Fikrî Mülkiyet Hakkına Tecavüz ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/7685 E. 2013/10480 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tüzel kişilik↗ temerrüt faizi↗ yetkisizlik kararı↗ maddi tazminat↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre davacının seçtiği ve okuduğu 15 müzik eserinin kaset ve bant halinde çoğaltılma ve satılma hakkının davalıya devredilmiş olduğu, bant ve kasetlere kaydedilen eserlerin CD ortamında çoğaltılarak satılması yetkisinin davalıya verilmediği, bu
nedenle davalının anılan eserleri CD ortamına kaydederek çoğaltıp satmasının davacının telif hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, davacının "Sevgisiz Yaşayamam" isimli icrasının davalı tarafından izinsiz olarak CD'de kullanmasının davacının telif haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, FSEK’in 68. maddesi gereğince 4.752,00 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Davacı, gerçek kişi firma ile 1986 yılında yaptığı sözleşme ile okumuş olduğu eserlerin sadece kaset, plak ve bant olarak mekanik çoğaltılmasına izin vermiş olup, compact disk (CD) ile ilgili sözleşme mevcut değildir. Şahıs işletmesinin devamı ve BK’nın 179. maddesi hükmü gereği külli halefi olan davalı şirketin davacının okumuş olduğu eserleri CD ortamında çoğaltma ve yayma hakkı yoktur. Mahkeme gerekçesinde, davacı ile 1986 yılında yapılan sözleşmenin tarafının Yavuz Asöcal olduğu, bu kişinin davalı şirketin ortağı olmasına rağmen şirketin ortaklardan bağımsız tüzel kişiliğe sahip olduğu, anılan sözleşmede davalı şirketin taraf olmadığını, bu nedenle eylemin şirket tüzel kişiliğinin ortaklardan bağımsız olduğundan davalı şirketin sözleşmede taraf olmadığı, bu nedenle şahıs firmasının haklarına dayanmasının uygun olmadığı gerekçesine itibar edilemez ise de, açıklandığı üzere davacının zaten şahıs firması ile yaptığı sözleşmede CD’yi kapsar bir hüküm bulunmadığından davalının eylemi sözleşme yapılmadan izinsiz çoğaltmadır.
Bununla birlikte asıl ve birleşen davalar arasında irtibat bulunması nedeniyle birleştirme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi ve taraflar arasındaki ihtilafın hukuki olması nedeniyle alınan bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde de bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu itibarla, benimsenen bu gerekçeye göre ve mahkeme kararında dayanılan diğer deliller nazara alınarak taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6116 E. 2022/8632 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz kararda… serinin kaset ve bant halinde çoğaltılma ve satılma hakkının davalıya devredilmiş olduğu, bant ve kasetlere kaydedilen eserlerin CD ortamında çoğaltılarak satılması «yetkisinin» davalıya verilmediği, bu nedenle davalının anılan eserleri CD ortamına kaydederek çoğaltıp satmasının davacının telif hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, davacının "Sevgisiz Yaşayamam" isimli icrasının davalı tarafından izinsiz olarak CD'de kullanmasının davacının telif haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, FSEK’in 68. maddesi gereğince 4.752,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, FSEK 48/«son» ve 50. maddeleri uyarınca henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan eserlerin mali haklarına yönelik tasarruf muamelelerinin batıl olduğu, bu anlaşmalar ile bir eserin meydana getirilmesi değil, meydana getirilmiş veya getirilecek olan bir fikir ve sanat eseri üzerindeki mali hakların devri borcu altına girildiği, dolayısıyla kanunun yasaklamış olmasından bahisle mali haklarının devrinin henüz vücuda getirilmemiş eserlere yönelik olamayacağının sabit olduğu, taraf iradeleri dikkate alındığında; ... - ... ile ... arasında yapılmış sözleşmeyi «geçersiz» saymak yerine anılan sözleşmeyi mali hakların devrine yönelik «taahhüt» işlemi olarak kabul etmek, buna yönelik tahvil etmek gerektiği, 16.05.1980 tarihli sözleşmeye göre: "......'nun kendi sesinden, telif hakları «dahil», her türlü yapım «masrafları» kendilerine ait olmak üzere, 56-60 dakikalık ses «taşıyıcısını» mukavele süresi içinde her yıl bir adet, 4 yıllık anlaşma süresi içinde 4 adet tamamlanmış bant olarak ... - Türkola'ya «teslim» etmesi..." sözleşmenin konusunu oluşturduğu ve sözleşmeye göre sözleşmenin 4 yıllık süre ile yapıldığı, dolayısıyla mali hakların devrinin süreye bağlanmış olduğu dikkate alındığında 01.05.1984 tarihinde sürenin bitmesine bağlı olarak mali hakların doğrudan eser sahibi olan ... ve akabinde «mirasçılarına» dönmüş bulunduğu, sürenin bitimi ile artık mali hak sahibi bulunmayan... 'ın 29.11.1989 tarihli sözleşme ile ilgili şirkete yaptığı devrin geçersiz olduğu, asıl dosya davalısı Plaksan San A.Ş. ve asıl dosya ve birleşen dosya davalıları ..., ... ve ...'ın söz konusu eserleri, eser sahibine ve icracı sanatçısına mali hak bedeli ödemeksizin izinsiz olarak kullandıklarının sabit olduğu ve FSEK 68.maddesine göre izin alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihi olan 28.06.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılar Plaksan Plak San.
A.Ş., ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, birleşen davanın kabulüne, 23.700,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihi olan 30.07.2003 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılar ..., ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · mirasçılık · taşıyıcı · geçersizlik · taahhütname · dosya masrafı · eksik inceleme · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak, FSEK 48/«son» ve 50. maddeleri uyarınca henüz vücuda getirilmemiş veya tamamlanacak olan eserlerin mali haklarına yönelik tasarruf muamelelerinin batıl olduğu, bu anlaşmalar ile bir eserin meydana getirilmesi değil, meydana getirilmiş veya getirilecek olan bir fikir ve sanat eseri üzerindeki mali hakların devri borcu altına girildiği, dolayısıyla kanunun yasaklamış olmasından bahisle mali haklarının devrinin henüz vücuda getirilmemiş eserlere yönelik olamayacağının sabit olduğu, taraf iradeleri dikkate alındığında; ... - ... ile ... arasında yapılmış sözleşmeyi «geçersiz» saymak yerine anılan sözleşmeyi mali hakların devrine yönelik «taahhüt» işlemi olarak kabul etmek, buna yönelik tahvil etmek gerektiği, 16.05.1980 tarihli sözleşmeye göre: "......'nun kendi sesinden, telif hakları «dahil», her türlü yapım «masrafları» kendilerine ait olmak üzere, 56-60 dakikalık ses «taşıyıcısını» mukavele süresi içinde her yıl bir adet, 4 yıllık anlaşma süresi içinde 4 adet tamamlanmış bant olarak ... - Türkola'ya «teslim» etmesi..." sözleşmenin konusunu oluşturduğu ve sözleşmeye göre sözleşmenin 4 yıllık süre ile yapıldığı, dolayısıyla mali hakların devrinin süreye bağlanmış olduğu dikkate alındığında 01.05.1984 tarihinde sürenin bitmesine bağlı olarak mali hakların doğrudan eser sahibi olan ... ve akabinde «mirasçılarına» dönmüş bulunduğu, sürenin bitimi ile artık mali hak sahibi bulunmayan... 'ın 29.11.1989 tarihli sözleşme ile ilgili şirkete yaptığı devrin geçersiz olduğu, asıl dosya davalısı Plaksan San A.Ş. ve asıl dosya ve birleşen dosya davalıları ..., ... ve ...'ın söz konusu eserleri, eser sahibine ve icracı sanatçısına mali hak bedeli ödemeksizin izinsiz olarak kullandıklarının sabit olduğu ve FSEK 68.maddesine göre izin alınmamış eser sahibinin sözleşme yapılmış olması halinde isteyebileceği bedelin veya emsal veya «rayiç bedel» itibariyle uğradığı zararın en çok üç kat fazlasını isteyebileceği gerekçesiyle asıl davanın kısmen kabulüne, 12.000,00 TL «maddi tazminatın» dava tarihi olan 28.06.1999 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faiziyle davalılar Plaksan Plak San.
… veya onların izni doğrultusunda yapıştırıldığı hususunda delil ve ispat vasıtası sunulmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme ve «eksik incelemeyle» davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16105 E. 2014/6412 K.
Ortak:temerrüt faizi · maddi tazminat · temerrüt
İncelediğiniz kararda… serinin kaset ve bant halinde çoğaltılma ve satılma hakkının davalıya devredilmiş olduğu, bant ve kasetlere kaydedilen eserlerin CD ortamında çoğaltılarak satılması «yetkisinin» davalıya verilmediği, bu nedenle davalının anılan eserleri CD ortamına kaydederek çoğaltıp satmasının davacının telif hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, davacının "Sevgisiz Yaşayamam" isimli icrasının davalı tarafından izinsiz olarak CD'de kullanmasının davacının telif haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, FSEK’in 68. maddesi gereğince 4.752,00 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ndan telif ücretinin ödendiğinin ispat edilemediği, davacıların murisinin 1991 yılında başka bir firmaya kaset okumuş ise de davalı tarafından 4 yılı aşkın bir süre «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmadığından bu durumun kabul edildiği, dolayısı ile 1989-2003 arası telif ücreti alacağının 28.757,81 TL olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile toplam 28.757,81 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:birim fiyat · kesin delil · sözleşmeye aykırılık · uyuşmazlık konusu · kâr dağıtımı · eksik inceleme · kesin hüküm
Benzer bu karardaSomut olayda, davacıların murisi ile davalı arasında yapılan 27.02.1986 tarihli sözleşmeye göre muris tarafından Kuran-ı Kerim’den okunacak bir kısım sürelerin davalı tarafından kaset ve video çekimlerinin yapılarak «dağıtımının» yapılacağı ve elde edilen net gelirden video için %4, kaset için %5 oranında telif ücretinin 3 ayda bir murise ödeneceği kararlaştırılmış, olup bu husus «uyuşmazlık konusu» değildir.
Davalı tarafından telif ücretinin davacıların murisine düzenli olarak ödendiği savunulmuş ise de bu savunma «kesin delil» ile ispat edilememiştir.
… ndan telif ücretinin ödendiğinin ispat edilemediği, davacıların murisinin 1991 yılında başka bir firmaya kaset okumuş ise de davalı tarafından 4 yılı aşkın bir süre «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmadığından bu durumun kabul edildiği, dolayısı ile 1989-2003 arası telif ücreti alacağının 28.757,81 TL olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile toplam 28.757,81 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda telif ücretinin belirlenmesi için davalı tarafından 1987 - 2003 yılları arasında Kültür Bakanlığı’ndan alınan bandrol sayısına göre kaset ve VCD’lerin «birim fiyatı» 2004 yılı satış rakamı esas alınarak hesaplama yapılmış ise de, 2004 yılı satış fiyatının davaya konu kaset ve VCD’ler için 1988 ve devamı yıllar yönünden esas alınması doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/7685 E. , 2013/10480 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 1.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 09/12/2010 tarih ve 2008/68-2010/235 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 21/05/2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı karşı davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türk Sanat Musikisinin en önemli sanatçılarından birisi olduğunu, müvekkilinin daha önceden kasetlere okuduğu şarkların davalı tarafından izinsiz olarak CD ortamına kaydedilerek piyasaya sürüldüğünü, bu nedenle müvekkilinin bağlantılı mali haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, davalının eyleminin mali haklara tecavüz teşkil ettiğinin tespiti ile 150.000,00 TL tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu eserlerin taraflar arasında 1986 yılında yapılan sözleşme gereği kasete okunduğunu, bu eserler üzerinde mali hakların müvekkiline ait olduğunu, gelişen teknoloji ile kasette yer alan eserlerin CD ortamına kaydedilerek piyasaya sürülmesinde bir ihlal oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiş, birleşen dava da ise, davacının katıldığı bir TV programında müvekkili hakkında yanıltıcı ve yanlış beyanlarda bulunarak müvekkilinin ticari itibarını zarara uğrattığını ileri sürerek, 20.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre davacının seçtiği ve okuduğu 15 müzik eserinin kaset ve bant halinde çoğaltılma ve satılma hakkının davalıya devredilmiş olduğu, bant ve kasetlere kaydedilen eserlerin CD ortamında çoğaltılarak satılması yetkisinin davalıya verilmediği, bu
nedenle davalının anılan eserleri CD ortamına kaydederek çoğaltıp satmasının davacının telif hakkına tecavüz oluşturduğu gerekçesiyle, davacının "Sevgisiz Yaşayamam" isimli icrasının davalı tarafından izinsiz olarak CD'de kullanmasının davacının telif haklarına tecavüz oluşturduğunun tespitine, FSEK’in 68. maddesi gereğince 4.752,00 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, birleşen davanın ise koşulları oluşmadığından reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
Davacı, gerçek kişi firma ile 1986 yılında yaptığı sözleşme ile okumuş olduğu eserlerin sadece kaset, plak ve bant olarak mekanik çoğaltılmasına izin vermiş olup, compact disk (CD) ile ilgili sözleşme mevcut değildir. Şahıs işletmesinin devamı ve BK’nın 179. maddesi hükmü gereği külli halefi olan davalı şirketin davacının okumuş olduğu eserleri CD ortamında çoğaltma ve yayma hakkı yoktur. Mahkeme gerekçesinde, davacı ile 1986 yılında yapılan sözleşmenin tarafının Yavuz Asöcal olduğu, bu kişinin davalı şirketin ortağı olmasına rağmen şirketin ortaklardan bağımsız tüzel kişiliğe sahip olduğu, anılan sözleşmede davalı şirketin taraf olmadığını, bu nedenle eylemin şirket tüzel kişiliğinin ortaklardan bağımsız olduğundan davalı şirketin sözleşmede taraf olmadığı, bu nedenle şahıs firmasının haklarına dayanmasının uygun olmadığı gerekçesine itibar edilemez ise de, açıklandığı üzere davacının zaten şahıs firması ile yaptığı sözleşmede CD’yi kapsar bir hüküm bulunmadığından davalının eylemi sözleşme yapılmadan izinsiz çoğaltmadır.
Bununla birlikte asıl ve birleşen davalar arasında irtibat bulunması nedeniyle birleştirme kararında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi ve taraflar arasındaki ihtilafın hukuki olması nedeniyle alınan bilirkişi raporuna itibar edilmemesinde de bir usulsüzlük bulunmamaktadır.
Bu itibarla, benimsenen bu gerekçeye göre ve mahkeme kararında dayanılan diğer deliller nazara alınarak taraf vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda bentte açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı karşı davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 306,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden asıl davada davacı birleşen davada davalı ...'dan alınmasına, istek halinde aşağıda yazılı 240,15 TL harcın temyiz eden asıl davada davalı birleşen davada davacıya iadesine, 21/05/2013 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi. KARŞI OY
Mahkemece icracı sanatçı olan davacının 5846 sayılı kanundan doğan haklarının ihlal edildiği gerekçesiyle talep gibi aynı kanunun 68.maddesi uyarınca üç kat telif tazminatına hükmedilmiş ise de; kanunun 68.maddesinin 1. fıkrasında eseri, icrayı, fonogramı veya yapımları hak sahiplerinden bu Kanuna uygun yazılı izni almadan, işleyen, çoğaltanların “bu Kanun hükümleri uyarınca tespit edilecek rayiç bedelin en çok üç kat fazlasını’' isteyebileceği belirtilmiş olup, aynı kanunun 66/3 fıkrası gereğince mahkeme, mali haklara tecavüz halinde, “tecavüzün şümulünü, kusurun olup olmadığını, varsa ağırlığını” takdir etmek durumunda bulunduğundan, dava konusu olayda talep edilebilecek “en çok üç kat fazla” tazminatın tecavüzün şümulüne ve kusurun ağırlığına göre belirlemek yetkisinin mahkeme hâkimine ait olduğu, BK’nun 43/1 maddesinin de bu yetkiyi desteklediği ve her dava konusu olayda tartışılması ve değerlendirmesi gerektiği, mahkemenin bu hususları tartışmadan doğrudan belirlenen rayiç bedelin üç katına hükmetmesinin isabetsiz olduğu ve hükmün davalı-karşı davacı yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun aksi yöndeki görüşü nedenlerle katılmıyorum.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521541900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz