Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4085 E. 2019/5097 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken ifa↗ erken ödeme komisyonu↗ erken kapama komisyonu↗ ifa↗ tbk 99↗ komisyon↗ istirdat↗ kredi sözleşmesi↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, emsal bankalardan celbedilen oranlar da gözetilerek davalı bankanın erken kapama komisyonu uygulamasının yerinde olduğu, ayrıca, sözleşmeyle taraflar arasında belirlenen erken ödeme komisyon oranı %4 olmasına rağmen davalı banka tarafından % 3 oranının uygulandığı, uygulamanın borçlu lehine olması sebebiyle TBK'nın 21. maddesinin somut olaya uygulama imkanının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi borcunun erken ifa edilmesi sebebiyle davacıdan tahsil edilen erken kapama komisyonun istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 3.5. maddesiyle, kredinin erken kapatılmak istenilmesi halinde tahsil edilecek erken kapama komisyonun nasıl hesaplanacağı hususunda bir formüle yer verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonun zikredilen maddeyle belirlenen formüle uygun olduğu hatta bankanın kararlaştırılandan daha az komisyon tahsil ettiği, yapılan işlemin davacının lehine olduğu mütala edilmiştir. Davacı vekili rapora itirazında, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki “Taahütname” başlıklı belgeyle, kredinin erken kapatılması halinde tahsil edilecek erken kapama komisyonun bakiye ana para borcunun %4’ü olarak belirlendiğini, banka tarafından tahsil edilen tutarın bu oranın çok üzerinde olduğunu ileri sürmüştür. Gerçekten de, anılan belgeyle, davacının iddia ettiği şekilde bir belirleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, kredi sözleşmesinin teminatı olarak imzalanan ve her iki tarafın da imzasını havi Taşıt Rehni Sözleşmesinin eki niteliğinde olduğu anlaşılan “Taahütname” başlıklı belgeye dayalı olarak yapılan davacı itirazları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus tartışılmaksızın sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3837 E. 2017/6508 K.
Ortak:erken kapama komisyonu · komisyon · Alacak
İncelediğiniz kararda… ahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, emsal bankalardan celbedilen oranlar da gözetilerek davalı bankanın «erken kapama komisyonu» uygulamasının yerinde olduğu, ayrıca, sözleşmeyle taraflar arasında belirlenen «erken ödeme komisyon» oranı %4 olmasına rağmen davalı banka tarafından % 3 oranının uygulandığı, uygulamanın borçlu lehine olması sebebiyle TBK'nın 21. maddesinin somut olaya uygulama i …
Dava, kredi borcunun «erken ifa» edilmesi sebebiyle davacıdan tahsil edilen «erken kapama komisyonun» «istirdadı» istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen «kredi sözleşmesinin» 3.5. maddesiyle, kredinin erken kapatılmak istenilmesi halinde tahsil edilecek «erken kapama komisyonun» nasıl hesaplanacağı hususunda bir formüle yer verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» dair hükümleri açısından değerlendirme yapıldığında sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı takdirde «erken kapama komisyonunun sözleşme» hükümlerine göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı «temsilcisinin» HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:komisyon sözleşmesi · genel işlem şartı · temsil
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebepler ile mahkemece 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun «genel işlem şartlarına» dair hükümleri açısından değerlendirme yapıldığında sözleşme hükümlerinin geçerli olduğu sonucuna varıldığı takdirde «erken kapama komisyonunun sözleşme» hükümlerine göre değerlendirilecek olmasına göre, davacı «temsilcisinin» HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine dair verilen kararın davacı «temsilcisince» temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı «temsilcisi» bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4085 E. , 2019/5097 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 12/12/2017 tarih ve 2015/430-2017/949 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi Mustafa İbrahum Adır tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinden kullandığı kredilerin davalı banka tarafından 34.782, 32 TL erken kapama cezası alınarak kapatıldığını, davalı bankanın tek taraflı olarak müvekkiline imzalattığı ve 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 20. vd. maddeleri uyarınca genel işlem koşulu niteliğinde bulunan hükümlere dayanarak anılan şekilde işlem yapmasının hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek, 1.000 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında ıslahla talebini 23.011,98 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın taraflar arasındaki sözleşmelerdeki erken kapatma hükümlerine göre kesinti yaptığını ve davacının imzaladığı sözleşmelerin hükümlerine uymak zorunda bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporu doğrultusunda, emsal bankalardan celbedilen oranlar da gözetilerek davalı bankanın erken kapama komisyonu uygulamasının yerinde olduğu, ayrıca, sözleşmeyle taraflar arasında belirlenen erken ödeme komisyon oranı %4 olmasına rağmen davalı banka tarafından % 3 oranının uygulandığı, uygulamanın borçlu lehine olması sebebiyle TBK'nın 21. maddesinin somut olaya uygulama imkanının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kredi borcunun erken ifa edilmesi sebebiyle davacıdan tahsil edilen erken kapama komisyonun istirdadı istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen kredi sözleşmesinin 3.5. maddesiyle, kredinin erken kapatılmak istenilmesi halinde tahsil edilecek erken kapama komisyonun nasıl hesaplanacağı hususunda bir formüle yer verildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davalı banka tarafından tahsil edilen erken kapama komisyonun zikredilen maddeyle belirlenen formüle uygun olduğu hatta bankanın kararlaştırılandan daha az komisyon tahsil ettiği, yapılan işlemin davacının lehine olduğu mütala edilmiştir. Davacı vekili rapora itirazında, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmesinin eki niteliğindeki “Taahütname” başlıklı belgeyle, kredinin erken kapatılması halinde tahsil edilecek erken kapama komisyonun bakiye ana para borcunun %4’ü olarak belirlendiğini, banka tarafından tahsil edilen tutarın bu oranın çok üzerinde olduğunu ileri sürmüştür.
Gerçekten de, anılan belgeyle, davacının iddia ettiği şekilde bir belirleme yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece, kredi sözleşmesinin teminatı olarak imzalanan ve her iki tarafın da imzasını havi Taşıt Rehni Sözleşmesinin eki niteliğinde olduğu anlaşılan “Taahütname” başlıklı belgeye dayalı olarak yapılan davacı itirazları değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu husus tartışılmaksızın sonuca gidilmesi doğru görülmemiş, hükmün davacı yararına bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına bozulmasına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 09/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542415300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz