Konişmentodaki yabancı mahkeme yetki şartının bağlayıcılığı
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/477 E. 2025/973 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz
★ EmsalGörev ve yetki
Davacının nitelemesi: Milletlerarası Yetki İtirazı mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Yabancılık unsuru taşıyan taşıma sözleşmelerinde, münhasır yetki veya kamu düzenine ilişkin bir husus bulunmadığı hallerde MÖHUK 47 ve HMK 17-18/2 uyarınca konişmentoda yer alan yabancı mahkeme yetki şartı, konişmentoyu ciro ile devralıp emtiayı teslim alan gönderilen için bağlayıcıdır; taşıma senedinin kabulüyle ön/arka sayfadaki tüm hüküm ve koşulların kabul edilmiş sayılacağına dair kayıt, ticari hayatta yaygın kullanımı nedeniyle haksız şart oluşturmaz. Ayrıca, yabancı taşıyan adına düzenlenen konişmentoda Türkiye'deki bir şirketin sadece gümrük mevzuatı gereği zorunlu özet beyan işlemlerini yürütmesi, o şirketin TTK 105/2 anlamında taşıma sözleşmesine aracılık ettiği veya bu sözleşmeyi akdettiği anlamına gelmez.
Ele alınan sorunlar
Milletlerarası yetki itirazı ve konişmentodaki yetki şartının geçerliliği → ret
İddia: Davacı vekili, taşıma senedinin karara dayanak olan şartlar bölümünü içermediğini, davalının genel işlem koşulunun içeriğini öğrenme imkânı tanımadan, hatta gizleyerek uyguladığını, bu nedenle yetki şartının bağlayıcı olmaması gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: MÖHUK'un 47. maddesine göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde taraflar, yabancılık unsuru taşıyan borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşabilir. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu değildir; HMK'nın 18/2 ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkeme geçerli şekilde belirlenmiştir. HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesi genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığından, kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede (somut olayda Türk mahkemelerinde) dava açılamaz. TTK'nın 1237/1 maddesi uyarınca taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır; konişmentonun davacıya ciro ve teslim edildiği, konişmento ve emtianın davacı tarafından teslim alındığı anlaşıldığından yetki şartı davacı açısından bağlayıcıdır. Konişmentonun ön sayfasında taşıma senedinin kabulüyle ön veya arka sayfadaki tüm hüküm ve koşulların kabul edilmiş sayılacağına dair hüküm bulunmaktadır. Taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat yapan davacının taşıyanın taşıma şart ve koşullarını incelemiş olması gerekir; taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığının kabul edilemeyeceğinden, bu şart ve koşullar altında yapılan taşımanın sözleşmenin haksız şart içerdiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Davalı acentenin TTK 105/2 kapsamında taşımaya aracılık ettiği iddiası → ret
İddia: Davacı vekili, davalı ... şirketin yabancı taşıyanın acentesi olduğunu, yükün teslimi, ordino işlemleri, özet beyanın düzeltilmesi gibi tüm sürecin davalı acente tarafından takip edildiğini, TTK'nın 105. maddesinin dar yorumlanmasının Türkiye'de faaliyet gösteren kişileri yabancı tacirler karşısında korumasız bırakacağını ileri sürerek acentenin taşımaya aracılık ettiğinin kabul edilmesi gerektiğini savunmuştur.
Gerekçe: Konişmento, yabancı taşıyanın Amerika'daki acentesi tarafından taşıyan adına imzalanmıştır. Yabancı taşıyan tarafından Liman'a getirilen emtianın özet beyanı gümrük mevzuatına göre ancak Türkiye'de mukim kişiler tarafından verilebildiğinden, donatanın gelen yükle ilgili işlemleri tamamlaması, taşıma akdini yaptığını veya akdin yapılmasına aracılık ettiğini kabule yeterli değildir. Bu nedenle TTK'nın 105/2 hükmünün uygulama yeri bulunmamaktadır. TTK'nın 105/2 maddesinde acentenin müvekkilini davada temsil yetkisini kullanabileceği sözleşmeden doğan ihtilaflarla kastedilen, acentenin aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmelerdir; davacı vekilinin kanun hükmünün geniş yorumlanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni bu nedenle yerinde bulunmamıştır.
Gerekçe kaynağı: özgün
Emsal değeri
Konişmentoda yer alan yabancı mahkeme yetki şartının gönderilen açısından bağlayıcılığı ve taşıyanın Türkiye'de gümrük işlemlerini yürüten şirketin TTK 105/2 kapsamında acente/aracı sayılıp sayılmayacağı hususlarında dairenin özgün değerlendirmesini içermektedir; benzer deniz taşıması ve yetki itirazı uyuşmazlıklarında bölgesel ikna edici emsal niteliği taşır.
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- Yabancılık unsuru taşıyan ve münhasır yetkiye ilişkin olmayan taşıma sözleşmesi uyuşmazlıklarında, konişmentoda taraflarca kararlaştırılan yabancı devlet mahkemesi yetkilidir; bu yetki şartı, konişmentoyu ciro ile devralıp yükü teslim alan gönderilen açısından da bağlayıcıdır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
milletlerarası yetki itirazı↗ MÖHUK m.47↗ yetki sözleşmesi↗ konişmento↗ TTK 1237↗ TTK 105/2↗ acente↗ genel işlem koşulları/haksız şart↗ münhasır yetki↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/477
KARAR NO 2025/973
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 25/12/2024
NUMARASI 2024/66 Esas 2024/544 Karar
DAVA
Tazminat (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ 05/02/2024
Milletlerarası yetki itirazının kabulüne ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı vekili; müvekkilinin yurtdışında mukim satıcıdan 4 konteyner plastik hurdasının satın alınması konusunda anlaşıldığını,Ambarlı Limanından müvekkili şirketi alacak şekilde 20.513,65-USD'ye müvekkili şirkete satacağını,satıcının davalıya ait ... gemisine konteynerleri yüklediğini, müvekkilinin gönderilen olduğunu, dava konusu yük ve geminin 26.03.2023 tarihinde varacağına dair varış bildirimini müvekkiline gönderdiğini ,geminin 3 gün gecikmesi üzerine de 29.03.2023 tarihinde tekrardan bir varış bildirimini müvekkiline gönderdiğini, davalının verdiği özet beyan ile konşimentoda yer alan alıcı tutmadığından malın teslim alınamadığını, özet beyan öncesinde değişikliğin yükleyici tarafından davalıya gönderildiğini, davalının revizenin alındığına dair bildirimde bulunduğunu, bu bilgiye sahip olmasına rağmen ...
adında 3.bir firma lehine özet beyan verdiğinin anlaşıldığını, 15.05.2023 tarihinde özet beyanın düzeltildiği müvekkili şirkete bildirilse de özet beyanın düzeltilmediğinin özet beyanda 3.bir kişinin adının yazdığı öğrenildiğini, müvekkili davacının 14.09.2023 tarihinde emtianın 3.kişilere satışını yaptığından zorunlu olarak ihtirazi kayıtla ödediği 32.974-USD demuraj bedelinin 14.09.2023 tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 4.a maddesi uyarınca faiz işletilerek ödenmesini,yükün teslim alınabilmesi için Kumport Liman Hizmetlerine ödenen 1.021.354,41-TL ardiye bedelinin 14.09.2023 tarihinden itibaren ticari faiz işletilerek davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili; dava konusu taşıma müvekkili şirketin acentesi olduğu, armatör ...'e ait 08.03.2023 tarihli ve ... nolu konişmento kapsamında yapıldığını, mezkur konişmento taşıyıcı adına acente olarak ... tarafından imzalandığını, konişmentoda taraflar arasındaki uyuşmazlıklarda Hamburg Mahkemelerinin yetkili olacağının ve Alman Kanunlarının uygulanacağının düzenlendiğini,taşıyanın ve geminin yabancı olduğunu,emtiaların ... Liman'ından İstanbul'a taşındığını ihtilafın yabancılık unsuru taşıdığını, davanın milletlerarası yetkisizlik yönünden reddini talep ettiklerini,davacının ilk defa yük teslimi için 19.04.2023 tarihinde başvuruda bulunduğunu, bu kapsam da davacının 1.406.72 USD lokal masraflar ve 4.000-USD depozito ödendiğini, davacının gümrük firması tarafından beyanname 07.06.2023 tarihinde kapatıldıktan sonra nihai düzeltmenin 08.06.2023 tarihinde tamamlandığını, yüklerin teslime hazır hale geldiğinin davacıya bildirildiğini konteynerlerin teslime hazır olduğunun davacıya ve gümrük firmasına 08.06.2023 tarihinde mail iletilmesine rağmen davacı tarafından yükün teslim alınmadığını,davacının TTK nın 1203 maddesi uyarınca oluşan masraflardan, süresinde yükü çekmediğinden oluşan ardiye ücretinden sorumlu olduğunu beyanla, yetki itirazları kapsamında, usul yönünden reddini,aksi halde esas yönünden reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
Mahkemece; uyuşmazlık yabancılık unsuru taşıdığından yetki itirazı MÖHUK m.47'ye göre belirlenmesi gerektiği,eldeki dava taşıma sözleşmesinden kaynaklandığından Türk mahkemelerinin münhasır yetki esasına göre düzenlenmiş bir konuya ilişkin olmadığı, konişmentoda taşıyan sıfatıyla davalı ... unvanı yer almakta olup konşimentonun taşıyanın yurt dışı acentesi tarafından taşıyan adına düzenlenip imzalandığı, taşıyanın Türkiye acentesinin konişmentonun düzenlenmesine aracılık ettiğine dair dosyada her hangi bir delil bulunmadığından TTK m.105/f.2 düzenlemesine göre dava konusu olayda Türk mahkemelerinin münhasır yetkili olduğundan söz edilemeyeceği,TTK'nın 1237.maddesine göre taşıyan ile konişmento hamili arasındaki hukuki ilişkide konişmento hükümleri esas alınacağından davacı gönderilenin konişmentoyu ibraz ederek yükü teslim aldığı anlaşıldığından, konişmentodaki yetki şartının davacı açısından bağlayıcı hale geldiği, konişmentonun arka yüzünde yer alan yetki şartına göre somut uyuşmazlık bakımından Hamburg Mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle milletlerarası yetki itirazının kabulü ile yetkisizlik nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEBLERİ
Davacı vekili; davalı taşıyanın rezervasyon yapan tarafa gönderdiği taşıma senedi 3 sayfadan ibaret olup karara dayanak olan şartlar bölümünü içermediğini, davalının genel işlem koşulunun varlığıyla ilgili bilgi vermek, içeriğini öğrenme imkanı tanımak bir yana müvekkilden gizlediğini, özet beyanın taşıma senedinin aksine 3. kişi adına verilmesi nedeniyle yükün müvekkile teslim edilemediği dönemde işlediğini,yükün davalı taşıyan uhdesinde olduğu dönemden kaynaklandığı,davalı ... şirketin, diğer davalı yabancı şirketin acentesi olduğunu açıkça kabul etmesine rağmen yetkisizlik kararının açıkça hukuka aykırı olduğunu,yükün teslim alınması, ordino işlemleri için süreçlerin takip edilmesi yükün müvekkiline teslim edilmesine ilişkin kararların alınması başta olmak üzere tüm sürecin davalı acente tarafından takip edildiğini, özet beyanın düzeltilmesi sonrasında teslim aşamasında da davalının hukuka aykırı demuraj talebinin davalı acente tarafından ileri sürüldüğünü özet beyanın düzeltilmesinin yine davalı acente tarafından yerine getirildiğini, TTK'nın 105 hükmü uyarınca kanunda yer alan aracılık şartının dar yorumlanması halinde kanun koyucu tarafından Türkiye'de faaliyet gösteren kişilerin yabancı tacirler karşısında korumasız kalmasına sebebiyet verileceği, yurt dışında yargılama ve temsil giderleri göz önüne alındığında dava konusu menfaatlerden kat ve kat fazla külfet altına girmelerinin bekleneceğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE
Dava, davalı taşıyan tarafından yapılan deniz taşıması sonrasında hatalı özet beyan verilmesi nedeniyle emtianın teslim alınamadığı, düzeltme ve teslimdeki gecikme nedeniyle demuraj tahsil edilip Liman İşletmesine fazladan depolama ücreti ödendiği ileri sürülerek; tahsil alınan demuraj bedelinin iadesi ve fazla ödenmek zorunda kalınan depolama ücretinin davalı taşıyandan tahsili istemine ilişkindir. Taşımaya konu konişmentoda, yükletenin ..., düzenleme yerinin ve tarihinin Atlanta, 8 mart 2023 olduğu; "taşıyıcı ... .. adına... (Amerika)" tarafından imzalandığı, Konişmentonun "Yargı yetkisi" başlıklı 25. Maddesinde, "Burada özellikle aksi belirtilmedikçe iş bu konşimento/veya taşıyıcı ile rezervasyon yapan taraf arasındaki sözleşmeden doğan herhangi bir talep, ihtilaf, işlem veya dava Alman yasalarına tabi olacak ve münhasıran Hamburg mahkemelerinde belirlenecektir..." düzenlemesi bulunmaktadır.
Taşıyan ile gönderilen arasındaki ilişkide konişmento esas alınır (TTKnın 1237/1 maddesi ) MÖHUK 47. madde hükmüne göre yer itibariyle yetkinin münhasır yetki esasına göre tayin edilmediği hallerde, taraflar arasında yabancılık unsuru taşıyan ve borç ilişkisinden doğan uyuşmazlığın yabancı bir devlet mahkemesinde görülmesi konusunda anlaşmaları mümkündür.Türk hukukunda, yabancı unsurlu davalarda mahkemelerin milletlerarası yetkisi MÖHUK'un 40. maddesinde, kural olarak iç hukukun yer itibariyle yetki kurallarına atfen düzenlenmiştir. Buna göre HMK, TBK, TTK ve sair kanunlarda yer alan yetki kaideleri, aynı zamanda yabancılık unsuru içeren davalarda milletlerarası yetkisini de tesis etmektedir.
Diğer bir ifade ile, yerel yetkinin tesisi için aranan irtibat noktaları, milletlerarası karakterli davalarda Türk mahkemelerinin yetkisi için de yeterli sayılmıştır. Davada münhasır yetki veya kamu düzeni söz konusu değildir. HMK'nın 18/2 maddesi kapsamında ve MÖHUK'un 47/1 maddesine göre yetkili mahkemenin geçerli şekilde belirlendiği, HMK'nın 17. maddesi gereğince yetki sözleşmesinde belirlenen yetki şartının genel yetkili mahkemelerin yetkisini kaldırdığı, bu nedenle yetki sözleşmesi ile kararlaştırılan mahkemeden başka bir mahkemede, somut uyuşmazlıkta olduğu gibi Türk Mahkemelerinde dava açılamayacaktır. Davacı vekili, emtianın sigortalıya davalı acente tarafından teslim edildiğini bu nedenle taşımaya aracılık ettiğini ileri sürmüştür.
Konişmento, yabancı taşıyanın Amerika acentesi tarafından taşıyan adına imzalanmıştır. Yabancı taşıyan tarafından Liman'a getirilen emtianın özet beyanı gümrük mevzuatına göre ancak Türkiye'de mukim özel veya tüzel kişiler tarafından verilebildiğinden, donatanın gelen yük ile ilgili işlemleri tamamlaması taşıma akdini yapan veya akdin yapılmasına aracılık ettiğini kabule yeterli değildir. TTK'nın 105/2 hükmünün uygulama yeri bulunmamaktadır.Konişmentonun davacıya ciro ve teslim edildiği, konişmento ve emtianın davacı tarafından teslim alındığı anlaşılmaktadır. Konişmentonun ön sayfasında bulunan "Tacir iş bu deniz taşıma senedini kabul etmesiyle, Tacir imzalamış hükmünde, iş bu deniz taşıma senedinin, ön veya arka sayfasında dahil edilmiş, yada basılmış, mühürlenmiş ya da yazılmış, tüm hüküm ve koşulları kabul etmiştir." hükmü bulunmaktadır.
Taşıyanın hüküm ve koşullarına ilişkin düzenlemeler ticari hayatta yaygın olarak kullanıldığından, deniz yoluyla ithalat yapan davacının taşıyanın "taşıma şart ve koşullarını" incelemiş olması gerekir. Taşıyıcı tarafından taşıma şart ve koşullarının içeriğinin öğrenilmesine imkân sağlanmadığı kabul edilemeyeceğinden ve taşımanın bu şart ve koşullar altında davalıya yaptırılması nedeniyle bu şart ve koşullar ile yapılan taşıma da sözleşmenin haksız şart içerdiğine yönelik istinaf nedeni yerinde bulunmamış,davalı vekilinin milletlerarası yetki itirazı haklı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, acentenin müvekkilini davada temsil yetkisini kullanabileceği TTK'nın 105/2 maddede yazılı sözleşmeden doğan ihtilâflarla kastedilen ise, acentenin aracılık ettiği ya da akdettiği sözleşmeler olduğundan davacı vekilinin kanun hükmünün geniş şekilde yorumlanması gerektiğine ilişkin istinaf nedeni yerinde bulunmamış, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına,Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Davalı tarafından yapılan 270-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5187 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi