Telif Hakkı İhlali - Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3919 E. 2019/6455 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 357↗ aktif husumet ehliyeti↗ ba formu↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ maktu vekalet ücreti↗ münhasırlık↗ mirasçılık↗ kesin süre↗ istinaf incelemesi↗ muvafakat↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ ıslah↗ taşıyan↗ eksik inceleme↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗ temsil↗ kesin hüküm↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu eserin mali haklarını kullanmaya yetkili olan dava dışı Hemingway Yabancı Haklar Vakfı adlı kuruluş ile imzalamış olduğu 04/06/2010 tarihli yayın sözleşmesi kapsamında dava konusu ilim ve edebiyat eserinin Türkçe'ye çeviri (işleme), çoğaltma ve yayma haklarının münhasıran davacı tarafça devralındığı, bu nedenle dava konusu eserde davacının mali hak sahibi olduğu, davalı firmaca, davacıdan izin alınmadan dava konusu orijinal eserin, ilk ve orta öğretime uygun şekilde kısaltıldığı, görsellerle desteklenmiş bir versiyonunun çevirisi yaptırılarak ve orijinal eserin işlenmesi ile yaratılan bağımsız bir işlenme eser çoğaltılıp yayımlanarak eser sahibi olan davacının 5846 sayılı FSEK’nın 21, 22 ve 23'üncü maddesine göre işleme, çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği, her ne kadar davalı firmaca dava konusu hakların dava dışı Grimm Press Ltd. Şirketi ile imzalanan 25/10/2014 tarihli sözleşme ile devralındığı iddia edilmiş ise de, kendisine verilen kesin süre içerisinde anılan sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davalı Belediyenin bu eserin gerçek hak sahibinin davacı olduğunu anlayabilmesinin sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında mümkün görülmediği, nitekim eser için bandrol verilmesine yönelik olarak FSEK m.81/2 kapsamında, devletin değil gerçek hak sahibi olmayıp da bandrol alan yayınevleri veya kişilerin sorumlu tutulduğu gerekçesiyle, davalılardan Çankaya Belediye Başkanlığına yönelik açılan davanın reddine, davalılardan Form Bilişim ve Kültür Hizmetleri Yayıncılık Eğitim San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile FSEK m.68'e göre 3 kat tazminat olarak 500.00-TL tazminatın 30 Haziran 2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin tazminat talebinin saklı tutulmasına, dava konusu eserin basım, yayın ve her türlü ticarete konu edilmesine yönelik muhtemel tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf talebi yönünden; davacı yayınevinin yazarı Ernest Hemingway olan davaya konu "The Old Man and The Sea" adlı ingilizce dilindeki orginal yayın ile ilgili eser sahibinin mali haklarını kullanmaya yetkili bulunan Hemingway Yabancı Haklar Vakfı ile 04.06.2010 tarihinde imzaladığı yayın sözleşmesi kapsamında orijinal eserin Türkçeye çeviri (işleme), çoğaltma ve yayma haklarını münhasıran devalmış olduğu, davalılarca adı geçen eserin kısaltılmış halinin Türkçeye çevrilmek suretiyle çoğaltılıp yayınlandığı, ancak bu eyleme yönelik olarak davalı şirket ile dava dışı Grim Press Ltd. adlı firma arasında ileri sürüldüğü gibi bir sözleşmenin varlığının yeterli olmadığı, eser sahibi ya da hakları kullanmaya yetkili olanlar ile Grim Press Ltd. arasında işleme hakkının devrediliği konusunda ayrı bir sözleşmenin varlığının da ispat edilemediği, bu sebeple davalı şirket tarafından davacının 5846 sayılı FSEK'nın 21 (işleme), 22 (çoğaltma), 23 (yayma) üncü maddelerindeki haklarının ihlal edildiği, diğer davalı ... Beledeyesine yönelik olarak, kendisi ile sözleşme imzalayan diğer davalı şirketin gerçekten hak sahibi olup olmadığını araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden FSEK m.54/1 uyarınca davacının mali haklarının ihlali fiilinden diğer davalı şirket ile birlikte sorumlu olacağının kabulü gerektiği, ayrıca FSEK m.68 kapsamında davacının talep edebileceği bedelin bilirkişilerce 9.022,50-TL olarak tespit edildiği ve davacının bu meblağı kabul ederek davayı bu miktara ıslah ettiği ancak HMK m.357/1 uyarınca istinaf aşamasında ıslah talebinde bulunulması mümkün olmadığından davacı yanın ıslah talebinin reddedildiği, davalı tarafın istinaf talebi yönünden ise; davacının her iki talebinin de kabul edilmesine rağmen mahkemece tek bir maktu vekalet ücretine hükmedildiği ancak davacı tarafın buna ilişkin bir istinaf itirazının olmadığı, hangi talebe yönelik olduğunun kararda belirtilmediği ancak tecavüzün men'i talebi yönünden davacı yararına tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak; davanın kabulüne, FSEK m.68'e göre 3 kat tazminat olarak 500,00-TL tazminatın 30.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin tazminat talep hakkının saklı tutulmasına, dava konusu eserin basın yayın ve her türlü ticarete konu edilmesine yönelik muhtemel tecavüzün önlenmesine, tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebinin kabulü nedeniyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ...Ü.T. uyarınca belirlenen 3.145,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, işleme eserden doğan mali ve manevi haklara tecavüz nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
5846 sayılı FSEK’nın 6.maddesinde, bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilen, ancak yararlanılan eserle bağlantısı bulunan yeni fikir ve sanat ürünleri meydana getirilmesi “işleme” olarak tanımlanmıştır. İşleme suretiyle meydana getirilen eser türlerinden bazıları Kanunda örnekseme yöntemiyle sayılmış olup, işleme eser türleri burada verilen örneklerle sınırlı değildir. İşleme eserler, önceki eserle olan bağlantısı nedeniyle o eserle ilişkili sayılabilirse de, sahibinin hususiyetini yansıtma özelliğine sahip olması nedeniyle önceki eserden bağımsız olarak hukuki koruma altında olan yeni bir eserdir. İşleme bir eserden yararlanarak yeni bir işleme eser oluşturulmasına bir engel bulunmamaktadır. Diğer bir anlatımla, bir romanın resimli romana veya bir film senaryosuna dönüştürülmesi, onun da bir başka dile çevrilmesi suretiyle işleme eserin yeniden işlenmesi mümkündür.
Somut olayda olduğu gibi bir ilim ve edebiyat eserinin yazıldığı dilden bir başka dile çevrilmesi suretiyle elde edilen tercümeler de asıl eserle bağlantılı, ancak çevirmenin hususiyetini taşıyan ve FSEK uyarınca önceki eser sahibinin haklarından ayrı ve bağımsız olarak korunan yeni bir eser olarak kabul etmek gerekir. İşleme eserin koruma süresi dahi önceki eserin koruma süresine tabi değildir. İşleme eser oluşturulması, önceki eser sahibinin iznine bağlı değildir. Ancak, işleme suretiyle oluşturulan eseri çoğaltma ve yayma hakkı önceki eser sahibinin iznine bağlıdır. Bununla birlikte, izinsiz bile oluşturulsa işleme eserden doğan hakkın kullanımı için, üçüncü kişilerin ve hatta asıl eser sahibinin dahi işleme eser sahibinin iznini alması zorunludur.
FSEK 52. maddesi uyarınca, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Bu itibarla, eser sahibinden lisans (ruhsat) yoluyla bir mali hak iktisap etmek isteyen kimselerin, hangi hakları devir almak istiyorlarsa mutlaka o hakları kapsayan yazılı bir sözleşme yapmaları gerekmektedir. Öte yandan FSEK 49/2 maddesi uyarınca, işleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı suretle muvafakati şarttır.
Somut olayda, davacı tarafın, dava dışı Hemingway Yabancı Ülkedeki Haklar Vakfı ile yapmış olduğu Mayıs 2010 başlangıç tarihli Yayım Lisansı Sözleşmesi ile yazar Ernest Hemingway başlığıyla yayınlanmış tüm kitaplarının Türkçe münhasır yayım lisansını 5 yıl süre ile devraldığı, davacıya sadece kitapların Türkçe çoğaltma ve yayım lisanslarının verildiği, sesli/sesli ve görüntülü kitap, internet üzerindeki haklar, her türlü hareketli görüntü ve TV hakları, temsil hakları gibi tüm diğer kullanım şekillerinin (subsidiary rights) asıl mali hak sahibi üzerinde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf ise, Tayvan’da bulunan Grimmpress Ltd. şirketinden, 15.10.2014 tarihli Sözleşmeye istinaden “Yaşlı Adam ve Deniz” isimli eserin Türkçe’ye çeviri ve yayım haklarını yasal yollardan aldığını savunmaktadır. Bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından çevirisi yapılan yazar Ernest Hemingway’e ait Yaşalı Adam ve Deniz romanının birebir İngilizceden Türkçeye çevirisi olduğu, davalı tarafça yayım konusu yapılan eserin ise, tamamen farklı bir çevirmen tarafından çevrilen, asıl romanın oldukça kısaltılmış ve basitleştirilmiş bir versiyonunun görsellerle desteklenen resimli çocuk hikaye/romanı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, gerektiğinde davalı tarafça çoğaltma ve yayma konusu yapılan eserin orijinalini sunması da sağlanarak, davalı tarafça çeviri, çoğaltma ve yayma konusu yapılan eserin, asıl eserin Tayvan’da o ülke diline çevrilmesi ve resimli roman haline dönüştürülmesi suretiyle oluşturulmuş işleme bir eser ve oradan da Türkçeye çevrilmesi suretiyle işleme eserin işlemesi suretiyle oluşturulmuş bir eser niteliğinde mi olduğu, yoksa davacı tarafça yapılan çevirinin intihal suretiyle kullanılması suretiyle oluşturulmuş bir eser mi olduğu, Grimmpress tarafından oluşturulmuş işleme eser mahiyetinde olması halinde, asıl eserle ilişkili ve işleme suretiyle oluşturulmuş olsa bile bağımsız bir eser niteliğinde olduğunun tespiti halinde, bu eserden doğan hakkın Grimmpress’e ve oradan hareketle Sözleşme uyarınca davalı tarafa mı, yoksa Mayıs 2010 başlangıç tarihli Yayım Lisansı Sözleşmesi’nin 17. maddesi uyarınca dava dışı Hemingway Yabancı Ülkedeki Haklar Vakfı’na mı veya davacı tarafa mı ait olduğu, diğer bir anlatımla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususları tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak hüküm oluşturulması doğru olmamış ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesinin, İlkderece Mahkemesi kararını kaldırarak oluşturduğu hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3556 E. 2024/5303 K.
Ortak:muvafakat · temsil
İncelediğiniz karardaÖte yandan FSEK 49/2 maddesi uyarınca, işleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya «mirasçılarının» aynı suretle «muvafakati» şarttır.
… edeki Haklar Vakfı ile yapmış olduğu Mayıs 2010 başlangıç tarihli Yayım Lisansı Sözleşmesi ile yazar Ernest Hemingway başlığıyla yayınlanmış tüm kitaplarının Türkçe «münhasır» yayım lisansını 5 yıl süre ile devraldığı, davacıya sadece kitapların Türkçe çoğaltma ve yayım lisanslarının verildiği, sesli/sesli ve görüntülü kitap, internet üzerindeki haklar, her türlü hareketli görüntü ve TV hakları, «temsil» hakları gibi tüm diğer kullanım şekillerinin (subsidiary rights) asıl mali hak sahibi üzerinde bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… hak sahibi kurum olan “The Ballantine Publishing Group” arasında gerçekleşen yazışmalarda her sene belirli tarihlerde güncel stok ve satış tablosunun hak sahibi ve «temsilcisine» raporlandığı ve bu raporlara karşı hiçbir itirazın olmadığını ve bunun sözleşmeye konu satım hakkının belirli bir süre ile sınırlandırılmadığının en açık ispatı olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın asıl hak sahibi olan işletme ile bir sözleşme akdederek 02.01.2019 tarihinde gönderdiği «ihtarnamede» müvekkiline karşı olmadık ithamlarda bulunduğunu, davacı tarafça söz konusu ürünlerin bandrolsüz basım yapıldığını iddia edildiğini, ancak müvekkili şirkette basılan ve satışa çıkarılan tüm kitaplar üzerinde bandrol bulunmakta olduğu, Kültür Bakanlığından alınan bandrollerin sayısı ile satışa çıkarılan kitapların sayısının birbiriyle örtüştüğünü, davacı tarafından Kültür Bakanlığına iletilen bandrol bilgilerinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davacının lisans ve telif haklarını ihlal etmediğini, tarafların tercüme eserlerinin farklı adlarla yayımlandığını, her ikisinin de yayınevleri ve tercümanlarının açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin önceden yayınlamış olduğu eseri kendi eserinden sonra yayınlanan bir esere benzeterek karıştırmaya yol açmasının mümkün olmadığından «haksız rekabetin» söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… lerinin dahi farklı olduğu, davalının lisans aldığı dava dışı firma tarafından davalının lisans süresi içerisinde çoğalttığı nüshaların stoğunun eritilmesine zımnen «muvafakat» verdiğinin değerlendirilebileceği bu kapsamda davacı yönünden 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklı hak ihlali oluşmadığı; davalı yayınevinin yayma hakkını sözleşme süresinden sonra da devam ettirmesinden kaynaklı hak takibinin ise davacının sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması ve yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili belli haklara sahip olması karşısında, dava dışı A division of Penguin Random House tarafından yapılabileceği, davacının sözleşmesi kapsamında, yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili Türkçe diline çevirme, Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma haklarına sahip olduğu, davalının işlemesi olan “Çocuğunuzun Arkadaşlık İlişkileri” isimli eserle ilgili herhangi bir hakkının bulunmadığı, davalı yayınevinin yayma hakkını sözleşme süresinden sonra da devam ettirmesinden kaynaklı hak takibinin dava dışı A division of Penguin Random House tarafından yapılabileceği, davacının 5846 sayılı Kanundan kaynaklı "işleme, çoğaltma ve yayma hakları" nın davalı tarafca ihlal edildiğine yönelik ve aynı şekilde 6102 sayılı Kanun anlamında «haksız rekabet» oluştuğuna dair iddianın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ile orijinal eserin sahibi dava dışı şirket arasında 2002 yılında imzalanan «sözleşmenin ihlali» iddiasıyla ilgili davacının dava açma hakkı bulunmadığı, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmede buna dair bir hüküm bulunmadığı, davacının orijinal eserin Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma hakkını 20.11.2017 tarihinden itibaren beş yıl süreyle devraldığı, öte yandan davalının imzaladığı sözleşmede öngörülen sürenin bitiminden sonra satış yapılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığı gibi davalı firma stok ve satış durumunu dava dışı şirkete bildirip satılan kitap sayısı üzerinden telif hakkı ödemesi yaptığından dava dışı şirketin bu satışa zımni «muvafakat» verdiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesinde belirtilen bandrol numarası SKB TKO 171672 şeklinde olup Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü yazı ce …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin ihlali · belirsiz alacak davası · tazminat davası · olumsuz oy · alacak davası · fatura · ihtarname · maddi tazminat
Benzer bu kararda… ğunuzun Arkadaşlık İlişkileri” adıyla yapılan Türkçe tercümesini müvekkilinin izni ve onayı olmaksızın satışını yaptığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalıya «ihtarname» gönderilerek eserin yayımlanmasının durdurulmasını talep edildiğini, ancak davalı şirketçe ihtarnameye «olumsuz» cevap verildiğini, müvekkilinin dava konusu kitaptan kaynaklı mali hakları 5 yıl süreyle devraldığını ve sözleşmeyi takiben müvekkili tarafından tercümesi yapılan orijinal eserin “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” ismiyle Kasım 2018’de ilk baskısının yapıldığını, davalı şirket 06.06.2002 tarihli sözleşme ile orijinal eserin işleme, çoğaltma ve yayma haklarının lisansını 3 yıl süre ile devralmış ise de, bu sürenin dolduğunu, sürenin bitimini takiben sözleşmeye konu hakların kullanımının müvekkilinin lisans sözleşmesinden kaynaklı telif haklarının ihlali olacağını, 2002 tarihli baskıların halen satılmaya devam edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 02.11.2018 tarih 300517 seri numaralı «fatura» karşılığı davalı şirketten satın alınan eserin üzerinde yer alan SKB IKO 171672 numaralı bandrole ilişkin bilgilerin müvekkili tarafından 17.12.2018 tarihli dilekçe ile Telif Hakları Genel Müdürlüğüne sorulduğunu, gelen cevapta söz konusu bandrolün bahsi geçen esere ait olmadığının tespit edildiğini, orijinal esere ait mali hakların müvekkilinin izin ve onayı olmaksızın kullanılmasının müvekkilinin telif haklarını ihlal ettiğini, eylemin aynı zamanda «haksız rekabet» de oluşturduğunu ileri sürerek, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) ilgili maddeleri gereğince davalı şirketin iş ve eylemlerinin müvekkiline ait mali hakların ihlali ile haksız rekabet olduğunun tespitine, açılan «belirsiz alacak davası» talebinin kabulü ile çekişmeli eserin işlenip, çoğaltılıp yayımlanmasıyla ilgili olası lisans ücretinin tespit edilip üç katı tutarındaki telif tazminatının ihlal …
Taraflar arasındaki mali hakların ihlali, «haksız rekabetin» tespiti, tecavüzün meni ve «maddi tazminat» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
… hak sahibi kurum olan “The Ballantine Publishing Group” arasında gerçekleşen yazışmalarda her sene belirli tarihlerde güncel stok ve satış tablosunun hak sahibi ve «temsilcisine» raporlandığı ve bu raporlara karşı hiçbir itirazın olmadığını ve bunun sözleşmeye konu satım hakkının belirli bir süre ile sınırlandırılmadığının en açık ispatı olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın asıl hak sahibi olan işletme ile bir sözleşme akdederek 02.01.2019 tarihinde gönderdiği «ihtarnamede» müvekkiline karşı olmadık ithamlarda bulunduğunu, davacı tarafça söz konusu ürünlerin bandrolsüz basım yapıldığını iddia edildiğini, ancak müvekkili şirkette basılan ve satışa çıkarılan tüm kitaplar üzerinde bandrol bulunmakta olduğu, Kültür Bakanlığından alınan bandrollerin sayısı ile satışa çıkarılan kitapların sayısının birbiriyle örtüştüğünü, davacı tarafından Kültür Bakanlığına iletilen bandrol bilgilerinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davacının lisans ve telif haklarını ihlal etmediğini, tarafların tercüme eserlerinin farklı adlarla yayımlandığını, her ikisinin de yayınevleri ve tercümanlarının açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin önceden yayınlamış olduğu eseri kendi eserinden sonra yayınlanan bir esere benzeterek karıştırmaya yol açmasının mümkün olmadığından «haksız rekabetin» söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… akların tümünü devralması sebebiyle orjinal eser üzerinde de hak sahibi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin dava açma hakkı bulunduğunu, tecavüzün ref'i, önlenmesi ve «tazminat davası» açabileceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/17197 E. 2015/2922 K.
Ortak:avans faizi
İncelediğiniz karardaA.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile FSEK m.68'e göre 3 kat tazminat olarak 500.00-TL tazminatın 30 Haziran 2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin tazminat talebinin saklı tutulmasına, dava konusu eserin basım, yayın ve her türlü ticarete konu edilmesine yönelik muhtemel tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir.
… ca FSEK m.68 kapsamında davacının talep edebileceği bedelin bilirkişilerce 9.022,50-TL olarak tespit edildiği ve davacının bu meblağı kabul ederek davayı bu miktara «ıslah» ettiği ancak HMK m.357/1 uyarınca istinaf aşamasında ıslah talebinde bulunulması mümkün olmadığından davacı yanın ıslah talebinin reddedildiği, davalı tarafın istinaf talebi yönünden ise; davacının her iki talebinin de kabul edilmesine rağmen mahkemece tek bir «maktu vekalet ücretine» hükmedildiği ancak davacı tarafın buna ilişkin bir istinaf itirazının olmadığı, hangi talebe yönelik olduğunun kararda belirtilmediği ancak tecavüzün men'i talebi yönünden davacı yararına tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak; davanın kabulüne, FSEK m.68'e göre 3 kat tazminat olarak 500,00-TL tazminatın 30.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin tazminat talep hakkının saklı tutulmasına, dava konusu eserin basın yayın ve her t …
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davalıların, davacı tarafa ait eserden doğan çoğaltma ve yayma hakkını ihlal etmeleri sebebiyle 14.578,20 TL telif tazminatı ile takdiren 3.000,00 TL manevi tazminatın 30/10/2010 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3919 E. , 2019/6455 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/06/2017 tarih ve 2015/295 E.- 2017/234 K. sayılı kararın davacı vekili ile davalı Form Bilişim A.Ş vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 11/07/2018 tarih ve 2017/1204 E.- 2018/822 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2005 yılından bu yana Ernest Hemingway'e ait tüm eserlerin mali hak sahibi ve Türkiye'deki tek yayıncısı olduğunu, davalılarca müvekkilinden izin alınmadan Ernest Hemingway'in “Yaşlı Adam ve Deniz” adlı eserinin tercüme edilerek FSEK'nın 21, 22 ve 23. maddelerine aykırı olarak işlenip, çoğaltılıp, yayıldığını, Çankaya Belediyesi’nin internet sayfasından alınan çıktılardan görüleceği üzere, dava konusu kitabın bandrolsüz olarak, ilk etapta 50.000 adet basılarak dağıtıldığını ve yeni eğitim ve öğretim yılında da söz konusu kitabın davalı taraflarca basılarak dağıtımına devam edileceğinin anlaşıldığını ileri sürerek, müvekkilinin mali haklarının ihlal edilmesi nedeniyle FSEK m.68 kapsamında 3 kat tazminat olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 500.00-TL maddi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile muhtemel tecavüzün men'ini, davalıların çoğaltarak yaydığı kitabın yeni baskılar yapmasının, çoğaltımının ve yayımının tedbiren durdurulmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı Form Bilişim ve Kültür Hiz. A.Ş. vekili, müvekkilinin dava konusu “Yaşlı Adam ve Deniz” isimli kitabın yayın haklarını 25/10/2014 tarihli sözleşme ile dava dışı Grimm Press Ltd. isimli uluslararası firmadan 30.000,00 Amerikan Doları karşılığında satın aldığını, davacı ile sözleşme imzalayan tarafın eser ile ilgili münhasıran yetkili olduğunu kabul etmemekle birlikte bu sözleşmenin davacı tarafla Mayıs 2010 tarihinde beş yıl süre ile imzalanmış olduğunu, bu durumda Mayıs 2015 tarihinde sözleşme süresinin dolduğunu, davacının müvekkiline ait yayın haklarını ihlal ettiğini, müvekkilince dava konusu eserin bandrolsüz olarak basılıp dağıtılmadığını, ayrıca anılan kitabın değil 10 adet farklı kitabın 50.000 adet basıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.Davalı ...
vekili, müvekkilince düzenlenen Çocuk Klasikleri Kitap Alımı Teknik Şartnamesi gereğince, diğer davalı firma ile müvekkili arasında 02/06/2015 tarihli “Dünya Klasikleri Serisi Çocuk Kitap Alımı İşine Ait Sözleşme”nin imzalandığını, müvekkilince “Yaşlı Adam ve Deniz” adlı eserin basımıyla ilgili herhangi bir talepte bulunulmadığını, kitapların içeriğiyle ilgili tüm tasarrufların diğer davalı firma tarafından yapıldığını, diğer davalı firmaca dava konusu kitabın yayın haklarını Grimm Press Ltd.'den devraldığını gösteren sözleşmenin müvekkiline sunulduğunu, bu nedenle müvekkilinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkilince çocukların kişisel ve kültürel gelişimi için dağıtılan kitapların FSEK m.34'te öngörüldüğü şekilde eğitim ve öğretim amaçlı olduğunu, dava konusu kitabın bandrollü olarak 2.500 adet basıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi kök ve ek raporu ve tüm dosya kapsamına göre; dava konusu eserin mali haklarını kullanmaya yetkili olan dava dışı Hemingway Yabancı Haklar Vakfı adlı kuruluş ile imzalamış olduğu 04/06/2010 tarihli yayın sözleşmesi kapsamında dava konusu ilim ve edebiyat eserinin Türkçe'ye çeviri (işleme), çoğaltma ve yayma haklarının münhasıran davacı tarafça devralındığı, bu nedenle dava konusu eserde davacının mali hak sahibi olduğu, davalı firmaca, davacıdan izin alınmadan dava konusu orijinal eserin, ilk ve orta öğretime uygun şekilde kısaltıldığı, görsellerle desteklenmiş bir versiyonunun çevirisi yaptırılarak ve orijinal eserin işlenmesi ile yaratılan bağımsız bir işlenme eser çoğaltılıp yayımlanarak eser sahibi olan davacının 5846 sayılı FSEK’nın 21, 22 ve 23'üncü maddesine göre işleme, çoğaltma ve yayma haklarının ihlal edildiği, her ne kadar davalı firmaca dava konusu hakların dava dışı Grimm Press Ltd.
Şirketi ile imzalanan 25/10/2014 tarihli sözleşme ile devralındığı iddia edilmiş ise de, kendisine verilen kesin süre içerisinde anılan sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davalı Belediyenin bu eserin gerçek hak sahibinin davacı olduğunu anlayabilmesinin sözleşmenin düzenlenmesi aşamasında mümkün görülmediği, nitekim eser için bandrol verilmesine yönelik olarak FSEK m.81/2 kapsamında, devletin değil gerçek hak sahibi olmayıp da bandrol alan yayınevleri veya kişilerin sorumlu tutulduğu gerekçesiyle, davalılardan Çankaya Belediye Başkanlığına yönelik açılan davanın reddine, davalılardan Form Bilişim ve Kültür Hizmetleri Yayıncılık Eğitim San. ve Tic. A.Ş. aleyhine açılan davanın kabulü ile FSEK m.68'e göre 3 kat tazminat olarak 500.00-TL tazminatın 30 Haziran 2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin tazminat talebinin saklı tutulmasına, dava konusu eserin basım, yayın ve her türlü ticarete konu edilmesine yönelik muhtemel tecavüzünün önlenmesine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ile davalı şirket vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesince tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davacı tarafın istinaf talebi yönünden; davacı yayınevinin yazarı Ernest Hemingway olan davaya konu "The Old Man and The Sea" adlı ingilizce dilindeki orginal yayın ile ilgili eser sahibinin mali haklarını kullanmaya yetkili bulunan Hemingway Yabancı Haklar Vakfı ile 04.06.2010 tarihinde imzaladığı yayın sözleşmesi kapsamında orijinal eserin Türkçeye çeviri (işleme), çoğaltma ve yayma haklarını münhasıran devalmış olduğu, davalılarca adı geçen eserin kısaltılmış halinin Türkçeye çevrilmek suretiyle çoğaltılıp yayınlandığı, ancak bu eyleme yönelik olarak davalı şirket ile dava dışı Grim Press Ltd.
adlı firma arasında ileri sürüldüğü gibi bir sözleşmenin varlığının yeterli olmadığı, eser sahibi ya da hakları kullanmaya yetkili olanlar ile Grim Press Ltd. arasında işleme hakkının devrediliği konusunda ayrı bir sözleşmenin varlığının da ispat edilemediği, bu sebeple davalı şirket tarafından davacının 5846 sayılı FSEK'nın 21 (işleme), 22 (çoğaltma), 23 (yayma) üncü maddelerindeki haklarının ihlal edildiği, diğer davalı ... Beledeyesine yönelik olarak, kendisi ile sözleşme imzalayan diğer davalı şirketin gerçekten hak sahibi olup olmadığını araştırma yükümlülüğünü yerine getirmediğinden FSEK m.54/1 uyarınca davacının mali haklarının ihlali fiilinden diğer davalı şirket ile birlikte sorumlu olacağının kabulü gerektiği, ayrıca FSEK m.68 kapsamında davacının talep edebileceği bedelin bilirkişilerce 9.022,50-TL olarak tespit edildiği ve davacının bu meblağı kabul ederek davayı bu miktara ıslah ettiği ancak HMK m.357/1 uyarınca istinaf aşamasında ıslah talebinde bulunulması mümkün olmadığından davacı yanın ıslah talebinin reddedildiği, davalı tarafın istinaf talebi yönünden ise;
davacının her iki talebinin de kabul edilmesine rağmen mahkemece tek bir maktu vekalet ücretine hükmedildiği ancak davacı tarafın buna ilişkin bir istinaf itirazının olmadığı, hangi talebe yönelik olduğunun kararda belirtilmediği ancak tecavüzün men'i talebi yönünden davacı yararına tek bir maktu vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçeleriyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararı kaldırılarak ve yeniden hüküm kurularak; davanın kabulüne, FSEK m.68'e göre 3 kat tazminat olarak 500,00-TL tazminatın 30.06.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan alınıp davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin tazminat talep hakkının saklı tutulmasına, dava konusu eserin basın yayın ve her türlü ticarete konu edilmesine yönelik muhtemel tecavüzün önlenmesine, tecavüzün tespiti ve önlenmesi talebinin kabulü nedeniyle karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan ...Ü.T.
uyarınca belirlenen 3.145,00-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dava, işleme eserden doğan mali ve manevi haklara tecavüz nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
5846 sayılı FSEK’nın 6.maddesinde, bir eserden istifade suretiyle vücuda getirilen, ancak yararlanılan eserle bağlantısı bulunan yeni fikir ve sanat ürünleri meydana getirilmesi “işleme” olarak tanımlanmıştır. İşleme suretiyle meydana getirilen eser türlerinden bazıları Kanunda örnekseme yöntemiyle sayılmış olup, işleme eser türleri burada verilen örneklerle sınırlı değildir. İşleme eserler, önceki eserle olan bağlantısı nedeniyle o eserle ilişkili sayılabilirse de, sahibinin hususiyetini yansıtma özelliğine sahip olması nedeniyle önceki eserden bağımsız olarak hukuki koruma altında olan yeni bir eserdir. İşleme bir eserden yararlanarak yeni bir işleme eser oluşturulmasına bir engel bulunmamaktadır.
Diğer bir anlatımla, bir romanın resimli romana veya bir film senaryosuna dönüştürülmesi, onun da bir başka dile çevrilmesi suretiyle işleme eserin yeniden işlenmesi mümkündür.
Somut olayda olduğu gibi bir ilim ve edebiyat eserinin yazıldığı dilden bir başka dile çevrilmesi suretiyle elde edilen tercümeler de asıl eserle bağlantılı, ancak çevirmenin hususiyetini taşıyan ve FSEK uyarınca önceki eser sahibinin haklarından ayrı ve bağımsız olarak korunan yeni bir eser olarak kabul etmek gerekir. İşleme eserin koruma süresi dahi önceki eserin koruma süresine tabi değildir. İşleme eser oluşturulması, önceki eser sahibinin iznine bağlı değildir. Ancak, işleme suretiyle oluşturulan eseri çoğaltma ve yayma hakkı önceki eser sahibinin iznine bağlıdır. Bununla birlikte, izinsiz bile oluşturulsa işleme eserden doğan hakkın kullanımı için, üçüncü kişilerin ve hatta asıl eser sahibinin dahi işleme eser sahibinin iznini alması zorunludur.
FSEK 52. maddesi uyarınca, mali haklara dair sözleşme ve tasarrufların yazılı olması ve konuları olan hakların ayrı ayrı gösterilmesi şarttır. Bu itibarla, eser sahibinden lisans (ruhsat) yoluyla bir mali hak iktisap etmek isteyen kimselerin, hangi hakları devir almak istiyorlarsa mutlaka o hakları kapsayan yazılı bir sözleşme yapmaları gerekmektedir. Öte yandan FSEK 49/2 maddesi uyarınca, işleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya mirasçılarının aynı suretle muvafakati şarttır.
Somut olayda, davacı tarafın, dava dışı Hemingway Yabancı Ülkedeki Haklar Vakfı ile yapmış olduğu Mayıs 2010 başlangıç tarihli Yayım Lisansı Sözleşmesi ile yazar Ernest Hemingway başlığıyla yayınlanmış tüm kitaplarının Türkçe münhasır yayım lisansını 5 yıl süre ile devraldığı, davacıya sadece kitapların Türkçe çoğaltma ve yayım lisanslarının verildiği, sesli/sesli ve görüntülü kitap, internet üzerindeki haklar, her türlü hareketli görüntü ve TV hakları, temsil hakları gibi tüm diğer kullanım şekillerinin (subsidiary rights) asıl mali hak sahibi üzerinde bırakıldığı anlaşılmaktadır. Davalı taraf ise, Tayvan’da bulunan Grimmpress Ltd. şirketinden, 15.10.2014 tarihli Sözleşmeye istinaden “Yaşlı Adam ve Deniz” isimli eserin Türkçe’ye çeviri ve yayım haklarını yasal yollardan aldığını savunmaktadır.
Bilirkişi raporuna göre, davacı tarafından çevirisi yapılan yazar Ernest Hemingway’e ait Yaşalı Adam ve Deniz romanının birebir İngilizceden Türkçeye çevirisi olduğu, davalı tarafça yayım konusu yapılan eserin ise, tamamen farklı bir çevirmen tarafından çevrilen, asıl romanın oldukça kısaltılmış ve basitleştirilmiş bir versiyonunun görsellerle desteklenen resimli çocuk hikaye/romanı niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, gerektiğinde davalı tarafça çoğaltma ve yayma konusu yapılan eserin orijinalini sunması da sağlanarak, davalı tarafça çeviri, çoğaltma ve yayma konusu yapılan eserin, asıl eserin Tayvan’da o ülke diline çevrilmesi ve resimli roman haline dönüştürülmesi suretiyle oluşturulmuş işleme bir eser ve oradan da Türkçeye çevrilmesi suretiyle işleme eserin işlemesi suretiyle oluşturulmuş bir eser niteliğinde mi olduğu, yoksa davacı tarafça yapılan çevirinin intihal suretiyle kullanılması suretiyle oluşturulmuş bir eser mi olduğu, Grimmpress tarafından oluşturulmuş işleme eser mahiyetinde olması halinde, asıl eserle ilişkili ve işleme suretiyle oluşturulmuş olsa bile bağımsız bir eser niteliğinde olduğunun tespiti halinde, bu eserden doğan hakkın Grimmpress’e ve oradan hareketle Sözleşme uyarınca davalı tarafa mı, yoksa Mayıs 2010 başlangıç tarihli Yayım Lisansı Sözleşmesi’nin 17.
maddesi uyarınca dava dışı Hemingway Yabancı Ülkedeki Haklar Vakfı’na mı veya davacı tarafa mı ait olduğu, diğer bir anlatımla davacının aktif husumet ehliyetinin bulunup bulunmadığı hususları tartışılmaksızın eksik incelemeye dayalı olarak hüküm oluşturulması doğru olmamış ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesinin, İlkderece Mahkemesi kararını kaldırarak oluşturduğu hükmün temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekillerinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 14/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542428000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz