Marka Tesciline Dayanmanın İmkanının Yokluğunun Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2852 E. 2024/6558 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
coğrafi sınırlama↗ itiraz yolu↗ telafisi imkansız zarar↗ terditli dava↗ hükümsüzlüğün tespiti↗ sahtelik↗ takipsizlik kararı↗ imza incelemesi↗ yokluk↗ müktesep hak↗ ihtisas mahkemesi↗ sahtecilik↗ ba formu↗ üçüncü kişi↗ olumsuz oy↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ protokol↗ usulden reddi↗ feragat↗ ıslah↗ taşıyan↗ yetkisizlik kararı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ ibraz↗ temsil↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/211 E., 2019/598 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT tarafından yapılan feragat işlemlerinin yokluğunun ve hükümsüzlüğünün tespiti ile bu işlemlerin ortadan kaldırılması, markanın hükmen tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hükümle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye/Mersin'de kurulu European Tobacco Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu ve yurtdışında ikamet ettiğini, 03.09.2002 tarihinde Dünya ... Mülkiyet Örgütü (WIPO) kanalıyla Türkiye'nin de dahil olduğu bir çok ülkede kendi şahsı adına tescil edilmek üzere "Prestige Slims" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun 7911470 uluslararası tescil numarası ile 03.09.2002 tarihinden itibaren koruma altına alındığını, bu markanın TÜRKPATENT nezdinde marka işlem numarasının ise 2002/33394 olduğunu, müvekkiline ait WIPO'da 791147 ve TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 tescil numarası ile kayıtlı "Prestige Slims" ibareli markanın, sahte ve taklit imza kullanılarak kimliği belirsiz kişi veya kişilerce "MM7 Markanın Geri Çekilmesi Formu" ile Türkiye'deki tescil işlemlerinden feragat edildiğini ve markanın geri çekildiğini, WIPO'nun bu sahte belgeye dayanarak TÜRKPATENT'e yazı yazarak marka hakkından Türkiye'de feragat edildiğinin bildirildiğini ve müvekkilinin marka hakkının geri çekme tarihi itibariyle sona erdiğini, bunun üzerine aynı ibareler için ... firması tarafından Türkiye'de 2005/12837 ve 2006/11452 numaralar ile tescil başvurusu yapıldığını, müvekkilinin sahte ve hukuka aykırı işlemler neticesinde büyük ve telafisi imkansız zararlar ile karşı kaşıya kaldığını, hukuka aykırı durumun tespitini, iptalini ve giderilmesini talep ettiğini, WIPO'ya müzekkere yazılarak MM7(E) formunun talep edilmesi gerektiğini, müvekkilinin European Tobacco A.Ş. lehine feragat ettiği herhangi bir markasının bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 7(b) hükmü dikkate alınmadan ... adına markanın tescil edilmesinin hukuki hatalar içerdiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, aksine ...'in başvurusunun kötü niyetli olduğunu, WIPO'ya yapılacak müracaatların ulusal ofisler aracılığıyla yapılmasının gerektiğini, imza ve kimlik denetiminin ulusal ofisler tarafından yapılarak WIPO'ya gönderilmesinin gerektiğini, olayda ise direk WIPO'ya yapılan başvurunun hiçbir kimlik veya imza denetiminden geçmediğini, Mersin Cumhuriyet Savcılığı'na 2010/13494 sayılı dosyasında, sahte belgelerin aslının temin edilemediği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, davaya ve suça konu belgenin sahte olduğunun kesin olarak ispat edildiğini, TÜRKPATENT'in belgenin sahteliğini doğrudan tetkik etmesinin gerekmediğini, devlet siciline güvenin esas olduğunu, TÜRKPATENT'in objektif olarak kasıt veya kusur olmasa da sorumlu bulunduğunu, hatalı işlemin bir şekilde düzeltilmesinin gerektiğini ileri sürerek, feragat işleminin yokluğunun ve yokluk nedeniyle hükümsüzlüğünün tespiti ile WIPO ve TÜRKPATENT'deki yok hükmünde işlem ve tescillerin kaldırılmasına, markanın ilk tescil tarihi olan 03.09.2002 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.07.2015 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, WIPO tescil numarası 791147 ve TÜRKPATENT tescil numarası 2002/33394 olan markaya ilişkin olarak, MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve bu işlemden hareketle WIPO'nun yazısı üzerine markanın Türkiye'deki tescilinin sonlandırılmasına dair TÜRKPATENT'in yaptığı feragat işleminin yokluğunun ve yokluk sebebiyle hükümsüzlüğünün tespitine, WIPO ve TÜRKPATENT'deki yok hükmündeki bu işlem ve tescillerin ortadan kaldırılmasına, markanın Madrid Protokolü uyarınca ilk tescil tarihi olan 03.09.2002 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere hükmen tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davacının marka başvurusunda bulunduktan sonra 11.04.2005 tarihli yazı ile marka başvurusunun geri çekilmesi talebinin iletildiğini, bu yazıya cevaben işlemin gerçekleştirilemeyeceğinin, uluslararası başvuruların ancak uluslararası büro aracılığıyla geri çekilebileceğinin bildirildiğini, bu gelişmelerden sonda 23.11.2005 tarih ve 193856 sayılı WIPO tarafından gönderilen yazı ile iptal işleminin ilgili uzman tarafından gerçekleştirildiğini, bu safahat içerisinde davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, davanın 556 sayılı KHK'nın "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 71 inci maddesine göre yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa ilişkin itirazların da davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, sonuç olarak iptali mümkün herhangi bir işlem bulunmadığını, bu durumda Kuruma karşı dava açılamayacağını ve husumet yöneltilemeyeceğini, vekil ile takip edilen işlemlerde vekaletname ibrazı istenerek kişinin gerçekten temsil yetkisine sahip olup olmadığının araştırıldığını, vekilin veya vekil olunanın imzalarının sıhhatinin her işlem için ayrı ayrı araştırılmadığını, davacının Kurum nezdinde iddialarını ileri sürmediğini, bu nedenle de Kurumun imzaların sıhhati noktasında harekete geçme imkanının olmadığını, Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yapılan imza incelemesi neticesinde varılan kanaatin terditli ve tereddütlü olduğunun görüldüğünü, fotokopi belge üzerinde inceleme yapılamayacağının ATK tarafından kabul edildiğini, buna dayanarak işlemin iptali veya yok hükmünde sayılmasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Asli müdahil ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının "PRESTIGE SLIMS" markasına ilişkin olarak yapılan feragatin kendisi tarafından yapılmadığını, bu nedenle müvekkili adına tescil edilen "PRESTIGE" markasının iptali istemiyle dava açtığını, dava konusunu teşkil eden işlemin WIPO'da gerçekleşen bir işlem olduğunu ve davanın Türkiye'de görülmesinin mümkün olmadığını, bu dosyada verilen tedbir kararları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
3.Davalı Dünya ... Mülkiyet Örgütü (WIPO), davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı KHK'nin 47 ile 53 üncü maddeleri arasında Kurum kararlarına itiraz yolu düzenlendiği, bu hükümlerin uygulanabilmesi için aynı sayılı Kanun'un 33-47 maddeleri arasındaki başvurunun yapılması ve tescilin kabulü ve ilanına kadar olan tüm işlemlerin belirtilen usulde yapılması gerekli olduğu, 5000 sayılı Kanunda da açıklandığı üzere ihtisas mahkemelerinin görevlerinin başlayabilmesi için hem 556 sayılı KHK hem de 5000 sayılı Kanunda belirtilen zorunlu başvuru yollarının tamamlanarak bir Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının alınmasının şart bulunduğu, Markalar Dairesi'nin gerçekleştirdiği yargılama konusu ret kararının kesin olmadığı, çünkü işlem anında yürürlükte bulunan 06.11.2003 gün ve 5000 sayılı TÜRKPATENT Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’nun YİDK kenar başlığını taşıyan 10. uncu maddesi uyarınca, "sınaî mülkiyet haklarının tescil işlemleri ile ilgili Enstitünün almış olduğu kararlara karşı başvuru sahipleri veya üçüncü kişiler tarafından yapılacak itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi işlemleri Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca yürütüldüğü, YİDK'in kararları Enstitünün nihaî kararı olduğu, bu kararlara karşı ilgili mahkemede dava açılabilir." hükmünü amir olduğu, davacı tarafça, WIPO aracılığıyla başvurusu yapılan ve davalı TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 numarası verilen marka başvurusuna ilişkin olarak MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve bu işleme dayalı olarak markanın Türkiye'deki tescilinin sonlandırılmasına dair TÜRKPATENT'in yaptığı feragat işleminin yokluğunun tespiti ile markanın hükmen tescili talep edilmiş olup, bu işleme karşı yeniden inceleme talebinde bulunularak YİDK'in bir karar tesis etmesi sağlanmadan eldeki davanın açıldığı, dolayısıyla yasal prosedür tamamlanmaksızın ve kurumun son kararının tesisine olanak sağlayacak YİDK nezdinde itiraz gerçekleştirmeksizin açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ilk karara karşı davalı WIPO tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, bu davalı yönünden önceki kararın kesinleştiğini, buna rağmen anılan davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalı TÜRKPATENT yönünden de verilen kararın yasaya aykırı olduğunu, 556 sayılı KHK ve Sınai Mülkiyet Kanunu‘ndaki kurum ve kurula (YİDK) itirazların, marka başvurularının devamında oluşa gelen olumlu-olumsuz kararlarla ilgili bulunduğunu, somut davadaki sahteciliğe dayalı başvuruların bu kapsamda değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, olayda sahte belge ile davacının markasının tescilinin sona erdirildiğini ve başvuruda bu işlemin düzeltilmesinin öncelikle TÜRKPATENT'ten talep edildiğini, böylesi durumlarda her zaman ve her durumda dava açılabileceğini, yani Kuruma hiç başvuru yapılmadan da dava açılmasının mümkün olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemeler, bulundukları ülkenin coğrafi sınırları içinde yargı hakkına sahiptirler; bir mahkemenin başka bir ülkede yargılama faaliyetinde bulunması mümkün değildir." hükmü gereği WIPO'nun kendi mevzuatı çerçevesinde talep edilmesinin mümkün olduğu, bu hususta Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu itibarla, davalı WIPO yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yalnızca 556 sayılı KHK ve 5000 sayılı Kanun hükümlerine dayalı olarak, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, her ne kadar, Dairenin önceki kararında istinaf edenin sıfatına göre yalnızca davalı TÜRKPATENT yönünden hüküm kurulmuş ise de, yukarıda açıklandığı üzere dava şartlarının yargılamanın her aşamasında bulunması gerektiğinden ve bu husus da mahkemece resen gözetileceğinden, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin önceki kararının, davacı yararına usuli müktesep hak oluşturması mümkün görülmediği, zira, dava konusu işlemden dolayı davalı WIPO hakkında Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisi olmadığından, böyle bir davada mahkemece verilen kararın usuli müktesep hak olarak değerlendirilmesi mümkün görülmediği, bunun dışında, asli müdahilin tazminat talebi hakkında İlk Derece Mahkemesince bir karar verilmediği, buna rağmen kararın asli müdahil tarafından istinaf edilmediği, hakkında karar verilmeyen ve bu yönden de istinaf edilmeyen bağımsız bir dava niteliğindeki asli müdahilin davası hakkında Dairece bir karar verilmesinin mümkün olmadığı bu yönden bir hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın davalılar yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı WIPO nezdinde 791147 tescil numaralı ve TÜRKPATENT nezdinde ise 2002/33394 tescil numaralı, "Prestige Slims" ibareli markaya ilişkin olarak, MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve WIPO'nun yazısı üzerine markanın Türkiye'deki tescil işlemlerinin sonlandırılmasına dair feragat işlemlerinin yokluğunun ve hükümsüzlüğünün tespiti ile bu işlemlerin ortadan kaldırılması, markanın hükmen tescili istemlerine ilişkin olup, asli müdahil ise bu davada verilen kararlar nedeniyle uğradığı maddi zararların tahsilini istemiştir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 7 inci, 8 inci, 35 inci, 61 ve 62 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2852 E. 2024/6558 K.
Ortak:coğrafi sınırlama · itiraz yolu · telafisi imkansız zarar · terditli dava · hükümsüzlüğün tespiti · sahtelik · takipsizlik kararı · imza incelemesi · dava şartı · görev/görevsizlik · yetki/yetkisizlik
İncelediğiniz karardaMülkiyet Örgütü (WIPO) kanalıyla Türkiye'nin de «dahil» olduğu bir çok ülkede kendi şahsı adına tescil edilmek üzere "Prestige Slims" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun 7911470 uluslararası tescil numarası ile 03.09.2002 tarihinden itibaren koruma altına alındığını, bu markanın TÜRKPATENT nezdinde marka işlem numarasının ise 2002/33394 olduğunu, müvekkiline ait WIPO'da 791147 ve TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 tescil numarası ile kayıtlı "Prestige Slims" ibareli markanın, sahte ve taklit imza kullanılarak kimliği belirsiz kişi veya kişilerce "MM7 Markanın Geri Çekilmesi Formu" ile Türkiye'deki tescil işlemlerinden «feragat» edildiğini ve markanın geri çekildiğini, WIPO'nun bu sahte belgeye dayanarak TÜRKPATENT'e yazı yazarak marka hakkından Türkiye'de feragat edildiğinin bildirildiğini ve müvekkilinin marka hakkının geri çekme tarihi itibariyle sona erdiğini, bunun üzerine aynı ibareler için ... firması tarafından Türkiye'de 2005/12837 ve 2006/11452 numaralar ile tescil başvurusu yapıldığını, müvekkilinin sahte ve hukuka aykırı işlemler neticesinde büyük ve «telafisi imkansız zararlar» ile karşı kaşıya kaldığını, hukuka aykırı durumun tespitini, iptalini ve giderilmesini talep ettiğini, WIPO'ya müzekkere yazılarak MM7(E) formunun talep edilmesi gerektiğini, müvekkilinin European Tobacco A.Ş. lehine feragat ettiği herhangi bir markasının bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 7(b) hükmü dikkate alınmadan ... adına markanın tescil edilmesinin hukuki hatalar içerdiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, aksine ...'in başvurusunun kötü niyetli olduğunu, WIPO'ya yapılacak müracaatların ulusal ofisler aracılığıyla yapılmasının gerektiğini, imza ve kimlik denetiminin ulusal ofisler tarafından yapılarak WIPO'ya gönderilmesinin gerektiğini, olayda ise direk WIPO'ya yapılan başvurunun hiçbir kimlik veya imza denetiminden geçmediğini, Mersin Cumhuriyet Savcılığı'na 2010/13494 sayılı dosyasında, sahte belgelerin aslının temin edilemediği gerekçesiyle «takipsizlik» kararı verildiğini, davaya ve suça konu belgenin sahte olduğunun «kesin» olarak ispat edildiğini, TÜRKPATENT'in belgenin «sahteliğini» doğrudan tetkik etmesinin gerekmediğini, devlet siciline güvenin esas olduğunu, TÜRKPATENT'in objektif olarak kasıt veya «kusur» olmasa da sorumlu bulunduğunu, hatalı işlemin bir şekilde düzeltilmesinin gerektiğini ileri sürerek, feragat işleminin yokluğunun ve «yokluk» nedeniyle «hükümsüzlüğünün tespiti» ile WIPO ve TÜRKPATENT'deki yok hükmünde işlem ve tescillerin kaldırılmasına, markanın ilk tescil tarihi olan 03.09.2002 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.07.2015 tarihli dilekçesi ile davasını «ıslah» ederek, WIPO tescil numarası 791147 ve TÜRKPATENT tescil numarası 2002/33394 olan markaya ilişkin olarak, MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve bu iş …
… bu safahat içerisinde davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, davanın 556 sayılı KHK'nın "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 71 inci maddesine göre «yetkisiz» mahkemede açıldığını, esasa ilişkin itirazların da davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, sonuç olarak iptali mümkün herhangi bir işlem bulunmadığını, bu durumda Kuruma karşı dava açılamayacağını ve «husumet» yöneltilemeyeceğini, vekil ile takip edilen işlemlerde vekaletname «ibrazı» istenerek kişinin gerçekten «temsil» yetkisine sahip olup olmadığının araştırıldığını, vekilin veya vekil olunanın imzalarının sıhhatinin her işlem için ayrı ayrı araştırılmadığını, davacının Kurum nezdinde iddialarını ileri sürmediğini, bu nedenle de Kurumun imzaların sıhhati noktasında harekete geçme imkanının olmadığını, Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yapılan «imza incelemesi» neticesinde varılan kanaatin «terditli» ve tereddütlü olduğunun görüldüğünü, fotokopi belge üzerinde inceleme yapılamayacağının ATK tarafından kabul edildiğini, buna dayanarak işlemin iptali veya yok hük …
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT tarafından yapılan «feragat» işlemlerinin yokluğunun ve «hükümsüzlüğünün tespiti» ile bu işlemlerin ortadan kaldırılması, markanın hükmen tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı eksikliği nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMülkiyet Örgütü (WIPO) kanalıyla Türkiye'nin de «dahil» olduğu bir çok ülkede kendi şahsı adına tescil edilmek üzere "Prestige Slims" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun 7911470 uluslararası tescil numarası ile 03.09.2002 tarihinden itibaren koruma altına alındığını, bu markanın TÜRKPATENT nezdinde marka işlem numarasının ise 2002/33394 olduğunu, müvekkiline ait WIPO'da 791147 ve TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 tescil numarası ile kayıtlı "Prestige Slims" ibareli markanın, sahte ve taklit imza kullanılarak kimliği belirsiz kişi veya kişilerce "MM7 Markanın Geri Çekilmesi Formu" ile Türkiye'deki tescil işlemlerinden «feragat» edildiğini ve markanın geri çekildiğini, WIPO'nun bu sahte belgeye dayanarak TÜRKPATENT'e yazı yazarak marka hakkından Türkiye'de feragat edildiğinin bildirildiğini ve müvekkilinin marka hakkının geri çekme tarihi itibariyle sona erdiğini, bunun üzerine aynı ibareler için ... firması tarafından Türkiye'de 2005/12837 ve 2006/11452 numaralar ile tescil başvurusu yapıldığını, müvekkilinin sahte ve hukuka aykırı işlemler neticesinde büyük ve «telafisi imkansız zararlar» ile karşı kaşıya kaldığını, hukuka aykırı durumun tespitini, iptalini ve giderilmesini talep ettiğini, WIPO'ya müzekkere yazılarak MM7(E) formunun talep edilmesi gerektiğini, müvekkilinin European Tobacco A.Ş. lehine feragat ettiği herhangi bir markasının bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 7(b) hükmü dikkate alınmadan ... adına markanın tescil edilmesinin hukuki hatalar içerdiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, aksine ...'in başvurusunun kötü niyetli olduğunu, WIPO'ya yapılacak müracaatların ulusal ofisler aracılığıyla yapılmasının gerektiğini, imza ve kimlik denetiminin ulusal ofisler tarafından yapılarak WIPO'ya gönderilmesinin gerektiğini, olayda ise direk WIPO'ya yapılan başvurunun hiçbir kimlik veya imza denetiminden geçmediğini, Mersin Cumhuriyet Savcılığı'na 2010/13494 sayılı dosyasında, sahte belgelerin aslının temin edilemediği gerekçesiyle «takipsizlik» kararı verildiğini, davaya ve suça konu belgenin sahte olduğunun «kesin» olarak ispat edildiğini, TÜRKPATENT'in belgenin «sahteliğini» doğrudan tetkik etmesinin gerekmediğini, devlet siciline güvenin esas olduğunu, TÜRKPATENT'in objektif olarak kasıt veya «kusur» olmasa da sorumlu bulunduğunu, hatalı işlemin bir şekilde düzeltilmesinin gerektiğini ileri sürerek, feragat işleminin yokluğunun ve «yokluk» nedeniyle «hükümsüzlüğünün tespiti» ile WIPO ve TÜRKPATENT'deki yok hükmünde işlem ve tescillerin kaldırılmasına, markanın ilk tescil tarihi olan 03.09.2002 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.07.2015 tarihli dilekçesi ile davasını «ıslah» ederek, WIPO tescil numarası 791147 ve TÜRKPATENT tescil numarası 2002/33394 olan markaya ilişkin olarak, MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve bu iş …
… bu safahat içerisinde davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, davanın 556 sayılı KHK'nın "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 71 inci maddesine göre «yetkisiz» mahkemede açıldığını, esasa ilişkin itirazların da davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, sonuç olarak iptali mümkün herhangi bir işlem bulunmadığını, bu durumda Kuruma karşı dava açılamayacağını ve «husumet» yöneltilemeyeceğini, vekil ile takip edilen işlemlerde vekaletname «ibrazı» istenerek kişinin gerçekten «temsil» yetkisine sahip olup olmadığının araştırıldığını, vekilin veya vekil olunanın imzalarının sıhhatinin her işlem için ayrı ayrı araştırılmadığını, davacının Kurum nezdinde iddialarını ileri sürmediğini, bu nedenle de Kurumun imzaların sıhhati noktasında harekete geçme imkanının olmadığını, Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yapılan «imza incelemesi» neticesinde varılan kanaatin «terditli» ve tereddütlü olduğunun görüldüğünü, fotokopi belge üzerinde inceleme yapılamayacağının ATK tarafından kabul edildiğini, buna dayanarak işlemin iptali veya yok hük …
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT tarafından yapılan «feragat» işlemlerinin yokluğunun ve «hükümsüzlüğünün tespiti» ile bu işlemlerin ortadan kaldırılması, markanın hükmen tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı eksikliği nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5330 E. 2024/2229 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sahte imza · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… dosyanın tetkikinden davacısının Nameer Nasri ve davalılarının TÜRKPATENT ve WIPO olduğu, davacısı tarafından 2002 33394 sayılı dosyadan yapılan tescil başvurusunun «sahte imza» ve belge ile geri çekilmesi ile alınan işlem dosyasının düşürülmesine ilişkin TÜRKPATENT kararının iptali ve 2002 33394 sayılı başvuru nedeniyle tescil edilmemesi …
… yırt edilemeyecek ölçüde benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK'nın 2006-M-4801 sayılı kararın iptaline, tescil talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4017 E. 2019/6454 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sahte imza
Benzer bu kararda… sayılı dosyanın tetkikinden davacısının Nameer Nasri ve davalılarının TPMK ve WPO olduğu, davacısı tarafından 2002 33394 sayılı dosyadan yapılan tescil başvurusunun «sahte imza» ve belge ile geri çekilmesi ile alınan işlem dosyasının düşürülmesine ilişkin TPMK kararının iptali ve 2002 33394 sayılı başvuru nedeniyle tescil edilmemesi gereke …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/370 E. 2021/3955 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sahte imza
Benzer bu kararda… sayılı dosyanın tetkikinden davacısının Nameer Nasri ve davalılarının TPMK ve WPO olduğu, davacısı tarafından 2002 33394 sayılı dosyadan yapılan tescil başvurusunun «sahte imza» ve belge ile geri çekilmesi ile alınan işlem dosyasının düşürülmesine ilişkin TPMK kararının iptali ve 2002 33394 sayılı başvuru nedeniyle tescil edilmemesi gereke …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2852 E. , 2024/6558 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1156 Esas, 2022/759 Karar
HÜKÜM
Yeniden hükümle dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/211 E., 2019/598 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT tarafından yapılan feragat işlemlerinin yokluğunun ve hükümsüzlüğünün tespiti ile bu işlemlerin ortadan kaldırılması, markanın hükmen tescili davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın dava şartı eksikliği nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile kararın kaldırılarak yeniden hükümle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye/Mersin'de kurulu European Tobacco Sigara ve Tütüncülük San. Tic. A.Ş.'nin ortağı olduğunu ve yurtdışında ikamet ettiğini, 03.09.2002 tarihinde Dünya ... Mülkiyet Örgütü (WIPO) kanalıyla Türkiye'nin de dahil olduğu bir çok ülkede kendi şahsı adına tescil edilmek üzere "Prestige Slims" ibareli marka için tescil başvurusunda bulunduğunu ve bu başvurunun 7911470 uluslararası tescil numarası ile 03.09.2002 tarihinden itibaren koruma altına alındığını, bu markanın TÜRKPATENT nezdinde marka işlem numarasının ise 2002/33394 olduğunu, müvekkiline ait WIPO'da 791147 ve TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 tescil numarası ile kayıtlı "Prestige Slims" ibareli markanın, sahte ve taklit imza kullanılarak kimliği belirsiz kişi veya kişilerce "MM7 Markanın Geri Çekilmesi Formu" ile Türkiye'deki tescil işlemlerinden feragat edildiğini ve markanın geri çekildiğini, WIPO'nun bu sahte belgeye dayanarak TÜRKPATENT'e yazı yazarak marka hakkından Türkiye'de feragat edildiğinin bildirildiğini ve müvekkilinin marka hakkının geri çekme tarihi itibariyle sona erdiğini, bunun üzerine aynı ibareler için ...
firması tarafından Türkiye'de 2005/12837 ve 2006/11452 numaralar ile tescil başvurusu yapıldığını, müvekkilinin sahte ve hukuka aykırı işlemler neticesinde büyük ve telafisi imkansız zararlar ile karşı kaşıya kaldığını, hukuka aykırı durumun tespitini, iptalini ve giderilmesini talep ettiğini, WIPO'ya müzekkere yazılarak MM7(E) formunun talep edilmesi gerektiğini, müvekkilinin European Tobacco A.Ş. lehine feragat ettiği herhangi bir markasının bulunmadığını, 556 sayılı KHK'nın 7(b) hükmü dikkate alınmadan ... adına markanın tescil edilmesinin hukuki hatalar içerdiğini, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını, aksine ...'in başvurusunun kötü niyetli olduğunu, WIPO'ya yapılacak müracaatların ulusal ofisler aracılığıyla yapılmasının gerektiğini, imza ve kimlik denetiminin ulusal ofisler tarafından yapılarak WIPO'ya gönderilmesinin gerektiğini, olayda ise direk WIPO'ya yapılan başvurunun hiçbir kimlik veya imza denetiminden geçmediğini, Mersin Cumhuriyet Savcılığı'na 2010/13494 sayılı dosyasında, sahte belgelerin aslının temin edilemediği gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiğini, davaya ve suça konu belgenin sahte olduğunun kesin olarak ispat edildiğini, TÜRKPATENT'in belgenin sahteliğini doğrudan tetkik etmesinin gerekmediğini, devlet siciline güvenin esas olduğunu, TÜRKPATENT'in objektif olarak kasıt veya kusur olmasa da sorumlu bulunduğunu, hatalı işlemin bir şekilde düzeltilmesinin gerektiğini ileri sürerek, feragat işleminin yokluğunun ve yokluk nedeniyle hükümsüzlüğünün tespiti ile WIPO ve TÜRKPATENT'deki yok hükmünde işlem ve tescillerin kaldırılmasına, markanın ilk tescil tarihi olan 03.09.2002 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 24.07.2015 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ederek, WIPO tescil numarası 791147 ve TÜRKPATENT tescil numarası 2002/33394 olan markaya ilişkin olarak, MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve bu işlemden hareketle WIPO'nun yazısı üzerine markanın Türkiye'deki tescilinin sonlandırılmasına dair TÜRKPATENT'in yaptığı feragat işleminin yokluğunun ve yokluk sebebiyle hükümsüzlüğünün tespitine, WIPO ve TÜRKPATENT'deki yok hükmündeki bu işlem ve tescillerin ortadan kaldırılmasına, markanın Madrid Protokolü uyarınca ilk tescil tarihi olan 03.09.2002 tarihinden itibaren hüküm ifade etmek üzere hükmen tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde; davacının marka başvurusunda bulunduktan sonra 11.04.2005 tarihli yazı ile marka başvurusunun geri çekilmesi talebinin iletildiğini, bu yazıya cevaben işlemin gerçekleştirilemeyeceğinin, uluslararası başvuruların ancak uluslararası büro aracılığıyla geri çekilebileceğinin bildirildiğini, bu gelişmelerden sonda 23.11.2005 tarih ve 193856 sayılı WIPO tarafından gönderilen yazı ile iptal işleminin ilgili uzman tarafından gerçekleştirildiğini, bu safahat içerisinde davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, davanın 556 sayılı KHK'nın "Görevli ve Yetkili Mahkeme" başlıklı 71 inci maddesine göre yetkisiz mahkemede açıldığını, esasa ilişkin itirazların da davacı aleyhine herhangi bir işlem tesis edilmediğini, sonuç olarak iptali mümkün herhangi bir işlem bulunmadığını, bu durumda Kuruma karşı dava açılamayacağını ve husumet yöneltilemeyeceğini, vekil ile takip edilen işlemlerde vekaletname ibrazı istenerek kişinin gerçekten temsil yetkisine sahip olup olmadığının araştırıldığını, vekilin veya vekil olunanın imzalarının sıhhatinin her işlem için ayrı ayrı araştırılmadığını, davacının Kurum nezdinde iddialarını ileri sürmediğini, bu nedenle de Kurumun imzaların sıhhati noktasında harekete geçme imkanının olmadığını, Adli Tıp Kurumu (ATK) tarafından yapılan imza incelemesi neticesinde varılan kanaatin terditli ve tereddütlü olduğunun görüldüğünü, fotokopi belge üzerinde inceleme yapılamayacağının ATK tarafından kabul edildiğini, buna dayanarak işlemin iptali veya yok hükmünde sayılmasının kabul edilemeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Asli müdahil ... A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının "PRESTIGE SLIMS" markasına ilişkin olarak yapılan feragatin kendisi tarafından yapılmadığını, bu nedenle müvekkili adına tescil edilen "PRESTIGE" markasının iptali istemiyle dava açtığını, dava konusunu teşkil eden işlemin WIPO'da gerçekleşen bir işlem olduğunu ve davanın Türkiye'de görülmesinin mümkün olmadığını, bu dosyada verilen tedbir kararları nedeniyle müvekkilinin zarara uğradığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminata hükmedilmesini istemiştir.
3.Davalı Dünya ... Mülkiyet Örgütü (WIPO), davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 556 sayılı KHK'nin 47 ile 53 üncü maddeleri arasında Kurum kararlarına itiraz yolu düzenlendiği, bu hükümlerin uygulanabilmesi için aynı sayılı Kanun'un 33-47 maddeleri arasındaki başvurunun yapılması ve tescilin kabulü ve ilanına kadar olan tüm işlemlerin belirtilen usulde yapılması gerekli olduğu, 5000 sayılı Kanunda da açıklandığı üzere ihtisas mahkemelerinin görevlerinin başlayabilmesi için hem 556 sayılı KHK hem de 5000 sayılı Kanunda belirtilen zorunlu başvuru yollarının tamamlanarak bir Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının alınmasının şart bulunduğu, Markalar Dairesi'nin gerçekleştirdiği yargılama konusu ret kararının kesin olmadığı, çünkü işlem anında yürürlükte bulunan 06.11.2003 gün ve 5000 sayılı TÜRKPATENT Enstitüsü Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’nun YİDK kenar başlığını taşıyan 10.
uncu maddesi uyarınca, "sınaî mülkiyet haklarının tescil işlemleri ile ilgili Enstitünün almış olduğu kararlara karşı başvuru sahipleri veya üçüncü kişiler tarafından yapılacak itirazların incelenmesi ve değerlendirilmesi işlemleri Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulunca yürütüldüğü, YİDK'in kararları Enstitünün nihaî kararı olduğu, bu kararlara karşı ilgili mahkemede dava açılabilir." hükmünü amir olduğu, davacı tarafça, WIPO aracılığıyla başvurusu yapılan ve davalı TÜRKPATENT nezdinde 2002/33394 numarası verilen marka başvurusuna ilişkin olarak MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve bu işleme dayalı olarak markanın Türkiye'deki tescilinin sonlandırılmasına dair TÜRKPATENT'in yaptığı feragat işleminin yokluğunun tespiti ile markanın hükmen tescili talep edilmiş olup, bu işleme karşı yeniden inceleme talebinde bulunularak YİDK'in bir karar tesis etmesi sağlanmadan eldeki davanın açıldığı, dolayısıyla yasal prosedür tamamlanmaksızın ve kurumun son kararının tesisine olanak sağlayacak YİDK nezdinde itiraz gerçekleştirmeksizin açılan davanın bu nedenle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen ilk karara karşı davalı WIPO tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmadığından, bu davalı yönünden önceki kararın kesinleştiğini, buna rağmen anılan davalı yönünden de davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını, davalı TÜRKPATENT yönünden de verilen kararın yasaya aykırı olduğunu, 556 sayılı KHK ve Sınai Mülkiyet Kanunu‘ndaki kurum ve kurula (YİDK) itirazların, marka başvurularının devamında oluşa gelen olumlu-olumsuz kararlarla ilgili bulunduğunu, somut davadaki sahteciliğe dayalı başvuruların bu kapsamda değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, olayda sahte belge ile davacının markasının tescilinin sona erdirildiğini ve başvuruda bu işlemin düzeltilmesinin öncelikle TÜRKPATENT'ten talep edildiğini, böylesi durumlarda her zaman ve her durumda dava açılabileceğini, yani Kuruma hiç başvuru yapılmadan da dava açılmasının mümkün olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "mahkemeler, bulundukları ülkenin coğrafi sınırları içinde yargı hakkına sahiptirler; bir mahkemenin başka bir ülkede yargılama faaliyetinde bulunması mümkün değildir." hükmü gereği WIPO'nun kendi mevzuatı çerçevesinde talep edilmesinin mümkün olduğu, bu hususta Türk mahkemelerinin yargı hakkının bulunduğundan söz edilemeyeceği, bu itibarla, davalı WIPO yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yalnızca 556 sayılı KHK ve 5000 sayılı Kanun hükümlerine dayalı olarak, davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı, her ne kadar, Dairenin önceki kararında istinaf edenin sıfatına göre yalnızca davalı TÜRKPATENT yönünden hüküm kurulmuş ise de, yukarıda açıklandığı üzere dava şartlarının yargılamanın her aşamasında bulunması gerektiğinden ve bu husus da mahkemece resen gözetileceğinden, İlk Derece Mahkemesinin davanın kabulüne ilişkin önceki kararının, davacı yararına usuli müktesep hak oluşturması mümkün görülmediği, zira, dava konusu işlemden dolayı davalı WIPO hakkında Türk Mahkemelerinin yargılama yetkisi olmadığından, böyle bir davada mahkemece verilen kararın usuli müktesep hak olarak değerlendirilmesi mümkün görülmediği, bunun dışında, asli müdahilin tazminat talebi hakkında İlk Derece Mahkemesince bir karar verilmediği, buna rağmen kararın asli müdahil tarafından istinaf edilmediği, hakkında karar verilmeyen ve bu yönden de istinaf edilmeyen bağımsız bir dava niteliğindeki asli müdahilin davası hakkında Dairece bir karar verilmesinin mümkün olmadığı bu yönden bir hüküm kurulamayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın davalılar yönünden usulden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dilekçelerindeki ve istinaf başvurusundaki nedenlerle kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı WIPO nezdinde 791147 tescil numaralı ve TÜRKPATENT nezdinde ise 2002/33394 tescil numaralı, "Prestige Slims" ibareli markaya ilişkin olarak, MM7-E isimli belge ile yapılan feragat işleminin ve WIPO'nun yazısı üzerine markanın Türkiye'deki tescil işlemlerinin sonlandırılmasına dair feragat işlemlerinin yokluğunun ve hükümsüzlüğünün tespiti ile bu işlemlerin ortadan kaldırılması, markanın hükmen tescili istemlerine ilişkin olup, asli müdahil ise bu davada verilen kararlar nedeniyle uğradığı maddi zararların tahsilini istemiştir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 7 inci, 8 inci, 35 inci, 61 ve 62 inci maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1074267700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz