Sadakat yükümlülüğünü ihlal eden ortak çıkma isteminde bulunamaz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/3629 E. 2019/5167 K. ·
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Şirketin faaliyet adresinde benzer unvanla şirket kurarak sadakat yükümlülüğünü ihlal eden ortak, kimse kendi kusurundan yararlanamayacağı için bu duruma dayanarak şirketten çıkma ve ayrılma akçesi isteyemez; ayrıca şirket kâr payı dağıtma kararı almadıkça ortağın istenebilir bir kâr payı alacağı doğmaz.
Ele alınan sorunlar
Şirketten çıkma ve ayrılma akçesi isteminin sadakat yükümlülüğü ihlali karşısında dinlenip dinlenemeyeceği → ret
İddia: Davacı ortak; şirketin yönetim ve temsil yetkisinin ana sözleşme uyarınca davalıda bulunması nedeniyle faaliyet kazancının davalının tasarrufundaki banka hesaplarında tutulduğunu ve kendisine kazanç payı ödenmediğini, ihtarnameye rağmen cevap verilmediğini ileri sürerek kâr payı ile ayrılma akçesinin ödenmesini ve şirketten çıkmasına karar verilmesini istemiştir.
Gerekçe: Davacı, şirketin faaliyet adresinde benzer unvanla şirket kurmak suretiyle sadakat yükümlülüğünü ihlal etmiştir. Hiç kimse kendi kusurundan istifade edemeyeceğinden, davacı kendi ihlaline dayanarak şirketten çıkma ve ayrılma akçesi isteminde bulunamaz. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Dağıtım kararı bulunmadan kâr payı istenip istenemeyeceği → ret
İddia: Davacı, şirket faaliyetlerinden elde edilen kazançtan kendisine kâr payı ödenmediğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Şirket kâr payı dağıtma kararı almadığından, ortağın istenebilir nitelikte bir kâr payı alacağından söz edilemez. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Ortağın kendi sadakat ihlaline dayanarak çıkma isteminde bulunamayacağı ve dağıtım kararı olmadan kâr payı istenemeyeceği yönünden emsaldir; Yargıtay'ca onanmıştır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sadakat yükümlülüğü↗ şirketten çıkma↗ ayrılma akçesi↗ kâr payı dağıtım kararı↗ kimse kendi kusurundan yararlanamaz↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/3629 E. , 2019/5167 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 16. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13/04/2017 tarih ve 2016/224 E - 2017/286 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 26/04/2018 tarih ve 2017/792 E. - 2018/474 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalının 11.05.2015 tarihinden itibaren 10.000.-TL şirket sermayesinin 1/2 hissesinin müvekkiline 1/2 hissesinin davalıya ait olduğunu, şirketin yönetim ve temsil yetkisinin ana sözleşme kapsamında davalıda bulunması nedeniyle şirket faaliyetleri sonucunda elde edilen kazancın ilgili banka hesaplarında davalının hüküm ve tasarrufu altında tutulduğunu ve müvekkiline kazanç payının ödenmediğini, bu nedenle ...57. Noterliğinin 09.02.2016 tarih 03426 yevmiye numaralı ihtarnamesi ile müvekkiline kâr payının ödenmesi ve şirketten ayrılma talebinin davalıya bildirildiğini ancak davalı tarafından herhangi bir cevap verilmediğini beyanla, müvekkiline ödenmesi gereken kâr payı ile birlikte ayrılma akçesinin müvekkiline ödenmesini ve bunun sonucunda TTK md.636/3 gereğince müvekkilinin şirketten çıkmasına karar verilmesini talep ve dava etmiş.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacının şirketin faaliyet adresinde benzer unvanla şirket kurduğu, böylelikle sadakat yükümlülüğünü ihlal ettiği, hiç kimsenin kendi kusurundan istifade edemeyeceği,şirketin kâr payı dağıtma kararı almadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi’nce, mahkemenin kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 8,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 09/09/2019 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/530640700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz