Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16105 E. 2014/6412 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
birim fiyat↗ kesin delil↗ sözleşmeye aykırılık↗ uyuşmazlık konusu↗ kâr dağıtımı↗ temerrüt faizi↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından telif ücretinin ödendiğinin ispat edilemediği, davacıların murisinin 1991 yılında başka bir firmaya kaset okumuş ise de davalı tarafından 4 yılı aşkın bir süre sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmadığından bu durumun kabul edildiği, dolayısı ile 1989-2003 arası telif ücreti alacağının 28.757,81 TL olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile toplam 28.757,81 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, telif ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıların murisi ile davalı arasında yapılan 27.02.1986 tarihli sözleşmeye göre muris tarafından Kuran-ı Kerim’den okunacak bir kısım sürelerin davalı tarafından kaset ve video çekimlerinin yapılarak dağıtımının yapılacağı ve elde edilen net gelirden video için %4, kaset için %5 oranında telif ücretinin 3 ayda bir murise ödeneceği kararlaştırılmış, olup bu husus uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, telif ücretinin ödenip ödenmediği, ödenmedi ise miktarının ne olduğu hususlarında toplanmaktadır. Davalı tarafından telif ücretinin davacıların murisine düzenli olarak ödendiği savunulmuş ise de bu savunma kesin delil ile ispat edilememiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda telif ücretinin belirlenmesi için davalı tarafından 1987 - 2003 yılları arasında Kültür Bakanlığı’ndan alınan bandrol sayısına göre kaset ve VCD’lerin birim fiyatı 2004 yılı satış rakamı esas alınarak hesaplama yapılmış ise de, 2004 yılı satış fiyatının davaya konu kaset ve VCD’ler için 1988 ve devamı yıllar yönünden esas alınması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalı tarafından satışı yapılan kaset ve VCD’lerin gerektiğinde meslek birliklerinden de sorulmak suretiyle her yıl için ayrı ayrı rayiç fiyatının belirlenmesi ve buna göre davacı tarafın telif ücretinin hesaplanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/14129 E. 2018/7405 K.
Ortak:birim fiyat · maddi tazminat · eksik inceleme · Alacak
İncelediğiniz kararda… ndan telif ücretinin ödendiğinin ispat edilemediği, davacıların murisinin 1991 yılında başka bir firmaya kaset okumuş ise de davalı tarafından 4 yılı aşkın bir süre «sözleşmeye aykırılık» iddiasında bulunulmadığından bu durumun kabul edildiği, dolayısı ile 1989-2003 arası telif ücreti alacağının 28.757,81 TL olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile toplam 28.757,81 TL «maddi tazminatın» «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda telif ücretinin belirlenmesi için davalı tarafından 1987 - 2003 yılları arasında Kültür Bakanlığı’ndan alınan bandrol sayısına göre kaset ve VCD’lerin «birim fiyatı» 2004 yılı satış rakamı esas alınarak hesaplama yapılmış ise de, 2004 yılı satış fiyatının davaya konu kaset ve VCD’ler için 1988 ve devamı yıllar yönünden esas alınması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalı tarafından satışı yapılan kaset ve VCD’lerin gerektiğinde meslek birliklerinden de sorulmak suretiyle her yıl için ayrı ayrı rayiç fiyatının belirlenmesi ve buna göre davacı tarafın telif ücretinin hesaplanması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… a ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,dava tarihinden önceki 10 yıldan geriye olan telif bedeli alacağı «zamanaşımına» uğradığından, asıl davada daha önceki yıllar için talep edilen hususlarla ilgili değerlendirme yapılmadığı ve asıl davaya konu telif alacağının 30/121989 tarihinden itibaren istenebileceği, bu dönemdeki davaya konu eserlerin gerek sunulan sözleşme emsal alınmak, gerekse Kültür Bakanlığı bandrol sayısı ile Mesam cevabi yazısında belirtilen bedeller esas alınmak suretiyle muhasip bilirkişinin hazırladığı tabloda görüldüğü üzere telif alacağının 1.181,51 TL olduğu, birleşen davadaki, asıl dava tarihi ile birleşen dosyanın dava tarihi arasındaki dönem için davaya konu eserler yönünden yine Kültür Bakanlığından bildirilen bandrol adetleri ve Mesam cevabi yazısında belirtilen bedeller nazara alınarak muhasip bilirkişice yapılan hesaplamada da, toplam telif ücretinin 4.987,02 TL edeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, 1.181,51 TL «maddi tazminatın», birleşen davanın kısmen kabulü ile, 4.987,02 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacılar murisi İsmail Biçer'in v …
Ancak, bozma öncesi yargılama sırasında hükme esas alınan 20.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda 01.01.1989 tarihi öncesi alacakların «zamanaşımına» uğradığının kabul edilmesi halinde bandrol sayıları nazara alınarak tespit edilen toplam telif ücretinin 28.757,81 TL olacağının belirtildiği ve Dairemiz bozma ilamında sadece işbu bilirkişi raporunda kaset ve VCD'lerin «birim fiyatının» 2004 yılı satış rakamı esas alınarak hesaplanması doğru görülmeyerek kaset ve VCD'lerin her yıl için ayrı ayrı rayiç fiyatının belirlenmesi ve buna göre telif ücretinin hesaplanması gerektiği yönünden bozulduğu, buna rağmen «bozma sonrası» alınan raporda «zamanaşımının başlangıcı» 30.12.1989 tarihi ve bandrol sayısı da 286.940 adet olarak kabul edilerek hesaplama yapıldığı, bu itibarla zamanaşımının başlangıcı ve bandrol sayısı yönünden usul …
… de bulunduğu yeni bir bilirkişi heyetinden bozma ilamı ve usuli kazanılmış haklar da nazara alınarak bilirkişi raporu alınıp, sonucuna göre karar vermek gerekirken «eksik inceleme» ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı başlangıcı · bozma sonrası karar · zamanaşımı
Benzer bu karardaAncak, bozma öncesi yargılama sırasında hükme esas alınan 20.12.2011 tarihli bilirkişi raporunda 01.01.1989 tarihi öncesi alacakların «zamanaşımına» uğradığının kabul edilmesi halinde bandrol sayıları nazara alınarak tespit edilen toplam telif ücretinin 28.757,81 TL olacağının belirtildiği ve Dairemiz bozma ilamında sadece işbu bilirkişi raporunda kaset ve VCD'lerin «birim fiyatının» 2004 yılı satış rakamı esas alınarak hesaplanması doğru görülmeyerek kaset ve VCD'lerin her yıl için ayrı ayrı rayiç fiyatının belirlenmesi ve buna göre telif ücretinin hesaplanması gerektiği yönünden bozulduğu, buna rağmen «bozma sonrası» alınan raporda «zamanaşımının başlangıcı» 30.12.1989 tarihi ve bandrol sayısı da 286.940 adet olarak kabul edilerek hesaplama yapıldığı, bu itibarla zamanaşımının başlangıcı ve bandrol sayısı yönünden usul …
… a ilamına uyularak yapılan yargılama, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre,dava tarihinden önceki 10 yıldan geriye olan telif bedeli alacağı «zamanaşımına» uğradığından, asıl davada daha önceki yıllar için talep edilen hususlarla ilgili değerlendirme yapılmadığı ve asıl davaya konu telif alacağının 30/121989 tarihinden itibaren istenebileceği, bu dönemdeki davaya konu eserlerin gerek sunulan sözleşme emsal alınmak, gerekse Kültür Bakanlığı bandrol sayısı ile Mesam cevabi yazısında belirtilen bedeller esas alınmak suretiyle muhasip bilirkişinin hazırladığı tabloda görüldüğü üzere telif alacağının 1.181,51 TL olduğu, birleşen davadaki, asıl dava tarihi ile birleşen dosyanın dava tarihi arasındaki dönem için davaya konu eserler yönünden yine Kültür Bakanlığından bildirilen bandrol adetleri ve Mesam cevabi yazısında belirtilen bedeller nazara alınarak muhasip bilirkişice yapılan hesaplamada da, toplam telif ücretinin 4.987,02 TL edeceği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile, 1.181,51 TL «maddi tazminatın», birleşen davanın kısmen kabulü ile, 4.987,02 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren ticari faiziyle davalıdan tahsili ile davacılar murisi İsmail Biçer'in v …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16105 E. , 2014/6412 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 3.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ 22/03/2012
NUMARASI 2006/238-2012/68
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 3.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22/03/2012 tarih ve 2006/238-2012/68 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 01/04/2014 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. A.. Y.. ile davalı vekili Av. V. B.Ç. dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekilleri asıl davada, müvekkillerinin murisi ile davalı arasında 27.02.1986 tarihinde yapılan sözleşmeye göre murisin Kuran-ı Kerim’den, Yasin, Tebareke ve Amme sureleri ile Hatim okuyarak video ve ses kaydı dolduracağının, bu kayıtların davalı tarafından çoğaltılıp dağıtılacağının, bunun karşılığında murise satış yapıldıkça telif ücretinin düzenli olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak davalı tarafından telif ücretinin hiç ödenmediğini, ayrıca davalı tarafından sözleşmeye aykırı olarak başka surelerin de kaset yapılarak satıldığını, davalının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, 8.000,00 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, birleşen davada ise 100.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin davacıların murisine sağlığında düzenli olarak telif ücretinin ödendiğini, ayrıca sözleşmeye göre murisin başka firmaya kaset doldurması halinde telif ücretinin ödenmeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacıların murisinin 1991 yılında başka bir firmaya kaset doldurduğunu savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı tarafından telif ücretinin ödendiğinin ispat edilemediği, davacıların murisinin 1991 yılında başka bir firmaya kaset okumuş ise de davalı tarafından 4 yılı aşkın bir süre sözleşmeye aykırılık iddiasında bulunulmadığından bu durumun kabul edildiği, dolayısı ile 1989-2003 arası telif ücreti alacağının 28.757,81 TL olduğu gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların kısmen kabulü ile toplam 28.757,81 TL maddi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline fazla istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, telif ücreti alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Somut olayda, davacıların murisi ile davalı arasında yapılan 27.02.1986 tarihli sözleşmeye göre muris tarafından Kuran-ı Kerim’den okunacak bir kısım sürelerin davalı tarafından kaset ve video çekimlerinin yapılarak dağıtımının yapılacağı ve elde edilen net gelirden video için %4, kaset için %5 oranında telif ücretinin 3 ayda bir murise ödeneceği kararlaştırılmış, olup bu husus uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık, telif ücretinin ödenip ödenmediği, ödenmedi ise miktarının ne olduğu hususlarında toplanmaktadır. Davalı tarafından telif ücretinin davacıların murisine düzenli olarak ödendiği savunulmuş ise de bu savunma kesin delil ile ispat edilememiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda telif ücretinin belirlenmesi için davalı tarafından 1987 - 2003 yılları arasında Kültür Bakanlığı’ndan alınan bandrol sayısına göre kaset ve VCD’lerin birim fiyatı 2004 yılı satış rakamı esas alınarak hesaplama yapılmış ise de, 2004 yılı satış fiyatının davaya konu kaset ve VCD’ler için 1988 ve devamı yıllar yönünden esas alınması doğru olmamıştır.
Bu itibarla, mahkemece, davalı tarafından satışı yapılan kaset ve VCD’lerin gerektiğinde meslek birliklerinden de sorulmak suretiyle her yıl için ayrı ayrı rayiç fiyatının belirlenmesi ve buna göre davacı tarafın telif ücretinin hesaplanması gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 1.100 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 01/04/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/101646600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz