Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5072 E. 2019/6194 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi ve manevi tazminat↗ fatura↗ dava sebebi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK 12. maddesinin, "Dürüstçe ve ticari veya sanayi konuları ile ilgili olarak kullanımları koşulu ile 3.kişilerin, ad ve adresine, mal veya hizmetlerle ilgili cins , kalite, miktar, kullanım amacı, değer , coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmalarının marka sahibi tarafından engellenemez." hükmünü haiz olduğu, davalının iş yeri ismi olarak "Elif Mini Market" ibaresini kullandığı, davacı şirketin akbil dolum ve bilet satış hizmetlerini BELBİM isimli bir firmaya ihale yoluyla verdiği, davacının da BELBİM firması ile arasındaki sözleşmeye dayalı olarak kendisine ait iş yerinde, fatura ödeme, akbil dolum, İstanbul kart ve otobüs bileti satışı hizmeti verdiği, aynı zamanda gıda ve benzeri ürünlerin satışını da yaptığı, davalının fotoğraflardaki “M+ Şekil” markasının kullanım şeklinin, metro istasyonunun yanında bulunan iş yerinde metro bileti, akbil ve İstanbul kart satışı yapıldığını belirttiği, davalı yanca iş yeri ismi olarak “Elif Mini Market” ismini kullanması ve bu ismin tabela da yazılı olması karşısında, davalı kullanımının yapılan hizmetin müşterilere duyurulması amacını aşmadığı ve kullanım şeklinin 556 sayılı KHK 12. maddedeki dürüst kullanım kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak, davalının davacıya ait, 2006/59307 sayılı, “M+Şekil” ibareli markaya ilişkin kullanımlarının mülga 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi anlamında dürüst ticaret niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 12. maddesi uyarınca, markaya konu işaretlerin ticari ve sınai alanlarda dürüstçe kullanılması hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilmiştir. Ancak söz konusu kullanımın dürüst kullanım sayılması için, mal veya hizmetlerin cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak gibi tanımlayıcı bir unsur olarak kullanılması gerekir. Daire uygulamalarında belirli markalı ürünler için servis hizmeti verilmesi halinde, hizmetin veriliş amacını aşmamak ve haddinden fazla büyük kullanmamak şartıyla o markanın işyeri tabela veya camekanında kullanımı hukuka uygun dürüst kullanım olarak kabul edilmektedir.
Oysa somut olayda, davalının, metro istasyonunun hemen girişinde bulunan iş yerinde davacıya ait "M+logo şekli" unsurlu markayı hiçbir gereklilik olmadığı halde oldukça büyük bir tabelada ve “Metro Market” ibaresiyle birlikte kullandığı, söz konusu tabelada, markada yer alan şekil unsurunun yanında herhangi bir tanımlayıcı ibareye yer verilmediği, esasen davalının bu kullanımı nedeniyle, sanki davalıya ait işletmenin davacı şirkete bağlı bir işletme imiş gibi imaj ve intiba uyandırdığı, bu haliyle davacıya ait tanınmış markanın kullanılmasının markaya tecavüz niteliğinde olduğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Markaya tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4264 E. 2023/3513 K.
Ortak:fatura · dava sebebi
İncelediğiniz kararda… et satış hizmetlerini BELBİM isimli bir firmaya ihale yoluyla verdiği, davacının da BELBİM firması ile arasındaki sözleşmeye dayalı olarak kendisine ait iş yerinde, «fatura» ödeme, akbil dolum, İstanbul kart ve otobüs bileti satışı hizmeti verdiği, aynı zamanda gıda ve benzeri ürünlerin satışını da yaptığı, davalının fotoğraflardaki “M …
Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 12. maddesi uyarınca, markaya konu işaretlerin ticari ve sınai alanlarda dürüstçe kullanılması hukuka uygunluk «sebebi» olarak kabul edilmiştir.
Benzer bu kararda… et satış hizmetlerini BELBİM isimli bir firmaya ihale yoluyla verdiği, davacının da BELBİM firması ile arasındaki sözleşmeye dayalı olarak kendisine ait iş yerinde, «fatura» ödeme, akbil dolum, İstanbul kart ve otobüs bileti satışı hizmeti verdiği, aynı zamanda gıda ve benzeri ürünlerin satışını da yaptığı, davalının fotoğraflardaki “M …
… , somut olaya uygulanacak mülga 556 sayılı KHK’nın 12 nci maddesi uyarınca, markaya konu işaretlerin ticari ve sınai alanlarda dürüstçe kullanılması hukuka uygunluk «sebebi» olarak kabul edildiği, ancak söz konusu kullanımın dürüst kullanım sayılması için, mal veya hizmetlerin cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aval · belirsiz alacak davası · usuli kazanılmış hak · şikayet · hakkaniyet · kazanılmış hak · alacak davası · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… kullanılmasının markaya tecavüz niteliğinde olduğu, davalının bu kullanımıyla ilgili davacı tarafça İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına 26.08.2014 tarihinde «şikayette» bulunulduğu, davalının Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde bu tabelayı yalnızca 1 ay kullandığını, Mahkeme dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde ise yalnızca bir hafta kullandığını beyan ettiği, davalıya ait iş yeri ruhsatı ve vergi kayıtları da incelendiği halde davalının C.Başsavcılığı'ndaki beyanın aksine dava tarihi olan 02.09.2014 tarihinden önceki bir aylık süre dışında markayı kullandığına dair bir delil bulunamadığı, «maddi tazminatın» da bu süreye göre hesaplanması gerektiği, davacı şirketin ticari faaliyet alanı düşünüldüğünde, ticari kapasitesi ve cirosunun davalınınkinden çok fazla olduğu, bu nedenle lisans bedeli hesaplanırken davalının bu dönemdeki cirosunun dikkate alınmasının «hakkaniyete» uygun olacağı, buna göre hesaplanan 11.994,56 TL maddi tazminatın ve talep edilen 1.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, davacının dava dilekçesinde faiz talebi olmamasına rağmen, 15.07.2015 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi ve manevi tazminatlara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini de talep ettiği, dava «belirsiz alacak davası» olarak açıldığından bedel artırım dilekçesi ile faiz talep edilemeyeceği, faiz talebiyle ilgili usulüne uygun bir «ıslah» da bulunmadığı halde Mahkemece daha önce verilen 2014/34 E., 2015/224 K. sayılı kararda 15.07.2015 tarihinden itibaren faize hükmedildiği, davalının faize ilişkin bir temyiz talebinde bulunmadığı, ayrıca eylemin «haksız fiil» olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği, ancak davacı tarafın da bu kararı temyiz etmemesi nedeniyle faiz talebiyle ilgili davacı lehine, faizin başlangıç tarihiyle ilgili davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gerekçesiyle «avalının» iş yeri tabelasında, tanıtım malzemelerinde ve iş evrakında 39. sınıfta yer alan akbil ve İstanbul kart dolum hizmetleri için davacıya ait " M ŞEKİL" ve "METRO" markalarını kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve men'ine, 11.994,56 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL manevi tazminatın 15.07.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca «marka hakkına tecavüz» edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre tazminat talep etmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4389 E. 2017/6336 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz kararda… et satış hizmetlerini BELBİM isimli bir firmaya ihale yoluyla verdiği, davacının da BELBİM firması ile arasındaki sözleşmeye dayalı olarak kendisine ait iş yerinde, «fatura» ödeme, akbil dolum, İstanbul kart ve otobüs bileti satışı hizmeti verdiği, aynı zamanda gıda ve benzeri ürünlerin satışını da yaptığı, davalının fotoğraflardaki “M …
Benzer bu karardaŞEKİL" ibareli markanın 6, 12, 37, 39 ve 42. sınıfta tescilli olduğu, davalının ise «fatura» ödeme merkezi, ... dolumu, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:maddi hata · maddi tazminat
Benzer bu karardaSomut olayda, mahkemece, hükmün tefhim edildiği 03.12.2015 tarihli celsede 62.182 TL'nin davalıdan tahsiline dair karar verilmiş, gerekçeli kararda ise, kısa kararda 62.182 TL'nin tahsiline karar verilmesinin daktilo hatası niteliğinde olduğu belirtilerek 63.182 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline dair hüküm tesis edilmiştir.
Mahkemece, kısa kararda 62.182 TL'nin tahsiline dair verilen hüküm HMK'nın 183. ve 304. maddelerinde belirtilen «maddi hata» niteliğinde olmadığından HMK'nın 198/2. maddesine aykırı olarak tefhim edilen kısa karara aykırı olarak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında değişiklik yapılması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalının «maddi tazminatın» miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5072 E. , 2019/6194 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/07/2018 tarih ve 2018/26-2018/245 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından İstanbul'da kent içi raylı sistemlerin işletmeciliğini yapmak üzere kurulan müvekkili adına tescilli "M ŞEKİL" ve "METRO" ibareli markaların bulunduğunu, hizmet verilen yolcu sayısının yüksekliği gözetildiğinde markaların alışılmışın çok üzerinde bir tanınırlığa sahip olduğunu, işareti gören herkesin aklına müvekkilinin ve metronun geldiğini, davalının müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer işaretleri metro istasyonunun yanında bulunan ticari işletmesinde kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, Belediyeye ait bir çok işletme de bulunduğundan bu şekilde kullanım nedeniyle davalının işletmesinin Belediye, hatta müvekkili tarafından işletildiğinin sanılacağını ileri sürerek markaya tecavüzün durdurulmasını, 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 15.07.2015 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 62.182 TL'ye çıkararak bu tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiştir.
Davalı, tabelalarını sadece bir hafta kullandığını, gerçekten bir marka ihlali varsa muhatabının Metro Grossmarketleri olduğunu, zaten anılan firmanın ihtarı ile tabelayı kaldırdığını savunmuştur.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı KHK 12. maddesinin, "Dürüstçe ve ticari veya sanayi konuları ile ilgili olarak kullanımları koşulu ile 3.kişilerin, ad ve adresine, mal veya hizmetlerle ilgili cins , kalite, miktar, kullanım amacı, değer , coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmalarının marka sahibi tarafından engellenemez." hükmünü haiz olduğu, davalının iş yeri ismi olarak "Elif Mini Market" ibaresini kullandığı, davacı şirketin akbil dolum ve bilet satış hizmetlerini BELBİM isimli bir firmaya ihale yoluyla verdiği, davacının da BELBİM firması ile arasındaki sözleşmeye dayalı olarak kendisine ait iş yerinde, fatura ödeme, akbil dolum, İstanbul kart ve otobüs bileti satışı hizmeti verdiği, aynı zamanda gıda ve benzeri ürünlerin satışını da yaptığı, davalının fotoğraflardaki “M+ Şekil” markasının kullanım şeklinin, metro istasyonunun yanında bulunan iş yerinde metro bileti, akbil ve İstanbul kart satışı yapıldığını belirttiği, davalı yanca iş yeri ismi olarak “Elif Mini Market” ismini kullanması ve bu ismin tabela da yazılı olması karşısında, davalı kullanımının yapılan hizmetin müşterilere duyurulması amacını aşmadığı ve kullanım şeklinin 556 sayılı KHK 12.
maddedeki dürüst kullanım kapsamında bulunduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüzün men’i ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Mahkemece bozmaya uyularak, davalının davacıya ait, 2006/59307 sayılı, “M+Şekil” ibareli markaya ilişkin kullanımlarının mülga 556 sayılı KHK’nın 12. maddesi anlamında dürüst ticaret niteliğinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Olaya uygulanacak mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 12. maddesi uyarınca, markaya konu işaretlerin ticari ve sınai alanlarda dürüstçe kullanılması hukuka uygunluk sebebi olarak kabul edilmiştir. Ancak söz konusu kullanımın dürüst kullanım sayılması için, mal veya hizmetlerin cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak gibi tanımlayıcı bir unsur olarak kullanılması gerekir. Daire uygulamalarında belirli markalı ürünler için servis hizmeti verilmesi halinde, hizmetin veriliş amacını aşmamak ve haddinden fazla büyük kullanmamak şartıyla o markanın işyeri tabela veya camekanında kullanımı hukuka uygun dürüst kullanım olarak kabul edilmektedir.
Oysa somut olayda, davalının, metro istasyonunun hemen girişinde bulunan iş yerinde davacıya ait "M+logo şekli" unsurlu markayı hiçbir gereklilik olmadığı halde oldukça büyük bir tabelada ve “Metro Market” ibaresiyle birlikte kullandığı, söz konusu tabelada, markada yer alan şekil unsurunun yanında herhangi bir tanımlayıcı ibareye yer verilmediği, esasen davalının bu kullanımı nedeniyle, sanki davalıya ait işletmenin davacı şirkete bağlı bir işletme imiş gibi imaj ve intiba uyandırdığı, bu haliyle davacıya ait tanınmış markanın kullanılmasının markaya tecavüz niteliğinde olduğu kabul edilerek bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmelerle davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/542370200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz