Tahsil
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/3247 E. 2019/5708 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
fon bankası↗ mevduat hesabı↗ reeskont faizi↗ fer'i müdahil↗ temerrüt faizi↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş'nin ... Şubesinde bulunan mevduat hesabına 08.12.1999 tarihinde 2.725,87-TL yatırdığı, Yurtbank A.Ş.'nin Sümerbank A.Ş. bünyesinde birleştirildiği, Sümerbank A.Ş. hisselerinin ... ve OYAK arasındaki Devir Sözleşmesi uyarınca, OYAK'a devredildiği, 2007 yılı ve sonrasında OYAK Bank A.Ş.'nin .... unvanını alması nedeniyle, davalı ....'nin Yurt Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu, ceza mahkemesinin suçun oluşa ilişkin kabulü gözetilerek Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin mevduat sahiplerini yanıltarak Yurtbank A.Ş. nezdinde hesap açtırdıktan sonra parayı Yurtbank off-shore hesabına aktarmaksızın bir kısım şirketlerin finansmanında kullanıldıkları, bu suretle davacının yatırdığı paranın yatırıldığı tarihten itibaren Yurtbank A.Ş. nezdinde kaldığı, Yurtbank A.Ş.'nin sorumluluğunda bulunduğu, yöneticilerin eylemlerinden bankanın sorumlu olduğu, davalı ve fer'i müdahilin husumet ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.725,87TL'nin 08.12.1999 tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve fer’i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin ve fer’i müdahiller vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece verilen kararla davalı banka harçtan sorumlu tutulmuş ise de, davalı bankaya karşı işbu davanın açılma nedeninin banka tarafından devir alınan Yurtbank A.Ş’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın Yurt Security Off-Shore Bank Ltd’ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş’nin ... tarafından devir alındıktan sonra en son davalı bankaya devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken davalı bankaya devredilen devredilen Yurtbank A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan davalı bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
3-) Ayrıca, davacı taraf 2.725,87 TL'nin yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirildiğinden 01.01.2000 tarihine kadar olan davacı alacağına reeskont oranında temerrüt faizi, bu tarihten sonra da avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7. maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5226 E. 2019/6389 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… i istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde u …
Benzer bu kararda04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygula …
Bu durumda, davalıdan tahsili gereken meblağa 08.12.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 08.12.1999 tarihinden itibaren «avans faize» hükmedilmesi doğru olmayıp yerel mahkeme kararının davalı ve fer’i müdahiller TMSF ve OYAK yararına bozulması gerekiyor ise de, anılan yanlışlıkların düzeltilmesi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda2-Davacı vekili, müvekkilince 08/12/1999 tarihinde Yurtbank A.Ş’ye yatırılan 6.848,07 TL’nin yatırıldığı tarihten itibaren 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulü ile 6.848,07 TL’nin 08/12/1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun’un 2/2. maddesi gereğince uygulanacak faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, davalıdan tahsili gereken meblağa 08.12.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 08.12.1999 tarihinden itibaren «avans faize» hükmedilmesi doğru olmayıp yerel mahkeme kararının davalı ve fer’i müdahiller TMSF ve OYAK yararına bozulması gerekiyor ise de, anılan yanlışlıkların düzeltilmesi …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1703 E. 2019/3814 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt
İncelediğiniz kararda… i istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde u …
Benzer bu kararda… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Bu durumda, davalıdan tahsili gereken meblağa 24.11.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 24.01.1999 tarihinden itibaren «avans faize» hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:avans faizi
Benzer bu kararda… en halef sıfatı ile davalı bankanın sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 5.500,00 TL’nin 24/01/1999 tarihinden itibaren işleyen değişik oranlardaki «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
… ığı tarihten bankanın ...’ye devredildiği tarih olan 22/12/1999 tarihine kadar %85 faiz, sonraki tarihler için ise değişen oranlarda kısa vadeli kredilere uygulanan «avans faizi» ile birlikte tahsilini talep etmiş, mahkemece davanın kabulü ile 5.500,00 TL’nın 24.01.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faizi ile birli …
Bu durumda, davalıdan tahsili gereken meblağa 24.11.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde 24.01.1999 tarihinden itibaren «avans faize» hükmedilmesi doğru olmamıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/3167 E. 2019/4610 K.
Ortak:reeskont faizi · temerrüt faizi · temerrüt · dava şartı
İncelediğiniz kararda… i istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde u …
Benzer bu kararda… de 6102 sayılı Kanun’un 4. ve 19. maddeleri açısından ticari iş niteliğinde ise de, 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde «temerrüt faizinin», TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü «reeskont faiz» oranı olduğu belirtilmiş iken 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01/01/2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uy …
Bu durumda, davalıdan tahsili gereken meblağa 01/12/1999 tarihinden 01/01/2000 tarihine kadar reeskont oranında «temerrüt faizi», bu tarihten sonra ise avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizi işletilmesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde faize hükmedilmesi doğru olmamıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihbar olunan · tüzel kişilik · ihbar · avans faizi
Benzer bu karardaTemyiz isteminde bulunan ... davada «ihbar olunan» konumunda olup, karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş, aleyhine de hüküm kurulmamıştır.
O halde, «ihbar olunan» ... vekilinin kararı temyiz etmekte hukuki yararları bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacıların murisi ve onun durumundaki off-shore hesaplarına para yatıran kişilerin Yurtbank A.Ş. yöneticileri tarafından iradelerinin fesada uğratılarak haksız ve hukuka aykırı fiile maruz bırakıldıklarının ceza mahkemesi kararı ile belirlenmiş olduğu, Yurtbank A.Ş. «tüzel kişiliğinin» Yurt Security Off-Shore Bank Ltd.
Şti. adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bildiği, buna rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacıların murisinin zararına sebep olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 14.720,00 TL'nin 01/12/1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlarda «avans faizi» ile davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4104 E. 2020/2390 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… vacıya ait paranın Yurt Security Off-Shore Bank Ltd’ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş’nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» davalı bankaya devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken davalı bankaya devredilen devredilen Yurtbank A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir …
Benzer bu kararda… acıya ait paranın Yurt Security Off-Shore Bank Ltd’ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş’nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...ye devredilen Yurtbank A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ...nin 5411 sayılı Banka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesinlik sınırı · alacak davası · kesin hüküm
Benzer bu kararda1-HUMK'nın 21.07.2004 tarihinde yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile değişik 427/2. madde hükmüne göre miktar veya değeri 1.000 TL’yi geçmeyen taşınır mal ve «alacak davalarına» ilişkin nihai kararlar «kesin» olup, 26/03/2019 hüküm tarihi itibariyle bu miktar 3.200 TL olmuştur.
Mahkemece ek karar ile davalının temyiz isteminin kararın miktar itibariyle «kesin» olması nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, istemin kabul edilen kısmı yukarıda anılan kanun maddesi gereğince temyiz «kesinlik sınırının» üstünde kaldığından, mahkemece tesis edilen, davalı vekilinin temyiz isteminin miktar yönünden reddine ilişkin ek kararın bozularak kaldırılmasına ve davalı vekilinin temyiz isteminin incelenmesine karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13389 E. 2016/7622 K.
Ortak:i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… vacıya ait paranın Yurt Security Off-Shore Bank Ltd’ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş’nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» davalı bankaya devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken davalı bankaya devredilen devredilen Yurtbank A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir …
Benzer bu kararda… davacıya ait paranın Yurt Security Off Shore Bankınaa gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş.nin TMSF tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...ye devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken ...ye devredilen Yurtbank A.Ş.nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan ...nin 5411 sayılı Banka …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:başvurma harcı · yargılama giderleri · harç · avans faizi
Benzer bu kararda2- Mahkemece, davalı ...nin harçtan muaf olduğu bildirilerek «harç» tahsiline yer olmadığına karar verilmiş olmasına rağmen, davacı tarafından yatırılan «yargılama giderleri» içerisinde gösterilen, temyiz yoluna «başvuru harcının» davalı bankadan tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kabulüne, 27.465,00 TL'nin 22/10/1999 tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/3247 E. , 2019/5708 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 7. Tüketici Mahkemesince verilen 21/11/2017 tarih ve sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekilleri tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin Yurt Bank A.Ş. ... şubesinde bulunan mevduat hesabında 08.12.1999 tarihi itibariyle 2.725,87 TL bulunmaktayken bankanın 22.12.1999 tarihinde ...'ye devredildiğini, sonradan fona devredilen bankaların Sümerbank bünyesinde birleştirildiğini, 09.08.2011 tarihinde OYAK'a satıldığını, Oyak Bank A.Ş.'nin de 07.07.2008 tarihinde davalı .... olarak değiştiğini, müvekkilinin devir işlemleri sırasında ve sonrasında parasını almak için müracaat ettiğinde parasının Yurt Security Off- Shore Bank Ltd.'de işlem gördüğünü, devlet garantisinde olmadığının bildirildiğini, banka çalışanlarının yanlış yönlendirmeleri sonucu paranın off-shore hesabına gönderilmiş gibi gözüktüğünü, banka vasıta kılınmak suretiyle dolandırıcılık suçundan açılan davada İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi'nde banka yöneticilerinin mahkumiyetine karar verildiğini, davalı ....'nin halef olarak müvekkilinin bankadaki parasından sorumlu olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 2.725,87 TL'nin 08.12.1999 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazında bulunarak davanın muhatabının borcu üstlenen ... olduğunu, Yurt Security Off- Shore Bank Ltd. Şti. İle müvekkilinin farklı tüzel kişiler olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Fer'i Müdahil vekili; yetki, zamanaşımı, husumet itirazında bulunarak davanın kusurlu olduğunu, davalı bankanın havale işlemi yaptığını, davacının davalı banka nezdinde alacak yahut mevduatının bulunmadığını, davacının dolandırılmadığını, kendi iradesi ile para yatırdığını, risklere katlanması gerektiğini, davacıya ait hesap ekstrelerinde 20.09.1999 tarihinde 2.334,63 TL'nin Yurt Security Off-Shore Bank'ın Yurtbank merkez şubesindeki muhasebe skontuna havale edildiğini ve söz konusu hesaba alacak olarak kaydedildiğini, davacının alacak tutarının 2.334,63TL olduğunu, talep edilen miktarın fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İhbar olunan vekili; davanın ...'ye tevcihinin gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş'nin ... Şubesinde bulunan mevduat hesabına 08.12.1999 tarihinde 2.725,87-TL yatırdığı, Yurtbank A.Ş.'nin Sümerbank A.Ş. bünyesinde birleştirildiği, Sümerbank A.Ş. hisselerinin ... ve OYAK arasındaki Devir Sözleşmesi uyarınca, OYAK'a devredildiği, 2007 yılı ve sonrasında OYAK Bank A.Ş.'nin .... unvanını alması nedeniyle, davalı ....'nin Yurt Bank A.Ş.'nin külli halefi olduğu, ceza mahkemesinin suçun oluşa ilişkin kabulü gözetilerek Yurtbank A.Ş. yöneticilerinin mevduat sahiplerini yanıltarak Yurtbank A.Ş. nezdinde hesap açtırdıktan sonra parayı Yurtbank off-shore hesabına aktarmaksızın bir kısım şirketlerin finansmanında kullanıldıkları, bu suretle davacının yatırdığı paranın yatırıldığı tarihten itibaren Yurtbank A.Ş.
nezdinde kaldığı, Yurtbank A.Ş.'nin sorumluluğunda bulunduğu, yöneticilerin eylemlerinden bankanın sorumlu olduğu, davalı ve fer'i müdahilin husumet ve zamanaşımı itirazlarının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2.725,87TL'nin 08.12.1999 tarihinden itibaren değişik oranlarda avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı banka ve fer’i müdahiller vekilleri temyiz etmiştir.
1-) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı banka vekilinin ve fer’i müdahiller vekillerinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, banka hesabındaki paranın tahsili istemine ilişkin olup mahkemece verilen kararla davalı banka harçtan sorumlu tutulmuş ise de, davalı bankaya karşı işbu davanın açılma nedeninin banka tarafından devir alınan Yurtbank A.Ş’nin işlem ve eylemlerinden kaynaklandığı, davacıya ait paranın Yurt Security Off-Shore Bank Ltd’ye gönderilmesi konusundaki işlem ve eylemleri yürüten Yurtbank A.Ş’nin ... tarafından devir alındıktan sonra en son davalı bankaya devredildiği, bu durumda Fon Bankası iken davalı bankaya devredilen devredilen Yurtbank A.Ş’nin eylemlerinden dolayı açılan davada bu bankayı devir alan davalı bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde harçtan sorumlu tutulması doğru olmamıştır.
3-) Ayrıca, davacı taraf 2.725,87 TL'nin yatırıldığı tarihten itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini istemiş olup, mahkemece davanın kabulüne karar verilmişse de, 04.12.1984 tarih ve 3095 sayılı Yasa’nın 2/3. maddesinde, arada sözleşme olmasa bile, ticari işlerde temerrüt faizinin, TCMB'nin kısa vadeli krediler için öngördüğü reeskont faiz oranı olduğu belirtilmiş iken, 15.12.1999 tarih ve 4489 sayılı Yasa ile 3095 sayılı Yasa’da yapılan değişiklik ile, 01.01.2000 tarihinden itibaren ticari işlerde uygulanacak temerrüt faiz oranı, TCMB'nin kısa vadeli avans işlemlerine uyguladığı faiz oranı olarak değiştirildiğinden 01.01.2000 tarihine kadar olan davacı alacağına reeskont oranında temerrüt faizi, bu tarihten sonra da avans işlemlerine uygulanan faiz oranında temerrüt faizine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi dahi doğru görülmemiş, kararın bu nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekir ise de, yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nın 438/7.
maddesi uyarınca kararın düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıdaki (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı banka vekilinin ve fer'i müdahiller vekillerinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı banka vekili ve fer'i müdahiller vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle hüküm fıkrasının 1. bendinde yer alan “08.12.1999” ibaresinin çıkarılarak yerine “...
08. 12.1999 tarihinden 01.01.2000 tarihine kadar işleyecek reeskont faiziyle, 01.01.2000” ibaresinin eklenmesine, 2. numaralı bendin hüküm fıkrasından tamamen çıkarılarak yerine “Davalı ... harçtan muaf olduğundan davalının harç ile sorumlu tutulmamasına” ibaresinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle davalı ve fer’i müdahiller yararına DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalı bankaya iadesine, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538227400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz