Sahte imza
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4017 E. 2019/6454 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahte imza↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/542 sayılı dosyanın tetkikinden davacısının Nameer Nasri ve davalılarının TPMK ve WPO olduğu, davacısı tarafından 2002 33394 sayılı dosyadan yapılan tescil başvurusunun sahte imza ve belge ile geri çekilmesi ile alınan işlem dosyasının düşürülmesine ilişkin TPMK kararının iptali ve 2002 33394 sayılı başvuru nedeniyle tescil edilmemesi gereken dava dışı kişiye ait 2005 12837 sayılı dosyasındaki tescil işlemlerinin ihtiyaten durdurulmasına ilişkin olduğu, yargılamanın halen devam ettiği, bu davanın eldeki davaya etkisi bulunmadığı, redde mesnet 2005 12837 sayılı marka başvurusunun dava konu markanın gerek başvuru tarihinde ve gerekse davaya konu YİDK karar tarihinde geçerliliğini aynen koruduğunu, redde mesnet markanın başvuru markasının 34/01 sınıfındaki mallara ilişkin olduğu, 556 sayılı KHK 7/1-b anlamında birbirinin aynısı olmadığı, ancak görsel ve sözel anlamda ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, bu nedenle aynı ürünler yönünden eş zamanlı olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, 34/01 sınıftaki emtialar yönünden tescil talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusunun 556 syaılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine dair TMPK YİDK kararın isptali istemine ilişkindir.
Bir marka başvurusunun KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca davalı TPMK tarafından mutlak nedenle ve re'sen reddedilebilmesi için, bu markanın aynı mal veya hizmetler yönünden daha önceden tescilli olan veya tescil başvurusunda bulunulan markaya ilk bakışta ayırt edilemeyecek ölçüde benzer olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda davacı başvurusu "PRESTIGE" ibaresinden, ret gerekçesi yapılan marka ise "PRESTIGE SPECIAL BLEND" ibareleri ile "P" harfi logosundan oluşmakta olup ret gerekçesi marka birden fazla asli unsur taşımakla her iki marka arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunmadığı halde, davalı kurumun KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca itiraz üzerine inceleme yapıyormuşcasına inceleme yaparak başvurunun KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine karar vermesi doğru olmadığı halde mahkemece hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddi yerinde görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5330 E. 2024/2229 K.
Ortak:sahte imza
İncelediğiniz kararda… sayılı dosyanın tetkikinden davacısının Nameer Nasri ve davalılarının TPMK ve WPO olduğu, davacısı tarafından 2002 33394 sayılı dosyadan yapılan tescil başvurusunun «sahte imza» ve belge ile geri çekilmesi ile alınan işlem dosyasının düşürülmesine ilişkin TPMK kararının iptali ve 2002 33394 sayılı başvuru nedeniyle tescil edilmemesi gereke …
Benzer bu kararda… dosyanın tetkikinden davacısının Nameer Nasri ve davalılarının TÜRKPATENT ve WIPO olduğu, davacısı tarafından 2002 33394 sayılı dosyadan yapılan tescil başvurusunun «sahte imza» ve belge ile geri çekilmesi ile alınan işlem dosyasının düşürülmesine ilişkin TÜRKPATENT kararının iptali ve 2002 33394 sayılı başvuru nedeniyle tescil edilmemesi …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… yırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2006-M-4801 sayılı kararın iptaline, tescil talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/370 E. 2021/3955 K.
Ortak:sahte imza
İncelediğiniz kararda… sayılı dosyanın tetkikinden davacısının Nameer Nasri ve davalılarının TPMK ve WPO olduğu, davacısı tarafından 2002 33394 sayılı dosyadan yapılan tescil başvurusunun «sahte imza» ve belge ile geri çekilmesi ile alınan işlem dosyasının düşürülmesine ilişkin TPMK kararının iptali ve 2002 33394 sayılı başvuru nedeniyle tescil edilmemesi gereke …
Benzer bu kararda… sayılı dosyanın tetkikinden davacısının Nameer Nasri ve davalılarının TPMK ve WPO olduğu, davacısı tarafından 2002 33394 sayılı dosyadan yapılan tescil başvurusunun «sahte imza» ve belge ile geri çekilmesi ile alınan işlem dosyasının düşürülmesine ilişkin TPMK kararının iptali ve 2002 33394 sayılı başvuru nedeniyle tescil edilmemesi gereke …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3031 E. 2024/704 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. HD 2018/5350/2019/6593
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5350 E. 2019/6593 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2852 E. 2024/6558 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:coğrafi sınırlama · itiraz yolu · telafisi imkansız zarar · terditli dava · hükümsüzlüğün tespiti · sahtelik · takipsizlik kararı · imza incelemesi
Benzer bu karardaMülkiyet Örgütü (WIPO) kanalıyla Türkiye'nin de «dahil» olduğu bir çok ülkede kendi şahsı adına tescil edilmek üzere "Prestige Slims" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun 7911470 uluslararası tescil numarası ile 03.09.2002 tarihinden itibaren koruma altına alındığını, bu markanın TÜRKPATENT nezdinde marka işlem numarasının ise 2002/33394 olduğunu, müvekkiline ait WIPO'da 791147 ve TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 tescil numarası ile kayıtlı "Prestige Slims" ibareli markanın, sahte ve taklit imza kullanılarak kimliği belirsiz kişi veya kişilerce "MM7 Markanın Geri Çekilmesi Formu" ile Türkiye'deki tescil işlemlerinden «feragat» edildiğini ve markanın geri çekildiğini, WIPO'nun bu sahte belgeye dayanarak TÜRKPATENT'e yazı yazarak marka hakkından Türkiye'de feragat edildiğinin bildirildiğini ve müvekkilinin marka hakkının geri çekme tarihi itibariyle sona erdiğini, bunun üzerine aynı ibareler için ... firması tarafından Türkiye'de 2005/12837 ve 2006/11452 numaralar ile tescil başvurusu yapıldığını, müvekkilinin sahte ve hukuka aykırı işlemler neticesinde büyük ve «telafisi imkansız zararlar» ile karşı kaşıya kaldığını, hukuka aykırı durumun tespitini, iptalini ve giderilmesini talep ettiğini, WIPO'ya müzekkere yazılarak MM7(E) formunun talep edilmesi gerektiğini, müvekkilinin European Tobacco A.Ş. lehine feragat ettiği herhangi bir markasının bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 7(b) hükmü dikkate alınmadan ... adına markanın tescil edilmesinin hukuki hatalar içerdiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, aksine ...'in başvurusunun kötü niyetli olduğunu, WIPO'ya yapılacak müracaatların ulusal ofisler aracılığıyla yapılmasının gerektiğini, imza ve kimlik denetiminin ulusal ofisler tarafından yapılarak WIPO'ya gönderilmesinin gerektiğini, olayda ise direk WIPO'ya yapılan başvurunun hiçbir kimlik veya imza denetiminden geçmediğini, Mersin Cumhuriyet Savcılığı'na 2010/13494 sayılı dosyasında, sahte belgelerin aslının temin edilemediği gerekçesiyle «takipsizlik» kararı verildiğini, davaya ve suça konu belgenin sahte olduğunun «kesin» olarak ispat edildiğini, TÜRKPATENT'in belgenin «sahteliğini» doğrudan tetkik etmesinin gerekmediğini, devlet siciline güvenin esas olduğunu, TÜRKPATENT'in objektif olarak kasıt veya «kusur» olmasa da sorumlu bulunduğunu, hatalı işlemin bir şekilde düzeltilmesinin gerektiğini ileri sürerek, feragat işleminin yokluğunun ve «yokluk» nedeniyle «hükümsüzlüğünün tespiti» ile WIPO ve TÜRKPATENT'deki yok hükmünde işlem ve tescillerin kaldırılmasına, markanın ilk tescil tarihi olan 03.09.2002 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.07.2015 tarihli dilekçesi ile davasını «ıslah» ederek, WIPO tescil numarası 791147 ve TÜRKPATENT tescil numarası 2002/33394 olan markaya ilişkin olarak, MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve bu iş …
… bu safahat içerisinde davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, davanın 556 sayılı KHK'nın "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 71 inci maddesine göre «yetkisiz» mahkemede açıldığını, esasa ilişkin itirazların da davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, sonuç olarak iptali mümkün herhangi bir işlem bulunmadığını, bu durumda Kuruma karşı dava açılamayacağını ve «husumet» yöneltilemeyeceğini, vekil ile takip edilen işlemlerde vekaletname «ibrazı» istenerek kişinin gerçekten «temsil» yetkisine sahip olup olmadığının araştırıldığını, vekilin veya vekil olunanın imzalarının sıhhatinin her işlem için ayrı ayrı araştırılmadığını, davacının Kurum nezdinde iddialarını ileri sürmediğini, bu nedenle de Kurumun imzaların sıhhati noktasında harekete geçme imkanının olmadığını, Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yapılan «imza incelemesi» neticesinde varılan kanaatin «terditli» ve tereddütlü olduğunun görüldüğünü, fotokopi belge üzerinde inceleme yapılamayacağının ATK tarafından kabul edildiğini, buna dayanarak işlemin iptali veya yok hük …
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT tarafından yapılan «feragat» işlemlerinin yokluğunun ve «hükümsüzlüğünün tespiti» ile bu işlemlerin ortadan kaldırılması, markanın hükmen tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı eksikliği nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı KHK'nin 47 ile 53 üncü maddeleri arasında Kurum kararlarına «itiraz yolu» düzenlendiği, bu hükümlerin uygulanabilmesi için aynı sayılı Kanun'un 33-47 maddeleri arasındaki başvurunun yapılması ve tescilin kabulü ve «ilanına» kadar olan tüm işlemlerin belirtilen usulde yapılması gerekli olduğu, 5000 sayılı Kanunda da açıklandığı üzere «ihtisas» mahkemelerinin görevlerinin başlayabilmesi için hem 556 sayılı KHK hem de 5000 sayılı Kanunda belirtilen zorunlu başvuru yollarının tamamlanarak bir Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının alınmasının şart bulunduğu, Markalar Dairesi'nin gerçekleştirdiği yargılama konusu ret kararının «kesin» olmadığı, çünkü işlem anında yürürlükte bulunan 06.11.2003 gün ve 5000 sayılı TÜRKPATENT Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’nun YİDK kenar başlığını «taşıyan» 10. uncu maddesi uyarınca, "sınaî mülkiyet haklarının tescil işlemleri ile ilgili Enstitünün almış olduğu kararlara karşı başvuru sahipleri veya «üçüncü kişiler» tarafından yapılacak itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi işlemleri Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca yürütüldüğü, YİDK'in kararları Enstitünün nihaî kararı olduğu, bu kararlara karşı ilgili mahkemede dava açılabilir." hükmünü amir olduğu, davacı tarafça, WIPO aracılığıyla başvurusu yapılan ve davalı TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 numarası verilen marka başvurusuna ilişkin olarak MM7-E isimli belge ile yapılan «feragat» işleminin ve bu işleme dayalı olarak markanın Türkiye'deki tescilinin sonlandırılmasına dair TÜRKPATENT'in yaptığı feragat işleminin yokluğunun tespiti ile markanın hükmen tescili talep edilmiş olup, bu işleme karşı yeniden inceleme talebinde bulunularak YİDK'in bir karar tesis etmesi sağlanmadan eldeki davanın açıldığı, dolayısıyla yasal prosedür tamamlanmaksızın ve kurumun «son» kararının tesisine olanak sağlayacak YİDK nezdinde itiraz gerçekleştirmeksizin açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
-
Marka Tesciline Dayanmanın İmkanının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2852 E. 2024/6558 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:coğrafi sınırlama · itiraz yolu · telafisi imkansız zarar · terditli dava · hükümsüzlüğün tespiti · sahtelik · takipsizlik kararı · imza incelemesi
Benzer bu karardaMülkiyet Örgütü (WIPO) kanalıyla Türkiye'nin de «dahil» olduğu bir çok ülkede kendi şahsı adına tescil edilmek üzere "Prestige Slims" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun 7911470 uluslararası tescil numarası ile 03.09.2002 tarihinden itibaren koruma altına alındığını, bu markanın TÜRKPATENT nezdinde marka işlem numarasının ise 2002/33394 olduğunu, müvekkiline ait WIPO'da 791147 ve TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 tescil numarası ile kayıtlı "Prestige Slims" ibareli markanın, sahte ve taklit imza kullanılarak kimliği belirsiz kişi veya kişilerce "MM7 Markanın Geri Çekilmesi Formu" ile Türkiye'deki tescil işlemlerinden «feragat» edildiğini ve markanın geri çekildiğini, WIPO'nun bu sahte belgeye dayanarak TÜRKPATENT'e yazı yazarak marka hakkından Türkiye'de feragat edildiğinin bildirildiğini ve müvekkilinin marka hakkının geri çekme tarihi itibariyle sona erdiğini, bunun üzerine aynı ibareler için ... firması tarafından Türkiye'de 2005/12837 ve 2006/11452 numaralar ile tescil başvurusu yapıldığını, müvekkilinin sahte ve hukuka aykırı işlemler neticesinde büyük ve «telafisi imkansız zararlar» ile karşı kaşıya kaldığını, hukuka aykırı durumun tespitini, iptalini ve giderilmesini talep ettiğini, WIPO'ya müzekkere yazılarak MM7(E) formunun talep edilmesi gerektiğini, müvekkilinin European Tobacco A.Ş. lehine feragat ettiği herhangi bir markasının bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 7(b) hükmü dikkate alınmadan ... adına markanın tescil edilmesinin hukuki hatalar içerdiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, aksine ...'in başvurusunun kötü niyetli olduğunu, WIPO'ya yapılacak müracaatların ulusal ofisler aracılığıyla yapılmasının gerektiğini, imza ve kimlik denetiminin ulusal ofisler tarafından yapılarak WIPO'ya gönderilmesinin gerektiğini, olayda ise direk WIPO'ya yapılan başvurunun hiçbir kimlik veya imza denetiminden geçmediğini, Mersin Cumhuriyet Savcılığı'na 2010/13494 sayılı dosyasında, sahte belgelerin aslının temin edilemediği gerekçesiyle «takipsizlik» kararı verildiğini, davaya ve suça konu belgenin sahte olduğunun «kesin» olarak ispat edildiğini, TÜRKPATENT'in belgenin «sahteliğini» doğrudan tetkik etmesinin gerekmediğini, devlet siciline güvenin esas olduğunu, TÜRKPATENT'in objektif olarak kasıt veya «kusur» olmasa da sorumlu bulunduğunu, hatalı işlemin bir şekilde düzeltilmesinin gerektiğini ileri sürerek, feragat işleminin yokluğunun ve «yokluk» nedeniyle «hükümsüzlüğünün tespiti» ile WIPO ve TÜRKPATENT'deki yok hükmünde işlem ve tescillerin kaldırılmasına, markanın ilk tescil tarihi olan 03.09.2002 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.07.2015 tarihli dilekçesi ile davasını «ıslah» ederek, WIPO tescil numarası 791147 ve TÜRKPATENT tescil numarası 2002/33394 olan markaya ilişkin olarak, MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve bu iş …
… bu safahat içerisinde davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, davanın 556 sayılı KHK'nın "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 71 inci maddesine göre «yetkisiz» mahkemede açıldığını, esasa ilişkin itirazların da davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, sonuç olarak iptali mümkün herhangi bir işlem bulunmadığını, bu durumda Kuruma karşı dava açılamayacağını ve «husumet» yöneltilemeyeceğini, vekil ile takip edilen işlemlerde vekaletname «ibrazı» istenerek kişinin gerçekten «temsil» yetkisine sahip olup olmadığının araştırıldığını, vekilin veya vekil olunanın imzalarının sıhhatinin her işlem için ayrı ayrı araştırılmadığını, davacının Kurum nezdinde iddialarını ileri sürmediğini, bu nedenle de Kurumun imzaların sıhhati noktasında harekete geçme imkanının olmadığını, Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yapılan «imza incelemesi» neticesinde varılan kanaatin «terditli» ve tereddütlü olduğunun görüldüğünü, fotokopi belge üzerinde inceleme yapılamayacağının ATK tarafından kabul edildiğini, buna dayanarak işlemin iptali veya yok hük …
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT tarafından yapılan «feragat» işlemlerinin yokluğunun ve «hükümsüzlüğünün tespiti» ile bu işlemlerin ortadan kaldırılması, markanın hükmen tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı eksikliği nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
… ERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı KHK'nin 47 ile 53 üncü maddeleri arasında Kurum kararlarına «itiraz yolu» düzenlendiği, bu hükümlerin uygulanabilmesi için aynı sayılı Kanun'un 33-47 maddeleri arasındaki başvurunun yapılması ve tescilin kabulü ve «ilanına» kadar olan tüm işlemlerin belirtilen usulde yapılması gerekli olduğu, 5000 sayılı Kanunda da açıklandığı üzere «ihtisas» mahkemelerinin görevlerinin başlayabilmesi için hem 556 sayılı KHK hem de 5000 sayılı Kanunda belirtilen zorunlu başvuru yollarının tamamlanarak bir Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının alınmasının şart bulunduğu, Markalar Dairesi'nin gerçekleştirdiği yargılama konusu ret kararının «kesin» olmadığı, çünkü işlem anında yürürlükte bulunan 06.11.2003 gün ve 5000 sayılı TÜRKPATENT Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’nun YİDK kenar başlığını «taşıyan» 10. uncu maddesi uyarınca, "sınaî mülkiyet haklarının tescil işlemleri ile ilgili Enstitünün almış olduğu kararlara karşı başvuru sahipleri veya «üçüncü kişiler» tarafından yapılacak itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi işlemleri Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca yürütüldüğü, YİDK'in kararları Enstitünün nihaî kararı olduğu, bu kararlara karşı ilgili mahkemede dava açılabilir." hükmünü amir olduğu, davacı tarafça, WIPO aracılığıyla başvurusu yapılan ve davalı TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 numarası verilen marka başvurusuna ilişkin olarak MM7-E isimli belge ile yapılan «feragat» işleminin ve bu işleme dayalı olarak markanın Türkiye'deki tescilinin sonlandırılmasına dair TÜRKPATENT'in yaptığı feragat işleminin yokluğunun tespiti ile markanın hükmen tescili talep edilmiş olup, bu işleme karşı yeniden inceleme talebinde bulunularak YİDK'in bir karar tesis etmesi sağlanmadan eldeki davanın açıldığı, dolayısıyla yasal prosedür tamamlanmaksızın ve kurumun «son» kararının tesisine olanak sağlayacak YİDK nezdinde itiraz gerçekleştirmeksizin açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeni ile davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4017 E. , 2019/6454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 15/01/2008 tarih ve 2007/85-2008/2 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin 2005 02667 başvuru sayılı “PRESTİGE” ibareli markasını 34/01,02,03 sınıfında yer alan emtialar bakımından tescil edilmesi için başvuruda bulunduğunu, kurumun başvuruyu 2005 12837 sayılı markayı gerekçe göstererek 556 sayılı KHK 7/1-b gereği reddedildiğini, karara karşı yapmış oldukları itirazın nihai olarak YİDK tarafından reddedildiğini, oysa redde gerekçe gösterilen markanın tescilli bir marka olmadığı, marka aleyhinde Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 31.07.2006 tarih 2006/299 D.İş ve 2006/542 sayılı ile işlemlerin durdurulması yönünde karar verildiğini, bu nedenle redde mesnet alınamayacağını, markaların benzer olmadığını, başvuru markasının davacı tarafından tescilden önce de kullanıldığını ve kullanım sonucunda ayırt edicilik kazandığını ileri sürerek YİDK‘nın 2006-M-4801 sayılı kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Mersin 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/542 sayılı dosyanın tetkikinden davacısının Nameer Nasri ve davalılarının TPMK ve WPO olduğu, davacısı tarafından 2002 33394 sayılı dosyadan yapılan tescil başvurusunun sahte imza ve belge ile geri çekilmesi ile alınan işlem dosyasının düşürülmesine ilişkin TPMK kararının iptali ve 2002 33394 sayılı başvuru nedeniyle tescil edilmemesi gereken dava dışı kişiye ait 2005 12837 sayılı dosyasındaki tescil işlemlerinin ihtiyaten durdurulmasına ilişkin olduğu, yargılamanın halen devam ettiği, bu davanın eldeki davaya etkisi bulunmadığı, redde mesnet 2005 12837 sayılı marka başvurusunun dava konu markanın gerek başvuru tarihinde ve gerekse davaya konu YİDK karar tarihinde geçerliliğini aynen koruduğunu, redde mesnet markanın başvuru markasının 34/01 sınıfındaki mallara ilişkin olduğu, 556 sayılı KHK 7/1-b anlamında birbirinin aynısı olmadığı, ancak görsel ve sözel anlamda ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğu, bu nedenle aynı ürünler yönünden eş zamanlı olarak tescil edilmelerinin mümkün olmadığı, 34/01 sınıftaki emtialar yönünden tescil talebinin reddedilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka başvurusunun 556 syaılı KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine dair TMPK YİDK kararın isptali istemine ilişkindir.
Bir marka başvurusunun KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca davalı TPMK tarafından mutlak nedenle ve re'sen reddedilebilmesi için, bu markanın aynı mal veya hizmetler yönünden daha önceden tescilli olan veya tescil başvurusunda bulunulan markaya ilk bakışta ayırt edilemeyecek ölçüde benzer olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda davacı başvurusu "PRESTIGE" ibaresinden, ret gerekçesi yapılan marka ise "PRESTIGE SPECIAL BLEND" ibareleri ile "P" harfi logosundan oluşmakta olup ret gerekçesi marka birden fazla asli unsur taşımakla her iki marka arasında ilk bakışta ayırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunmadığı halde, davalı kurumun KHK'nın 8/1-b maddesi uyarınca itiraz üzerine inceleme yapıyormuşcasına inceleme yaparak başvurunun KHK'nın 7/1-b maddesi uyarınca reddine karar vermesi doğru olmadığı halde mahkemece hatalı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddi yerinde görülmemiş ve hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 14/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/545724200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz