Kurucu intifa senedi sahibinin iptal davası açma hakkı yoktur
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/4631 E. 2019/5525 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında pay sahipliği sıfatı dinlenebilirlik koşuludur ve dava sonuna kadar korunmalıdır; şirketin sermayesini oluşturan paylardan olmayan kurucu intifa senetlerinin sahibi TTK'nın 446. ve 503. maddeleri uyarınca iptal davası açamaz, açmış olsa dahi senetlerini dava sırasında devretmekle aktif dava ehliyetini yitirir ve dava aktif husumet yokluğundan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Kurucu intifa senedi sahibinin genel kurul kararının iptali davasını açmakta aktif husumetinin bulunup bulunmadığı → ret
İddia: Davalı; davacının dava açıldıktan sonra sahibi olduğu kurucu hisseleri şirkete devretmekle aktif dava ehliyetinin kalmadığını, ayrıca bu hisselerin dava açma hakkı vermediğini savunmuştur.
Gerekçe: Pay sahibi olmak, genel kurul kararının iptali davasının dinlenebilme koşuludur ve pay sahibi bu sıfatını dava sonuna kadar korumak zorundadır. Davacının sahibi olduğu intifa senetleri, davalı şirketin sermayesini oluşturan paylardan olmayıp, bu nitelikteki senet sahiplerinin TTK'nın 446. ve 503. maddeleri uyarınca genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava açma hakkı bulunmamaktadır. Aksi düşünülse dahi, dava açıldıktan sonra taraflar arasında yapılan devir sözleşmesi ile davacının sahibi olduğu kurucu intifa hisse senetleri bedeli karşılığında davalı şirkete devir ve teslim edilmiş olduğundan davacı aktif dava ehliyetini kaybetmiştir; bu nedenle dava aktif husumet yokluğundan reddedilmelidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Kurucu intifa senedi sahibinin iptal davası açma hakkının bulunmadığı ve pay sahipliği sıfatının dava sonuna kadar korunması gerektiği yönünden emsaldir; Yargıtay'ca onanmıştır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- aktif husumet (taraf sıfatı), pay sahipliği sıfatının dava sonuna kadar korunması
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kurucu intifa senedi↗ pay sahipliği sıfatı↗ aktif husumet↗ aktif dava ehliyeti↗ genel kurul kararının iptali↗ dinlenebilirlik koşulu↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/4631 E. , 2019/5525 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 06/06/2017 tarih ve 2016/948 E- 2017/450 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 28/06/2018 tarih ve 2018/139 E.- 2018/779 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin nama yazılı kurucu hissesine sahip olduğunu, davalı şirketin 27.06.2016 tarihli genel kurul toplantısının 2 numaralı kararı ile kurucu hisse senetlerinin tamamının şirket tarafından satın alınmasına karar verildiğini, ana sözleşmenin 7. maddesi uyarınca da davalı şirketin buna hakkı bulunduğunu, çok düşük bedelle hisse senetlerinin satın alınmak istenildiğini, gerçek değer üzerinden satın alınma ihtimalinin ortadan kaldırıldığını ileri sürerek 27.06.2016 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 2 numaralı kararın sadece kurucu hisse bedelinin değerinin tespiti bakımından iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davacının 27.09.2016 tarihli sözleşme ile sahibi olduğu kurucu hisseleri müvekkiline devrettiğini, dava açıldıktan sonra kurucu intifa senetlerini devrettiğinden aktif dava ehliyetinin kalmadığını, ayrıca bu hisselerin dava açma hakkı vermediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, pay sahibi olmanın iptal davasının dinlenebilme koşulu olduğu, pay sahibinin bu sıfatını dava sonuna kadar korumak zorunda olduğu, davacının sahibi olduğu intifa senetlerinin davalı şirketin sermayesini oluşturan paylardan olmayıp, bu nitelikteki pay sahiplerinin TTK 446. maddesi ve 503. maddesi uyarınca genel kurul kararlarının iptaline ilişkin dava açma hakkının bulunmadığı, aksi düşünülse dahi dava açıldıktan sonra taraflar arasında 27.09.2016 tarihli "Anonim Şirket Kurucu Hisse Senedi Devir" sözleşmesi ile davacı tarafından bedeli karşılığında sahibi olduğu 20 adet kurucu intifa hisse senedinin davalı şirkete devir ve teslim edildiği, bu haliyle davacının aktif dava ehliyetini kaybettiği gerekçesi ile aktif husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekilince istinaf isteminde bulunulmuştur.Bölge Adliye Mahkemesince, aynı gerekçe ile mahkeminin vakıa ve hukuki değerlendirmesinin yerinde olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf isteminin esasten reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 18/09/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/536591200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz