Teslim tarihi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/12210 E. 2013/10310 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- ['6102/1259', '6102/1261']
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
teslim tarihi↗ izafeten dava↗ zamanaşımı başlangıcı↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ acente↗ maktu vekalet ücreti↗ pasif husumet yokluğu↗ iş bölümü↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ ihtarname↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ zamanaşımı↗ temsil↗ teslim↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve bozma ilamına göre, 22.12.2004 tarihli davacı ihtarnamesinde, malların Hamburg'a ulaştığı bildirilmiş olup, bu durumda en geç bu tarihte malların teslim edildiği anlaşılmakla ve dava TTK 1235/7 maddesi gereği, taşımanın gereği gibi yerine getirilmediği iddiasına dayalı zararın gideri talebine ilişkin olup, TTK 1259 maddesi gereğince bu alacak talepleri 1 yılda zaman aşımına uğradığından ve zamanaşımı başlangıcı en geç TTK 1261/3 maddesi gereğince malların teslim tarihi kabul edilen 22.12.2004 tarihinde başlamış olup, birleşen 2009/163 nolu dosyada Zim İntegratet Shipping Ltd. Firması'na izafeten davalı acentaya yönelik dava 1 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 03.09.2009 tarihinde açılmış bulunmakla zamanaşımı yönünden bu davalıya yönelik davanın reddine, 2007/435 Esasına kayıtlı birleşen davada verilen karar bozma konusu yapılmayarak kesinleşmiş bulunduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada davalı acenta Belstar. A.Ş'ye yönelik husumet yokluğundan reddine dair verilen karar da esas yönünden bozma konusu yapılmamış olup bu verilen karar ile ilgili davalı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi sebebi bozma konusu yapılmış olmakla Belstar A.Ş.'ye yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, tarife gereğince bu davalıya ücreti vekalet takdirine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davanın davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davanın davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, birleşen davacının davacısı tarafından davalı acenta aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu halde vekille temsil olunan bu davalı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi ile ikinci kısım ikinci bölüm uyarınca 1.200 TL maktu vekalet ücreti tayini gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu sebeple bozulması gerekmiş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılam yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK 'nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması na karar verilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3085 E. 2011/14828 K.
Ortak:acente
İncelediğiniz karardaFirması'na «izafeten» davalı acentaya yönelik dava 1 yıllık «zamanaşımı» geçtikten sonra 03.09.2009 tarihinde açılmış bulunmakla zamanaşımı yönünden bu davalıya yönelik davanın reddine, 2007/435 Esasına kayıtlı birleşen davada verilen karar bozma konusu yapılmayarak kesinleşmiş bulunduğundan yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», birleşen davada davalı «acenta» Belstar.
2- Mahkemece, birleşen davacının davacısı tarafından davalı «acenta» aleyhine açılan davanın «pasif husumet yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava dilekçesinde davalı bankanın, hem «acente» hem de krediyi kullandıran sıfatıyla zarardan sorumlu olduğu ileri sürülmüştür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sigorta tazminatı · kredi sözleşmesi · sigorta poliçesi · hasar
Benzer bu karardaDava, «hasar» nedeniyle «sigorta tazminatı» istemine ilişkindir.
O halde, davalı bankanın kredi kullandıran sıfatıyla, «kredi sözleşmesi» ve «sigorta poliçesi» hükümlerine göre zarardan sorumluluğu bulunup bulunmadığı değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir,
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/12210 E. , 2013/10310 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 26.04.2012 tarih ve 2012/83-2012/260 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi birleşen davanın davacısı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, müvekkilinin vekili aracılığıyla yurt dışına sattığı emtianın davalı Belstar Firması'nın acenteliğini yaptığı diğer davalının temin ettiği gemiye yüklendiğini, düzenlenen konşimento sonrasında navlun bedelinin ödendiğini, müvekkiline taşımayı yapacak geminin 29.11.2004 tarihinde Hamburg şehrine ulaşacağının taahhüt edildiğini, ancak davalı şirketin müvekkiline ve vekili firmaya 29.11.2004 tarihli faksla malların 09.12.2004 tarihinde aktarma limanı Pire’den başka gemiye yükleneceğinin ve geminin 31.12.2004 tarihinde varış yeri şehre ulaşacağının bildirildiğini, ancak ticari bağlantının davalıların verdiği taahhüde göre yapıldığını, aksi halde alıcı firmanın yüksek cezai şart talep edeceğini, malların Pire Limanı'ndan alınarak karayolu ile Hamburg’a ulaştırıldığını, bu işlem için harcama yapıldığını, davalıların edimlerini yerine getirmediğini, yapılan masraflardan sorumlu olduklarını ileri sürerek, 16.510.33 Euronun tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, müvekkili Belstar A.Ş.’nin olduğunu, hakkında doğrudan dava açılamayacağını, davacının malın gerçek imalatçısı ve satıcısı olmadığını, aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava konusu gideri asıl ihracatçının yaptığını, kesin taşıma süresi veya varış taahhüdü olmadığını, birleşen davanın 1 yıllık hak düşürücü ve zamanaşımı süresinde açılmadığını savunarak, davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, iddialar, savunmalar, toplanan kanıtlar, benimsenen bilirkişi raporu ve bozma ilamına göre, 22.12.2004 tarihli davacı ihtarnamesinde, malların Hamburg'a ulaştığı bildirilmiş olup, bu durumda en geç bu tarihte malların teslim edildiği anlaşılmakla ve dava TTK 1235/7 maddesi gereği, taşımanın gereği gibi yerine getirilmediği iddiasına dayalı zararın gideri talebine ilişkin olup, TTK 1259 maddesi gereğince bu alacak talepleri 1 yılda zaman aşımına uğradığından ve zamanaşımı başlangıcı en geç TTK 1261/3 maddesi gereğince malların teslim tarihi kabul edilen 22.12.2004 tarihinde başlamış olup, birleşen 2009/163 nolu dosyada Zim İntegratet Shipping Ltd. Firması'na izafeten davalı acentaya yönelik dava 1 yıllık zamanaşımı geçtikten sonra 03.09.2009 tarihinde açılmış bulunmakla zamanaşımı yönünden bu davalıya yönelik davanın reddine, 2007/435 Esasına kayıtlı birleşen davada verilen karar bozma konusu yapılmayarak kesinleşmiş bulunduğundan yeniden karar verilmesine yer olmadığına, birleşen davada davalı acenta Belstar.
A.Ş'ye yönelik husumet yokluğundan reddine dair verilen karar da esas yönünden bozma konusu yapılmamış olup bu verilen karar ile ilgili davalı lehine vekalet ücretine karar verilmemesi sebebi bozma konusu yapılmış olmakla Belstar A.Ş.'ye yönelik davanın husumet nedeniyle reddine, tarife gereğince bu davalıya ücreti vekalet takdirine karar verilmiştir.
Kararı, birleşen davanın davacı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, birleşen davanın davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Mahkemece, birleşen davacının davacısı tarafından davalı acenta aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir. Bu halde vekille temsil olunan bu davalı lehine karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi ile ikinci kısım ikinci bölüm uyarınca 1.200 TL maktu vekalet ücreti tayini gerekirken nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Hükmün bu sebeple bozulması gerekmiş ise de, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılam yapılmasını gerektirmediğinden kararın HUMK 'nın 438/VII. maddesi gereğince düzeltilerek onanması na karar verilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, birleşen davanın davacısı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, mahkeme kararının hüküm fıkrası 2-A) bendi dördüncü satırı karar metninden çıkarılarak, yerine ''Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/2. maddesi ile ikinci kısım ikinci bölüm uyarınca 1.200 TL maktu vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalı Acente Belstar ..A.Ş'ye verilmesine '' şeklindeki ibarenin eklenmesine ve kararın değişik bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521531000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz