Harç ikmali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/16562 E. 2013/10111 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harç ikmali↗ acente↗ yargılama giderleri↗ fesih↗ bono↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ harç↗ dava sebebi↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen ikinci bilirkişi raporuna göre, davalı bakımından TTK'nın 187. maddesi hükmü gereğince muhik sebepler nedeni ile fesih ve tasfiyeye girilmiş olduğu ve bu nedenle de sözleşmenin feshedilmiş olduğu, aynı zamanda şirketin fesih ve tasfiyeye girmesi yüzünden şirketin faaliyetine son verildiği, keza bu sektörde hiçbir zaman acente ve şube müstakil olarak hareket etmek gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, davacının tamamen genel merkezin direktif ve görüşleri doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğu, yani şubenin resen hareket etmesinin söz konusu olmayacağı gibi, zarar ve ziyandan veya kâr kaybından bahsetmek yerinde olmayacağından davacı şirketin açmış olduğu zarar ve ziyana ilişkin taleplerinin sözleşme ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak reddine; davaya konu davacının iadesini istemiş olduğu davalı uhdesinde iken dava devam ederken davacıya iade edilen 100.000,00 TL bedelli bononun davacıya iade edilmiş olması sebebi ile konusu kalmadığından, konusu kalmayan bono iadesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve katılma yoluyla davalı vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece bononun iadesi için açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak davacının bu talebine ilişkin olarak harç ikmal edilmediğinden ve ortada usulüne uygun şekilde açılmış bir davadan söz edilemeyeceğinden, bu talep hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10163 E. 2012/2406 K.
Ortak:dava sebebi
İncelediğiniz kararda… m dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen ikinci bilirkişi raporuna göre, davalı bakımından TTK'nın 187. maddesi hükmü gereğince muhik sebepler nedeni ile «fesih» ve tasfiyeye girilmiş olduğu ve bu nedenle de sözleşmenin feshedilmiş olduğu, aynı zamanda şirketin fesih ve tasfiyeye girmesi yüzünden şirketin faaliyetine «son» verildiği, keza bu sektörde hiçbir zaman «acente» ve şube müstakil olarak hareket etmek gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, davacının tamamen genel merkezin direktif ve görüşleri doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğu, yani şubenin resen hareket etmesinin söz konusu olmayacağı gibi, zarar ve ziyandan veya kâr kaybından bahsetmek yerinde olmayacağından davacı şirketin açmış olduğu zarar ve ziyana ilişkin taleplerinin sözleşme ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak reddine; davaya konu davacının iadesini istemiş olduğu davalı uhdesinde iken dava devam ederken davacıya iade edilen 100.000,00 TL bedelli «bononun» davacıya iade edilmiş olması «sebebi» ile konusu kalmadığından, konusu kalmayan bono iadesi talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için «haklı sebep» niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir «sebebin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:haklı sebep
Benzer bu kararda… davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce "mahkemece kabul edilen hususların muhik sebep niteliğinde olmadığı, tek başına davacıların şirketten çıkması için «haklı sebep» niteliğinde bulunmadığı, bu itibarla, davacıların dayandığı tüm sebeplerin ve buna ilişkin delillerin değerlendirilerek T.T.K.'nun 551. maddesi anlamında davacıların şirketten çıkmasını gerektirecek haklı ve muhik bir «sebebin» bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/548 E. 2018/7678 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mahsup
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, asıl davanın «mahsup» talebi dikkate alınarak reddine, süresinde açılmayan karşı davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/16562 E. , 2013/10111 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24.10.2011 tarih ve 2006/188-2011/593 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili ve katılma yoluyla davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı şirketin Kartal acentesi olduğunu, aralarında acentelik sözleşmesinin bulunduğunu, davalının müvekkilinin hiçbir kusuru bulunmadığı halde sözleşmeyi feshettiğini, bu haksız fesih nedeniyle müvekkilinin alacaklarının doğduğunu ileri sürerek, şimdilik 23.098,00 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini ve 100.000,00 USD’lik bononun iadesini talep etmiş, ıslahla talebinin 36.424,00 TL yükseltmiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere ve düzenlenen ikinci bilirkişi raporuna göre, davalı bakımından TTK'nın 187. maddesi hükmü gereğince muhik sebepler nedeni ile fesih ve tasfiyeye girilmiş olduğu ve bu nedenle de sözleşmenin feshedilmiş olduğu, aynı zamanda şirketin fesih ve tasfiyeye girmesi yüzünden şirketin faaliyetine son verildiği, keza bu sektörde hiçbir zaman acente ve şube müstakil olarak hareket etmek gibi bir durumun söz konusu olamayacağı, davacının tamamen genel merkezin direktif ve görüşleri doğrultusunda hareket etmek zorunda olduğu, yani şubenin resen hareket etmesinin söz konusu olmayacağı gibi, zarar ve ziyandan veya kâr kaybından bahsetmek yerinde olmayacağından davacı şirketin açmış olduğu zarar ve ziyana ilişkin taleplerinin sözleşme ve tüm dosya kapsamı nazara alınarak reddine;
davaya konu davacının iadesini istemiş olduğu davalı uhdesinde iken dava devam ederken davacıya iade edilen 100.000,00 TL bedelli bononun davacıya iade edilmiş olması sebebi ile konusu kalmadığından, konusu kalmayan bono iadesi talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı ve katılma yoluyla davalı vekilleri temyiz etmişlerdir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, mahkemece bononun iadesi için açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak davacının bu talebine ilişkin olarak harç ikmal edilmediğinden ve ortada usulüne uygun şekilde açılmış bir davadan söz edilemeyeceğinden, bu talep hakkında davanın reddine karar verilmesi gerekirken karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmadığı gibi, yargılama giderlerinden davalının sorumlu tutulması ve aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, kararın açıklanan nedenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davalı yararına BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 03,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/521400800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz