Maddi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/2708 E. 2019/5107 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 331/1↗ davanın konusuz kalması↗ ibraname↗ ibra↗ eş rızası↗ muvafakat↗ feragat↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında ibraname, feragat ve muvafakata dair sözleşmelere göre davacının faiz talebinden de feragat ettiğinin kabul edilebileceği, dava açılışından sonra davacıya ödeme yapıldığı gözetildiğinde davanın açılışına davacının sebebiyet vermediği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, hükmolunan vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Müflis Banka vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesine göre davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilir.
Mahkemece, davacı mudinin talimat veya rızası olmaksızın mevduatının dava dışı şahıs hesabına aktarıldığı, aktarılan bedelin yargılama sırasında davalı Banka tarafından davacı mudiye aynen iade edilmesi üzerine tarafların birbirlerini ibra ettikleri, böylece eldeki davanın konusuz kaldığı, davacının bu nedenle davanın açılmasına bizzat sebebiyet vermediği gerekçesiyle yukarıda anılan Kanun hükümüyle aynı doğrultuda olmak üzere, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de anılan hüküm ve kabule aykırı olarak davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiş; ancak, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1896 E. 2021/254 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta prim alacağı · prim alacağı · sigorta sözleşmesi · acentelik · ek prim · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı sigorta şirketinin «acentesi» olması nedeniyle davacının «sigorta sözleşmesine» ilişkin hükümlere tabi olduğu, bu nedenle olayda TTK'da belirtilen sigorta sözleşmelerine ait «zamanaşımı» hükümlerinin uygulanacağını, ilamsız icra takibinde en «son» "14.09.2005 tarihli «sigorta prim alacağının»" takibe konu edildiğini, dava açılış tarihi olan 29.06.2009 tarihine göre, alacağın 29.06.2011 günü zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verile …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10799 E. 2018/5160 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2096 E. 2020/320 K.
Ortak:yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında «ibraname», «feragat» ve «muvafakata» dair sözleşmelere göre davacının faiz talebinden de feragat ettiğinin kabul edilebileceği, dava açılışından sonra davacıya ödeme yapıldığı gözetildiğinde davanın açılışına davacının sebebiyet vermediği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», hükmolunan «vekalet ücretinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı mudinin talimat veya «rızası» olmaksızın mevduatının dava dışı şahıs hesabına aktarıldığı, aktarılan bedelin yargılama sırasında davalı Banka tarafından davacı mudiye aynen iade edilmesi üzerine tarafların birbirlerini «ibra» ettikleri, böylece eldeki davanın konusuz kaldığı, davacının bu nedenle davanın açılmasına bizzat sebebiyet vermediği gerekçesiyle yukarıda anılan Kanun hükümüyle aynı doğrultuda olmak üzere, davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de anılan hüküm ve kabule aykırı olarak davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiş; ancak, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden y …
2- 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesine göre «davanın konusuz kalması» sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmedilir.
Benzer bu kararda… K'nın 331/1 maddesinde "davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği" düzenlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta mahkemece yapılan incelemeye göre, davanın açılışında kısmen haklı olduğu anlaşılan davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesine rağmen, kısmen haklı bulunmayan kısım yönünden davalı lehine de vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış hükmün bu sebeple davalı taraf yararına b …
… ı Sınai Mülkiyet Kanunu 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, dava tarihi itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığı, gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» ile davanın açılış anındaki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve «yargılama giderlerinin» dava açılışındaki «haklılık durumu» nazara alınarak davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:haksız çıkan taraf · haklılık durumu · vekalet ücreti takdiri · dava şartı yokluğu · usulden reddi
Benzer bu kararda… ı Sınai Mülkiyet Kanunu 10.01.2017 tarihinde yürürlüğe girdiğinden, dava tarihi itibariyle dava konusu uyuşmazlığa uygulanmasının mümkün olmadığı, gerekçesiyle dava «şartı yokluğu» nedeniyle davanın «usulden reddi» ile davanın açılış anındaki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Mahkemece 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve «yargılama giderlerinin» dava açılışındaki «haklılık durumu» nazara alınarak davalıya yükletilmesine karar verilmiştir.
3-Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 326. maddesi gereğince yargılama harçları ve giderleri kural olarak davada «haksız çıkan» tarafa yükletilmesine rağmen, karar ve ilam harcının hüküm altına alınan kabul miktarı üzerinden belirlenecek olması dikkate alındığında, iki tarafın da kısmen haklı çıkması halinde «yargılama giderlerinin» taraflar arasında paylaştırılacağına ilişkin HMK'nın 326/2. maddesinin yargılama harçları için de geçerli olduğu kabul edilemez.
… K'nın 331/1 maddesinde "davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği" düzenlenmiş olup, somut uyuşmazlıkta mahkemece yapılan incelemeye göre, davanın açılışında kısmen haklı olduğu anlaşılan davacı lehine «vekalet ücreti takdir» edilmesine rağmen, kısmen haklı bulunmayan kısım yönünden davalı lehine de vekalet ücreti takdir edilmemesi doğru olmamış hükmün bu sebeple davalı taraf yararına b …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5083 E. 2022/6848 K.
Ortak:yargılama gideri · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında «ibraname», «feragat» ve «muvafakata» dair sözleşmelere göre davacının faiz talebinden de feragat ettiğinin kabul edilebileceği, dava açılışından sonra davacıya ödeme yapıldığı gözetildiğinde davanın açılışına davacının sebebiyet vermediği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», hükmolunan «vekalet ücretinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesine göre «davanın konusuz kalması» sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmedilir.
Mahkemece, davacı mudinin talimat veya «rızası» olmaksızın mevduatının dava dışı şahıs hesabına aktarıldığı, aktarılan bedelin yargılama sırasında davalı Banka tarafından davacı mudiye aynen iade edilmesi üzerine tarafların birbirlerini «ibra» ettikleri, böylece eldeki davanın konusuz kaldığı, davacının bu nedenle davanın açılmasına bizzat sebebiyet vermediği gerekçesiyle yukarıda anılan Kanun hükümüyle aynı doğrultuda olmak üzere, davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de anılan hüküm ve kabule aykırı olarak davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiş; ancak, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden y …
Benzer bu kararda… lı bulunulan davada, dayanak yasal düzenlemenin yargılama aşamasında Anayasa Mahkemesince iptali nedeniyle hukuki dayanak kalmadığından davanın esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken, davanın reddinin doğru olmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 331/1 maddesinde "davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerini» takdir ve hükmedeceği" düzenlenmiş olduğu, somut uyuşmazlıkta mahkemece yapılan incelemeye göre, davanın açılışında davacı tarafın haklı olduğu gözetilerek bir kar …
2-Mahkemece 06.01.2017 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 14.12.2016 gün ve 2016/148 Esas ve 2016/189 Karar sayılı kararı ile 556 sayılı KHK’nın 14. maddesinin iptaline karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine ve «yargılama giderlerinin» taraflar üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5654 E. 2022/7675 K.
Ortak:davanın konusuz kalması · yargılama gideri · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında «ibraname», «feragat» ve «muvafakata» dair sözleşmelere göre davacının faiz talebinden de feragat ettiğinin kabul edilebileceği, dava açılışından sonra davacıya ödeme yapıldığı gözetildiğinde davanın açılışına davacının sebebiyet vermediği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», hükmolunan «vekalet ücretinin» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
2- 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesine göre «davanın konusuz kalması» sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» hükmedilir.
Mahkemece, davacı mudinin talimat veya «rızası» olmaksızın mevduatının dava dışı şahıs hesabına aktarıldığı, aktarılan bedelin yargılama sırasında davalı Banka tarafından davacı mudiye aynen iade edilmesi üzerine tarafların birbirlerini «ibra» ettikleri, böylece eldeki davanın konusuz kaldığı, davacının bu nedenle davanın açılmasına bizzat sebebiyet vermediği gerekçesiyle yukarıda anılan Kanun hükümüyle aynı doğrultuda olmak üzere, davacı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmiş ise de anılan hüküm ve kabule aykırı olarak davacı tarafından yapılan «yargılama giderlerinin» üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiş; ancak, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden y …
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, HMK’nın 331/1 maddesi nazara alınarak, konusuz kalan talep bakımından «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilip, yukarıda anılan HMK’nın 331/1 maddesi kapsamında dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumuna göre «tefrik» edilen ... dosyasında hükmolunan «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» yönünden «tahsilde tekerrür» etmemek üzere yargılama giderleri ve «vekalet ücreti takdir» edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu …
6100 sayılı HMK’nın 331/1 maddesine göre, «davanın konusuz kalması» sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre «yargılama giderlerine» karar vereceği hükmünü haiz olup, buna göre davanın konusuz kalması halinde, mahkemenin yargılamaya devam ederek davanın açıldığı tarih itibariyle hangi tarafın ha …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tefrik · rücuen tahsil · tahsilde tekerrür · vekalet ücreti takdiri · yargılama giderleri
Benzer bu karardaBu durumda mahkemece, HMK’nın 331/1 maddesi nazara alınarak, konusuz kalan talep bakımından «davanın konusuz kalması» nedeniyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilip, yukarıda anılan HMK’nın 331/1 maddesi kapsamında dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumuna göre «tefrik» edilen ... dosyasında hükmolunan «yargılama giderleri» ve «vekalet ücreti» yönünden «tahsilde tekerrür» etmemek üzere yargılama giderleri ve «vekalet ücreti takdir» edilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, yanılgılı ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu …
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, hakkındaki dava «tefrik» edilen ...'un davacı kuruma borcunu ödemiş olduğunu beyan ettiğinden açılan davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle konusuz kalan davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, haksız olarak alınan ölüm aylıklarının «rücuen tahsili» istemine ilişkin olup, mahkemece yukarıda açıklandığı üzere davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/2708 E. , 2019/5107 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Yalova 1. Asliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 05/10/2017 tarih ve 2017/362-2017/454 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davalı müflis banka vekili ve davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdindeki internet bankacılığı şifresinin ele geçirilerek hesabından bilgisi, rızası ve talimatı olmaksızın 50.000,00 TL para çekildiğini, yapılan işlemden davalı bankanın tamamen kusurlu olduğunu ileri sürerek 50.000,00 TL maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 21/01/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı müflis banka vekili; dava konusu paranın davacıya ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, taraflar arasında ibraname, feragat ve muvafakata dair sözleşmelere göre davacının faiz talebinden de feragat ettiğinin kabul edilebileceği, dava açılışından sonra davacıya ödeme yapıldığı gözetildiğinde davanın açılışına davacının sebebiyet vermediği gerekçesiyle dava konusuz kaldığından esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına, hükmolunan vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı Müflis Banka vekili ve davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- 6100 sayılı HMK’nın 331. maddesine göre davanın konusuz kalması sebebiyle esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumuna göre yargılama giderlerine hükmedilir.
Mahkemece, davacı mudinin talimat veya rızası olmaksızın mevduatının dava dışı şahıs hesabına aktarıldığı, aktarılan bedelin yargılama sırasında davalı Banka tarafından davacı mudiye aynen iade edilmesi üzerine tarafların birbirlerini ibra ettikleri, böylece eldeki davanın konusuz kaldığı, davacının bu nedenle davanın açılmasına bizzat sebebiyet vermediği gerekçesiyle yukarıda anılan Kanun hükümüyle aynı doğrultuda olmak üzere, davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmiş ise de anılan hüküm ve kabule aykırı olarak davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiş; ancak, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm, davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle mahkeme kararının HÜKÜM bölümünde yer alan “yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına...” ibaresinin karardan çıkartılarak yeni bir bent halinde “davacı tarafından karşılanan bilirkişi ücreti ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 423 TL yargılama giderinin davalı Bankadan tahsiline” ibaresinin eklenmesine, davacı hakkında verilen kararın DÜZELTİLMİŞ BU HALİYLE ONANMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, davalı Müflis Banka'dan harç alınmasına yerolmadığına, 09/09/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/535921000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz