6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12043 E. 2013/10356 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Zamanaşımı
10 yıllık

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari faiz dolandırıcılık fer'i müdahil yargılama gideri asıl alacak zamanaşımı i̇i̇k 72/son

Atıf yapılan mevzuat: HUMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Yurtbank A.Ş.'nin hakim hissedarlarının "bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verdiği, verilen bu kararın, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 19.10.2006 tarihli, 2006/1600 Esas ve 16537 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bulunduğu, en son işlemden bu yana 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacıların iki değil bir hesaplarının bulunduğu ve 07.12.1999 tarihi itibari ile davacıların asıl alacak miktarlarının 6.000 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 6.000 TL'nin 7/12/1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, fer'i müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, mahkemece, davacıların yapmış olduğu 372,20 TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 992,55 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3176 E. 2011/14658 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Feri müdahil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1429 E. 2014/8493 K.

    Ortak: · zamanaşımı 10 yıllık

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11246 E. 2012/7154 K.

    Ortak: · zamanaşımı 10 yıllık

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2820 E. 2019/4522 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/12043 E.  ,  2013/10356 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.05.2012 tarih ve 2011/93-2012/203 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili ve fer'i müdahil vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava HUMK'nın 3494 sayılı Kanunla değişik 348/1. maddesi hükmü gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı bankanın Eskişehir Şubesi çalışanlarının müvekkillerine, tamamen bankalarının güvencesi altında, getirisi daha yüksek “Off Shore” diye bir hesap çeşidi olduğunu söyleyerek ve açık taahhütlerde bulunarak, paralarını bu hesaba yatırmalarını istemeleri üzerine, davalı bankanın taahhütlerine inanan müvekkillerinin 28.09.1999 tarihinde 6.000 TL'yi ... adına ve 07.12.1999 tarihinde 6.000 TL'yi Mustafa - ... adına Off-Shore hesabına yatırdıklarını, davalı bankaya ... tarafından el konulması nedeniyle müvekkillerinin paralarını alamadıklarını, Off-Shore Şirketi hakkında Eskişehir 7. İcra Müdürlüğü'nün 2010/267 sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin sonuçsuz kaldığını, borç ödemeden aciz belgesinin düzenlendiğini, davalı bankanın hakim hissedarları ve yöneticilerinin İstanbul 8.

Ağır Ceza Mahkemesi'nin, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 2006/1600 Esas ve 16537 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleşen 2005/102-100 Esas ve Karar sayılı kararıyla "bankayı aracı kılmak suretiyle Off-Shore mudisini dolandırmak" suçundan dolayı muhtelif cezalara çarptırıldıklarını, paralarını alamayan müvekkillerinin büyük maddi sıkıntılar çektiklerini, psikolojilerinin bozulduğunu ileri sürerek 6.000 TL'nin 28.09.1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacı ... adına, 6.000 TL'nin 07.12.1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davacılar ... ve ... adına ve 2.000,00'er TL'den olmak üzere toplam 4.000,00 TL manevi tazminatın 07.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasanın 2/1.

maddesine göre yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davanın öncelikle usulden, olmadığı takdirde esastan reddine karar verilmesini istemiştir. .

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamına göre, İstanbul 8. Ağır Ceza Mahkemesi'nin Yurtbank A.Ş.'nin hakim hissedarlarının "bankayı aracı kılmak suretiyle nitelikli dolandırıcılık" suçundan dolayı cezalandırılmalarına karar verdiği, verilen bu kararın, Yargıtay 7. Ceza Dairesi'nin 19.10.2006 tarihli, 2006/1600 Esas ve 16537 Karar sayılı kararı ile onanarak kesinleştiği, Borçlar Yasası'nın 53. maddesi gereğince, ceza mahkemesinin "maddi olgunun belirlenmesine" ilişkin mahkumiyet kararının, hukuk mahkemesi yönünden bağlayıcı bulunduğu, en son işlemden bu yana 10 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, davacıların iki değil bir hesaplarının bulunduğu ve 07.12.1999 tarihi itibari ile davacıların asıl alacak miktarlarının 6.000 TL olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 6.000 TL'nin 7/12/1999 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan alınarak, davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin istemin ve davacılar vekilinin manevi tazminat isteminin koşulları oluşmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalı ve fer'i müdahil vekili temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, fer'i müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Ancak, mahkemece, davacıların yapmış olduğu 372,20 TL yargılama giderinin ret ve kabul oranına göre 992,55 TL'nin davalıdan alınarak davacılara verilmesine şeklinde hüküm kurulması doğru olmamış hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, feri müdahil vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davalı yararına BOZULMASINA, fer'i müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521533600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.