Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/4389 E. 2017/6336 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
maddi hata↗ maddi ve manevi tazminat↗ fatura↗ maddi tazminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacıya ait markanın aynısını market tabelası olarak kullandığı, ulaşım sektöründe hizmet veren davacıya ait "... ŞEKİL" ibareli markanın 6, 12, 37, 39 ve 42. sınıfta tescilli olduğu, davalının ise fatura ödeme merkezi, ... dolumu, ... Kart ve otobüs bileti satışı ve gıda ve benzeri ürünlerin satışı ile iştigal ettiği, sektörler arasında genel olarak bağlantı bulunmamakla birlikte davalının metro istasyonu yanında işyeri açması ve ... ... ve ... dolumu yapması nedeniyle karıştırılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-) Dava, markaya tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 556 sayılı KHK'nın 12. maddesi uyarınca, "dürüstce ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez". Davalının, davacı adına tescilli "... ŞEKİL" ibareli markayı market olarak işlettiği işyerinde kullandığı sabit ise de, bu işyerinde ... ... ve ... dolumu da yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının, davacı adına tescilli markayı kullanım şeklinin 556 sayılı KHK'nın 12. maddesine göre dürüst kullanım kapsamında kalıp kalmadığı tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönden değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
2-) Kabule göre de, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı, 183. maddesinde tarafların veya mahkemenin dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hatalarının, karar verilinceye kadar düzeltilebileceği, 304. maddesinde de hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, hükmün tefhim edildiği 03.12.2015 tarihli celsede 62.182 TL'nin davalıdan tahsiline dair karar verilmiş, gerekçeli kararda ise, kısa kararda 62.182 TL'nin tahsiline karar verilmesinin daktilo hatası niteliğinde olduğu belirtilerek 63.182 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline dair hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece, kısa kararda 62.182 TL'nin tahsiline dair verilen hüküm HMK'nın 183. ve 304. maddelerinde belirtilen maddi hata niteliğinde olmadığından HMK'nın 198/2. maddesine aykırı olarak tefhim edilen kısa karara aykırı olarak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında değişiklik yapılması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalının maddi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5072 E. 2019/6194 K.
Ortak:fatura
İncelediğiniz karardaŞEKİL" ibareli markanın 6, 12, 37, 39 ve 42. sınıfta tescilli olduğu, davalının ise «fatura» ödeme merkezi, ... dolumu, ...
Benzer bu kararda… et satış hizmetlerini BELBİM isimli bir firmaya ihale yoluyla verdiği, davacının da BELBİM firması ile arasındaki sözleşmeye dayalı olarak kendisine ait iş yerinde, «fatura» ödeme, akbil dolum, İstanbul kart ve otobüs bileti satışı hizmeti verdiği, aynı zamanda gıda ve benzeri ürünlerin satışını da yaptığı, davalının fotoğraflardaki “M …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava sebebi
Benzer bu karardaOlaya uygulanacak mülga 556 sayılı Marka KHK’nın 12. maddesi uyarınca, markaya konu işaretlerin ticari ve sınai alanlarda dürüstçe kullanılması hukuka uygunluk «sebebi» olarak kabul edilmiştir.
-
Markaya tecavüzün tespiti | Men'i | Tazminat | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4264 E. 2023/3513 K.
Ortak:fatura · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaŞEKİL" ibareli markanın 6, 12, 37, 39 ve 42. sınıfta tescilli olduğu, davalının ise «fatura» ödeme merkezi, ... dolumu, ...
Somut olayda, mahkemece, hükmün tefhim edildiği 03.12.2015 tarihli celsede 62.182 TL'nin davalıdan tahsiline dair karar verilmiş, gerekçeli kararda ise, kısa kararda 62.182 TL'nin tahsiline karar verilmesinin daktilo hatası niteliğinde olduğu belirtilerek 63.182 TL «maddi tazminatın» davalıdan tahsiline dair hüküm tesis edilmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalının «maddi tazminatın» miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer bu kararda… et satış hizmetlerini BELBİM isimli bir firmaya ihale yoluyla verdiği, davacının da BELBİM firması ile arasındaki sözleşmeye dayalı olarak kendisine ait iş yerinde, «fatura» ödeme, akbil dolum, İstanbul kart ve otobüs bileti satışı hizmeti verdiği, aynı zamanda gıda ve benzeri ürünlerin satışını da yaptığı, davalının fotoğraflardaki “M …
… kullanılmasının markaya tecavüz niteliğinde olduğu, davalının bu kullanımıyla ilgili davacı tarafça İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına 26.08.2014 tarihinde «şikayette» bulunulduğu, davalının Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde bu tabelayı yalnızca 1 ay kullandığını, Mahkeme dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde ise yalnızca bir hafta kullandığını beyan ettiği, davalıya ait iş yeri ruhsatı ve vergi kayıtları da incelendiği halde davalının C.Başsavcılığı'ndaki beyanın aksine dava tarihi olan 02.09.2014 tarihinden önceki bir aylık süre dışında markayı kullandığına dair bir delil bulunamadığı, «maddi tazminatın» da bu süreye göre hesaplanması gerektiği, davacı şirketin ticari faaliyet alanı düşünüldüğünde, ticari kapasitesi ve cirosunun davalınınkinden çok fazla olduğu, bu nedenle lisans bedeli hesaplanırken davalının bu dönemdeki cirosunun dikkate alınmasının «hakkaniyete» uygun olacağı, buna göre hesaplanan 11.994,56 TL maddi tazminatın ve talep edilen 1.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, davacının dava dilekçesinde faiz talebi olmamasına rağmen, 15.07.2015 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi ve manevi tazminatlara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini de talep ettiği, dava «belirsiz alacak davası» olarak açıldığından bedel artırım dilekçesi ile faiz talep edilemeyeceği, faiz talebiyle ilgili usulüne uygun bir «ıslah» da bulunmadığı halde Mahkemece daha önce verilen 2014/34 E., 2015/224 K. sayılı kararda 15.07.2015 tarihinden itibaren faize hükmedildiği, davalının faize ilişkin bir temyiz talebinde bulunmadığı, ayrıca eylemin «haksız fiil» olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği, ancak davacı tarafın da bu kararı temyiz etmemesi nedeniyle faiz talebiyle ilgili davacı lehine, faizin başlangıç tarihiyle ilgili davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gerekçesiyle «avalının» iş yeri tabelasında, tanıtım malzemelerinde ve iş evrakında 39. sınıfta yer alan akbil ve İstanbul kart dolum hizmetleri için davacıya ait " M ŞEKİL" ve "METRO" markalarını kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve men'ine, 11.994,56 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL manevi tazminatın 15.07.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aval · belirsiz alacak davası · usuli kazanılmış hak · şikayet · hakkaniyet · kazanılmış hak · alacak davası · marka hakkına tecavüz
Benzer bu kararda… kullanılmasının markaya tecavüz niteliğinde olduğu, davalının bu kullanımıyla ilgili davacı tarafça İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına 26.08.2014 tarihinde «şikayette» bulunulduğu, davalının Cumhuriyet Başsavcılığında alınan ifadesinde bu tabelayı yalnızca 1 ay kullandığını, Mahkeme dosyasına sunduğu cevap dilekçesinde ise yalnızca bir hafta kullandığını beyan ettiği, davalıya ait iş yeri ruhsatı ve vergi kayıtları da incelendiği halde davalının C.Başsavcılığı'ndaki beyanın aksine dava tarihi olan 02.09.2014 tarihinden önceki bir aylık süre dışında markayı kullandığına dair bir delil bulunamadığı, «maddi tazminatın» da bu süreye göre hesaplanması gerektiği, davacı şirketin ticari faaliyet alanı düşünüldüğünde, ticari kapasitesi ve cirosunun davalınınkinden çok fazla olduğu, bu nedenle lisans bedeli hesaplanırken davalının bu dönemdeki cirosunun dikkate alınmasının «hakkaniyete» uygun olacağı, buna göre hesaplanan 11.994,56 TL maddi tazminatın ve talep edilen 1.000,00 TL manevi tazminatın hakkaniyete uygun olduğu, davacının dava dilekçesinde faiz talebi olmamasına rağmen, 15.07.2015 tarihli bedel artırım dilekçesi ile maddi ve manevi tazminatlara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini de talep ettiği, dava «belirsiz alacak davası» olarak açıldığından bedel artırım dilekçesi ile faiz talep edilemeyeceği, faiz talebiyle ilgili usulüne uygun bir «ıslah» da bulunmadığı halde Mahkemece daha önce verilen 2014/34 E., 2015/224 K. sayılı kararda 15.07.2015 tarihinden itibaren faize hükmedildiği, davalının faize ilişkin bir temyiz talebinde bulunmadığı, ayrıca eylemin «haksız fiil» olması nedeniyle dava tarihinden itibaren faize hükmedilebileceği, ancak davacı tarafın da bu kararı temyiz etmemesi nedeniyle faiz talebiyle ilgili davacı lehine, faizin başlangıç tarihiyle ilgili davalı lehine «usuli kazanılmış hak» oluştuğu gerekçesiyle «avalının» iş yeri tabelasında, tanıtım malzemelerinde ve iş evrakında 39. sınıfta yer alan akbil ve İstanbul kart dolum hizmetleri için davacıya ait " M ŞEKİL" ve "METRO" markalarını kullanmak suretiyle gerçekleştirdiği «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve men'ine, 11.994,56 TL maddi tazminatın 1.000,00 TL manevi tazminatın 15.07.2015 tarihinden itibaren hesaplanacak «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, men'i, maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Davacı vekili dava dilekçesinde 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının c bendi uyarınca «marka hakkına tecavüz» edenin, markayı bir lisans anlaşması ile hukuka uygun şekilde kullanmış olması halinde ödemesi gereken lisans bedeline göre tazminat talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/4389 E. , 2017/6336 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ . FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03/12/2015 tarih ve 2014/34-2015/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, ... Büyükşehir Belediyesi tarafından ... kent içi raylı sistemlerin işletmeciliğini yapmak üzere kurulan müvekkili adına tescilli "... ŞEKİL" ve "..." ibareli markaların bulunduğunu, hizmet verilen yolcu sayısının yüksekliği gözetildiğinde markaların alışılımışın çok üzerinde bir tanınırlığa sahip olduğunu, işareti gören herkesin aklına müvekkilinin ve metronun geldiğini, davalının müvekkili markaları ile ayırt edilemeyecek derecede benzer işaretleri metro istasyonunun yanında bulunan ticari işletmesinde kullanarak müvekkilinin marka hakkına tecavüz ettiğini, Belediyeye ait bir çok işletme de bulunduğundan bu şekilde kullanım nedeniyle davalının işletmesinin Belediye, hatta müvekkili tarafından işletildiğinin sanılacağını ileri sürerek markaya tecavüzün durdurulmasını, 556 sayılı KHK'nın 66/c maddesi uyarınca şimdilik 1.000 TL maddi, 1.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davacı vekili, 15.07.2015 havale tarihli dilekçesi ile maddi tazminat yönünden talebini 62.182 TL'ye çıkararak bu tutara dava tarihinden itibaren faiz işletilmesini istemiştir.
Davalı, tabelalarını sadece bir hafta kullandığını, gerçekten bir marka ihlali varsa muhatabının ... ... olduğunu, zaten anılan firmanın ihtarı ile tabelayı kaldırdığını savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının, davacıya ait markanın aynısını market tabelası olarak kullandığı, ulaşım sektöründe hizmet veren davacıya ait "... ŞEKİL" ibareli markanın 6, 12, 37, 39 ve 42. sınıfta tescilli olduğu, davalının ise fatura ödeme merkezi, ... dolumu, ... Kart ve otobüs bileti satışı ve gıda ve benzeri ürünlerin satışı ile iştigal ettiği, sektörler arasında genel olarak bağlantı bulunmamakla birlikte davalının metro istasyonu yanında işyeri açması ve ... ... ve ... dolumu yapması nedeniyle karıştırılabileceği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı temyiz etmiştir.
1-) Dava, markaya tecavüzün giderilmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir. 556 sayılı KHK'nın 12. maddesi uyarınca, "dürüstce ve ticari veya sanayi konularıyla ilgili olarak kullanılmaları koşuluyla üçüncü kişilerin, ad ve adresini, mal veya hizmetlerle ilgili cins, kalite, miktar, kullanım amacı, değer, coğrafi kaynak, üretim veya sunuluş zamanı veya diğer niteliklere ilişkin açıklamaları kullanmaları marka sahibi tarafından engellenemez". Davalının, davacı adına tescilli "... ŞEKİL" ibareli markayı market olarak işlettiği işyerinde kullandığı sabit ise de, bu işyerinde ... ... ve ... dolumu da yapıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda, davalının, davacı adına tescilli markayı kullanım şeklinin 556 sayılı KHK'nın 12.
maddesine göre dürüst kullanım kapsamında kalıp kalmadığı tartışılıp değerlendirilerek ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken bu yönden değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu yönden bozulmasını gerektirmiştir.
2-) Kabule göre de, HMK'nın 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı, 183. maddesinde tarafların veya mahkemenin dava dosyasında bulunan belgelerdeki açık yazı ve hesap hatalarının, karar verilinceye kadar düzeltilebileceği, 304. maddesinde de hükümdeki yazı ve hesap hataları ile diğer benzeri açık hataların, mahkemece resen veya taraflardan birinin talebi üzerine düzeltilebileceği belirtilmiştir.
Somut olayda, mahkemece, hükmün tefhim edildiği 03.12.2015 tarihli celsede 62.182 TL'nin davalıdan tahsiline dair karar verilmiş, gerekçeli kararda ise, kısa kararda 62.182 TL'nin tahsiline karar verilmesinin daktilo hatası niteliğinde olduğu belirtilerek 63.182 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline dair hüküm tesis edilmiştir. Mahkemece, kısa kararda 62.182 TL'nin tahsiline dair verilen hüküm HMK'nın 183. ve 304. maddelerinde belirtilen maddi hata niteliğinde olmadığından HMK'nın 198/2. maddesine aykırı olarak tefhim edilen kısa karara aykırı olarak gerekçeli kararın hüküm fıkrasında değişiklik yapılması da doğru görülmemiş, kararın bu yönden de bozulmasını gerektirmiştir.
3-) Bozma sebep ve şekline göre, davalının maddi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının maddi tazminatın miktarına yönelik temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/383633200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz