Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12266 E. 2013/10734 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
cmr konvansiyonu↗ sınırlı sorumluluk↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ acente↗ ihbar olunan↗ cmr↗ rücu↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ fatura↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, emtianın tıra yüklenmesi esnasında, yükleme gönderene ait olsa dahi yükleme sırasında taşıyıcının denetleme yapması ve hatalı yükleme varsa ihtirazı kayıtla taşıma yapması gerekmesine karşın böyle bir kaydın bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafından ihbar olunan şirket adına hamule senedinin imzalandığı ileri sürülmüş ise de, bahse konu evrak üzerinde sadece fax numarası olarak belirtilen şirketin adının yer aldığı, bunun dışında dosyaya sunulan fatura içeriğinden taşımanın ihbar edilen şirket tarafından gerçekleştirildiğinin ve davalı şirketin CMR senedini acente sıfatıyla imzaladığının ispatlanamadığı, hasarın taşıma esnasında meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.049.00 TL alacağın dava tarihinden itibaren CMR hükümleri uyarınca %5 faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşınan emtiada meydana gelen hasarın davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu tıbbi malzeme emtiasının İtalya'dan Türkiye'ye davalı tarafından taşındığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu nedenle, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu'nun uygulanması gerekmektedir. CMR Konvansiyonu'nun 23/1. maddesi hükmüne göre, bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. Aynı maddenin 3. fıkrası hükmüne göre ise taşıyıcının sorumluluğu kural olarak sınırlı bir sorumluluktur.
Mahkemece, bilirkişi raporu alınmış, bilirkişiler raporlarında davacı ... şirketinin ödediği tutarı davalıya rücu edebileceğini belirtmiş, ancak yukarıda açıklanan CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi hükmü gereğince hasarın tutarı, bu hasar miktarının davalı taşıyıcının sınırlı olması gereken sorumluluk miktarını aşıp aşmadığı incelenmemiş ve mahkemece de bu rapora itibar edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, hasarlanan malın tıbbi malzeme de olduğu nazara alınarak bu konuda uzman bir bilirkişi marifetiyle hasar bedelinin CMR Konvansiyonu'nun 23. ve 25. maddeleri gözönüne alınarak tespit edilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/4247 E. 2020/2493 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/5292 E. 2011/16086 K.
Ortak:hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, emtianın tıra yüklenmesi esnasında, yükleme gönderene ait olsa dahi yükleme sırasında «taşıyıcının» denetleme yapması ve hatalı yükleme varsa ihtirazı kayıtla taşıma yapması gerekmesine karşın böyle bir «kaydın» bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafından «ihbar olunan» şirket adına hamule senedinin imzalandığı ileri sürülmüş ise de, bahse konu evrak üzerinde sadece fax numarası olarak belirtilen şirketin adının yer aldığı, bunun dışında dosyaya sunulan «fatura» içeriğinden taşımanın ihbar edilen şirket tarafından gerçekleştirildiğinin ve davalı şirketin CMR senedini «acente» sıfatıyla imzaladığının ispatlanamadığı, «hasarın» taşıma esnasında meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.049.00 TL alacağın dava tarihinden itibaren CMR hükümleri uyarınca %5 faiz oranı ile birlikte d …
2- Dava, taşınan emtiada meydana gelen «hasarın» davalı «taşıyıcıdan» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporu alınmış, bilirkişiler raporlarında davacı ... şirketinin ödediği tutarı davalıya «rücu» edebileceğini belirtmiş, ancak yukarıda açıklanan CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi hükmü gereğince «hasarın» tutarı, bu hasar miktarının davalı «taşıyıcının» sınırlı olması gereken sorumluluk miktarını aşıp aşmadığı incelenmemiş ve mahkemece de bu rapora itibar edilerek karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile CMR 32/1-b maddesine göre taşımacının yükü aldığı yerde dava açabileceği, bu suretten mahkemenin yetkili olduğu, emtianın 18.08.2008 tarihinde varış yerine «teslim» edildiği, kısmi «hasar» söz konusu olduğunda 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin 18.08.2009 tarihinde sona erdiği, davanın 19.08.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu'na tabii «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
Yine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslim tarihi · taşıma sözleşmesi · dahili dava · zamanaşımı · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaYine, aynı Konvansiyonun 32/1-a maddesine göre «zamanaşımı»; kısmi kayıp, «hasar» veya gecikmelerde «teslim» etme tarihinden itibaren başlar ve aynı maddenin 1/«son» fıkrasına göre zamanaşımının işlemeye başladığı gün hesaba «dahil» edilemez.
Somut olayda «hasar» gören yükün «teslim tarihi» 18.08.2008 olup yukarıda açıklanan kurallar gereğince «zamanaşımı» süresi 19.08.2008 tarihinde başlamış ve görülmekte olan dava ise 19.08.2009 tarihinde harcın yatırılması suretiyle açılmış olduğuna göre, davanın zamanaşımı süresi geçtiğinden bahisle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamının incelenmesi ile CMR 32/1-b maddesine göre taşımacının yükü aldığı yerde dava açabileceği, bu suretten mahkemenin yetkili olduğu, emtianın 18.08.2008 tarihinde varış yerine «teslim» edildiği, kısmi «hasar» söz konusu olduğunda 1 yıllık «zamanaşımı» süresinin 18.08.2009 tarihinde sona erdiği, davanın 19.08.2009 tarihinde açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, CMR Konvansiyonu'na tabii «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan «hasar» bedelinin tazmini istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/899 E. 2013/581 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, emtianın tıra yüklenmesi esnasında, yükleme gönderene ait olsa dahi yükleme sırasında «taşıyıcının» denetleme yapması ve hatalı yükleme varsa ihtirazı kayıtla taşıma yapması gerekmesine karşın böyle bir «kaydın» bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafından «ihbar olunan» şirket adına hamule senedinin imzalandığı ileri sürülmüş ise de, bahse konu evrak üzerinde sadece fax numarası olarak belirtilen şirketin adının yer aldığı, bunun dışında dosyaya sunulan «fatura» içeriğinden taşımanın ihbar edilen şirket tarafından gerçekleştirildiğinin ve davalı şirketin CMR senedini «acente» sıfatıyla imzaladığının ispatlanamadığı, «hasarın» taşıma esnasında meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.049.00 TL alacağın dava tarihinden itibaren CMR hükümleri uyarınca %5 faiz oranı ile birlikte d …
2- Dava, taşınan emtiada meydana gelen «hasarın» davalı «taşıyıcıdan» tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, bilirkişi raporu alınmış, bilirkişiler raporlarında davacı ... şirketinin ödediği tutarı davalıya «rücu» edebileceğini belirtmiş, ancak yukarıda açıklanan CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi hükmü gereğince «hasarın» tutarı, bu hasar miktarının davalı «taşıyıcının» sınırlı olması gereken sorumluluk miktarını aşıp aşmadığı incelenmemiş ve mahkemece de bu rapora itibar edilerek karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi gereğince taşımacının yükü «teslim» aldığı andan teslim edinceye kadar yükün kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasarlardan sorumlu olduğu, diğer yandan CMR konvansiyonu 17/2. maddesine göre ise «taşıyıcının» kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat etmedikçe eşyaya gelen «hasarı» tazmin borcu altında olduğu ve taşıyıcının %40 oranında «müterafik kusuru» bulunduğu gerekçesiyle 3.674 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 19.12.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ait talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ihtar tebliği · müterafik kusur · zamanaşımı defi · temerrüt tarihi · reeskont faizi · ihtar · kusur · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, CMR Konvansiyonu'nun 17/1. maddesi gereğince taşımacının yükü «teslim» aldığı andan teslim edinceye kadar yükün kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasarlardan sorumlu olduğu, diğer yandan CMR konvansiyonu 17/2. maddesine göre ise «taşıyıcının» kendi kusurundan kaynaklanmayan bir sebepten ileri geldiğini ispat etmedikçe eşyaya gelen «hasarı» tazmin borcu altında olduğu ve taşıyıcının %40 oranında «müterafik kusuru» bulunduğu gerekçesiyle 3.674 TL'nin «temerrüt tarihi» olan 19.12.2008 tarihinden itibaren değişen oranlarda «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, fazlaya ait talebin reddine karar verilmiştir.
Davalı taraf CMR'nin 32. maddesi uyarınca tebliğ edildiği ileri sürülen yazılı «ihtarın tebliğ» edilmediğini savunduğuna göre mahkemece yazının tebliğ edilip edilmediği araştırılıp buna göre «zamanaşımı definin» değerlendirilmesi gerekirken, bu hususta bir araştırma yapmadan yazının tebliğ edildiği sonucuna ulaşılarak hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12266 E. , 2013/10734 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ SULH HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 15.05.2012 tarih ve 2012/781-2012/369 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi ile sigortalı bulunan dava dışı şirkete ait tıbbi malzemelerin davalı tarafından İtalya’dan İzmir’e nakledildiğini, boşaltma işlemi sırasında emtianın hasara uğradığının tespit edildiğini, 3.049,00 TL hasar bedelinin 29.11.2005 tarihinde dava dışı sigortalı şirkete müvekkilince ödendiğini, hasarın davalıya ait araçtan kaynaklandığını ileri sürerek, 3.049,00 TL alacağın ödeme gününden itibaren reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşıyan Çaniler Uluslararası Taş. Pet. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti.’nin acentesi olduğunu, bu nedenle müvekkiline husumetin yöneltilemeyeceğini, hasarın taşıtana ait olduğunu, taşımanın kamyon üstünde teslim (FOT) koşullu olması nedeniyle kamyona yükleme, ambalajlama ve gerekli sağlamlıkta takozlamanın taşıtana ait olduğunu, davanın taşıyana ihbar edilmesinin gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporlarına göre, emtianın tıra yüklenmesi esnasında, yükleme gönderene ait olsa dahi yükleme sırasında taşıyıcının denetleme yapması ve hatalı yükleme varsa ihtirazı kayıtla taşıma yapması gerekmesine karşın böyle bir kaydın bulunmadığı, her ne kadar davalı tarafından ihbar olunan şirket adına hamule senedinin imzalandığı ileri sürülmüş ise de, bahse konu evrak üzerinde sadece fax numarası olarak belirtilen şirketin adının yer aldığı, bunun dışında dosyaya sunulan fatura içeriğinden taşımanın ihbar edilen şirket tarafından gerçekleştirildiğinin ve davalı şirketin CMR senedini acente sıfatıyla imzaladığının ispatlanamadığı, hasarın taşıma esnasında meydana geldiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile 3.049.00 TL alacağın dava tarihinden itibaren CMR hükümleri uyarınca %5 faiz oranı ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, taşınan emtiada meydana gelen hasarın davalı taşıyıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Dava konusu tıbbi malzeme emtiasının İtalya'dan Türkiye'ye davalı tarafından taşındığı konusunda ihtilaf bulunmamaktadır. Bu nedenle, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu'nun uygulanması gerekmektedir. CMR Konvansiyonu'nun 23/1. maddesi hükmüne göre, bu sözleşmenin hükümleri gereğince bir taşıyıcı, yükün kısmen veya tamamen kaybından dolayı tazminat ödemekle sorumlu tutulduğunda, bu tazminat yükün taşınmak üzere kabul edildiği yer ve zamandaki kıymetine göre hesaplanır. Aynı maddenin 3. fıkrası hükmüne göre ise taşıyıcının sorumluluğu kural olarak sınırlı bir sorumluluktur.
Mahkemece, bilirkişi raporu alınmış, bilirkişiler raporlarında davacı ... şirketinin ödediği tutarı davalıya rücu edebileceğini belirtmiş, ancak yukarıda açıklanan CMR Konvansiyonu'nun 23. maddesi hükmü gereğince hasarın tutarı, bu hasar miktarının davalı taşıyıcının sınırlı olması gereken sorumluluk miktarını aşıp aşmadığı incelenmemiş ve mahkemece de bu rapora itibar edilerek karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, hasarlanan malın tıbbi malzeme de olduğu nazara alınarak bu konuda uzman bir bilirkişi marifetiyle hasar bedelinin CMR Konvansiyonu'nun 23. ve 25. maddeleri gözönüne alınarak tespit edilmesi ve oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/522679500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz