Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/475 E. 2019/5776 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2008/10078 sayılı patentin ve 2009/04311 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen kararın davacı/karşı davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı/karşı davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/1630 E. 2017/5480 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… ebebiyle yenilik kriterini taşımadığının tespit edildiği, davacı/karşı davalının gerek incelemesiz patentinin, gerekse tasarım belgesinin yenilik, buluş basamağı ve «ayırt edicilik» kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2008/10078 sayılı patentin ve 2009/04311 sayılı tasarım t …
Davacı/karşı davalı, 551 sayılı KHK 60/«son» fıkrası uyarınca 22.07.2013 tarihinde söz konusu incelemesiz patenti için inceleme talebinde bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7459 E. 2024/3702 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibarın zedelenmesi · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · ticari itibar · icazet · vekalet ücreti takdiri · davanın konusu · haksız eylem
Benzer bu karardaDavacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı/karşı davacı tarafından müvekkilinden izin ve «icazet» alınmaksızın koruma altında olan ürünlerin birebir aynılarının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin imalatının ve her türlü ticaretinin yapıldığını, müvekkili şirket adına tescil edilerek kullanılan tasarımların ve patentin aynısının haksız ve hukuka aykırı surette taklit ederek davalı/karşı davacı tarafından kullanıldığını, ihtarlara rağmen işbu «haksız eylemlerine» «son» verilmediğini, davalı/karşı davacının yeni ve özgün ürün oluşturabilme imkan ve olanağı varken hiçbir gayret ve çaba harcamadan müvekkilinin ürünlerinin toplumda edindiği bilinirlikten yararlanmaya çalıştığını, davalı/ karşı davacının basiretli davranmadığı gibi kötü niyetli olduğunu, yaratılan «haksız rekabetin» müvekkiline büyük zarar verdiğini, müvekkilinin «ticari itibarının zedelendiğini» belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
… rım tescilinin yeni ve ayırt edici nitelikte olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek tasarım yönünden kesinleştiği, «dava konusu» patent yönünden patentin incelemesiz patent olarak 21.03.2012 tarihinde tescil edildiği, tescil sonrasında tescil sahibinin 22.07.2013 tarihinde incelemesiz patent sisteminden incelemeli patent sistemine geçiş talebinde bulunduğu, birinci inceleme raporunun «olumsuz» gelmesi üzerine başvuru sahibinin talebi üzerine ikinci inceleme işleminin başlatıldığı, ücretlerinin ödenmemesi üzerine patentin «geçersizliğine» karar verildiği ve 23.10.2017 tarihli bültende yayınlandığı ve patentin hükümsüz hale geldiği, davacı-karşı davalı vekilince de bu hususun «son» celsede kabul edildiği, davacının dayandığı tasarım tescili ve patent tescilinin hükümsüz olması karşısında, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından, patent ve tasarımdan doğan haklara tecavüzün ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağı, bunun neticesinde maddi, manevi ve «yoksun kalınan» kazanç tazminatına hak kazanılamayacağına yönelik İlk Derece Mahkemesinin kararının isabetli bulunduğu, ancak asıl dava yönünden davaların yığılması söz konusu olduğundan her bir asli talep yönünden ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti yönünden hatalı hüküm kurulduğu, karşı dava konusuz kaldığından esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair kararın isabetli bulunduğu, karşı davacı tarafından hem tasarımın hükümsüzlüğü hem de patentin hükümsüzlüğü talep edilmiş olmakla, asıl davada olduğu gibi davaların yığılması durumunun bulunduğu, esas hakkında karar verilmemiş ise de karşı davanın açılmasına karşı davalının sebebiyet verdiği, dava tarihi itibarı ile karşı davalının haksız olduğunun belirlendiği, karşı davada davacı lehine sadece bir «vekalet ücreti takdirinin» yerinde görülmediği, karşı davacının talepleri ayrı ayrı karara bağlandığından her bir ayrı dava açısından karşı davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı/karşı davalı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına asıl dava yönünden tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, durdurulması, önlenmesi, bu suretle haksız tecavüzün giderilmesi, 5.000,00 TL manevi tazminat, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ve 25.318,16 TL yoksun kalınan «kazanç kaybı» tazminat davaların ayrı ayrı reddine, karşı dava yönünden; tasarım ve patentin hükümsüzlüğü davaları konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadı …
… ağlantı Elemanı" başlıklı incelemesiz patent ile 2009/04311 sayılı "Köşe Bağlantı Elemanı" başlıklı tasarımların bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinden izin veya «icazet» almaksızın patent ve tasarım koruması altında olan ürünlerinin birebir aynılarının imalatını yaptığını, işbu taklit ve tecavüz mahsulü ürünlerin piyasada çeşitli firmalara «dağıtımını» gerçekleştirdiğini, bu suretle müvekkilinin tasarım ve patentten doğan haklarına tecavüzde bulunup ve «haksız rekabet» ettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek davalı yanın tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve bu suretle haksız tecavüzün giderilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL «yoksun kalınan» kazanç olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiş, 06.05.2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile yoksun kalınan kazanca yönelik tazminat talebini 25.318,16 TL' ye yükseltmiştir.
… arım ve patentin aynısını ve/veya benzerini taklit ederek ürettiğini, sattığını, ticaretini yaptığını, bu suretle müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunu, «haksız eylemlerine» devam eden davalının kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü yerine ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, «yoksun kalınan» kazanç talebinin ayrıca bir dava olmayıp asıl tazmşnat talebi ile ortak bir talep olduğunu ve bu talebin reddi halinde davalı lehine ayrıca bir «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10145 E. 2012/3536 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yapılandırma protokolü · gerçek zarar · ihtiyati tedbir · hisse devir sözleşmesi · anonim şirket · protokol · kesin hüküm · husumet
Benzer bu karardaDava, «anonim şirket» «hisse devir sözleşmesi» ve davalı şirketle «yapılan protokol» hükümleri uyarınca alacak istemine ilişkindir.
Oysa; Dairemiz’in 1997/ 3788-6483, 2000 /7946-9237,2001/10078-1244 E.K. sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere, hukuki ilişkinin varlığı, «husumet» gibi bazı hususlar bakımından kısmi davada verilen hüküm sonradan açılan ek dava için «kesin» hüküm oluşturulabilir ise de, kısmi davada zararın bir kısmı dava edildiği için tüm zarar değil sadece dava edilen tutar kesinleşir.
Hukuk Mahkemesi’nin 2002/464 E,2003/313K sayılı dosyasında belirlenen davacı alacağına hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.965.712,08 TL’nin davalılardan tahsiline ve «ihtiyati tedbir» kararının devamına karar verilmiştir.
Ancak, kısmi davada mahkeme itirazları dikkate alıp «gerçek zararı» saptamış, Yargıtay hükmün temyizi üzerine kısmi davada alınan raporu irdelemiş ise, bu durumda ilk davadaki raporun ikinci davada tarafları ve hakimi bağlayacağı b …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/475 E. , 2019/5776 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 3. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 13/10/2015 gün ve 2013/245 - 2015/188 sayılı kararı bozan Daire'nin 18/10/2017 gün ve 2016/1630 - 2017/5480 sayılı kararı aleyhinde davacı-karşı davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili; müvekkili adına TPMK'de tescilli 2008/10078 nolu “Açılı Bağlantı Elemanı” başlıklı patente ve 2009/04311 nolu “Köşe Bağlantı Elemanı” başlıklı ürün adlı endüstriyel tasarım tescil belgesine davalının benzer ve taklit ürünler imal edip satarak tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek bu eylemlerinin tespitini ve menini, şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi ve yoksun kalınan kazanç nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000 TL tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili; davacının incelemesiz patent belgesine konu ürünlerinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin daha önce de dava dışı firmalar tarafından piyasaya sunulduğunu, dava dışı firmalar tarafından faydalı model ve tasarım tescil belge müracaatlarının olduğunu, bu başvurulardaki tarifname ve istemlerin dava konusu belgelerdeki ile birebir örtüştüğünü savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise, davacı/karşı davalı adına tescilli dava konusu 2008/10078 ve 2009/04311 nolu tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2008/10078 sayılı patentin ve 2009/04311 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine dair verilen kararın davacı/karşı davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı/karşı davalı vekili bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı-karşı davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı-karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacı-karşı davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 25/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538298500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz