Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/874 E. 2019/6449 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt tarihi↗ içtihadı birleştirme kararı↗ istirdat↗ ortaklık ilişkisi↗ ıslah↗ cy/cy kaydı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kabulü ile davacının davalı Bera Holding A.Ş'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 20.583,00 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 18/03/2009 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı ... dışındakı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ... dışındaki davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın ıslah ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 20.583,00 TL'nin tahsili istenmiştir. Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi) uyarınca kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir. Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra ıslahın söz konusu olamayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden ... dışındaki davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre ... dışındaki davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısma yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4798 E. 2019/3853 K.
Ortak:istirdat · ortaklık ilişkisi · ıslah · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 20.583,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi) uyarınca kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nın faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 33.801,00 TL'nın tahsili istenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarınayansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 28.660,34 T …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · kâr payı · yönetim kurulu kararı · taahhütname · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarınayansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği gerekçesiyle; davanın kısmen kabulüne, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 28.660,34 T …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4833 E. 2019/3824 K.
Ortak:temerrüt tarihi · ortaklık ilişkisi · ıslah · cy/cy kaydı · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 20.583,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kabulü ile davacının davalı Bera Holding A.Ş'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 20.583,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 18/03/2009 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nın faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25.10.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 39.736,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 36.748,18 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 14/08/2008 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4440 E. 2019/3341 K.
Ortak:temerrüt tarihi · ortaklık ilişkisi · ıslah · cy/cy kaydı · temerrüt
İncelediğiniz karardaDava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 20.583,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kabulü ile davacının davalı Bera Holding A.Ş'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 20.583,00 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 18/03/2009 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nın faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra «ıslah» dilekçesi ile 68.774,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 56.072.60 TL’nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 14/08/2008 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4417 E. 2019/3349 K.
Ortak:istirdat · ortaklık ilişkisi · ıslah · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 20.583,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi) uyarınca kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 75.212,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · kâr payı · yönetim kurulu kararı · taahhütname · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4570 E. 2019/3350 K.
Ortak:istirdat · ortaklık ilişkisi · ıslah · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 20.583,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi) uyarınca kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 63.476,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · kâr payı · yönetim kurulu kararı · taahhütname · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
-
Ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti | İstirdat | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4795 E. 2019/3852 K.
Ortak:istirdat · ortaklık ilişkisi · ıslah · cy/cy kaydı
İncelediğiniz kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 20.583,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi) uyarınca kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Benzer bu kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 39.062,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · def'i · kâr payı · yönetim kurulu kararı · taahhütname · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş «kar payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6041 E. 2022/5440 K.
Ortak:ıslah
İncelediğiniz kararda2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisi» kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 20.583,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi) uyarınca kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · derdestlik · usulden reddi · karar verilmesine yer olmadığına · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğundan bu miktara ilişkin davanın, dava «şartı yokluğu» nedeniyle «usulden reddine», ıslahla arttırılan kısma ilişkin davanın bozmadan sonra «ıslah» mümkün olmadığından dava şartı yokluğundan usulden reddine, birleşen davanın «derdestlik» nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece asıl dava hakkında «kesin» hüküm bulunduğu gerekçesiyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu itibarla asıl dava tarihi itibarıyla yabancı mahkemede açılmış bir dava bulunmadığı dikkate alınarak asıl dava hakkında 7194 sayılı Yasa’nın 41. maddesi kapsamında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken asıl davadan sonra açılan ve kesinleşen yabancı mahkeme kararının «kesin» hüküm olarak kabul edilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu yönden bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Asıl dava 14.08.2008 tarihinde açılmış olup mahkemenin «kesin» hükme dayanak yaptığı dava ise asıl dava tarihinden sonra açılmış ve kesinleşmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/874 E. , 2019/6449 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12/09/2017 tarih ve 2014/969-2017/848 sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi ... dışındaki davalılar vekili tarafından duruşmalı istenilmiş olup, duruşma için belirlenen 08.10.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı şirket vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirket temsilcilerinin yüksek faiz verileceği ve parasını istediği zaman geri alabileceği taahhüdünde bulunmaları üzerine müvekkilinin belge karşılığında davalılara 18.900 DM verdiğini, kısa bir süre sonra müvekkilinin parasını istediğini, ancak bu güne kadar kendisine ödeme yapılmadığını, hisse senetlerinin izinsiz olarak halka arz edildiğini, Kombassan Grubu tarafından yapılan usulsüzlüklerin SPK ve diğer resmi kurum raporlarında açıklandığını, davalılar hakkında çeşitli suçlardan suç duyurusu yapıldığını, müvekkilinin şirket ortağı yapılmasının hukuken mümkün olmadığını, kanuna uygun bir ortaklık ilişkisinin kurulmadığını, davalı ... ile yönetim kurulu üyesi olan diğer davalıların zarardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, şimdilik 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte müvekkiline ödenmesine ve geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiş, talebini ıslahla 20.583,00 TL'ye yükselmiştir.
Davalılar vekili, zamanaşımı def'i ile birlikte davacının davalı şirket ortağı olduğunu, ortağın sermaye olarak koyduğu parayı istemesinin mümkün bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece uyulan bozma ilamına göre, davanın kabulü ile davacının davalı Bera Holding A.Ş'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 20.583,00 TL'nin temerrüt tarihi olarak kabul edilen 18/03/2009 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
Kararı ... dışındakı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, ... dışındaki davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve yatırılan paranın istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın ıslah ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir. Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydı ile geçerli bir ortaklık ilişkisinin bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli ıslah dilekçesi ile 20.583,00 TL'nin tahsili istenmiştir. Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi) uyarınca kural olarak, ıslahın yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra ıslahın söz konusu olamayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle temyiz eden ... dışındaki davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
3-Bozma sebep ve şekline göre ... dışındaki davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısma yönelik sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... dışındaki davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısım dışında kalan hususlara yönelik sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... dışındaki davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısma yönelik temyiz itirazının kabulü ile kararın anılan yönden ... dışındaki davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle ... dışındaki davalılar vekilinin ıslahla arttırılan kısma yönelik sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak ... dışındaki davalılara verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 10/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/546680900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz