İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11598 E. 2013/10694 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
likit alacak↗ huzur hakkı↗ olağanüstü genel kurul↗ işlemiş faiz↗ ihtar↗ yönetim kurulu kararı↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette başkan vekilliği görevine seçildikten sonra 16 Haziran 2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararı gereğince başkan vekili olan davacıya aylık 750 TL huzur hakkı verilmesine hükmedildiği, davacının bu genel kurul kararı sonrasında davalı şirketin sadece 3 yönetim kurulu toplantısına iştirak ettiği, TTK'nun 333'ncü maddesi ile, davalı şirket ana sözleşmesi ve genel kurul kararı gereğince davacının ancak katıldığı yönetim kurulu toplantısı için huzur hakkı talep edebileceği, davacının 3 yönetim kurulu toplantısına katıldığı için 750 TL x 3 toplantı = 2.250 TL huzur hakkı alacağına hak kazandığı, huzur hakkı alacaklarının toplantıya katılması halinde her ay ödeneceği kararlaştırıldığından BK'nun 101. maddesi gereğince icra takibi öncesi dönemle ilgili davalı şirketin ayrıca ihtar ile temerrüde düşürülmesine gerek olmadığı, bu yönü ile davacının işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, davacının işlemiş faiz alacağının 564 TL olduğu, davacının toplam alacağının 564 TL + 2.250 TL = 2.814 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülga TTK'nun 333'ncü maddesi uyarınca huzur hakkından kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davalı şirketin 16/06/2007 tarihli genel kurul tutanağının 11. maddesinde “Yapılan müzakereler sonucunda yönetim kurulu başkanına aylık net 1.100,00 TL, yönetim kurulu başkan vekillerine aylık net 750,00'şer TL ve yönetim kurulu üyelerinin her birine aylık net 500,00 TL huzur hakkı verilmesine oybirliği ile karar verildi.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna dayalı olarak huzur hakkının aylık olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen, davacının toplantılara 3 kez katıldığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Huzur hakkı, ana sözleşme ile kararlaştırılmamışsa, yönetim kuruluna ödenecek huzur hakkına genel kurul tarafından karar verilir. Genel kurul, yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur haklarını her toplantı için ayrı ayrı kararlaştırabileceği gibi katılacakları toplantının sayısını nazara almaksızın, hizmet veya vekalet akdi çerçevesinde aylık ödeme olarak da kararlaştırılabilir. Somut olayda da, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkının aylık olarak ödenmesine karar verildiğinden, mahkemece davacının görevde bulunduğu süre göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, katıldığı toplantı sayısı esas alınarak ücret tayini doğru olmadığı gibi, genel kurulca karara bağlanan ücret alacağı önceden bilinebilir, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmek gerekirken, bu isteminde reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/4218 E. 2015/10645 K.
Ortak:huzur hakkı · işlemiş faiz · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · İtirazın iptali
İncelediğiniz kararda… şirkette başkan vekilliği görevine seçildikten sonra 16 Haziran 2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararı gereğince başkan vekili olan davacıya aylık 750 TL «huzur hakkı» verilmesine hükmedildiği, davacının bu genel kurul kararı sonrasında davalı şirketin sadece 3 «yönetim kurulu» toplantısına iştirak ettiği, TTK'nun 333'ncü maddesi ile, davalı şirket ana sözleşmesi ve genel kurul kararı gereğince davacının ancak katıldığı yönetim kurulu toplantısı için huzur hakkı talep edebileceği, davacının 3 yönetim kurulu toplantısına katıldığı için 750 TL x 3 toplantı = 2.250 TL huzur hakkı alacağına hak kazandığı, huzur hakkı alacaklarının toplantıya katılması halinde her ay ödeneceği kararlaştırıldığından BK'nun 101. maddesi gereğince icra takibi öncesi dönemle ilgili davalı şirketin ayrıca «ihtar» ile «temerrüde» düşürülmesine gerek olmadığı, bu yönü ile davacının «işlemiş faiz» talebinde bulunabileceği, davacının işlemiş faiz alacağının 564 TL olduğu, davacının toplam alacağının 564 TL + 2.250 TL = 2.814 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da, «yönetim kurulu» üyelerine «huzur hakkının» aylık olarak ödenmesine karar verildiğinden, mahkemece davacının görevde bulunduğu süre göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, katıldığı toplantı sayısı esas alınarak ücret tayini doğru olmadığı gibi, genel kurulca karara bağlanan ücret alacağı önceden bilinebilir, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmedilmek gerekirken, bu isteminde reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Davalı şirketin 16/06/2007 tarihli genel kurul tutanağının 11. maddesinde “Yapılan müzakereler sonucunda «yönetim kurulu» başkanına aylık net 1.100,00 TL, yönetim kurulu başkan vekillerine aylık net 750,00'şer TL ve yönetim kurulu üyelerinin her birine aylık net 500,00 TL «huzur hakkı» verilmesine oybirliği ile karar verildi.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Benzer bu kararda… ma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı şirketin 16 Haziran 2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararı gereğince başkan vekiline aylık 750,00 TL «huzur hakkı» verilmesine karar verildiği, davalı şirkette toplam bir yıl başkan vekili olarak görev yapan davacının hak kazandığı huzur hakkı bedelinin icra takip tarihi itibariyle 9.000,00 TL «asıl alacak» ve 2.735,00 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 11.735,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline, davalının itirazında kısmen haklı olmasına göre «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne ve «icra inkar tazminatının» reddine dair verilen karar Dairemizce, genel kurulca karara bağlanan ücret alacağının önceden bilinebilir, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekirken, bu istemin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmuştur.
Ancak mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiş, «bozma sonrası» verilen kararda da «icra inkar tazminatına» hükmedilmemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · asıl alacak
Benzer bu kararda… ma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre, davalı şirketin 16 Haziran 2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararı gereğince başkan vekiline aylık 750,00 TL «huzur hakkı» verilmesine karar verildiği, davalı şirkette toplam bir yıl başkan vekili olarak görev yapan davacının hak kazandığı huzur hakkı bedelinin icra takip tarihi itibariyle 9.000,00 TL «asıl alacak» ve 2.735,00 TL «işlemiş faiz» olmak üzere toplam 11.735,00 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline, davalının itirazında kısmen haklı olmasına göre «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Ancak mahkemece, bozma ilamına uyulmasına rağmen bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiş, «bozma sonrası» verilen kararda da «icra inkar tazminatına» hükmedilmemiştir.
Bu durum karşısında, bozma ilamında da belirtildiği üzere, genel kurulca karara bağlanan ücret alacağının önceden bilinebilir, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan, karar verilen «asıl alacak» üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/599 E. 2017/690 K.
Ortak:huzur hakkı
İncelediğiniz kararda… şirkette başkan vekilliği görevine seçildikten sonra 16 Haziran 2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararı gereğince başkan vekili olan davacıya aylık 750 TL «huzur hakkı» verilmesine hükmedildiği, davacının bu genel kurul kararı sonrasında davalı şirketin sadece 3 «yönetim kurulu» toplantısına iştirak ettiği, TTK'nun 333'ncü maddesi ile, davalı şirket ana sözleşmesi ve genel kurul kararı gereğince davacının ancak katıldığı yönetim kurulu toplantısı için huzur hakkı talep edebileceği, davacının 3 yönetim kurulu toplantısına katıldığı için 750 TL x 3 toplantı = 2.250 TL huzur hakkı alacağına hak kazandığı, huzur hakkı alacaklarının toplantıya katılması halinde her ay ödeneceği kararlaştırıldığından BK'nun 101. maddesi gereğince icra takibi öncesi dönemle ilgili davalı şirketin ayrıca «ihtar» ile «temerrüde» düşürülmesine gerek olmadığı, bu yönü ile davacının «işlemiş faiz» talebinde bulunabileceği, davacının işlemiş faiz alacağının 564 TL olduğu, davacının toplam alacağının 564 TL + 2.250 TL = 2.814 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin 16/06/2007 tarihli genel kurul tutanağının 11. maddesinde “Yapılan müzakereler sonucunda «yönetim kurulu» başkanına aylık net 1.100,00 TL, yönetim kurulu başkan vekillerine aylık net 750,00'şer TL ve yönetim kurulu üyelerinin her birine aylık net 500,00 TL «huzur hakkı» verilmesine oybirliği ile karar verildi.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna dayalı olarak «huzur hakkının» aylık olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen, davacının toplantılara 3 kez katıldığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın asıl davada davacılar, birleşen davada davalılar vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce «huzur hakkı» yönünden bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/72 E. 2015/4728 K.
Ortak:huzur hakkı · yönetim kurulu kararı · temerrüt
İncelediğiniz kararda… şirkette başkan vekilliği görevine seçildikten sonra 16 Haziran 2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararı gereğince başkan vekili olan davacıya aylık 750 TL «huzur hakkı» verilmesine hükmedildiği, davacının bu genel kurul kararı sonrasında davalı şirketin sadece 3 «yönetim kurulu» toplantısına iştirak ettiği, TTK'nun 333'ncü maddesi ile, davalı şirket ana sözleşmesi ve genel kurul kararı gereğince davacının ancak katıldığı yönetim kurulu toplantısı için huzur hakkı talep edebileceği, davacının 3 yönetim kurulu toplantısına katıldığı için 750 TL x 3 toplantı = 2.250 TL huzur hakkı alacağına hak kazandığı, huzur hakkı alacaklarının toplantıya katılması halinde her ay ödeneceği kararlaştırıldığından BK'nun 101. maddesi gereğince icra takibi öncesi dönemle ilgili davalı şirketin ayrıca «ihtar» ile «temerrüde» düşürülmesine gerek olmadığı, bu yönü ile davacının «işlemiş faiz» talebinde bulunabileceği, davacının işlemiş faiz alacağının 564 TL olduğu, davacının toplam alacağının 564 TL + 2.250 TL = 2.814 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, «icra inkar tazminatı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Davalı şirketin 16/06/2007 tarihli genel kurul tutanağının 11. maddesinde “Yapılan müzakereler sonucunda «yönetim kurulu» başkanına aylık net 1.100,00 TL, yönetim kurulu başkan vekillerine aylık net 750,00'şer TL ve yönetim kurulu üyelerinin her birine aylık net 500,00 TL «huzur hakkı» verilmesine oybirliği ile karar verildi.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır.
Somut olayda da, «yönetim kurulu» üyelerine «huzur hakkının» aylık olarak ödenmesine karar verildiğinden, mahkemece davacının görevde bulunduğu süre göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, katıldığı toplantı sayısı esas alınarak ücret tayini doğru olmadığı gibi, genel kurulca karara bağlanan ücret alacağı önceden bilinebilir, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan davacı yararına «icra inkar tazminatına» hükmedilmek gerekirken, bu isteminde reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye göre; davalı şirketin 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin olağan genel kurullarında «yönetim kurulu» üyeleri için aylık 500,00 TL «huzur hakkı» bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığı, davaya konu huzur hakkı alacağının beş yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihine göre 07/01/2006 tarihinden önceki döneme ilişkin talep hakkının zamanaşımına uğradığı, buna göre davacının iki yıllık huzur hakkı alacağı olduğu gerekçesi ile davacıya yapılan 3.250,00 TL ödemenin mahsubu ile bakiye 8.750,00 TL’nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava mülga 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 333. maddesinde belirtilen «huzur hakkı» alacağının tahsiline ilişkindir.
Somut olayda şirket «esas sözleşmesinde» “ «yönetim kurulu» üyelerine her ay sadece bir toplantı için net 100,00 TL ödeneceği ve genel kurul toplantılarında bu miktarın artırılıp eksiltileceği” belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:esas sözleşme · yasal faiz · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan incelemeye göre; davalı şirketin 2005, 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin olağan genel kurullarında «yönetim kurulu» üyeleri için aylık 500,00 TL «huzur hakkı» bedeli ödenmesinin kararlaştırıldığı, davaya konu huzur hakkı alacağının beş yıllık «zamanaşımı» süresine tabi olduğu, dava tarihine göre 07/01/2006 tarihinden önceki döneme ilişkin talep hakkının zamanaşımına uğradığı, buna göre davacının iki yıllık huzur hakkı alacağı olduğu gerekçesi ile davacıya yapılan 3.250,00 TL ödemenin mahsubu ile bakiye 8.750,00 TL’nin «temerrüt» tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Anılan madde gereğince, aksine «esas sözleşmede» hüküm olmadığı takdirde idare meclisi azalarına her toplantı günü için bir ücret verilir.
Ücret miktarı «esas sözleşmede» gösterilmemişse genel kurulca tayin olunur.
Somut olayda şirket «esas sözleşmesinde» “ «yönetim kurulu» üyelerine her ay sadece bir toplantı için net 100,00 TL ödeneceği ve genel kurul toplantılarında bu miktarın artırılıp eksiltileceği” belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11598 E. , 2013/10694 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 08.03.2012 tarih ve 2011/333-2012/128 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirkete başkan yardımcısı olarak seçilip 2007 yılının Mayıs ayından 2008 yılı Haziran ayı başına kadar bu görevi ifa ettiğini, ancak her ay ödenmesi gereken 750,00 TL ücretin ödenmediğini, bu bedelin ödeneceğinin Yönetim Kurulu tarafından belirlendiğini, belirlenen bu paranın muaccel olmasına rağmen davalı tarafından ödenmemesi sebebiyle icra takibi başlattıklarını, ancak davalının haksız itirazı ile takibin durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline ve %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, anılan davanın hukuki dayanaktan yoksun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının davalı şirkette başkan vekilliği görevine seçildikten sonra 16 Haziran 2007 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısı kararı gereğince başkan vekili olan davacıya aylık 750 TL huzur hakkı verilmesine hükmedildiği, davacının bu genel kurul kararı sonrasında davalı şirketin sadece 3 yönetim kurulu toplantısına iştirak ettiği, TTK'nun 333'ncü maddesi ile, davalı şirket ana sözleşmesi ve genel kurul kararı gereğince davacının ancak katıldığı yönetim kurulu toplantısı için huzur hakkı talep edebileceği, davacının 3 yönetim kurulu toplantısına katıldığı için 750 TL x 3 toplantı = 2.250 TL huzur hakkı alacağına hak kazandığı, huzur hakkı alacaklarının toplantıya katılması halinde her ay ödeneceği kararlaştırıldığından BK'nun 101.
maddesi gereğince icra takibi öncesi dönemle ilgili davalı şirketin ayrıca ihtar ile temerrüde düşürülmesine gerek olmadığı, bu yönü ile davacının işlemiş faiz talebinde bulunabileceği, davacının işlemiş faiz alacağının 564 TL olduğu, davacının toplam alacağının 564 TL + 2.250 TL = 2.814 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile belirtilen miktar üzerinden itirazın iptaline, fazlaya ilişkin istemin reddine, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, mülga TTK'nun 333'ncü maddesi uyarınca huzur hakkından kaynaklandığı iddia olunan alacağın tahsili için girişilen takibe yapılan itirazın iptaline ilişkindir. Davalı şirketin 16/06/2007 tarihli genel kurul tutanağının 11. maddesinde “Yapılan müzakereler sonucunda yönetim kurulu başkanına aylık net 1.100,00 TL, yönetim kurulu başkan vekillerine aylık net 750,00'şer TL ve yönetim kurulu üyelerinin her birine aylık net 500,00 TL huzur hakkı verilmesine oybirliği ile karar verildi.” şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Mahkemece, benimsenen bilirkişi raporuna dayalı olarak huzur hakkının aylık olarak kararlaştırılmış olmasına rağmen, davacının toplantılara 3 kez katıldığı gerekçesiyle yazılı olduğu şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Huzur hakkı, ana sözleşme ile kararlaştırılmamışsa, yönetim kuruluna ödenecek huzur hakkına genel kurul tarafından karar verilir. Genel kurul, yönetim kurulu üyelerine ödenecek huzur haklarını her toplantı için ayrı ayrı kararlaştırabileceği gibi katılacakları toplantının sayısını nazara almaksızın, hizmet veya vekalet akdi çerçevesinde aylık ödeme olarak da kararlaştırılabilir. Somut olayda da, yönetim kurulu üyelerine huzur hakkının aylık olarak ödenmesine karar verildiğinden, mahkemece davacının görevde bulunduğu süre göz önüne alınarak bir karar verilmesi gerekirken, katıldığı toplantı sayısı esas alınarak ücret tayini doğru olmadığı gibi, genel kurulca karara bağlanan ücret alacağı önceden bilinebilir, belirlenebilir ve likit bir alacak olduğundan davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmek gerekirken, bu isteminde reddine karar verilmesi de doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/522283200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz