Sigorta ettiren
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11904 E. 2013/10496 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sigorta ettiren↗ teminat kapsamı↗ riziko↗ zamanaşımı def'i↗ def'i↗ bilirkişi incelemesi↗ ıslah↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçenin düzenlendiği tarihte davacının dairesinin olduğu bölgede yer kayması riski bulunduğunun tespit edilmediği, Avcılar'da 2005 yılında yer kayması olmakla birlikte yer kayması riskinin olduğu bölgenin davacıya ait dairenin bulunduğu binayı kapsamadığı, poliçenin düzenlendiği 17.11.2007 tarihinde hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu gerekesiyle, davanın kabulü ile 57.289,46 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, riskin gerçekleşmiş olması nedeniyle sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... şirketi davacının poliçeyi yaptırmadan önce riskin gerçekleştiğini bildiğini ve bu nedenle poliçenin hükümsüz olduğunu ileri sürmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, poliçenin yapıldığı tarihte riskin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1279. maddesi gereğince mukavelelerin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu bilmekte ise, sigorta mukavalesi hükümsüzdür. Mahkemece, bu hususun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, davalının delil olarak ibraz ettiği ve dava konusu dairenin de içinde bulunduğu binanın zemin etüdü sonucu düzenlenen rapor bilirkişilerce değerlendirilmemiştir. Sigorta poliçesi 17.11.2007 tarihinde düzenlenmiş olup,
zemin etüt rapor tarihi 21.11.2007 tarihli ise de, bu raporun tanzimi için ne zaman müracaat edildiğine dair raporda bir belirleme bulunmamakla birlikte söz konusu raporun 10. sayfasındaki "2.1.Arazi ve Büro Çalışmaları ile Kullanılan Ekipman" başlıklı kısımda 1 adet sismik profil çalışmasından oluşan etüde 01.10.2007 tarihinde başlandığı belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece, TTK 1279. maddesi çerçevesinde bu rapor da değerlendirilerek ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin bu yöndeki ciddi itirazları gözetilmeksizin eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Yine davacı vekilinin sunduğu ıslah dilekçesine karşı davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı def'i hakkında bir karar verilmemesi de yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11581 E. 2011/4008 K.
Ortak:sigorta ettiren · riziko · hasar
İncelediğiniz karardaDava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1279. maddesi gereğince mukavelelerin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu bilmekte ise, sigorta mukavalesi hükümsüzdür.
… da yer kayması olmakla birlikte yer kayması riskinin olduğu bölgenin davacıya ait dairenin bulunduğu binayı kapsamadığı, poliçenin düzenlendiği 17.11.2007 tarihinde «hasarın» poliçe «teminatı kapsamında» olduğu gerekesiyle, davanın kabulü ile 57.289,46 TL'nin «temerrüt» tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «hırsızlık» olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin «hasar ihbar», poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonm …
2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hasar ihbarı · halefiyet · ibraname · hırsızlık · alacak davası · temlik · ihbar · geçersizlik
Benzer bu kararda2-Asıl dava bakımından ise; Dava, TTK'nun 1301. maddesi uyarınca açılan rücuan «alacak davası» olup, her ne kadar TTK'nun 1279. maddesi uyarınca spesifik poliçenin «hasarın» gerçekleştiğinin bilinmesinden sonra düzenlenmesi nedeniyle sigorta akdi «geçersiz» ve bu nedenle davacının sigorta hukuku hükümleri uyarınca «halefiyet» elde etmesi mümkün değil ise de, dosya içerisinde bulunan «ibraname» başlıklı belgeden sigortalının zararını davacıdan tahsil ederek taşıma ilişkisinden kaynaklanan haklarını BK 162.madde uyarınca davacıya «temlik» etmiş olduğu anlaşıldığından ve bu suretle de davacı söz konusu ilişki nedeniyle dava açma hakkını haiz bulunduğundan, mahkemece bu husus nazara alınmak suretiyle …
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, «hırsızlık» olayının 03.10.2005 tarihinde meydana geldiği, her iki sigortalıya ilişkin «hasar ihbar», poliçe teklif ve tanzim tarihinin 06.10.2005 tarihi olduğu, TTK'nun 1279. maddesinin, "mukavelenin yapıldığı sırada «sigorta ettiren» veya sigortadan faydalanan kimse, «rizikonun» gerçekleşmiş olduğunu yahut sigortacı rizikonun gerçekleşmesi imkanı kalmadığını bilmekte iseler sigorta mukavelesi hükümsüzdür" hükmünü havi olduğu, sunulan abonm …
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, birleşen davada sigortalıya ödenen miktarın davacıya «temliki» sözkonusu olmamasına göre birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile kararın onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11904 E. , 2013/10496 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 10.04.2012 tarih ve 2011/623-2012/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin satın aldığı konutu 17.11.2007 tarihinde davalı ... şirketine Sağlıklı Konut Sigorta Poliçesiyle sigortalattığını, 10.03.2008 tarihinde binada yer hareketlerine bağlı olarak beklenmedik çatlaklar meydana geldiğini, 21.04.2008 tarihli Kaymakamlık talmimatı ile konutun tahliye edildiğini, 01.08.2008 tarihli Belediye Encümen Kararıyla da yıkımına karar verildiğini ileri sürerek, 10.000 TL'nin tahsilini talep ve dava etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini 57.289,46 TL'ye çıkarmıştır.
Davalı vekili, hasarın poliçe tarihinden önce doğduğunu ve teminat dışında olduğunu, sigortalının doğru beyanda bulunma yükümlülüğünü ihlal ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, poliçenin düzenlendiği tarihte davacının dairesinin olduğu bölgede yer kayması riski bulunduğunun tespit edilmediği, Avcılar'da 2005 yılında yer kayması olmakla birlikte yer kayması riskinin olduğu bölgenin davacıya ait dairenin bulunduğu binayı kapsamadığı, poliçenin düzenlendiği 17.11.2007 tarihinde hasarın poliçe teminatı kapsamında olduğu gerekesiyle, davanın kabulü ile 57.289,46 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren yasal faiziyle tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, riskin gerçekleşmiş olması nedeniyle sigorta bedelinin tahsili istemine ilişkin olup, davalı ... şirketi davacının poliçeyi yaptırmadan önce riskin gerçekleştiğini bildiğini ve bu nedenle poliçenin hükümsüz olduğunu ileri sürmektedir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, poliçenin yapıldığı tarihte riskin gerçekleşip gerçekleşmediği noktasında toplanmaktadır.
Dava tarihinde yürürlükte olan 6762 sayılı TTK'nın 1279. maddesi gereğince mukavelelerin yapıldığı sırada sigorta ettiren veya sigortadan faydalanan kimse, rizikonun gerçekleşmiş olduğunu bilmekte ise, sigorta mukavalesi hükümsüzdür. Mahkemece, bu hususun tespiti için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de, davalının delil olarak ibraz ettiği ve dava konusu dairenin de içinde bulunduğu binanın zemin etüdü sonucu düzenlenen rapor bilirkişilerce değerlendirilmemiştir. Sigorta poliçesi 17.11.2007 tarihinde düzenlenmiş olup,
zemin etüt rapor tarihi 21.11.2007 tarihli ise de, bu raporun tanzimi için ne zaman müracaat edildiğine dair raporda bir belirleme bulunmamakla birlikte söz konusu raporun 10. sayfasındaki "2.1.Arazi ve Büro Çalışmaları ile Kullanılan Ekipman" başlıklı kısımda 1 adet sismik profil çalışmasından oluşan etüde 01.10.2007 tarihinde başlandığı belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece, TTK 1279. maddesi çerçevesinde bu rapor da değerlendirilerek ek rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, davalı vekilinin bu yöndeki ciddi itirazları gözetilmeksizin eksik incelemeyle karar verilmesi doğru olmamıştır.
2-Yine davacı vekilinin sunduğu ıslah dilekçesine karşı davalı vekili zamanaşımı def'inde bulunmuş olmasına rağmen, mahkemece, davalı vekilinin zamanaşımı def'i hakkında bir karar verilmemesi de yerinde görülmemiş, kararın davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521775700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz