Haksız Rekabet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2016/1630 E. 2017/5480 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayırt edicilik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; TR 2008/10078 B sayılı ve açılı bağlantı elemanı buluş başlıklı incelemesiz patentin, 31/12/2008 tarihinden itibaren 7 yıl süre ile, 2009/04311 sayılı köşe bağlantı elemanı ürünü adlı tasarım belgesinin 04/09/2009 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile davacı/karşı davalı adına tescil edildiği, asıl davada gerek patent belgesine, gerekse tasarıma tecavüz talepleri doğrultusunda yapılan inceleme ile davalı yan ürününün her iki belge kapsamında kaldığı tespit edilmiş ise de, karşı davada yapılan değerlendirme TPE tarafından düzenlenen patentin araştırma raporunda da yer alan TR 2008/02487 sayılı faydalı model belgesinin davaya konu incelemesiz patent belgesindeki tüm istemlerin yeniliğini ortadan kaldırdığı, tasarımın ise 2009 yılından önce, yani tasarım başvurusundan önce ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ürünlerin Çetin Plastik Firmasınca kamuya sunulmuş olması sebebiyle yenilik kriterini taşımadığının tespit edildiği, davacı/karşı davalının gerek incelemesiz patentinin, gerekse tasarım belgesinin yenilik, buluş basamağı ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2008/10078 sayılı patentin ve 2009/04311 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı/karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karşı davaya konu 2009/04311 sayılı tasarımın yenilik vasfına sahip olmadığının kanıtlanmış olmasına göre, davacı/karşı davalı vekilinin işbu tasarıma ilişkin asıl ve karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı/karşı davalı vekilinin karşı davada hükümsüzlüğü istenen müvekkiline ait 2008/10078 sayılı patente yönelik karara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı/karşı davalı, dava tarihinden önce TPE nezdinde yapmış olduğu 31.12.2008 tarihli başvuru sonucu 2008/10078 sayılı incelemesiz patent belgesi sahibidir. Davacı/karşı davalı, 551 sayılı KHK 60/son fıkrası uyarınca 22.07.2013 tarihinde söz konusu incelemesiz patenti için inceleme talebinde bulunmuştur.
Davacı, başlangıçta 2008/10078 sayılı incelemesiz patent sahibi iken işbu dava açılmadan önce aynı buluş için inceleme talebinde bulunduğuna göre 551 sayılı KHK 60. maddesi uyarınca incelemesiz patenti artık incelemeli patent başvurusuna dönüşmüştür. Bu başvuru üzerine artık anılan KHK'nin incelenerek patent verilmesine ilişkin 62. vd maddeleri uygulanır. Dolayısıyla incelemesiz patente dayalı koruma sona ermiş bulunmaktadır. Nitekim, Dairemizin 04.03.2013 tarih 3290/3951 sayılı kararı da bu yöndedir. Anılan başvuru neticesinin davanın sonucunu etkileyebileceği dikkate alınıp, bu başvurunun sonucunun beklenilmesi gerektiğinden, davacı/karşı davalı vekilinin patent belgesinin hükümsüzlüğüne ilişkin karşı davadaki temyiz itirazlarının kabulü ile karşı davada verilen hükmün davacı/karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı/karşı davalı vekilinin müvekkilinin patent hakkına tecavüz edildiği iddialarına yönelik asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/475 E. 2019/5776 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7459 E. 2024/3702 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaDavacı/karşı davalı, 551 sayılı KHK 60/«son» fıkrası uyarınca 22.07.2013 tarihinde söz konusu incelemesiz patenti için inceleme talebinde bulunmuştur.
Benzer bu kararda… rım tescilinin yeni ve ayırt edici nitelikte olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek tasarım yönünden kesinleştiği, «dava konusu» patent yönünden ise patentin incelemesiz patent olarak 21.03.2012 tarihinde tescil edildiği tescil sonrasında tescil sahibinin 22.07.2013 tarihinde incelemesiz patent sisteminden incelemeli patent sistemine geçiş talebinde bulunduğu birinci inceleme raporunun «olumsuz» gelmesi üzerine başvuru sahibinin talebi üzerine ikinci inceleme işleminin başlatıldığı, ücretlerinin ödenmemesi üzerine patentin «geçersizliğine» karar verildiği ve 23.10.2017 tarihli bültende yayınlandığı ve patentin hükümsüz hale geldiğinin Türk Patent ve Marka Kurumu'nun (TÜRKPATENT) cevabi yazılarından anlaşıldığı, tasarım ve patent tescilinin hükümsüz hale geldiğinin davacı-karşı davalı vekilince de «son» celse duruşmada kabul edildiği, davacının dayandığı tasarım tescili ve patent tescili hükümsüz olmakla hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından patent ve tasarımdan doğan haklara tecavüz söz konusu olmayacağı gibi «haksız rekabet» de söz konusu olmayacağından asıl dava yönünden davanın reddi gerektiği, dava konusu tasarım ve patent tescilinin hükümsüz kalması karşısında karşı davanın konusu kaldığı, karşı davanın açılmasına karşı davalı sebebiyet vermiş olup dava tarihi itibariyle de haksız olduğundan aleyhine «yargılama gideri» ve avukatlık ücretine hükmedildiği gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı dava yönünden dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı/karşı davacı tarafından müvekkilinden izin ve «icazet» alınmaksızın koruma altında olan ürünlerin birebir aynılarının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin imalatının ve her türlü ticaretinin yapıldığını, müvekkili şirket adına tescil edilerek kullanılan tasarımların ve patentin aynısının haksız ve hukuka aykırı surette taklit ederek davalı/karşı davacı tarafından kullanıldığını, ihtarlara rağmen işbu «haksız eylemlerine» «son» verilmediğini, davalı/karşı davacının yeni ve özgün ürün oluşturabilme imkan ve olanağı varken hiçbir gayret ve çaba harcamadan müvekkilinin ürünlerinin toplumda edindiği bilinirlikten yararlanmaya çalıştığını, davalı/ karşı davacının basiretli davranmadığı gibi kötü niyetli olduğunu, yaratılan «haksız rekabetin» müvekkiline büyük zarar verdiğini, müvekkilinin «ticari itibarının zedelendiğini» belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
… rım tescilinin yeni ve ayırt edici nitelikte olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek tasarım yönünden kesinleştiği, «dava konusu» patent yönünden patentin incelemesiz patent olarak 21.03.2012 tarihinde tescil edildiği, tescil sonrasında tescil sahibinin 22.07.2013 tarihinde incelemesiz patent sisteminden incelemeli patent sistemine geçiş talebinde bulunduğu, birinci inceleme raporunun «olumsuz» gelmesi üzerine başvuru sahibinin talebi üzerine ikinci inceleme işleminin başlatıldığı, ücretlerinin ödenmemesi üzerine patentin «geçersizliğine» karar verildiği ve 23.10.2017 tarihli bültende yayınlandığı ve patentin hükümsüz hale geldiği, davacı-karşı davalı vekilince de bu hususun «son» celsede kabul edildiği, davacının dayandığı tasarım tescili ve patent tescilinin hükümsüz olması karşısında, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından, patent ve tasarımdan doğan haklara tecavüzün ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağı, bunun neticesinde maddi, manevi ve «yoksun kalınan» kazanç tazminatına hak kazanılamayacağına yönelik İlk Derece Mahkemesinin kararının isabetli bulunduğu, ancak asıl dava yönünden davaların yığılması söz konusu olduğundan her bir asli talep yönünden ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti yönünden hatalı hüküm kurulduğu, karşı dava konusuz kaldığından esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair kararın isabetli bulunduğu, karşı davacı tarafından hem tasarımın hükümsüzlüğü hem de patentin hükümsüzlüğü talep edilmiş olmakla, asıl davada olduğu gibi davaların yığılması durumunun bulunduğu, esas hakkında karar verilmemiş ise de karşı davanın açılmasına karşı davalının sebebiyet verdiği, dava tarihi itibarı ile karşı davalının haksız olduğunun belirlendiği, karşı davada davacı lehine sadece bir «vekalet ücreti takdirinin» yerinde görülmediği, karşı davacının talepleri ayrı ayrı karara bağlandığından her bir ayrı dava açısından karşı davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı/karşı davalı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına asıl dava yönünden tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, durdurulması, önlenmesi, bu suretle haksız tecavüzün giderilmesi, 5.000,00 TL manevi tazminat, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ve 25.318,16 TL yoksun kalınan «kazanç kaybı» tazminat davaların ayrı ayrı reddine, karşı dava yönünden; tasarım ve patentin hükümsüzlüğü davaları konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibarın zedelenmesi · kazanç kaybı · yoksun kalınan kâr · ticari itibar · icazet · vekalet ücreti takdiri · davanın konusu · haksız eylem
Benzer bu karardaDavacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı/karşı davacı tarafından müvekkilinden izin ve «icazet» alınmaksızın koruma altında olan ürünlerin birebir aynılarının veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin imalatının ve her türlü ticaretinin yapıldığını, müvekkili şirket adına tescil edilerek kullanılan tasarımların ve patentin aynısının haksız ve hukuka aykırı surette taklit ederek davalı/karşı davacı tarafından kullanıldığını, ihtarlara rağmen işbu «haksız eylemlerine» «son» verilmediğini, davalı/karşı davacının yeni ve özgün ürün oluşturabilme imkan ve olanağı varken hiçbir gayret ve çaba harcamadan müvekkilinin ürünlerinin toplumda edindiği bilinirlikten yararlanmaya çalıştığını, davalı/ karşı davacının basiretli davranmadığı gibi kötü niyetli olduğunu, yaratılan «haksız rekabetin» müvekkiline büyük zarar verdiğini, müvekkilinin «ticari itibarının zedelendiğini» belirterek İlk Derece Mahkemesinin kararının kaldırılmasını istemiştir.
… rım tescilinin yeni ve ayırt edici nitelikte olmaması sebebiyle hükümsüzlüğüne karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek tasarım yönünden kesinleştiği, «dava konusu» patent yönünden patentin incelemesiz patent olarak 21.03.2012 tarihinde tescil edildiği, tescil sonrasında tescil sahibinin 22.07.2013 tarihinde incelemesiz patent sisteminden incelemeli patent sistemine geçiş talebinde bulunduğu, birinci inceleme raporunun «olumsuz» gelmesi üzerine başvuru sahibinin talebi üzerine ikinci inceleme işleminin başlatıldığı, ücretlerinin ödenmemesi üzerine patentin «geçersizliğine» karar verildiği ve 23.10.2017 tarihli bültende yayınlandığı ve patentin hükümsüz hale geldiği, davacı-karşı davalı vekilince de bu hususun «son» celsede kabul edildiği, davacının dayandığı tasarım tescili ve patent tescilinin hükümsüz olması karşısında, hükümsüzlük baştan beri sonuç doğuracağından, patent ve tasarımdan doğan haklara tecavüzün ve «haksız rekabetin» söz konusu olmayacağı, bunun neticesinde maddi, manevi ve «yoksun kalınan» kazanç tazminatına hak kazanılamayacağına yönelik İlk Derece Mahkemesinin kararının isabetli bulunduğu, ancak asıl dava yönünden davaların yığılması söz konusu olduğundan her bir asli talep yönünden ayrı ayrı «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerektiği, İlk Derece Mahkemesince vekalet ücreti yönünden hatalı hüküm kurulduğu, karşı dava konusuz kaldığından esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair kararın isabetli bulunduğu, karşı davacı tarafından hem tasarımın hükümsüzlüğü hem de patentin hükümsüzlüğü talep edilmiş olmakla, asıl davada olduğu gibi davaların yığılması durumunun bulunduğu, esas hakkında karar verilmemiş ise de karşı davanın açılmasına karşı davalının sebebiyet verdiği, dava tarihi itibarı ile karşı davalının haksız olduğunun belirlendiği, karşı davada davacı lehine sadece bir «vekalet ücreti takdirinin» yerinde görülmediği, karşı davacının talepleri ayrı ayrı karara bağlandığından her bir ayrı dava açısından karşı davacı yararına ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı/karşı davalı vekilinin asıl ve karşı dava yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalı/karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına asıl dava yönünden tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerin tespiti, durdurulması, önlenmesi, bu suretle haksız tecavüzün giderilmesi, 5.000,00 TL manevi tazminat, 5.000,00 TL «maddi tazminat» ve 25.318,16 TL yoksun kalınan «kazanç kaybı» tazminat davaların ayrı ayrı reddine, karşı dava yönünden; tasarım ve patentin hükümsüzlüğü davaları konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadı …
… ağlantı Elemanı" başlıklı incelemesiz patent ile 2009/04311 sayılı "Köşe Bağlantı Elemanı" başlıklı tasarımların bulunduğunu, davalı tarafın müvekkilinden izin veya «icazet» almaksızın patent ve tasarım koruması altında olan ürünlerinin birebir aynılarının imalatını yaptığını, işbu taklit ve tecavüz mahsulü ürünlerin piyasada çeşitli firmalara «dağıtımını» gerçekleştirdiğini, bu suretle müvekkilinin tasarım ve patentten doğan haklarına tecavüzde bulunup ve «haksız rekabet» ettiğini, müvekkilinin maddi ve manevi zarara uğrattığını ileri sürerek davalı yanın tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin tespitini, durdurulmasını, önlenmesini ve bu suretle haksız tecavüzün giderilmesini, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL manevi, 5.000,00 TL maddi ve 5.000,00 TL «yoksun kalınan» kazanç olmak üzere toplam 15.000,00 TL tazminata hükmedilmesini talep etmiş, 06.05.2015 tarihli «ıslah» dilekçesi ile yoksun kalınan kazanca yönelik tazminat talebini 25.318,16 TL' ye yükseltmiştir.
… arım ve patentin aynısını ve/veya benzerini taklit ederek ürettiğini, sattığını, ticaretini yaptığını, bu suretle müvekkilinin fikri mülkiyet haklarına tecavüzde ve «haksız rekabette» bulunduğunu, «haksız eylemlerine» devam eden davalının kötü niyetli olduğunu, davanın kabulü yerine ret kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, «yoksun kalınan» kazanç talebinin ayrıca bir dava olmayıp asıl tazmşnat talebi ile ortak bir talep olduğunu ve bu talebin reddi halinde davalı lehine ayrıca bir «vekalet ücretine» hükmedilmesinin hatalı bulunduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2016/14019/2018/5091
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14019 E. 2018/5091 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2016/1630 E. , 2017/5480 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...(KAPATILAN) 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...(Kapatılan) 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/10/2015 tarih ve 2013/245-2015/188 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı - karşı davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 21.242 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Kanun'un geçici 3/2. maddesi delaletiyle uygulanması gereken HUMK 3156 sayılı Kanun'la değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle incelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı/karşı davalı vekili; müvekkili adına TPE'de tescilli 2008/10078 nolu “Açılı Bağlantı Elemanı” başlıklı patente ve 2009/04311 nolu “Köşe Bağlantı Elemanı” başlıklı ürün adlı endüstriyel tasarım tescil belgeli ürünlerine davalının benzer ve taklit ürünler imal edip satarak müvekkilinin haklarına tecavüz ve haksız rekabette bulunduğunu ileri sürerek bu eylemlerinin tespitini ve durdurulmasını, önlenmesini ve giderilmesini, şimdilik 5.000,00 TL maddi, 5.000,00 TL manevi ve yoksun kalınan kazanç nedeniyle 5.000,00 TL olmak üzere toplam 15.000 TL tazminata hükmedilmesini, davalının tespit edilecek tecavüzlü ürünlerine el konularak toplatılmasının tercihen teminatsız olarak ihtiyati tedbirle sağlanmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı/karşı davacı vekili; davacının incelemesiz patent belgesine konu ürünlerinin aynısı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerlerinin daha önce de dava dışı firmalar tarafından piyasaya sunulduğunu, kataloglarda yer aldığını, yine bu ürünleri piyasaya sunan dava dışı firmalar tarafından TPE nezdinde faydalı model ve tasarım tescil belge müracaatlarının olduğunu, bu başvurulardaki tarifname ve istemlerin dava konusu belgelerdeki ile birebir örtüştüğünü savunarak davanın reddini istemiş, karşı davada ise, davacı/karşı davalı adına tescilli dava konusu 2008/10078 ve 2009/04311 nolu tasarım tescil belgelerinin hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmesini talep ile dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; TR 2008/10078 B sayılı ve açılı bağlantı elemanı buluş başlıklı incelemesiz patentin, 31/12/2008 tarihinden itibaren 7 yıl süre ile, 2009/04311 sayılı köşe bağlantı elemanı ürünü adlı tasarım belgesinin 04/09/2009 tarihinden itibaren 5 yıl süre ile davacı/karşı davalı adına tescil edildiği, asıl davada gerek patent belgesine, gerekse tasarıma tecavüz talepleri doğrultusunda yapılan inceleme ile davalı yan ürününün her iki belge kapsamında kaldığı tespit edilmiş ise de, karşı davada yapılan değerlendirme TPE tarafından düzenlenen patentin araştırma raporunda da yer alan TR 2008/02487 sayılı faydalı model belgesinin davaya konu incelemesiz patent belgesindeki tüm istemlerin yeniliğini ortadan kaldırdığı, tasarımın ise 2009 yılından önce, yani tasarım başvurusundan önce ayırt edilemeyecek derecede benzer olan ürünlerin Çetin Plastik Firmasınca kamuya sunulmuş olması sebebiyle yenilik kriterini taşımadığının tespit edildiği, davacı/karşı davalının gerek incelemesiz patentinin, gerekse tasarım belgesinin yenilik, buluş basamağı ve ayırt edicilik kriterlerini taşımadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalı adına tescilli 2008/10078 sayılı patentin ve 2009/04311 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiştir.
Kararı, davacı/karşı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, karşı davaya konu 2009/04311 sayılı tasarımın yenilik vasfına sahip olmadığının kanıtlanmış olmasına göre, davacı/karşı davalı vekilinin işbu tasarıma ilişkin asıl ve karşı davaya yönelik tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı/karşı davalı vekilinin karşı davada hükümsüzlüğü istenen müvekkiline ait 2008/10078 sayılı patente yönelik karara ilişkin temyiz itirazlarına gelince; davacı/karşı davalı, dava tarihinden önce TPE nezdinde yapmış olduğu 31.12.2008 tarihli başvuru sonucu 2008/10078 sayılı incelemesiz patent belgesi sahibidir. Davacı/karşı davalı, 551 sayılı KHK 60/son fıkrası uyarınca 22.07.2013 tarihinde söz konusu incelemesiz patenti için inceleme talebinde bulunmuştur.
Davacı, başlangıçta 2008/10078 sayılı incelemesiz patent sahibi iken işbu dava açılmadan önce aynı buluş için inceleme talebinde bulunduğuna göre 551 sayılı KHK 60. maddesi uyarınca incelemesiz patenti artık incelemeli patent başvurusuna dönüşmüştür. Bu başvuru üzerine artık anılan KHK'nin incelenerek patent verilmesine ilişkin 62. vd maddeleri uygulanır. Dolayısıyla incelemesiz patente dayalı koruma sona ermiş bulunmaktadır. Nitekim, Dairemizin 04.03.2013 tarih 3290/3951 sayılı kararı da bu yöndedir. Anılan başvuru neticesinin davanın sonucunu etkileyebileceği dikkate alınıp, bu başvurunun sonucunun beklenilmesi gerektiğinden, davacı/karşı davalı vekilinin patent belgesinin hükümsüzlüğüne ilişkin karşı davadaki temyiz itirazlarının kabulü ile karşı davada verilen hükmün davacı/karşı davalı yararına bozulması gerekmiştir.
3- Bozma sebep ve şekline göre, davacı/karşı davalı vekilinin müvekkilinin patent hakkına tecavüz edildiği iddialarına yönelik asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı/karşı davalı vekilinin tasarıma ilişkin tüm temyiz itirazlarının reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı/karşı davalı yararına BOZULMASINA; (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı/karşı davalı vekilinin patent hakkına tecavüz edildiği iddialarına yönelik asıl davaya ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 18/10/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/377170000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz