Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12043 E. 2013/10356 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 10 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari faiz↗ dolandırıcılık↗ fer'i müdahil↗ yargılama gideri↗ asıl alacak↗ zamanaşımı↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Yurtbank A.Ş.'nin hakim hissedarlarının "bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verdiği, verilen bu kararın, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 19.10.2006 tarihli, 2006/1600 Esas ve 16537 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bulunduğu, en son işlemden bu yana 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacıların iki değil bir hesaplarının bulunduğu ve 07.12.1999 tarihi itibari ile davacıların asıl alacak miktarlarının 6.000 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 6.000 TL'nin 7/12/1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, fer'i müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, davacıların yapmış olduğu 372,20 TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 992,55 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3176 E. 2011/14658 K.
Ortak:dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin Yurtbank A.Ş.'nin hakim hissedarlarının "bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık»" suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verdiği, verilen bu kararın, Yargıtay 7.
… ar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bulunduğu, en «son» işlemden bu yana 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davacıların iki değil bir hesaplarının bulunduğu ve 07.12.1999 tarihi itibari ile davacıların «asıl alacak» miktarlarının 6.000 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 6.000 TL'nin 7/12/1999 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle …
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… de, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı . …
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · açılmamış sayılma
Benzer bu karardaMahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. ve ... hakkındaki davaların «açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1429 E. 2014/8493 K.
Ortak:dolandırıcılık · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz kararda… ar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bulunduğu, en «son» işlemden bu yana 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davacıların iki değil bir hesaplarının bulunduğu ve 07.12.1999 tarihi itibari ile davacıların «asıl alacak» miktarlarının 6.000 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 6.000 TL'nin 7/12/1999 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin Yurtbank A.Ş.'nin hakim hissedarlarının "bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık»" suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verdiği, verilen bu kararın, Yargıtay 7.
Benzer bu karardaBank Ltd. yöneticilerinin bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırıcılık» suçundan cezalandırılmalarına ilişkin kararın onanarak kesinleştiği, bu yöndeki tespitin hukuk mahkemesi açısından bağlayıcı olduğu,«zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davacı bakanın külli halef olarak ...
Bank A.Ş.'nin ... tarafından devir alındıktan sonra en «son» ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:feri müdahil · harç · avans faizi · temsil
Benzer bu karardaA.Ş. «temsilcilerinin» haksız fiillerinden sorumlu olduğu, manevi tazminat şartlarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, 8.500 TL'nin 10.11.1999 tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, manevi tazminata ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Bank A.Ş. vekili ile «feri müdahil» ... vekili temyiz etmiştir.
2- Mahkemece, davalı bankaya «harç» yüklenmiş ise de davalı ...
Bank A.Ş.'nin 5411 sayılı Bankacılık Kanunu’nun 140. maddesi uyarınca harçtan muaf olduğu dikkate alınmadan yazılı şekilde «harç» ile sorumlu tutulması doğru olmayıp, kararın bu yönden bozulması gerekirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11246 E. 2012/7154 K.
Ortak:dolandırıcılık · zamanaşımı · i̇i̇k 72/son · zamanaşımı 10 yıllık
İncelediğiniz kararda… ar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bulunduğu, en «son» işlemden bu yana 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davacıların iki değil bir hesaplarının bulunduğu ve 07.12.1999 tarihi itibari ile davacıların «asıl alacak» miktarlarının 6.000 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 6.000 TL'nin 7/12/1999 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle …
Ağır Ceza Mahkemesi'nin Yurtbank A.Ş.'nin hakim hissedarlarının "bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık»" suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verdiği, verilen bu kararın, Yargıtay 7.
Benzer bu karardaŞti hakkında öncelikle Kıbrıs’ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yollar tüketildikten sonra mahkemeye başvurulmasının gerektiği, tüm yasal yollar tüketilmeden davalı hakkında açılan davanın henüz erken açılmış bir dava olduğu, bu nedenle davalı vekilinin «zamanaşımı def»’inin de değerlendirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi olduğu Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan...hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak...tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:cebri icra · aciz vesikası · zamanaşımı def'i · def'i
Benzer bu karardaŞti hakkında öncelikle Kıbrıs’ta dava ve icra takibi yolu ile tüm yasal yollar tüketildikten sonra mahkemeye başvurulmasının gerektiği, tüm yasal yollar tüketilmeden davalı hakkında açılan davanın henüz erken açılmış bir dava olduğu, bu nedenle davalı vekilinin «zamanaşımı def»’inin de değerlendirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
İcra Müdürlüğü’nün 2008/15.682 sayılı takip dosyası ile takip başlatılmışsa da «cebri icranın» her ülkenin kendi sınırları içerisinde yapılmasının gerektiği, Kıbrıs’ta mukim Yurt Off shore Ltd.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2820 E. 2019/4522 K.
Ortak:dolandırıcılık · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaAğır Ceza Mahkemesi'nin Yurtbank A.Ş.'nin hakim hissedarlarının "bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli «dolandırıcılık»" suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verdiği, verilen bu kararın, Yargıtay 7.
… ar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bulunduğu, en «son» işlemden bu yana 10 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, davacıların iki değil bir hesaplarının bulunduğu ve 07.12.1999 tarihi itibari ile davacıların «asıl alacak» miktarlarının 6.000 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 6.000 TL'nin 7/12/1999 tarihinden itibaren «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle …
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
… nde; davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı . …
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:şirket yöneticisinin sorumluluğu · güven ilişkisi · aciz vesikası · yönetici sorumluluğu · organik bağ · davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · tüzel kişilik
Benzer bu kararda… n deliller, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacının KKTC'de faaliyet gösteren Yurt Security Off-Shore Ltd.Şti'ne parasını bilinçli olarak «havale» edip yüksek faiz getirisinden faydalandığı, Yurtbank A.Ş. hesabına yatırılmamış bir para nedeniyle ayrı «tüzel kişiliği» bulunan davalı bankanın sorumlu tutulamayacağı, davacının yüksek faiz getirili ve tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmayan ... kapsamı ve güvencesi dışında kalan bu hesap türü nedeni ile davalı TMSF'den talepte bulunamayacağı, paranın havale edildiği off shore bankası ile davalı ... ve Balkaner Holding arasında herhangi bir «organik bağ» bulunmadığı ve ayrı hukuki sujeler olmaları nedeniyle davacıya karşı herhangi bir sorumlulukları olmadığı, davacının alacağının tahsili için öncelikle parasını havale ettiği off-shore bankasına dava açması gerektiği, tahsil edemeyip tüm kanun yolları da tükentikten sonra ve paranın Yurtbank A.Ş. bünyesinde tutulduğunun anlaşılması halinde «şirket yöneticilerinin sorumluluğuna» gidilebileceğini, ancak dava tarihi itibariyle davalı banka yöneticilerinin «güven ilişkisini» ihlal ettiklerinin ispatlanmadığı, davacı vekilinin 17.10.2002 tarihinde davalı ...-Shore Ltd.Şti. hakkındaki davasını atiye «terk» ettiği gerekçeleriyle, davalı ...-Shore Ltd.Şti hakkındaki davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca «açılmamış sayılmasına», davalı TMSF hakkındaki davanın «husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davalılar Oyakbank(Yurtbank)A.Ş. ile Balkaner Holding A.Ş. ve davalı «yönetim kurulu» üyesi ... hakkındaki şartları oluşmayan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Off-Shore Bank Ltd. hakkındaki «davanın açılmamış sayılmasına», diğer davalılar hakkında açılan davanın ise reddi karar verilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, ayrıca davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 53.maddesi gözetilmek suretiyle, aynı Kanunun 41.maddesi ile 6762 sayılı TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalı ...’in yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12043 E. , 2013/10356 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 tarih ve 2011/93-2012/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı Kanunla değişik 348/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı bankanın Eskişehir Şubesi çalışanlarının müvekkillerine, tamamen bankalarının güvencesi altında, getirisi daha yüksek “Off Shore” diye bir hesap çeşidi olduğunu söyleyerek ve açık taahhütlerde bulunarak, paralarını bu hesaba yatırmalarını istemeleri üzerine, davalı bankanın taahhütlerine inanan müvekkillerinin 28.09.1999 tarihinde 6.000 TL'yi ... adına ve 07.12.1999 tarihinde 6.000 TL'yi Mustafa - ... adına Off-Shore hesabına yatırdıklarını, davalı bankaya ... tarafından el konulması nedeniyle müvekkillerinin paralarını alamadıklarını, Off-Shore Şirketi hakkında Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2010/267 sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, borç ödemeden aciz belgesinin düzenlendiğini, davalı bankanın hakim hissedarları ve yöneticilerinin İstanbul 8.
Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2006/1600 Esas ve 16537 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen 2005/102-100 Esas ve Karar sayılı kararıyla "bankayı aracı kılmak suretiyle Off-Shore mudisini dolandırmak" suçundan dolayı muhtelif cezalara çarptırıldıklarını, paralarını alamayan müvekkillerinin büyük maddi sıkıntılar çektiklerini, psikolojilerinin bozulduğunu ileri sürerek 6.000 TL'nin 28.09.1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacı ... adına, 6.000 TL'nin 07.12.1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacılar ... ve ... adına ve 2.000,00'er TL'den olmak üzere toplam 4.000,00 TL manevi tazminatın 07.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/1.
maddesine göre yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. .
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Yurtbank A.Ş.'nin hakim hissedarlarının "bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verdiği, verilen bu kararın, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 19.10.2006 tarihli, 2006/1600 Esas ve 16537 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bulunduğu, en son işlemden bu yana 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacıların iki değil bir hesaplarının bulunduğu ve 07.12.1999 tarihi itibari ile davacıların asıl alacak miktarlarının 6.000 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 6.000 TL'nin 7/12/1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, fer'i müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece, davacıların yapmış olduğu 372,20 TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 992,55 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, feri müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, fer'i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521533600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz