Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12033 E. 2013/10381 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
adli yardım↗ tasdik kararı↗ möhuk 47↗ sulh hukuk mahkemesi↗ tenfiz↗ tebligat↗ sulh↗ dosya masrafı↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK'un 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile tasdik edilmiş tercümesinin dosyaya ibraz edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle Almanya-Hannover Sulh Mahkemesi'nin 507 C 8576/06 Esas sayılı kararı ile yargılama masraflarına dair ek kararın tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Hannover Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden kararın posta yolu ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, usulünce tebliğ edilmeyen kararın
davalı yönünden kesinleşmiş olduğunun kabulü mümkün değildir. O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın tenfizinin mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6933 E. 2012/13944 K.
Ortak:tenfiz · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK'un 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle Almanya-Hannover Sulh Mahkemesi'nin 507 C 8576/06 Esas sayılı kararı ile yargılama «masraflarına» dair ek kararın tenfizine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaSomut olayda, «tenfizi» istenen Hannover Asliye Hukuk Mahkemesi’nin kararında, kararın bir suretinin davalıya 06.05.2010 tarihinde tebliğ edildiği ve kararın kesinleşme tarihinin 28.07.2010 olduğu yazılı ise de dosyaya «ibraz» edilen yabancı mahkeme kararının tercümesinden kararın davalıya hangi usulle tebliğ edildiği anlaşılamadığı gibi dosya içinde davalıya karar tebliğinin nasıl yapıldığına ilişkin de herhangi bir belge mevcut değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14762 E. 2014/2671 K.
Ortak:tenfiz · dosya masrafı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK'un 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle Almanya-Hannover Sulh Mahkemesi'nin 507 C 8576/06 Esas sayılı kararı ile yargılama «masraflarına» dair ek kararın tenfizine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça Hannover Eyalet Mahkemesi'nce verilen 22.07.2009 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'nın 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle, davanın kabulüne karar vermiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:olumsuz oy
Benzer bu kararda2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davacı tarafça Hannover Eyalet Mahkemesi'nce verilen 22.07.2009 tarihli kararın ve «masraf» tespit kararının «tenfizi» talep edildiği halde mahkemece yalnızca yabancı mahkeme kararının tenfizine karar verilerek masraf tespit kararı hakkında olumlu «olumsuz» bir karar verilmemiş olması doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/13465 E. 2013/11573 K.
Ortak:tasdik kararı · tenfiz · tebligat · dosya masrafı · ibraz · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK'un 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle Almanya-Hannover Sulh Mahkemesi'nin 507 C 8576/06 Esas sayılı kararı ile yargılama «masraflarına» dair ek kararın tenfizine karar verilmiştir.
2-Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Hannover Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden kararın posta yolu ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ...
Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/08/2005 tarih ve 3 0 371/04 sayılı kararı ile «masraflara» dair ek kararın «tenfizine», fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eda davası · maktu vekalet ücreti · cy/cy şerhi · tespit davası · kamu düzeni · vekalet ücreti
Benzer bu kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Ancak, bozma ilamında yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığının kabul edilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4471 E. 2012/10792 K.
Ortak:tenfiz
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK'un 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle Almanya-Hannover Sulh Mahkemesi'nin 507 C 8576/06 Esas sayılı kararı ile yargılama «masraflarına» dair ek kararın tenfizine karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığı, kararın aslı ve onaylı örneğinin sunulduğu, usulüne uygun şekilde davalı tarafa tebliğ edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Federal Almanya Cumhuriyeti Hannover Asliye Hukuk Mahkemesinin 11 O 151/07 sayı ve 06.05.2008 tarihli kararının tenfizine karar verilmiştir.
2-Ancak, davanın «tenfize» ilişkin olması nedeniyle mahkemece «maktu vekalet ücretine» ve harca hükmedilmek gerekirken, «nispi vekalet ücreti» ve harca hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi vekalet ücreti · maktu vekalet ücreti · kamu düzeni · vekalet ücreti
Benzer bu kararda2-Ancak, davanın «tenfize» ilişkin olması nedeniyle mahkemece «maktu vekalet ücretine» ve harca hükmedilmek gerekirken, «nispi vekalet ücreti» ve harca hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen mahkeme kararının Türk «kamu düzenine» aykırı olmadığı, kararın aslı ve onaylı örneğinin sunulduğu, usulüne uygun şekilde davalı tarafa tebliğ edildiği gerekçesiyle, davanın kabulü ile Federal Almanya Cumhuriyeti Hannover Asliye Hukuk Mahkemesinin 11 O 151/07 sayı ve 06.05.2008 tarihli kararının tenfizine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12317 E. 2013/23702 K.
Ortak:tenfiz · tebligat · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK'un 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle Almanya-Hannover Sulh Mahkemesi'nin 507 C 8576/06 Esas sayılı kararı ile yargılama «masraflarına» dair ek kararın tenfizine karar verilmiştir.
2-Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Hannover Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden kararın posta yolu ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 5718 sayılı MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
1- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Münih 1.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre, davacı vekilinin «vekalet ücretine» yönelik temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12033 E. , 2013/10381 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.02.2012 tarih ve 2011/548-2012/217 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kesinleşen Hannover Sulh Mahkemesi'nin kararı ile 1.022,58 Euro alacağın ve 981,68 Euro yargılama giderinin davalı şirketten alınarak müvekkiline verilmesine karar verildiğini ileri sürerek anılan mahkemenin 507 C 8576/06 sayılı kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenen kararın gıyapta verildiğini, münhasıran Türk Mahkemeleri'nin yetkisinde olduğunu, MÖHUK'un 54'üncü maddede belirtilen savunma hakkına uyulmuş olması şartını taşımadığını, davacının müvekkilinin pay defterinde kayıtlı ortağı olduğunu, TTK'nın 405'inci madde hükümlerine göre anonim şirketlerde ortakların şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK'un 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile tasdik edilmiş tercümesinin dosyaya ibraz edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle Almanya-Hannover Sulh Mahkemesi'nin 507 C 8576/06 Esas sayılı kararı ile yargılama masraflarına dair ek kararın tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup, davacı tarafça dosyaya tercümesi sunulan Almanya Hannover Sulh Hukuk Mahkemesi kararı ile tebliğe ilişkin belgelerden kararın posta yolu ile davalıya tebliğ edildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, usulünce tebliğ edilmeyen kararın
davalı yönünden kesinleşmiş olduğunun kabulü mümkün değildir. O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın tenfizinin mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
: Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/522042900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz