Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1199 E. 2019/5885 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mevduat sözleşmesi↗ akdi faiz↗ feri müdahil↗ tmsf↗ vade↗ fer'i müdahil↗ haksız fiil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın kabulüne, 19.617,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya faizsiz olarak verilmesine dair verilen kararın davalı vekili ve fer'i müdahiller vekillerince temyizi üzerine Dairemizce fer’i müdahil OYAK vekilinin temyiz isteminin reddine, davalı Banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2- Dava, Off Shore Bankasına aktarılan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, sunulan kayıtlardan davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesaplarına 10/11/1999 tarihinde 7.288,00 USD, 25/11/1999 tarihinde 500,00 TL, 09/08/1999 tarihinde ise 3.609,00 TL yatırdığı, yatırılan 3.609,00 TL’nin hesabın vade sonunda işlemiş faizleri ile birlikte 3.906,62 TL’ye baliğ olduğu, aynı gün 350,00 TL çekilerek hesapta 3.556,62 TL’nin kaldığı, ardından işleyen faiz sonrasında 18/10/1999 tarihinde 50,00 TL daha çekildiği, daha sonra işlemiş faizlerin de eklenerek hesabın vade sonlarında temdit edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bir mevduat sözleşmesi kurulmayıp davacı tarafından davalının haksız fiiline dayalı olarak dava açıldığından, akdi faiz istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı vade tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceğinden mahkemece, bu hususlar nazara alınarak ve davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle alacak miktarının belirlenmesi gerekirken davacı tarafından çekilen bedeller düşülmeksizin yapılan hesaplama ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulüyle Dairemizin 29/11/2017 tarihli 2016/3439 Esas 2017/6738 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Akdi ilişki olmadığının tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4730 E. 2015/11402 K.
Ortak:mevduat sözleşmesi · akdi faiz · vade · haksız fiil
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı «vade» tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceğinden mahkemece, bu hususlar nazara alınarak ve davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle alacak miktarının belirlenmesi …
… eki hesaplarına 10/11/1999 tarihinde 7.288,00 USD, 25/11/1999 tarihinde 500,00 TL, 09/08/1999 tarihinde ise 3.609,00 TL yatırdığı, yatırılan 3.609,00 TL’nin hesabın «vade» sonunda işlemiş faizleri ile birlikte 3.906,62 TL’ye baliğ olduğu, aynı gün 350,00 TL çekilerek hesapta 3.556,62 TL’nin kaldığı, ardından işleyen faiz sonrasında 1 …
Benzer bu karardaOff Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.268,63 TL'nin %80 faiz oranı ile yatırıldığı, ardından «vade» sonlarında işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, 14.12.1999 tarihinde davacı tarafından 500 TL daha yatırıldığı ve «son» temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 3.132,39 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmakta olup mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden «akdi faiz» miktarı nazara alınıp son temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmiş ise de taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından akdi faiz istenemeyeceği gibi davacıların faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Mahkemece, taraflar arasında akdi ilişki olmadığı ve davalı Banka'nın «haksız fiil» hükümlerine göre sorumlu olduğu nazara alınıp davacının davalı Banka'ya yatırdığı paranın, yatırıldığı tarihten itibaren «avans faiz» ile tahsiline hükmedilmesi gerektiği gözönünde bulundurularak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi yerinde olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik harç · yapılmamış sayılma · kıyasen uygulama · dolandırıcılık · harç · avans faizi · ibraz · e-defter
Benzer bu karardaTemyiz «defterine» kayıt ettirilip, harcı alınmayan temyiz dilekçeleri bakımından çözüm getiren 21.05.1985 gün ve 1984/5 Esas, 1985/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nda, harca tabi olmasına rağmen hesap edilip ilgilisinden alınmadan temyiz defterine kaydedilen temyiz dilekçeleri hakkında da HUMK'nın 434/3. maddesinde öngörülen «eksik harç» ödenmesi ile ilgili işlemin «kıyasen uygulanması» ve bu durumda temyiz isteminin, temyiz defterine kaydedildiği tarihte «yapılmış sayılması» gerektiği açıklanmıştır.
1- Fer'i müdahil O. vekili tarafından temyize cevap dilekçesi olarak «ibraz» edilen ancak niteliği itibariyle katılma yoluyla temyiz dilekçesi olarak kabul edilerek bu doğrultuda değerlendirmeye tabi tutulan dilekçenin temyiz «defterine» kaydedilmediği gibi, temyiz harcının yatırıldığına dair makbuza da dosya içerisinde rastlanmamıştır.
A.Ş'nin bir kısım yöneticilerinin Yurtbank A.Ş. aracılığıyla O.S. hesabı açtıran kişileri bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraları B.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/10654 E. 2016/5035 K.
Ortak:mevduat sözleşmesi · akdi faiz · vade · haksız fiil · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı «vade» tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceğinden mahkemece, bu hususlar nazara alınarak ve davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle alacak miktarının belirlenmesi …
… eki hesaplarına 10/11/1999 tarihinde 7.288,00 USD, 25/11/1999 tarihinde 500,00 TL, 09/08/1999 tarihinde ise 3.609,00 TL yatırdığı, yatırılan 3.609,00 TL’nin hesabın «vade» sonunda işlemiş faizleri ile birlikte 3.906,62 TL’ye baliğ olduğu, aynı gün 350,00 TL çekilerek hesapta 3.556,62 TL’nin kaldığı, ardından işleyen faiz sonrasında 1 …
Benzer bu karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceği gözetildiğinde, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden akdi faiz miktarı nazara alınıp «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu süre zarfında hesabından çekmiş olduğu pa …
Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesabına 2.202,94 TL yatırıldığı, hesaptan bir miktar para çekildiği ve «vade» sonunda işlemiş faizleri ile hesabın temdit edildiği, temdit tarihi itibariyle davacı hesabındaki paranın 2.245,80 TL'sına baliğ olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi · e-defter · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş'ye yatıran davacının hesabında çekilen-yatırılan tutarlar ve işleyen faiz sonucunda 15/12/1999 tarihinde 2.245,80 TL bakiye kaldığı gerekçsiyle davanın kabulü ile 2.245,80 TL'nin 15/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
1- Mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararı temyiz eden fer'i müdahil ... ...'ın dilekçesi süresinde sunulmuş olmakla birlikte, temyiz «defterine» kaydedilmediği ve temyiz harcının yatırıldığına dair makbuzun da dosya kapsamında bulunmadığı tespit edilmiştir.
Temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK'nın 434. maddesinde açıklanmış olup, buna göre temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kayıt ettirilip, yasal süre içerisinde temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.
Taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceği gözetildiğinde, mahkemece, hesabın temdit edildiği tarihe kadar tahakkuk eden akdi faiz miktarı nazara alınıp «son» temdit tarihi itibariyle davacının alacak miktarı hesaplanmak suretiyle karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacının bu süre zarfında hesabından çekmiş olduğu pa …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3064 E. 2019/4429 K.
Ortak:vade · Alacak
İncelediğiniz kararda… eki hesaplarına 10/11/1999 tarihinde 7.288,00 USD, 25/11/1999 tarihinde 500,00 TL, 09/08/1999 tarihinde ise 3.609,00 TL yatırdığı, yatırılan 3.609,00 TL’nin hesabın «vade» sonunda işlemiş faizleri ile birlikte 3.906,62 TL’ye baliğ olduğu, aynı gün 350,00 TL çekilerek hesapta 3.556,62 TL’nin kaldığı, ardından işleyen faiz sonrasında 1 …
Taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı «vade» tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceğinden mahkemece, bu hususlar nazara alınarak ve davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle alacak miktarının belirlenmesi …
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 4.000,00 TL’yi 08.11.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde Yurtbank A.Ş'ye BDDK tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 310,00 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:güven kurumu · mevduat hesabı · havale · avans faizi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve bilirkişi raporu doğrultusunda, davalı bankanın 08/11/1999 tarihinde 4.000,00 TL «havale» tutarını bankaları nezdindeki Yurt Security Off- Shore Limited'in hesabına alacak olarak geçtiği, TMSF bakımından davacı tarafından yapılan havale işlemi ve açılan Off Shore hesabı, bizzat davacının istek ve iradesine mukabil imzası ile açılmış ise de, Yurt Security Off - Shore Limited'e Yurtbank A.Ş tarafından gönderilen paraların aslında fiilen Kıbrıs'a aktarılmadığı, bu durumda bir «güven kurumu» olarak faaliyet gösteren davalı Yurtbank A.Ş'nin müşterisi olan davacıyı bu durumu bilerek off shore'a yönlendirdiği bu nedenle davacının dava konusu bedeli tahsil …
Oysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu off-shore «mevduat hesabına» ilk olarak 4.000,00 TL’yi 08.11.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde Yurtbank A.Ş'ye BDDK tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 310,00 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Merkez Bankası tarafından bildirilen değişen oranlarda «avans faizi» istenebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne 4.000,00 TL’nin 13.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
3-) Öte yandan, davalı ING Bank A.Ş'ye karşı işbu davanın açılma nedeni davalı banka tarafından devir alınan Yurt Bank A.Ş'nin işlem ve eylemlerinden kaynaklanmakta olup, davacıya ait paranın Yurt Security Off Shore Bank Ltd'ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurt Bank A.Ş TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ING Bank A.Ş'ye devredilmiştir.
3 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14283 E. 2018/5079 K.
Ortak:vade · Alacak
İncelediğiniz kararda… eki hesaplarına 10/11/1999 tarihinde 7.288,00 USD, 25/11/1999 tarihinde 500,00 TL, 09/08/1999 tarihinde ise 3.609,00 TL yatırdığı, yatırılan 3.609,00 TL’nin hesabın «vade» sonunda işlemiş faizleri ile birlikte 3.906,62 TL’ye baliğ olduğu, aynı gün 350,00 TL çekilerek hesapta 3.556,62 TL’nin kaldığı, ardından işleyen faiz sonrasında 1 …
Taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı «vade» tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceğinden mahkemece, bu hususlar nazara alınarak ve davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle alacak miktarının belirlenmesi …
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · mevduat hesabı · havale · avans faizi
Benzer bu karardaOysa, dosya kapsamından, davacının dava konusu ... «mevduat hesabına» ilk olarak 5.600,00 TL’yi 30.09.1999 tarihinde 35 günlük «vade» ile yatırılması için matbu hesap açma ve «havale» talimatı imzaladığı ve vade sonlarında bir miktar faiz çekerek kalan miktarı temdit ettiği, bu şekilde ...'ye ... tarafından el konulduğu tarihe kadar toplam 556,30 TL faizden para çektiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından 5.600,00 TL yatırılarak ... hesabı açıldığı, ...'nin külli halefi olan davalının sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 5.600,00 TL'nin 16.....1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont, 01.01.2000 tarihinden itibaren değişen oranlarda «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… davacıya ödenen meblağlar düşülerek davalı bankanın sorumlu olduğu miktarın belirlenmesi ve belirlenen miktara faiz başlangıcı yönünden davalı yararına oluşan usulü «müktesep hak» dikkate alınarak karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde davacının yatırdığı ana para ve toplam çektiği faiz miktarı olan 556,30 TL dikkate alınmadan yazılı şek …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4066 E. 2019/5400 K.
Ortak:mevduat sözleşmesi · Alacak
İncelediğiniz karardaTaraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı «vade» tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceğinden mahkemece, bu hususlar nazara alınarak ve davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle alacak miktarının belirlenmesi …
Benzer bu kararda3-Mahkemece uyulmasına karar verilen Dairemizin 11.02.2016 tarihli bozma kararında ayrıntılı olarak izah edildiği üzere taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · e-defter
Benzer bu kararda1-Fer’i müdahil OYAK vekili temyize cevap dilekçesi içerisinde her ne kadar mahkeme hükmünün temyizen incelenerek bozulmasını talep etmişse de, temyiz dilekçesinin temyiz «defterine» kaydedilmediği, temyiz harcının yatırılmadığı ve dolayısıyla usulünce yapılmış temyiz istemi bulunmadığı anlaşıldığından fer’i müdahil OYAK vekilinin temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Bu nedenle önceki bozma kararına uyulmakla davalı yararına «müktesep hak» oluştuğu da gözetilerek davacıya ödenen faizin davacının yatırdığı ana paradan düşülerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1460 E. 2018/7759 K.
Ortak:mevduat sözleşmesi · feri müdahil
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın kabulüne, 19.617,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya faizsiz olarak verilmesine dair verilen kararın davalı vekili ve fer'i müdahiller vekillerince temyizi üzerine Dairemizce fer’i müdahil OYAK vekilinin temyiz isteminin reddine, davalı Banka vekili ile «feri müdahil» TMSF vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmayıp davacı tarafından davalının «haksız fiiline» dayalı olarak dava açıldığından, «akdi faiz» istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı «vade» tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceğinden mahkemece, bu hususlar nazara alınarak ve davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle alacak miktarının belirlenmesi …
Benzer bu karardaBankası ile «mevduat sözleşmesi» yapmak konusunda bir iradesi mevcut olmayıp, davacıya karşı davalı banka çalışanlarının bir «haksız eylemi» söz konusudur.
Taraflar arasında bir «mevduat sözleşmesi» kurulmadığından, davacının faiz alacağı temdit tarihleri sonunda anaparaya dönüşmez.
Fer'i müdahil ... vekilinin, davacının ... faizi tahsil ettiği, bu faizlerin de dikkate alınması gerektiği yönündeki «bilirkişi raporuna itirazları» olduğu halde mahkemece, alınan faizlerin bankanın mudi ile yaptığı güven ilkesine dayalı olarak sözleşme kapsamında ödenen dönem faizleri olduğu gerekçesiyle akti faiz ödemelerinin alacak miktarından düşülmemesi doğru görülmemiş, davalı vekili ile «feri müdahil» ... vekilinin karar düzeltme itirazlarının bu bakımdan kabulü ile Dairemizin 13.12.2016 tarih ve 2015/11618-2016/9519 E.K. sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldı …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:peşin harç · bankacılık işlemleri · başvurma harcı · bilirkişi raporuna itiraz · haksız eylem · havale · asıl alacak · harç
Benzer bu karardaBank A.Ş.'nin harçtan muaf olduğu nazara alınmadan yazılı şekilde davalının «başvuru harcı», «peşin harç», karar ve ilam harcından sorumlu tutulması doğru görülmemiş, kararın bu yönden de davalı ile fer'i müdahil ... yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulu 25.141,45 TL'nin davalı bankadan tahsiline, dava tarihi itibariyle «asıl alacak» 4.000 TL'ye değişen oranda «avans faizi» uygulanmasına dair verilen kararın davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
2- Dava, «bankacılık işlemlerinden» kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Ltd.'ye «havale» edilmiş ve yeni bir hesap açılmış gibi gösterilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1199 E. , 2019/5885 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 02/12/2015 gün ve 2014/132 - 2015/909 sayılı kararı onayan Daire'nin 29/11/2017 gün ve 2016/3439 - 2017/6738 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Yurtbank A.Ş’de off-shore hesabına 10/11/1999 tarihinde 7.288 USD, 25/11/1999 tarihinde 500,00 TL, 09/08/1999 tarihinde 3.906,00 TL yatırdığını, banka tarafından kanuna karşı hile yoluna başvurulduğunu, bankalara olan güvenin kötüye kullanıldığını, davalı bankanın haksız fiil sorumluluğu bulunduğunu, toplam 19.617,00 TL alacağının tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ve fer'i müdahiller vekilleri, davanın reddini istemişlerdir.
Mahkemece, davanın kabulüne, 19.617,00 TL'nin davalıdan alınarak davacıya faizsiz olarak verilmesine dair verilen kararın davalı vekili ve fer'i müdahiller vekillerince temyizi üzerine Dairemizce fer’i müdahil OYAK vekilinin temyiz isteminin reddine, davalı Banka vekili ile feri müdahil TMSF vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün onanmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili ile fer'i müdahil TMSF vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dosyadaki yazılara, mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme istemlerinin reddi gerekir.
2- Dava, Off Shore Bankasına aktarılan paranın davalı bankadan tahsili istemine ilişkin olup, sunulan kayıtlardan davacının Yurt Security Off Shore Bank Ltd. nezdindeki hesaplarına 10/11/1999 tarihinde 7.288,00 USD, 25/11/1999 tarihinde 500,00 TL, 09/08/1999 tarihinde ise 3.609,00 TL yatırdığı, yatırılan 3.609,00 TL’nin hesabın vade sonunda işlemiş faizleri ile birlikte 3.906,62 TL’ye baliğ olduğu, aynı gün 350,00 TL çekilerek hesapta 3.556,62 TL’nin kaldığı, ardından işleyen faiz sonrasında 18/10/1999 tarihinde 50,00 TL daha çekildiği, daha sonra işlemiş faizlerin de eklenerek hesabın vade sonlarında temdit edildiği anlaşılmaktadır. Taraflar arasında bir mevduat sözleşmesi kurulmayıp davacı tarafından davalının haksız fiiline dayalı olarak dava açıldığından, akdi faiz istenemeyeceği gibi davacının faiz alacağı vade tarihleri sonunda anaparaya dönüşmeyeceğinden mahkemece, bu hususlar nazara alınarak ve davacıya yapılan ödemeler düşülmek suretiyle alacak miktarının belirlenmesi gerekirken davacı tarafından çekilen bedeller düşülmeksizin yapılan hesaplama ile karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Bu itibarla, yerel mahkeme hükmünün bozulması gerektiğinden davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulüyle Dairemizin 29/11/2017 tarihli 2016/3439 Esas 2017/6738 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin sair karar düzeltme istemlerinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekili ile fer’i müdahil TMSF vekilinin karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 29/11/2017 tarihli 2016/3439 Esas 2017/6738 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün BOZULMASINA, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalıya iadesine, 26/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542865600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz