Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/13465 E. 2013/11573 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yabancı mahkeme ilamı↗ eda davası↗ adli yardım↗ tasdik kararı↗ maktu vekalet ücreti↗ möhuk 47↗ cy/cy şerhi↗ tespit davası↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗ tebligat↗ dosya masrafı↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile tasdik edilmiş tercümesinin dosyaya ibraz edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/08/2005 tarih ve 3 0 371/04 sayılı kararı ile masraflara dair ek kararın tenfizine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozma ilamında yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olmadığının kabul edilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Her ne kadar tenfizi istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme şerhi verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır. O halde, mahkemece tenfizi istenilen kararın davalı şirkete anılan sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16038 E. 2013/6329 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · tebligat · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ...
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. ...- Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… lik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3709 E. 2012/8305 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · vekalet ücreti · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ...
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6182 E. 2013/11130 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · tebligat · dosya masrafı · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/08/2005 tarih ve 3 0 371/04 sayılı kararı ile «masraflara» dair ek kararın «tenfizine», fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yabancı mahkeme ilamının ve «masraf» tespit kararının tenfizine, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6161 E. 2013/11129 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · tebligat · vekalet ücreti · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ...
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yabancı mahkeme ilamının tenfizine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3708 E. 2012/8302 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · vekalet ücreti · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ...
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kabulüne karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6163 E. 2013/11131 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · tebligat · dosya masrafı · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/08/2005 tarih ve 3 0 371/04 sayılı kararı ile «masraflara» dair ek kararın «tenfizine», fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yabancı mahkeme ilamının ve «masraf» tespit kararının tenfizine, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3729 E. 2012/8303 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · kamu düzeni · tenfiz · tebligat · vekalet ücreti · Yabancı mahkeme kararının tenfizi
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile «tasdik» edilmiş tercümesinin dosyaya «ibraz» edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ...
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kamu düzenine aykırılık · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar Dairemizce “davaya konu yabancı mahkeme kararının Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmayacağı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
O halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Kararın tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6158 E. 2013/11132 K.
Ortak:eda davası · maktu vekalet ücreti · tespit davası · tenfiz · tebligat · dosya masrafı · vekalet ücreti
İncelediğiniz kararda3- Kabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/08/2005 tarih ve 3 0 371/04 sayılı kararı ile «masraflara» dair ek kararın «tenfizine», fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Her ne kadar «tenfizi» istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme «şerhi» verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince «tebligatların» diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
Benzer bu karardaKabule göre de, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve «maktu vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenlerle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, MÖHUK'un 54. maddesinde düzenlenen «tenfiz» şartlarının oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile yabancı mahkeme ilamının ve «masraf» tespit kararının tenfizine, fazlaya dair hakkın saklı tutulmasına yönelik talebin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yabancı bir mahkeme kararının tenfiz edilmesi için öncelikle kararın usulünce kesinleşmiş olması gerekmektedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:eksik inceleme
Benzer bu karardaO halde, mahkemece, usulünce kesinleşmemiş bir kararın «tenfizinin» mümkün bulunmadığı göz önüne alınarak tenfiz isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/13465 E. , 2013/11573 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 15.03.2012 tarih ve 2012/56-2012/246 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, kesinleşen ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararı ile 10.225,84 Euro alacağın ve 1.778,49 Euro yargılama giderinin davalı şirketten alınıp müvekkiline verilmesine karar verildiğini ileri sürerek anılan mahkemenin 3 O 371/04 sayılı kararının tenfizini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenen kararın Türk Mahkemelerinin münhasıran yetkisi dahilinde olduğunu, kesin yetki kuralına aykırılık sebebiyle kamu düzenine de uygun olmadığını, kararın gıyapta verildiğini, tenfiz için aranan savunma hakkına uyulmuş olması şartını taşımadığını, Türk Hukukunun uygulanması gerektiğini, TTK 405'inci madde hükümlerine göre anonim şirketlerde ortakların şirkete sermaye olarak verdiklerini geri isteyemeyeceklerini, olayda Alman Hukukunun uygulanmasının mümkün olmadığını, tenfiz şartlarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının MÖHUK 54. maddede sayılan şartları taşıdığı, mahkeme kararı aslı ile tasdik edilmiş tercümesinin dosyaya ibraz edildiği, kararın kesinleştiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, ... ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 01/08/2005 tarih ve 3 0 371/04 sayılı kararı ile masraflara dair ek kararın tenfizine, fazlaya dair talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup Dairemiz bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, bozma ilamında yabancı mahkeme kararının Türk kamu düzenine aykırı olmadığının kabul edilerek ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Her ne kadar tenfizi istenen kararda, kararın 02.09.2006 tarihinde tebliğ edildiği belirtilmiş ve karara kesinleşme şerhi verilmişse de kararın ne şekilde tebliğ edildiği belirtilmemiştir. ... ile ... arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümleri gereğince tebligatların diplomatik yolla yapılacağı kararlaştırılmış olup bu yolla tebliğ edilmeyen bir yabancı mahkeme ilamının kesinleşmesi mümkün bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece tenfizi istenilen kararın davalı şirkete anılan sözleşme hükümlerine uygun bir şekilde tebliğ edilip edilmediğinin araştırılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Kabule göre de, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca ve nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.06.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/451929800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz