigortalı emtia ile forkliftin yer değiştirmesi sırasında emtianın yere düşerek hasarlandığı, gerekli özeni göstermeyen antrepo görevlileri ve forklift operatörünün dava konusu hasarın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu, meydana geldiği iddia edilen zararın kadri marufunda olduğu ve yapılan ödemenin piyasa rayicine uygun olduğu bildirilmiştir.
Mahkemece, alınan bilirkişi raporuna dayanarak hüküm kurulmuşsa da, raporda hasar halinde tazminat miktarının belirlenmesine ilişkin TTK'nun md. 880 ve sorumluluk sınırlarına ilişkin md. 882. ile sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin md. 886 nazara alınmamıştır.
Bu halde, TTK'nun 880/2 maddesine göre emtianın teslim alındığı yerdeki hasarsız değeri ile hasarlı değeri arasındaki farka göre tazminat tutarı hesaplanarak ve sorumluluğu sınırlama hakkının kaybına ilişkin TTK 886. maddesi ile TTK'nun 882. maddesi uyarınca taşıyıcının üst sorumluluk sınırına ilişkin düzenlemelerden davalının yararlanıp yararlanamayacağının da değerlendirildiği taşıma hukukunda uzman bilirkişi heyetinden rapor alınarak neticesine göre bir karar vermek gerekirken, eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi ve Bölge Adliye Mahkemesince de istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
2-Bozma sebep ve şekline göre, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/547865600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz