Sicilden terkin edilen gemide gemi alacaklısı rehin hakkı talep edilemez
İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2025/299 E. 2025/965 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
Tazminatistinaf başvurusunun esastan reddiTemyiz yolu açık
★ EmsalDava şartı (hukuki yarar / ehliyet / kesin hüküm)
Davacının nitelemesi: Gemi Alacaklısı Hakkı Tesisi mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor
Gerekçe özeti
Gemi alacaklısı kanuni rehin hakkının tesisi talebinde, talebe konu geminin sicil kaydı davanın açılmasından önce terkin edilmiş ve gemi fiziken de mevcut değilse, dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekir; bu durumda yargılama giderleri, dava açıldığı tarihte terkin durumu mevcut olduğundan davacı üzerinde bırakılır.
Ele alınan sorunlar
Sicil kaydı terkin edilmiş geminin fiziki ve hukuki varlığının olmaması nedeniyle gemi alacaklısı kanuni rehin hakkı tesisi talebinin konusuz kalması → ret
İddia: Davacı; geminin batmasından kaynaklanan bedensel zararının Bakırköy 10. İş Mahkemesi kararıyla kesin hükme bağlandığını, bu alacağın deniz alacağı/gemi alacağı niteliğinde olduğunu, TTK'nın ilgili hükümleri gereğince bu alacağın kanuni rehin hakkıyla teminat altına alınması gerektiğini, davanın esası incelenerek talebinin kabul edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Tazminat alacağına ilişkin kararın kesinleşmesi neticesinde davacının talep ettiği rehin hakkı tanınması talebi yönünden yapılan araştırmada; getirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İstanbul Bölge Liman Başkanlığı müzekkere cevabı ile davaya konu geminin, 19/05/2012 tarihinde Yunanistan'ın Zakinthos Adası açıklarında alabora olarak batması sebebiyle TTK'nın 965. maddesi gereğince 26/06/2015 tarihinde sicil kaydından terkin edildiği anlaşılmıştır. Bu hâliyle talebe konu geminin sicil kaydının ve dahi fiziken geminin bulunmaması nedeniyle, konusu bulunmayan bu dava yönünden HMK'nın 33. maddesi gereğince davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekmektedir. Çalıştığı geminin batması nedeniyle bedensel zarara uğrayan davacının işvereni olan donatanın işlettiği geminin kurtarılamaz şekilde batması nedeniyle sicilden terkin edildiği, deniz alacağı ve gemi alacaklısı hakkı bulunduğunu ileri süren davacının talep ettiği kanuni rehin hakkı tesisine de imkân kalmadığı anlaşılmıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Konusuz kalan davada yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılması → ret
İddia: Davacı, yargılama giderlerinin davalı donatana yükletilmesini talep etmiştir.
Gerekçe: Davanın açıldığı tarih olan 20/04/2022 tarihinde geminin hâlihazırda sicilden terkin edilmiş olması nedeniyle yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Sicil kaydı terkin edilmiş ve fiziken mevcut olmayan bir gemi üzerinde gemi alacaklısı kanuni rehin hakkı tesisinin talep edilemeyeceğine, bu durumun davayı konusuz bırakacağına ilişkin tespit, benzer nitelikte gemi alacaklısı/deniz alacağı davalarında bölgesel ikna edici bir emsal oluşturabilir.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Davanın konusunun (hukuki yararın/dava konusunun varlığının) kalmaması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gemi alacaklısı hakkı↗ kanuni rehin hakkı↗ deniz alacağı↗ geminin sicilden terkini↗ konusuz kalma↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO 2025/299
KARAR NO 2025/965
TÜRK MİLLETİ ADINA
İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ 10/12/2024
NUMARASI 2023/95 Esas - 2024/489 Karar
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ 20/04/2022
Davaya konu geminin sicil kaydının 04/06/2015 tarihinde terkin edildiği gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
DAVA
Davacı; davalı donatana ait ... kuru yük gemisinde gemi adamı olarak çalıştığını, geminin 18.05.2012 tarihinde yükün kayması nedeniyle alabora olarak battığını davalı aleyhine Bakırköy 10. İş Mahkemesinin 2013/626 esas sayılı dosyasında dava açtığını, davanın kendisi lehine karara bağlandığını, bu nedenle gemi alacaklısı hakkının doğduğunu belirterek, gemi alacağından doğan rücu hakkının tespit edilerek tarafına ödenmesine, davalının mal varlığı üzerine ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davanın, gemi alacağından kaynaklı kanuni rehin hakkı tesisi ile deniz alacağının varlığının tespiti davası olduğu, davanın, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/04/2022 tarihli 2022/289 Esas ve 2022/304 Karar sayılı Davanın Açılmamış Sayılmasına yönelik kararına davacı tarafından itiraz edilmesi sonrası İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nin 01/12/2022 tarihli 2022/1678 Esas ve 2022/17098 Karar sayılı ilamı ile İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 26/04/2022 tarihli 2022/289 Esas ve 2022/304 Karar sayılı kararının kaldırılarak mahkemenin görevli olduğunun belirlenmesi akabinde mahkemeye gelerek eldeki esasa kaydının yapıldığı, davaya konu istem, davacının hizmet akdi ile davaya konu ...
isimli gemide görevini ifa ederken geminin batması nedeni ile uğranılan zarara ilişkin olmakla birlikte, eldeki yargılama öncesinde Bakırköy 10. İş Mahkemesi'nin 2019/99 (eski 2013/626esas) Esas sayılı dosyası nezdinde yürütülen yargılama ile söz konusu kaza nedeni ile uğradığı zararın tazmini için davalı donatan aleyhine açılan davada neticede 2019/325 Karar sayılı 21/06/2018 tarihli karar ile maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 3.330-TL maddi tazminat ile 20.000-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine dair verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin incelemesi akabinde 26/04/2022 tarihinde kesinleştiği, İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesince, davacı tarafından görevsiz mahkemeye ibraz edilen dava dilekçesinin, neticei talebin HMK 119/1-ğ maddesine uygun hali ile tereddüte mahal vermeyecek şekilde açıklanması ve HMK 119/1-e maddesi gereğince maddi vakıaların açıklanması hususunda davacıya süre verilmesine ilişkin ara karar gereklerinin yerine getirilmemesi akabinde HMK 119/2 maddesi gereğince davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12.
HD'nin 01/12/2022 tarihli 2022/1678 Esas ve 2022/17098 Karar sayılı ilamı ile; her ne kadar dava dilekçesi açık olmasa da dilekçe içeriğinden davacının davalıya ait 1419 grostonluk Türk Bayraklı ... adlı gemide gemi adamı olarak çalışmakta iken geminin batması nedeni ile uğradığı zarar ile birlikte gemi alacağından kaynaklanan kanuni rehin hakkı tesisinin donatan olan davalıdan talep ettiği, davacının talebinin TTK 1377/1 maddesi kapsamında Bakırköy 10. İş Mahkemesi'nin 2019/99 Esas 2019/325 Karar sayılı ilamı ile karar altına alınan alacaktan kaynaklanan kanuni rehin hakkının tesisi olarak kabul edilmesi gerektiği belirtildiği, talebe konu davalıya ait 1419 grostonluk Türk Bayraklı ... isimli geminin sicil kaydı dosya arasına alındığı, getirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İstanbul Bölge Liman Başkanlığı müzekkere cevabı ile Türk Uluslararası Gemi Sicili'nin 585 sırasında kayıtlı bulunan ...
isimli ilgili kuru yük gemisinin 19/05/2012 tarihinde Yunanistan'ın Zakinthos Adası açıklarında alabora olarak batması sebebi ile TTK nın5 maddesi gereğince 26/06/2015 tarihinde sicil kaydından terkin edildiği anlaşıldığı,bu hali ile talebe konu geminin sicil kaydının ve dahi fiziken geminin bulunmaması nedeni ile HMK 33 maddesi gereğince davanın konusunun kalmaması nedeni ile davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerektiği, davanın açıldığı tarih olan 20/04/2022 tarihinde geminin halihazırda sicilden terkin edilmiş olması nedeni ile yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı;istinaf başvuru dilekçesinin ilk 10 sahifesi kararın Yargıtayca incelenmesi gerektiğine ilişkin olup, ... gemisinde iken kazaya uğradığının Bakırköy 10. İş Mahkemesi'nin 2019/99 (eski 2013/626esas) Esas sayılı dosyası nezdinde yürütülen yargılama ile kesin hükme bağlandığını, donatan işverenin geminin normal çalışmasını sağlayacak biçimde mesai saati gözetmeden yaptığı özverili çalışması neticesinde gemide alınması gereken "risklerden korunması ilkesinin"tümünün işveren donatan tarafından ihlal edilmesi neticesinde Yunanistan Zakintos adası açıklarında gemi ambarını doldurmadan yarım ikmal ederek 18.5.2012 tarihinde Dikili Limanına hareket ettikten iki saat sonra geminin alabora olduğu, denize atlamak suretiyle phayatını kurtardığını, gemi donatanının "ağır ihmal ve kusurundan sorumlu olduklarını, davalı donatanın deniz alacaklısı ve gemi alacaklısına karşı sorumlu olduğunu, TTK'nın 1003 maddesinde "sicile kayıtlı bir geminin kurtarılamayacak şekilde batması, yararlanılabilir bir enkaz bırakmadan harap olması, patlaması tahrip edilmiş olması gibi sebeplerden malikin gemi üzerinde ki mülkiyet hakkının sona ereceği, şu kadar ki malikin enkaz üzerinde ki yükümlülük ve borçlarının sona ereceği, 6102 sayılı kanunun 1352 maddesi birinci fıkrasının b-bendinde "geminin işletilmesi ile ilgili olarak suda meydana gelen can kaybı ve bedensel zararlardan doğan alacakların "deniz alacaklısı olduğunu, TTK'nın 1334/1 maddesinde düzenlenen "ölüm ve yaralanmadan doğan alacaklar 1976 tarihli sözleşmenin 6 maddenin ikinci paragrafı uyarınca sahip oldukları hakların ihlal edilmemesi kaydıyla, birinci paragrafın (b) bendinde yazılı diğer alacaklara oranla önceliklidir." 1323/1 madde de düzenlenen "1320 maddenin 1.fıkranın a ile e )bentlerinde gemi alacaklılarının sahibi olduğu kanuni rehin hakkı, tescil edilmiş veya edilmemiş olan bütün kanuni ve akdi rehin haklarıyla ayni yükümlülüklerinden önce gelir "denildiğini, "muacceliyet kazanan ve vadesi geçen deniz alacağı ve gemi alacağı müktesep hakkın tarafına ödenmesi ve kanuni rehin ile teminat altına alınması için ihtiyati haciz kararı verilmesini alacağın esasının incelenerek 52.milyon özel çekme hakkı amme alacağından tasfiye halindeki şirketin tasfiye memurlarının da sorumlu tutulmasını, yargılama giderlerinin davalı donatana yüklenmesini, TC Anayasa'sının 11 maddesi uyarınca 2797 sayılı Yargıtay Kanun'unun 13/1 maddesi uyarınca esası hakkında karar verilmesini Yargıtay ilgili Hukuk Dairesi huzurunda talep etmiştir.
GEREKÇE
Davacının 97 sayfalık dilekçesi özetle; gemi adamı olarak çalıştığı geminin battığı; tazminat haklarının davalı tarafça ödenmediğini, gemi batmasına rağmen gemi üzerinde ki sorumluluğunun davalı donatanın, tasfiye memurunun sorumlu olduğu; haklılığının Bakırköy 10. İş Mahkemesi'nin 2019/99 (eski 2013/626 esas) Esas sayılı dosyası nezdinde yürütülen yargılama ile söz konusu kaza nedeni ile uğradığı zararın tazmini için davalı donatan aleyhine açılan davada neticede 2019/325 Karar sayılı 21/06/2019 tarihli karar ile maddi ve manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne, 3.330- TL maddi tazminat ile 20.000-TL manevi tazminatın davacıya ödenmesine dair verilen kararın Yargıtay 10. Hukuk Dairesi'nin incelemesi akabinde 26/04/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.Davacı tarafından kaza nedeniyle tazminat alacaklarının deniz alacağı, gemi alacaklısı hakkı verdiği ve bedensel zararı nedeniyle alacağının sağladığı rehin hakkının tüm kanuni ve akdi rehin haklarından önce geldiğine ilişkindir.
TTK'nın 965(1) Gemi, kurtarılamayacak şekilde batar veya tamir kabul etmez hâle gelir yahut her ne suretle olursa olsun Türk Bayrağını çekme hakkını kaybederse, istem üzerine sicilden kaydı silinir. Tescili isteğe bağlı olan gemilerin kaydı malik veya maliklerinin istemi üzerine sicilden silinir." hükmünü haizdir. Tazminat alacağına ilişkin verilen kararın kesinleşmesi neticesinde, talep ettiği rehin hakkı tanımsa talebi ise mahkemece yapılan araştırma sonucunda; getirtilen Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı İstanbul Bölge Liman Başkanlığı müzekkere cevabı ile Türk Uluslararası Gemi Sicili'nin 585 sırasında kayıtlı bulunan ... isimli ilgili kuru yük gemisinin 19/05/2012 tarihinde Yunanistan'ın Zakinthos Adası açıklarında alabora olarak batması sebebi ile TTK'nın 965 maddesi gereğince 26/06/2015 tarihinde sicil kaydından terkin edildiği anlaşıldığı, bu hali ile talebe konu geminin sicil kaydının ve dahi fiziken geminin bulunmaması nedeni konusu bulunmayan dava nedeniyle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle; çalıştığı geminin batması nedeniyle bedensel zarara uğrayan davacının işvereni olan donatanın işlettiği geminin kurtarılamaz şekilde batması nedeniyle sicilden terkin edildiği, deniz alacağı ve gemi alacaklısı hakkı bulunduğu ileri süren davacının talebi olan kanuni rehin hakkı tesisine de imkan kalmadığı anlaşılmakla istinaf sebepleri yerinde olmayan davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 427,60-TL harcın mahsubu ile kalan 187,80-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydınaDavacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 16/06/2025
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/5177 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi