Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3556 E. 2024/5303 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin ihlali↗ belirsiz alacak davası↗ tazminat davası↗ olumsuz oy↗ muvafakat↗ alacak davası↗ esastan ret↗ fatura↗ ihtarname↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/155 E., 2020/471 K.
Taraflar arasındaki mali hakların ihlali, haksız rekabetin tespiti, tecavüzün meni ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı “Random House, A division of Penguin Random House LLC” arasında 20.11.2017 tarihinde düzenlenen mutlak lisans sözleşmesi gereğince “Michael Thompson, Catherine O’Neill Grace ve […] Cohen” tarafından yazılan “Best Friends, Worst Enemies: Understanding the Social Lives of Children” isimli esere ilişkin işleme (tercüme), çoğaltma ve yayma (satış) haklarının 5 yıl süreyle müvekkiline verildiğini, buna karşın davalı şirketin söz konusu kitabın “Çocuğunuzun Arkadaşlık İlişkileri” adıyla yapılan Türkçe tercümesini müvekkilinin izni ve onayı olmaksızın satışını yaptığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderilerek eserin yayımlanmasının durdurulmasını talep edildiğini, ancak davalı şirketçe ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini, müvekkilinin dava konusu kitaptan kaynaklı mali hakları 5 yıl süreyle devraldığını ve sözleşmeyi takiben müvekkili tarafından tercümesi yapılan orijinal eserin “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” ismiyle Kasım 2018’de ilk baskısının yapıldığını, davalı şirket 06.06.2002 tarihli sözleşme ile orijinal eserin işleme, çoğaltma ve yayma haklarının lisansını 3 yıl süre ile devralmış ise de, bu sürenin dolduğunu, sürenin bitimini takiben sözleşmeye konu hakların kullanımının müvekkilinin lisans sözleşmesinden kaynaklı telif haklarının ihlali olacağını, 2002 tarihli baskıların halen satılmaya devam edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 02.11.2018 tarih 300517 seri numaralı fatura karşılığı davalı şirketten satın alınan eserin üzerinde yer alan SKB IKO 171672 numaralı bandrole ilişkin bilgilerin müvekkili tarafından 17.12.2018 tarihli dilekçe ile Telif Hakları Genel Müdürlüğüne sorulduğunu, gelen cevapta söz konusu bandrolün bahsi geçen esere ait olmadığının tespit edildiğini, orijinal esere ait mali hakların müvekkilinin izin ve onayı olmaksızın kullanılmasının müvekkilinin telif haklarını ihlal ettiğini, eylemin aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) ilgili maddeleri gereğince davalı şirketin iş ve eylemlerinin müvekkiline ait mali hakların ihlali ile haksız rekabet olduğunun tespitine, açılan belirsiz alacak davası talebinin kabulü ile çekişmeli eserin işlenip, çoğaltılıp yayımlanmasıyla ilgili olası lisans ücretinin tespit edilip üç katı tutarındaki telif tazminatının ihlal tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davalı şirketin olası tecavüzünün men’i ile elde ettiği kazancın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin 06.06.2002 tarihinde kurulan sözleşme ile “Best Friends, Worst Enemies” adlı eserin tercüme, basım ve yayın haklarını devraldığını, müvekkilinin kendisine verilen 3 yıllık süre içerisinde davaya konu eserden 2002 yılında tek ve 3000 adet basım yaptığını, bunun dışında müvekkili tarafından başkaca bir basım yapılmadığını ve sözleşme hükümlerine riayet edildiğini, müvekkili ile lisans sahibi kurum arasındaki sözleşme incelendiğinde satış hakkının sınırlandırılmadığı ve süresiz olduğunun görüleceğini, davacı yanın lisans sahibiyle 20.11.2017 tarihinde kurmuş olduğu sözleşmede bu hakkın sözleşme bitiminden itibaren 1 yılla sınırlandırılmış olduğunu, müvekkili şirket ile asıl hak sahibi kurum olan “The Ballantine Publishing Group” arasında gerçekleşen yazışmalarda her sene belirli tarihlerde güncel stok ve satış tablosunun hak sahibi ve temsilcisine raporlandığı ve bu raporlara karşı hiçbir itirazın olmadığını ve bunun sözleşmeye konu satım hakkının belirli bir süre ile sınırlandırılmadığının en açık ispatı olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın asıl hak sahibi olan işletme ile bir sözleşme akdederek 02.01.2019 tarihinde gönderdiği ihtarnamede müvekkiline karşı olmadık ithamlarda bulunduğunu, davacı tarafça söz konusu ürünlerin bandrolsüz basım yapıldığını iddia edildiğini, ancak müvekkili şirkette basılan ve satışa çıkarılan tüm kitaplar üzerinde bandrol bulunmakta olduğu, Kültür Bakanlığından alınan bandrollerin sayısı ile satışa çıkarılan kitapların sayısının birbiriyle örtüştüğünü, davacı tarafından Kültür Bakanlığına iletilen bandrol bilgilerinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davacının lisans ve telif haklarını ihlal etmediğini, tarafların tercüme eserlerinin farklı adlarla yayımlandığını, her ikisinin de yayınevleri ve tercümanlarının açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin önceden yayınlamış olduğu eseri kendi eserinden sonra yayınlanan bir esere benzeterek karıştırmaya yol açmasının mümkün olmadığından haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının sözleşmesi kapsamında, yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili Türkçe diline çevirme, Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma haklarına sahip olduğu, davalının işlemesi olan “Çocuğunuzun Arkadaşlık İlişkileri” isimli eserle ilgili herhangi bir hakkının bulunmadığı, zira orijinal eserden yapılan her çevirinin, çevirenin işlemesi sonucu ayrı bir eser oluşturduğu, hatta bu kapsamda tarafların yayınladıkları eserlerin isimlerinin dahi farklı olduğu, davalının lisans aldığı dava dışı firma tarafından davalının lisans süresi içerisinde çoğalttığı nüshaların stoğunun eritilmesine zımnen muvafakat verdiğinin değerlendirilebileceği bu kapsamda davacı yönünden 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklı hak ihlali oluşmadığı; davalı yayınevinin yayma hakkını sözleşme süresinden sonra da devam ettirmesinden kaynaklı hak takibinin ise davacının sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması ve yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili belli haklara sahip olması karşısında, dava dışı A division of Penguin Random House tarafından yapılabileceği, davacının sözleşmesi kapsamında, yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili Türkçe diline çevirme, Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma haklarına sahip olduğu, davalının işlemesi olan “Çocuğunuzun Arkadaşlık İlişkileri” isimli eserle ilgili herhangi bir hakkının bulunmadığı, davalı yayınevinin yayma hakkını sözleşme süresinden sonra da devam ettirmesinden kaynaklı hak takibinin dava dışı A division of Penguin Random House tarafından yapılabileceği, davacının 5846 sayılı Kanundan kaynaklı "işleme, çoğaltma ve yayma hakları" nın davalı tarafca ihlal edildiğine yönelik ve aynı şekilde 6102 sayılı Kanun anlamında haksız rekabet oluştuğuna dair iddianın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tercümeyi yapan kişinin işleme eser üzerinde hak sahipliğini devam ettirmekle birlikte, bu eseri ekonomik olarak değerlendirme hakkını sözleşme süresinin dolmasıyla yitireceği, davalı tarafın sözleşme süresinin bitiminden 18 yıl sonra gerçekleştirdiği yayımın müvekkilinin devraldığı mali hakları ihlal ettiği, sözleşmenin bitiminde mutlak lisansa konu mali hakların eser sahibine geri döneceği, satış hakkının da sürenin sonunda yitirileceği, bunun için eser sahibi ya da mutlak lisans sahibinden izin alınması gerektiği, müvekkilinin mali hakların tümünü devralması sebebiyle orjinal eser üzerinde de hak sahibi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin dava açma hakkı bulunduğunu, tecavüzün ref'i, önlenmesi ve tazminat davası açabileceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ile orijinal eserin sahibi dava dışı şirket arasında 2002 yılında imzalanan sözleşmenin ihlali iddiasıyla ilgili davacının dava açma hakkı bulunmadığı, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmede buna dair bir hüküm bulunmadığı, davacının orijinal eserin Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma hakkını 20.11.2017 tarihinden itibaren beş yıl süreyle devraldığı, öte yandan davalının imzaladığı sözleşmede öngörülen sürenin bitiminden sonra satış yapılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığı gibi davalı firma stok ve satış durumunu dava dışı şirkete bildirip satılan kitap sayısı üzerinden telif hakkı ödemesi yaptığından dava dışı şirketin bu satışa zımni muvafakat verdiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesinde belirtilen bandrol numarası SKB TKO 171672 şeklinde olup Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü yazı cevabında bandrollerin davalı şirkete ait olduğunun ancak hangi esere yapıştırıldığının bilgisinin verilmediğinin bildirildiği, davacı şirketin kendi sözleşme süresi içerisinde davalının dava konusu eseri çoğalttığını kanıtlayamadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklı mali hakların ihlalinin ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün men'i ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3919 E. 2019/6455 K.
Ortak:muvafakat · temsil
İncelediğiniz kararda… hak sahibi kurum olan “The Ballantine Publishing Group” arasında gerçekleşen yazışmalarda her sene belirli tarihlerde güncel stok ve satış tablosunun hak sahibi ve «temsilcisine» raporlandığı ve bu raporlara karşı hiçbir itirazın olmadığını ve bunun sözleşmeye konu satım hakkının belirli bir süre ile sınırlandırılmadığının en açık ispatı olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın asıl hak sahibi olan işletme ile bir sözleşme akdederek 02.01.2019 tarihinde gönderdiği «ihtarnamede» müvekkiline karşı olmadık ithamlarda bulunduğunu, davacı tarafça söz konusu ürünlerin bandrolsüz basım yapıldığını iddia edildiğini, ancak müvekkili şirkette basılan ve satışa çıkarılan tüm kitaplar üzerinde bandrol bulunmakta olduğu, Kültür Bakanlığından alınan bandrollerin sayısı ile satışa çıkarılan kitapların sayısının birbiriyle örtüştüğünü, davacı tarafından Kültür Bakanlığına iletilen bandrol bilgilerinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davacının lisans ve telif haklarını ihlal etmediğini, tarafların tercüme eserlerinin farklı adlarla yayımlandığını, her ikisinin de yayınevleri ve tercümanlarının açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin önceden yayınlamış olduğu eseri kendi eserinden sonra yayınlanan bir esere benzeterek karıştırmaya yol açmasının mümkün olmadığından «haksız rekabetin» söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
… lerinin dahi farklı olduğu, davalının lisans aldığı dava dışı firma tarafından davalının lisans süresi içerisinde çoğalttığı nüshaların stoğunun eritilmesine zımnen «muvafakat» verdiğinin değerlendirilebileceği bu kapsamda davacı yönünden 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklı hak ihlali oluşmadığı; davalı yayınevinin yayma hakkını sözleşme süresinden sonra da devam ettirmesinden kaynaklı hak takibinin ise davacının sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması ve yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili belli haklara sahip olması karşısında, dava dışı A division of Penguin Random House tarafından yapılabileceği, davacının sözleşmesi kapsamında, yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili Türkçe diline çevirme, Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma haklarına sahip olduğu, davalının işlemesi olan “Çocuğunuzun Arkadaşlık İlişkileri” isimli eserle ilgili herhangi bir hakkının bulunmadığı, davalı yayınevinin yayma hakkını sözleşme süresinden sonra da devam ettirmesinden kaynaklı hak takibinin dava dışı A division of Penguin Random House tarafından yapılabileceği, davacının 5846 sayılı Kanundan kaynaklı "işleme, çoğaltma ve yayma hakları" nın davalı tarafca ihlal edildiğine yönelik ve aynı şekilde 6102 sayılı Kanun anlamında «haksız rekabet» oluştuğuna dair iddianın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ile orijinal eserin sahibi dava dışı şirket arasında 2002 yılında imzalanan «sözleşmenin ihlali» iddiasıyla ilgili davacının dava açma hakkı bulunmadığı, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmede buna dair bir hüküm bulunmadığı, davacının orijinal eserin Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma hakkını 20.11.2017 tarihinden itibaren beş yıl süreyle devraldığı, öte yandan davalının imzaladığı sözleşmede öngörülen sürenin bitiminden sonra satış yapılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığı gibi davalı firma stok ve satış durumunu dava dışı şirkete bildirip satılan kitap sayısı üzerinden telif hakkı ödemesi yaptığından dava dışı şirketin bu satışa zımni «muvafakat» verdiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesinde belirtilen bandrol numarası SKB TKO 171672 şeklinde olup Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü yazı ce …
Benzer bu karardaÖte yandan FSEK 49/2 maddesi uyarınca, işleme hakkının devrinde, devren iktisap eden kimse hakkında da eser sahibi veya «mirasçılarının» aynı suretle «muvafakati» şarttır.
… edeki Haklar Vakfı ile yapmış olduğu Mayıs 2010 başlangıç tarihli Yayım Lisansı Sözleşmesi ile yazar Ernest Hemingway başlığıyla yayınlanmış tüm kitaplarının Türkçe «münhasır» yayım lisansını 5 yıl süre ile devraldığı, davacıya sadece kitapların Türkçe çoğaltma ve yayım lisanslarının verildiği, sesli/sesli ve görüntülü kitap, internet üzerindeki haklar, her türlü hareketli görüntü ve TV hakları, «temsil» hakları gibi tüm diğer kullanım şekillerinin (subsidiary rights) asıl mali hak sahibi üzerinde bırakıldığı anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · maktu vekalet ücreti · münhasırlık · mirasçılık · kesin süre · istinaf incelemesi
Benzer bu kararda… Lisansı Sözleşmesi’nin 17. maddesi uyarınca dava dışı Hemingway Yabancı Ülkedeki Haklar Vakfı’na mı veya davacı tarafa mı ait olduğu, diğer bir anlatımla davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunup bulunmadığı hususları tartışılmaksızın «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm oluşturulması doğru olmamış ve istinaf aşamasında Bölge Adliye Mahkemesinin, İlkderece Mahkemesi kararını kaldırarak oluşturduğu hükmün temyiz …
Hukuk Dairesince tüm dosya kapsamına göre yapılan «istinaf incelemesi» sonucunda; davacı tarafın istinaf talebi yönünden; davacı yayınevinin yazarı Ernest Hemingway olan davaya konu "The Old Man and The Sea" adlı ingilizce dilindeki orginal yayın ile ilgili eser sahibinin mali haklarını kullanmaya yetkili bulunan Hemingway Yabancı Haklar Vakfı ile 04.06.2010 tarihinde imzaladığı yayın sözleşmesi kapsamında orijinal eserin Türkçeye çeviri (işleme), çoğaltma ve yayma haklarını «münhasıran» devalmış olduğu, davalılarca adı geçen eserin kısaltılmış halinin Türkçeye çevrilmek suretiyle çoğaltılıp yayınlandığı, ancak bu eyleme yönelik olarak davalı şirke …
… uş ile imzalamış olduğu 04/06/2010 tarihli yayın sözleşmesi kapsamında dava konusu ilim ve edebiyat eserinin Türkçe'ye çeviri (işleme), çoğaltma ve yayma haklarının «münhasıran» davacı tarafça devralındığı, bu nedenle dava konusu eserde davacının mali hak sahibi olduğu, davalı firmaca, davacıdan izin alınmadan dava konusu orijinal eserin, …
Şirketi ile imzalanan 25/10/2014 tarihli sözleşme ile devralındığı iddia edilmiş ise de, kendisine verilen «kesin süre» içerisinde anılan sözleşmenin dosyaya sunulmadığı, davalı Belediyenin bu eserin gerçek hak sahibinin davacı olduğunu anlayabilmesinin sözleşmenin düzenlenmesi aşam …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3556 E. , 2024/5303 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/411 Esas, 2023/394 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/155 E., 2020/471 K.
Taraflar arasındaki mali hakların ihlali, haksız rekabetin tespiti, tecavüzün meni ve maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile dava dışı “Random House, A division of Penguin Random House LLC” arasında 20.11.2017 tarihinde düzenlenen mutlak lisans sözleşmesi gereğince “Michael Thompson, Catherine O’Neill Grace ve […] Cohen” tarafından yazılan “Best Friends, Worst Enemies: Understanding the Social Lives of Children” isimli esere ilişkin işleme (tercüme), çoğaltma ve yayma (satış) haklarının 5 yıl süreyle müvekkiline verildiğini, buna karşın davalı şirketin söz konusu kitabın “Çocuğunuzun Arkadaşlık İlişkileri” adıyla yapılan Türkçe tercümesini müvekkilinin izni ve onayı olmaksızın satışını yaptığının tespit edildiğini, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderilerek eserin yayımlanmasının durdurulmasını talep edildiğini, ancak davalı şirketçe ihtarnameye olumsuz cevap verildiğini, müvekkilinin dava konusu kitaptan kaynaklı mali hakları 5 yıl süreyle devraldığını ve sözleşmeyi takiben müvekkili tarafından tercümesi yapılan orijinal eserin “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” ismiyle Kasım 2018’de ilk baskısının yapıldığını, davalı şirket 06.06.2002 tarihli sözleşme ile orijinal eserin işleme, çoğaltma ve yayma haklarının lisansını 3 yıl süre ile devralmış ise de, bu sürenin dolduğunu, sürenin bitimini takiben sözleşmeye konu hakların kullanımının müvekkilinin lisans sözleşmesinden kaynaklı telif haklarının ihlali olacağını, 2002 tarihli baskıların halen satılmaya devam edildiği iddiasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, 02.11.2018 tarih 300517 seri numaralı fatura karşılığı davalı şirketten satın alınan eserin üzerinde yer alan SKB IKO 171672 numaralı bandrole ilişkin bilgilerin müvekkili tarafından 17.12.2018 tarihli dilekçe ile Telif Hakları Genel Müdürlüğüne sorulduğunu, gelen cevapta söz konusu bandrolün bahsi geçen esere ait olmadığının tespit edildiğini, orijinal esere ait mali hakların müvekkilinin izin ve onayı olmaksızın kullanılmasının müvekkilinin telif haklarını ihlal ettiğini, eylemin aynı zamanda haksız rekabet de oluşturduğunu ileri sürerek, 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu (5846 sayılı Kanun) ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (6102 sayılı Kanun) ilgili maddeleri gereğince davalı şirketin iş ve eylemlerinin müvekkiline ait mali hakların ihlali ile haksız rekabet olduğunun tespitine, açılan belirsiz alacak davası talebinin kabulü ile çekişmeli eserin işlenip, çoğaltılıp yayımlanmasıyla ilgili olası lisans ücretinin tespit edilip üç katı tutarındaki telif tazminatının ihlal tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve davalı şirketin olası tecavüzünün men’i ile elde ettiği kazancın müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirketin 06.06.2002 tarihinde kurulan sözleşme ile “Best Friends, Worst Enemies” adlı eserin tercüme, basım ve yayın haklarını devraldığını, müvekkilinin kendisine verilen 3 yıllık süre içerisinde davaya konu eserden 2002 yılında tek ve 3000 adet basım yaptığını, bunun dışında müvekkili tarafından başkaca bir basım yapılmadığını ve sözleşme hükümlerine riayet edildiğini, müvekkili ile lisans sahibi kurum arasındaki sözleşme incelendiğinde satış hakkının sınırlandırılmadığı ve süresiz olduğunun görüleceğini, davacı yanın lisans sahibiyle 20.11.2017 tarihinde kurmuş olduğu sözleşmede bu hakkın sözleşme bitiminden itibaren 1 yılla sınırlandırılmış olduğunu, müvekkili şirket ile asıl hak sahibi kurum olan “The Ballantine Publishing Group” arasında gerçekleşen yazışmalarda her sene belirli tarihlerde güncel stok ve satış tablosunun hak sahibi ve temsilcisine raporlandığı ve bu raporlara karşı hiçbir itirazın olmadığını ve bunun sözleşmeye konu satım hakkının belirli bir süre ile sınırlandırılmadığının en açık ispatı olduğunu, hal böyle iken davacı tarafın asıl hak sahibi olan işletme ile bir sözleşme akdederek 02.01.2019 tarihinde gönderdiği ihtarnamede müvekkiline karşı olmadık ithamlarda bulunduğunu, davacı tarafça söz konusu ürünlerin bandrolsüz basım yapıldığını iddia edildiğini, ancak müvekkili şirkette basılan ve satışa çıkarılan tüm kitaplar üzerinde bandrol bulunmakta olduğu, Kültür Bakanlığından alınan bandrollerin sayısı ile satışa çıkarılan kitapların sayısının birbiriyle örtüştüğünü, davacı tarafından Kültür Bakanlığına iletilen bandrol bilgilerinin hatalı olduğunu, müvekkilinin davacının lisans ve telif haklarını ihlal etmediğini, tarafların tercüme eserlerinin farklı adlarla yayımlandığını, her ikisinin de yayınevleri ve tercümanlarının açıkça belirtilmiş olduğunu, müvekkilinin önceden yayınlamış olduğu eseri kendi eserinden sonra yayınlanan bir esere benzeterek karıştırmaya yol açmasının mümkün olmadığından haksız rekabetin söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacının sözleşmesi kapsamında, yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili Türkçe diline çevirme, Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma haklarına sahip olduğu, davalının işlemesi olan “Çocuğunuzun Arkadaşlık İlişkileri” isimli eserle ilgili herhangi bir hakkının bulunmadığı, zira orijinal eserden yapılan her çevirinin, çevirenin işlemesi sonucu ayrı bir eser oluşturduğu, hatta bu kapsamda tarafların yayınladıkları eserlerin isimlerinin dahi farklı olduğu, davalının lisans aldığı dava dışı firma tarafından davalının lisans süresi içerisinde çoğalttığı nüshaların stoğunun eritilmesine zımnen muvafakat verdiğinin değerlendirilebileceği bu kapsamda davacı yönünden 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklı hak ihlali oluşmadığı;
davalı yayınevinin yayma hakkını sözleşme süresinden sonra da devam ettirmesinden kaynaklı hak takibinin ise davacının sözleşmesinde herhangi bir hüküm bulunmaması ve yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili belli haklara sahip olması karşısında, dava dışı A division of Penguin Random House tarafından yapılabileceği, davacının sözleşmesi kapsamında, yalnızca kendi işlemesi olan “Sıkı Dostlar Amansız Düşmanlar” isimli eserle ilgili Türkçe diline çevirme, Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma haklarına sahip olduğu, davalının işlemesi olan “Çocuğunuzun Arkadaşlık İlişkileri” isimli eserle ilgili herhangi bir hakkının bulunmadığı, davalı yayınevinin yayma hakkını sözleşme süresinden sonra da devam ettirmesinden kaynaklı hak takibinin dava dışı A division of Penguin Random House tarafından yapılabileceği, davacının 5846 sayılı Kanundan kaynaklı "işleme, çoğaltma ve yayma hakları" nın davalı tarafca ihlal edildiğine yönelik ve aynı şekilde 6102 sayılı Kanun anlamında haksız rekabet oluştuğuna dair iddianın sabit olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tercümeyi yapan kişinin işleme eser üzerinde hak sahipliğini devam ettirmekle birlikte, bu eseri ekonomik olarak değerlendirme hakkını sözleşme süresinin dolmasıyla yitireceği, davalı tarafın sözleşme süresinin bitiminden 18 yıl sonra gerçekleştirdiği yayımın müvekkilinin devraldığı mali hakları ihlal ettiği, sözleşmenin bitiminde mutlak lisansa konu mali hakların eser sahibine geri döneceği, satış hakkının da sürenin sonunda yitirileceği, bunun için eser sahibi ya da mutlak lisans sahibinden izin alınması gerektiği, müvekkilinin mali hakların tümünü devralması sebebiyle orjinal eser üzerinde de hak sahibi olduğunu, bu nedenle müvekkilinin dava açma hakkı bulunduğunu, tecavüzün ref'i, önlenmesi ve tazminat davası açabileceğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, davalı ile orijinal eserin sahibi dava dışı şirket arasında 2002 yılında imzalanan sözleşmenin ihlali iddiasıyla ilgili davacının dava açma hakkı bulunmadığı, davacı ile dava dışı şirket arasında imzalanan sözleşmede buna dair bir hüküm bulunmadığı, davacının orijinal eserin Türkçe dilinde basma, yayımlama ve satma hakkını 20.11.2017 tarihinden itibaren beş yıl süreyle devraldığı, öte yandan davalının imzaladığı sözleşmede öngörülen sürenin bitiminden sonra satış yapılmasını engelleyen bir hüküm bulunmadığı gibi davalı firma stok ve satış durumunu dava dışı şirkete bildirip satılan kitap sayısı üzerinden telif hakkı ödemesi yaptığından dava dışı şirketin bu satışa zımni muvafakat verdiğinin anlaşıldığı, dava dilekçesinde belirtilen bandrol numarası SKB TKO 171672 şeklinde olup Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü yazı cevabında bandrollerin davalı şirkete ait olduğunun ancak hangi esere yapıştırıldığının bilgisinin verilmediğinin bildirildiği, davacı şirketin kendi sözleşme süresi içerisinde davalının dava konusu eseri çoğalttığını kanıtlayamadığı, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, 5846 sayılı Kanun'dan kaynaklı mali hakların ihlalinin ve haksız rekabetin tespiti, tecavüzün men'i ve maddi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
27.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063796100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz