Ayıplı üründe müşterek kusur nedeniyle bedelin eşit paylaştırılması
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/781 E. 2025/886 K. · · İlk derece: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Alıcının önceki siparişte teslim ettiği numune nedeniyle ürünün hangi amaçla kullanılacağını bilen ve konunun uzman tarafı olan satıcı, sonraki siparişte uyguladığı işlemin (örn. eloksal) ürünün kullanım amacına (bükme) elverişliliğini etkileyeceği konusunda alıcıyı uyarmakla yükümlüdür; bu uyarı yapılmadan ayıba yol açan işlem uygulanırsa ve alıcı da hatalı/eksik bilgi içeren sipariş vermişse, ayıba her iki tarafın müşterek kusuruyla sebebiyet verildiği kabul edilerek zarar taraflar arasında eşit paylaştırılır.
Ele alınan sorunlar
Ayıp ihbarının süresinde yapılıp yapılmadığı → ret
İddia: Davalı vekili, TTK 23/1(c) uyarınca gizli ayıp bakımından 8 günlük ihbar süresi bulunduğunu, ayıp ihbarının süresinde yapılmadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Davacı, ürünleri 15.1.2020 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim almış, 22.1.2020 tarihli ihtarname ile aliminyum boruların bükülemediğini bildirerek bedelin iadesini talep etmiştir. Dış görünüm itibariyle anlaşılan bir ayıp olmadığından TTK'nın 23(1)-c maddesi uyarınca 8 gün içinde ihbar yapılması gerektiği ve bu süre içinde ihbar yapıldığı anlaşıldığından ayıp ihbarı süresindedir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Ayıba sebebiyet verilmesinde tarafların kusur durumu → ret
İddia: Davalı vekili; verilen sipariş ile teslim edilen ürünün uygun olduğunu, uyuşmazlığın davacının yanlış siparişinden kaynaklandığını, müvekkilinin ayıpta hiçbir kusuru bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe: Metalurji mühendisi bilirkişi raporu ve ek raporda; davacının ilk siparişte fiziki bükülmüş numune vererek eloksal uygulaması olmadan boru satın aldığı, ikinci siparişte ise numune vermeden ve genel görünüm için eloksal uygulamalı boyalı ürün talep ettiği, ancak bu ürünü de ilk siparişteki aynı amaçla (bükme) kullanmak üzere sipariş verdiği tespit edilmiştir. Eloksal uygulaması yüzeyde sertleşmeye yol açtığından ürün bükülüp kullanılamamıştır. Taraflar arasında siparişe ilişkin yazılı belge bulunmamakla birlikte, davalı, ilk siparişte teslim edilen numune nedeniyle borunun hangi amaçla kullanılacağını bilmektedir. Davacının hatalı sipariş vermesi zarara sebebiyet vermiş olsa da, davalı da ilk parti ürünü numune ile satması nedeniyle davacının boruları nerede kullanacağı bilgisine sahiptir; konunun daha uzman tarafı olarak davacıyı eloksal işleminin sonuçları ve eloksallı ürünün bükülmeyeceği konusunda uyarması gerekirken bu uyarıyı yapmadan borulara eloksal işlemi uygulayarak ayıplı ürün satmıştır. Bu nedenle ayıplı ürün teslimine her iki tarafın müşterek ve eşit kusuru sebep olduğundan zararın yarı yarıya paylaştırılması hakkaniyete uygun bulunmuş, davalının ayıpta hiç kusuru bulunmadığı yönündeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Ticari satışlarda, önceki siparişte teslim edilen numune nedeniyle ürünün kullanım amacını bilen satıcının, sonraki siparişte uygulanan işlemin bu kullanıma elverişliliğini etkileyeceği konusunda alıcıyı uyarma yükümlülüğü bulunduğu ve bu yükümlülüğün ihlalinin alıcının hatalı sipariş vermesiyle birleşerek müşterek kusur oluşturduğu yönündeki değerlendirme, benzer ayıplı mal/hizmet sözleşmesi uyuşmazlıklarında emsal niteliktedir.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı mal↗ gizli ayıp ihbarı↗ TTK 23/1-c↗ müşterek kusur↗ basiretli tacir↗ eşit kusur ile zarar paylaşımı↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/781
KARAR NO 2025/886
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 11/04/2025
NUMARASI 2023/851 Esas - 2025/224 Karar
DAVA
Tazminat (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin yangın söndürme ve güvenlik aparatları imalatı ve ticareti yaptıklarını, 14.01.2020 tarihli ... seri nolu fatura ile fatura içeriği emtiayı davalının 15.01.2020 tarihinde teslim aldıklarını, karşılığında 10.03.2020 vadeli 35.000-TL bedelli çeki verdiklerini, 1.080 Kg. aleminyum profil (ekoseli) 15.01.2020 tarihinde teslim alındığını ancak müvekkiline ayıplı ürün satıldığından kullanılamadığını, ayıplı emtia sebebiyle davalıya ödenen 35.000-TL nin davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; müvekkili tarafından dava konusu profilin 15.01.2020 tarihinde ... Nolu sevk irsaliyesi ile teslim ettiklerini, davacıdan da 35.000- TL bedelli çekin alındığını ve bedelinin tahsil edildiğini, davacının açık ayıp olmadığını bildirdiğini, emtianın belirtilen vasıf ve ölçülerde kendilerine teslim edildiğini, üretim hatasının söz konusu olmadığını savunarak haksız davanın reddi ile yargılama masrafları ve vekalet ücretininde davacı tarafa yükletilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI VE SÜREÇ
Mahkemenin 30/12/2022 tarih 2020/337 esas - 2020/884 karar sayılı kararı ile verilen karar Dairemizin 2021/837 Esas - 2023/1958 Karar sayılı kararı ile eksik inceleme nedeniyle HMK nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca kaldırılmıştır. Kaldırma kararından sonra mahkemece; alınan bilirkişi raporlarında tarafların TTK 18-2 maddesi gereğince basiretli tacir gibi davranmadığı anlaşılmış bilirkişi raporu ile de üründeki ayıp hususunda hem davalı hem de davacının kusuru tespit edildiğinden tarafların eşit kusurlu kabul edilmiş, davacının davaya konu ürünler sebebi ile davalıya ödediği 35.000-TL'nin yarısı olan 17.500-TL'yi davalıdan geri alabileceğini ve davacının ödemeyi 10/03/2023 vade tarihli çek ile yaptığını ve davalı tarafa çekin keşide tarihi olan 10/03/2020 tarihi ile bedel ödemesi yaptığı anlaşıldığından 17.500-TL'nin 10/03/2020 tarihinden işleyecek ticari faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacı şirketin, yangın söndürme ve güvenlik aparatları imalatı ve ticareti sebebiyle alüminyum sektöründe faaliyet gösterdiğini, alüminyum boruların 15.01.2020 tarihinde davalıya teslim edildiğini, davacının ayıp ihbarının müvekkiline 24.01.2020 tarihinde tebliğ olduğunu, TTK nın 23/1(c) düzenlemesi gereğince gizli ayıp bakımından ise 8 günlük ihbar süresi olduğunu,müvekkilinin verilen sipariş nedeniyle eloksal uygulamalı boru teslim ettiğini, verilen sipariş ile teslim edilen ürünün uygun olduğunu, uyuşmazlığın yanlış siparişden kaynaklandığı tespit edildiğini bilirkişi raporunda termik ısıl işlem yapıldıktan sonra yüzey sertliği değişmiş ve malzemenin bükülmesi işleminde kırılmaların kaçınılmaz olduğunun tesbit edildiğini davacının "eloksal" işlemini talep ettiği belirtildiğini, davacının "borular güzel görünsün" talebi ve "malzeme detayı ve özelliklerinin" müvekkili şirkete bırakılması talebi üzerine eloksal işlemi uygulanarak renklendirilmiş boruların teslim edildiğini, davacının ilk parti ürünlerde ne gibi işlemler yaptığı, yeni boruların üzerinde ne gibi bir işlem uygulayacağı konusunda müvekkili şirketin ayrıca bir araştırma yapmasına gerek bulunmadığını, davacının bükülebilir boru satın almaya niyet etmesi durumunda bu durumu verilen siparişte müvekkili şirkete açıkça belirtmesi gerektiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava ayıplı ürün nedeniyle ödenen bedelin iadesi istemine ilişkindir.Davacının 14.1.2020 tarihli fatura muhteviyatı ürünleri 15.1.2020 tarihli sevk irsaliyesi ile teslim aldığı anlaşılmaktadır.Davacı 22.1.2020 tarihli ihtarnamesi ile aliminyum boruların bükülemediğini bildirerek ödediği bedelin iadesini talep ettiği , dış görünüm itibariyle anlaşılan bir ayıp olmadığından TTK nın 23(1)-c maddesi uyarınca 8 gün içinde ihbar yapıldığından ayıp ihbarı süresindedir. Kaldırma kararından sonra dosya metalurji mühendisi bilirkişiden alınan rapor ve ek raporda tarafların örnek büküm işlemi yapılmış bir parça üzerinde birebir aynı boyutlarda ve aynı performansı sergileyecek ürün üzerinde anlaştıkları,malzeme evsafının davalıya bırakıldığı, davacı taraf ilk siparişinde eloksal uygulaması olmadan birlikte çalıştıkları ,daha sonra davacının ikinci partide aliminyum boruları boyalı istediği ,davalı tarafından eloksal uygulaması yapıldığı,bu uygulamanın yüzeyde sert bir tabaka oluşturduğundan davacının hatayı başlattığı ,davacı tarafından ikinci siparişde “...” işlemi talebi ve davalı tarafından “termik” işlemi uygulanması ürünün hatalı olmasına yol açtığı,davacının ilk siparişinde fiziki bükülmüş numune vererek gerçekleştirdiği, ikinci siparişini numune vermeden yaptığı, ilk siparişte eloksal işlemi olmadığından ikinci siparişte eloksal uygulamalı sipariş vermiş olsa bile yüzey sertliği oluşacağını bilerek bükme işlemi yapılamayacak boru teslim etmesi bakımından kusurlu olduğu,ilk siparişte verilen numuneye (eloksal dışında) kullanım yerinde aynı performansı sergileyecek şekilde muadil bir malzeme kullanılmasında anlaşıldığı, ilk siparişte örnek bükülmüş numuneyi davalı tarafa vererek teknik destek istemiş, davalı taraf eloksal kaplamanın büküme elverişli olmadığı hususunda davacıyı yönlendirmesi gerektiği yolunda kanaat bildirilmiştir.
Mahkemece kaldırma kararından sonra yaptırılan bilirkişi incelemesi ve toplanan tüm delillerden; davacının ürettiği yangın dolaplarında kullanılmak üzere bükülmüş numune verilerek davalıdan belli ebatta bir parti boyanmamış aliminyum boru satın aldığı, ikinci partide ise genel görünüm için "eloksal" edilmiş boyalı ürün talep edildiği; davacının bu eloksalli ürünü de ilk parti siparişi ile aynı amaçla kullanılmak üzere sipariş verdiği; ancak eloksal uygulaması nedeniyle boru yüzeyinde meydana gelen sertleşme nedeniyle ilk siparişe ki gibi bükülüp kullanılamadığı anlaşılmaktadır.Taraflar arasında siparişe ilişkin yazılı belge olmadığı, ancak davalının daha evvel verilen siparişde teslim edilen numune nedeniyle borunun hangi amaçla kullanılacağı bilgisi dahilindedir.Satıcının eloksal işleminin sonuçları ,eloksalli ürünün bükülmeyeceği konusunda davacı alıcıyı uyarmadığı ,uyarması gerekmediği savunmasından belirlenmektedir.Davacının hatalı siparişinin zararına sebebiyet verdiği açık ise de davalı da;
ilk parti ürünü numune ile satması nedeniyle davacının boruları nerede kullanacağından bilgisi bulunmaktadır. Konunun daha uzman tarafı olarak davacıya uyarması gerektiği halde borulara eloksal işlemi uygulayarak ayıplı ürün sattığı anlaşılmakla ayıplı ürün teslimine her iki tarafın müşterek kusuru sebep olduğundan eşit kusur ile zararın yarı yarıya paylaştırılması hakkaniyete uygun bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle; davacının ayıplı ürün nedeniyle zarara uğradığı, somut olayın özelliklerine göre ayıbın meydana gelmesinde müşterek ve eşit kusurlu olduklarının kabulü ile davacı ödemesinin yarı oranında ödenen bedelin iadesine karar verilmesinde isabetsizlik olmayıp, davalı vekilinin davalı müvekkilinin ayıpta hiç kusuru bulunmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamış başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.195,42-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile kalan 580,02-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5467 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi