Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/800 E. 2019/6307 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçlu olunmadığının tespiti↗ şirket müdürü↗ ifa↗ bono↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların dava dışı Or-Do ... Ltd. Şti.'nin ortağı oldukları, davacı ...'ün şirket müdürü olarak görev yaptığı döneme ilişkin şirkete olan borçlarının belirlenmesi amacıyla 14.04.2009 tarihli sözleşme yapıldığı, sözleşme ile borcun 983.864,00 TL olarak belirlendiği, borcun 500.000,00 TL'lik kısmının...'ün eşi ...'e ait taşınmazın devredilmesi sureti ile yapılmasının kararlaştırıldığı, bakiye 483.864,00 TL'lik kısmı için ise ...ün ... lehine 7 adet bono düzenleyerek ödemenin yapılmasının kararlaştırıldığı, ...'e ait taşınmazın sözleşme tarihinden kısa bir süre sonra dava dışı Or-Do ... Ltd. Şti.'ye devredildiği, bu hali ile tarafların sözleşme ile bağlı oldukları ve sözleşmenin ifa aşamasına geçildiğinin taraflarca benimsendiği, davaya konu 7 adet bononun ise, borcun ödenmesi amacıyla düzenlenip halen ödemelerinin yapılmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava konusu 7 adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 2015/1621 Esas 2015/13768 Karar sayılı ilamı ile söz konusu bonoların yapılacak ödemelerin teminatı olarak düzenlenip davalıya tevdi edildiklerinin kabulü gerekmekle teminat bonosunu elinde bulunduran davalının, bonoların teminat vasfının sona erdiğini ve tahsilinin gerektiğini ispatla yükümlü olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, 14.07.2016 tarihli celse de bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmeyip tarafların sözleşme ile bağlı oldukları ve sözleşmenin ifa aşamasına geçildiği, ancak davaya konu bonoların borcun ödenmesi için düzenlenip halen ödenmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5731 E. 2023/2464 K.
Ortak:ifa · bono · teminat · Menfi tespit
İncelediğiniz karardaŞti.'ye devredildiği, bu hali ile tarafların sözleşme ile bağlı oldukları ve sözleşmenin «ifa» aşamasına geçildiğinin taraflarca benimsendiği, davaya konu 7 adet «bononun» ise, borcun ödenmesi amacıyla düzenlenip halen ödemelerinin yapılmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin ortağı oldukları, davacı ...'ün «şirket müdürü» olarak görev yaptığı döneme ilişkin şirkete olan borçlarının belirlenmesi amacıyla 14.04.2009 tarihli sözleşme yapıldığı, sözleşme ile borcun 983.864,00 TL olarak belirlendiği, borcun 500.000,00 TL'lik kısmının...'ün eşi ...'e ait taşınmazın devredilmesi sureti ile yapılmasının kararlaştırıldığı, bakiye 483.864,00 TL'lik kısmı için ise ...ün ... lehine 7 adet «bono» düzenleyerek ödemenin yapılmasının kararlaştırıldığı, ...'e ait taşınmazın sözleşme tarihinden kısa bir süre sonra dava dışı Or-Do ...
Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 2015/1621 Esas 2015/13768 Karar sayılı ilamı ile söz konusu bonoların yapılacak ödemelerin «teminatı» olarak düzenlenip davalıya tevdi edildiklerinin kabulü gerekmekle teminat bonosunu elinde bulunduran davalının, bonoların teminat vasfının sona erdiğini ve tahsilinin gerektiğini ispatla yükümlü olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece 09.03.2017 tarih, 2016/240 E. ve 2017/153 K. tarafların sözleşme ile bağlı oldukları ve sözleşmenin «ifa» aşamasına geçildiğinin taraflarca benimsendiği, davaya konu 7 adet «bononun» ise borcun ödenmesi amacıyla düzenlenip halen ödemelerinin yapılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… da davacının ortağı olduğu şirkete olan borcunun ne şekilde ödeneceğine ilişkin kısımları dikkate alındığında, dava konusu bonoların mevcut sözleşmeye dayalı olarak «vade» tarihsiz olarak düzenlenip davalıya verildiği, bu durumda bonoların yapılacak ödemelerin «teminatı» olarak düzenlendiği, davalının bonoların teminat vasfının sona erdiğini tahsilinin gerektiğini ispat etmesi gerektiği, bu sebeple şirketin «ticari defterlerini incelendiğini», ticari defterlerin «tasdiklerinde» eksiklik bulunduğu, yasal «delil niteliğini» haiz olmadığı, ticari defterlerde 7 adet «bonoya» istinaden ...'e ödeme yapıldığına dair bir «kayda» rastlanmadığı, davalının anılı bonolardaki riskin gerçekleştiğini ve bonoların tahsilinin gerektiğini ispat ettiği, bu durumda bono bedellerinin ödendiğini «ispat külfeti» davacı üzerinde olmasına rağmen davacının ödeme iddiasında bulunmadığı, davacının davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bozma Kararı Dairemizin 08.10.2019 tarih, 2018/800 E. ve 2019/6307 K. sayılı kararı ile söz konusu bonoların yapılacak ödemelerin «teminatı» olarak düzenlenip davalıya tevdi edildiklerinin kabulü gerekmekle teminat bonosunu elinde bulunduran davalının, bonoların teminat vasfının sona erdiğini ve tahsilinin gerektiğini ispatla yükümlü olduğu, önceki bozmanın gereğinin yerine getirilmediğine işaret edilerek bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari defter incelemesi · delil niteliği · ispat külfeti · tasdik kararı · ispat yükü · vade · ticari defter · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda… da davacının ortağı olduğu şirkete olan borcunun ne şekilde ödeneceğine ilişkin kısımları dikkate alındığında, dava konusu bonoların mevcut sözleşmeye dayalı olarak «vade» tarihsiz olarak düzenlenip davalıya verildiği, bu durumda bonoların yapılacak ödemelerin «teminatı» olarak düzenlendiği, davalının bonoların teminat vasfının sona erdiğini tahsilinin gerektiğini ispat etmesi gerektiği, bu sebeple şirketin «ticari defterlerini incelendiğini», ticari defterlerin «tasdiklerinde» eksiklik bulunduğu, yasal «delil niteliğini» haiz olmadığı, ticari defterlerde 7 adet «bonoya» istinaden ...'e ödeme yapıldığına dair bir «kayda» rastlanmadığı, davalının anılı bonolardaki riskin gerçekleştiğini ve bonoların tahsilinin gerektiğini ispat ettiği, bu durumda bono bedellerinin ödendiğini «ispat külfeti» davacı üzerinde olmasına rağmen davacının ödeme iddiasında bulunmadığı, davacının davalıya borçlu olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bonoların «teminat» amaçlı verildiğini, zaman içerisinde davalıya şirket tarafından ödeme yapıldığını ancak ödemelerin muhasebe kayıtlarına yansımadığını, bonoların teminat vasfı sona erdiyse «ispat yükünün» davalı tarafta olduğunu, borç dökümü ile «ticari defterlerin» uyuşmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/3359 E. 2011/5507 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/800 E. , 2019/6307 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmya uyularak verilen 09/03/2017 tarih ve 2016/240-2017/153 sayılı kararın Yargıtayca duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olduğu anlaşılmakla, duruşma için belirlenen 08.10.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı, kendisinin düzenlediği ve davalının lehdar olduğu 7 adet bonodan dolayı borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili ...'in, davacı ...'den 483.864 TL alacaklı olduğunu, bu alacağın her biri 69.123,00 TL bedelli 7 adet bono ile sabit bulunduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve tüm dosya kapsamına göre; tarafların dava dışı Or-Do ... Ltd. Şti.'nin ortağı oldukları, davacı ...'ün şirket müdürü olarak görev yaptığı döneme ilişkin şirkete olan borçlarının belirlenmesi amacıyla 14.04.2009 tarihli sözleşme yapıldığı, sözleşme ile borcun 983.864,00 TL olarak belirlendiği, borcun 500.000,00 TL'lik kısmının...'ün eşi ...'e ait taşınmazın devredilmesi sureti ile yapılmasının kararlaştırıldığı, bakiye 483.864,00 TL'lik kısmı için ise ...ün ... lehine 7 adet bono düzenleyerek ödemenin yapılmasının kararlaştırıldığı, ...'e ait taşınmazın sözleşme tarihinden kısa bir süre sonra dava dışı Or-Do ... Ltd. Şti.'ye devredildiği, bu hali ile tarafların sözleşme ile bağlı oldukları ve sözleşmenin ifa aşamasına geçildiğinin taraflarca benimsendiği, davaya konu 7 adet bononun ise, borcun ödenmesi amacıyla düzenlenip halen ödemelerinin yapılmadığı sonucuna varıldığından davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava konusu 7 adet bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine dair verilen karar Dairemizin 2015/1621 Esas 2015/13768 Karar sayılı ilamı ile söz konusu bonoların yapılacak ödemelerin teminatı olarak düzenlenip davalıya tevdi edildiklerinin kabulü gerekmekle teminat bonosunu elinde bulunduran davalının, bonoların teminat vasfının sona erdiğini ve tahsilinin gerektiğini ispatla yükümlü olduğu gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece, 14.07.2016 tarihli celse de bozma ilamına uyulmasına karar verilerek yargılamaya devam olunmuş ise de, bozma ilamının gereği yerine getirilmeyip tarafların sözleşme ile bağlı oldukları ve sözleşmenin ifa aşamasına geçildiği, ancak davaya konu bonoların borcun ödenmesi için düzenlenip halen ödenmemiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA; takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınıp, davacıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08/10/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/538224000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz