Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/5667 E. 2019/3621 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu↗ kısmi kabul↗ fazlaya ilişkin hakların saklı tutulması↗ 3095 sayılı kanun↗ mevduat hesabı↗ def'i↗ hak düşürücü süre↗ temerrüt faizi↗ ortaklık ilişkisi↗ kredi sözleşmesi↗ temerrüt↗ hmk 353(1)b-2↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı tarafın hak düşürücü süre ve zaman aşımı def'inin yerinde olmadığını, davalı şirketin SPK'ya kendisinin sunduğu CD'ler gereğince alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirkete 44.115 Euro ödeme yaptığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 1.000 Euro talep ettiği, tediye ve kasa tediye makbuzundan dolayı 1.845 Euro, Baco Accest İnc başlıklı belgeden dolayı 16.003 Euro olmak üzere toplam 17.848 Euro'luk ödemenin mahsubu sonucu bakiye 23.960,98 Euro kaldığı gerekçesi ile, talep dikkate alınarak 1.000 Euro'nun dava tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro içinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun faiz başlangıcı yönünden kabulüne, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2017 tarih ve 2017/182 Esas 2017/700 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-b.2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının kabulü ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, davacı tarafın alacak davasının kabulü ile; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 99. maddesi gereğince davacının talebi de nazara alınarak aynen ödenmesi kayıt ve şartıyla; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince 29/02/2000 tarihinden itibaren (davacının talebi de nazara alınarak) Devlet Bankalarının EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte 1.000,00 EURO’nun davalı ...Ş.'den alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacının hisselerinin bir kısmını belge karşılığında dava dışı Baco Assets Inc.’ye devrettiğini ve bedelini aldığını, belgede devir eden ve devralanın imzasının bulunduğunu, davacının devreden olarak belgeyi imzaladığını savunmuş, davacı vekili ise anılan belgeye ilişkin müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir. Oysa, davacının, bir kısım hisselerinin Baco Assete Inc.’ye devredildiğini gösteren belgedeki imzaya açıkça itiraz etmediği, sadece davalı tarafından bu belgeye istinaden ödeme yapılmadığını belirttiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece,davacının, davalı tarafından sunulan “Baco Assets Inc.” başlıklı belgedeki imzaya açıkça itirazının bulunmadığı ve borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ödeme vakıası ile ilgili olmayan yazılı gerekçeyle davalının anılan savunmasına itibar edilmemesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4796 E. 2019/3825 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi · kredi sözleşmesi · temerrüt · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 49.536,43 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 26/02/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı Kombassan Holding A.Ş.'nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 49.536,43 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 26/02/2010 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4445 E. 2019/3344 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi · kredi sözleşmesi · temerrüt · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş’nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 122.715,88 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 10/10/2008 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · maddi hata
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamına göre, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş’nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 122.715,88 TL'nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 10/10/2008 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davanın 10.10.2008 tarihinde açılmasına rağmen karar başlığında 20.10.2008 olarak gösterilmesinin mahallinde düzeltilebilir «maddi hata» niteliğinde olmasına göre davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4832 E. 2019/3751 K.
Ortak:tediye makbuzu · def'i · ortaklık ilişkisi · kredi sözleşmesi · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı tarafın «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı «def»'inin yerinde olmadığını, davalı şirketin SPK'ya kendisinin sunduğu CD'ler gereğince alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirkete 44.115 Euro ödeme yaptığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 1.000 Euro talep ettiği, tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı 1.845 Euro, Baco Accest İnc başlıklı belgeden dolayı 16.003 Euro olmak üzere toplam 17.848 Euro'luk ödemenin mahsubu sonucu bakiye 23.960,98 Euro kaldığı gerekçesi ile, talep dikkate alınarak 1.000 Euro'nun dava tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro içinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (90.556EURO) parayı ödediğinin kabul gerekeceği, 22.02.2000 tarihli 21.910DM bedelli BACO belgesine itibar edilemeyeceği, ancak davalı tarafında sunulan iki adet kasa «tediye makbuzundaki» tutarlar toplamı 2.870 euronun mahsubu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Kombassan Holding A.Ş. nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 181.«194»,35TLnin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 194 · zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · haksız fiil · geçersizlik · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «zamanaşımı def»'i ileri sürülmesinin TMK'nun 2. maddesindeki «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, davalıların davacıyı aldatma kastıyla hareket ederek «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, sunulan hisse senetleri «geçersiz» olup hiçbir değer taşımayacağından ortaklığa dayanak alınamayacağı gibi nominal değer atfedilerek miktardan düşüm yapılamayacağı, davalı şirketler tarafından hazırlanarak SPK’ya gönderilen 09.02.2005 tarihli yazı ekinde yer alan CD’ler içerisinde davacıya ilişkin bilgilere yer verildiği, davacının davalıya CD’de belirtilen miktardaki (90.556EURO) parayı ödediğinin kabul gerekeceği, 22.02.2000 tarihli 21.910DM bedelli BACO belgesine itibar edilemeyeceği, ancak davalı tarafında sunulan iki adet kasa «tediye makbuzundaki» tutarlar toplamı 2.870 euronun mahsubu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacının davalı Kombassan Holding A.Ş. nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 181.«194»,35TLnin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir.
5 benzer karar daha
-
İade | Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1822 E. 2019/7315 K.
Ortak:tediye makbuzu · ortaklık ilişkisi · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı tarafın «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı «def»'inin yerinde olmadığını, davalı şirketin SPK'ya kendisinin sunduğu CD'ler gereğince alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirkete 44.115 Euro ödeme yaptığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 1.000 Euro talep ettiği, tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı 1.845 Euro, Baco Accest İnc başlıklı belgeden dolayı 16.003 Euro olmak üzere toplam 17.848 Euro'luk ödemenin mahsubu sonucu bakiye 23.960,98 Euro kaldığı gerekçesi ile, talep dikkate alınarak 1.000 Euro'nun dava tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro içinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaHolding A.Ş'nin faaliyetlerinin Kombassan İnşaat A.Ş'den bağımsız olmadığı, Kombassan Şirketlerinin farklı «tüzel kişiliklerin» varlığına sığınmalarının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, tahsilat listelerinde geçen paralarıdavalı şirket veya şirketlerin almış sayılmaları ve bu paralardan sorumlu olmaları gerektiği, davalı tarafından SPK'ya sunulan CD içeriklerine göre davacının toplam 89.899 Euro ödeme yapmış olduğu, davalının dayandığı 31.00.- DM bedelli Baco belgesine itibar edilemeyeceği, ancak iki adet kasa «tediye makbuzunda» yer alan toplam 38.245.- Euro'nun mahsubu gerektiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, «asıl alacak» 86.112.- TL «işlemiş faiz» 59.640.- TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı defi · itirazın iptali davası · dürüstlük kuralı · iptal davası · tüzel kişilik · işlemiş faiz · asıl alacak · icra inkar tazminatı
Benzer bu karardaHolding A.Ş'nin faaliyetlerinin Kombassan İnşaat A.Ş'den bağımsız olmadığı, Kombassan Şirketlerinin farklı «tüzel kişiliklerin» varlığına sığınmalarının «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, tahsilat listelerinde geçen paralarıdavalı şirket veya şirketlerin almış sayılmaları ve bu paralardan sorumlu olmaları gerektiği, davalı tarafından SPK'ya sunulan CD içeriklerine göre davacının toplam 89.899 Euro ödeme yapmış olduğu, davalının dayandığı 31.00.- DM bedelli Baco belgesine itibar edilemeyeceği, ancak iki adet kasa «tediye makbuzunda» yer alan toplam 38.245.- Euro'nun mahsubu gerektiği gerekçesiyle taleple bağlı kalınarak davanın kabulüne, «asıl alacak» 86.112.- TL «işlemiş faiz» 59.640.- TL üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, «icra inkar tazminat» talebinin reddine karar verilmiştir.
3- Davacı vekilinin temyiz itirazına gelince; davacı alacağının tahsili amacıyla davalıya karşı icra takibi başlatmış, davalının itirazı üzerine «itirazın iptali davası» açmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; davalının «zamanaşımı definin» MK. madde 2'ye aykırı olduğundan reddine, organizasyon ve yönetim açısından Kombassan San.
Davacının talebi davalı şirkete farklı tarihlere yatırılan toplam 92.000.- DM'nin iadesi istemine ilişkin olup, şirket hesap ve kayıtlarından ve dosyadaki belgelerden anlaşılacağı üzere davacının icra takibine konu yaptığı alacak tutarı likit olduğundan ve yargılamayı gerektirmediğinden davacının «icra inkar tazminatı» talebinin de kabulüne karar verilmesi gerekirken reddi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4628 E. 2019/3743 K.
Ortak:tediye makbuzu · def'i · ortaklık ilişkisi · kredi sözleşmesi · temerrüt
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı tarafın «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı «def»'inin yerinde olmadığını, davalı şirketin SPK'ya kendisinin sunduğu CD'ler gereğince alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirkete 44.115 Euro ödeme yaptığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 1.000 Euro talep ettiği, tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı 1.845 Euro, Baco Accest İnc başlıklı belgeden dolayı 16.003 Euro olmak üzere toplam 17.848 Euro'luk ödemenin mahsubu sonucu bakiye 23.960,98 Euro kaldığı gerekçesi ile, talep dikkate alınarak 1.000 Euro'nun dava tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro içinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tes …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · olumsuz oy · istirdat · haksız fiil · zamanaşımı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacıda aldatma kasdıyla davalıların «haksız fiilde» bulundukları, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kuralı» ile bağdaşmayacağı, davacının davalıya, SPK'na sunulan CD’de belirtilen miktardaki parayı ödediğinin kabulü gerekeceği, davadan önce davalı «temerrüde» düşürülmediğinden dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, davacının davalı ...Ş. 'nin ortağı olmadığının tes …
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın «istirdadı» istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece, davalı tarafından sunulan “Baco Assets Inc.” başlıklı belgeyi, davacının 17.215 DM’yi «teslim» aldığını belirterek imzaladığı yönündeki savunması, davacının bu imzaya açıkça itirazının bulunmadığı ve borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşama …
… evrettiğinden bu bedelin de düşülmesi gerektiğinin savunulduğu, davacı vekilince cevaba cevap dilekçesinde davalıdan 3.600,00 TL tahsil edildiği kabul edilerek kasa «tediye makbuzu» sunulduğu ancak dava konusunun anılan ödeme düşüldükten sonra kalan bedel olduğunun ileri sürüldüğünün anlaşılması karşısında mahkemece işbu ödeme vakıasına yönelik taraf iddia ve savunmaları üzerinde olumlu ya da «olumsuz» herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın hüküm tesisi de doğru olmamış, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4418 E. 2019/3342 K.
Ortak:ortaklık ilişkisi · kredi sözleşmesi · temerrüt · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz kararda2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı ...ş. nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 40.641,33 TL’nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 14/08/2008 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:temerrüt tarihi · ıslah · cy/cy kaydı
Benzer bu kararda3-Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 6.500,00 TL'nın faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25.10.2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 43.945,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamı nazara alınarak, davacının davasının kısmen kabulü ile, davacının davalı ...ş. nin şirket ortağı olmadığının tespitine, 40.641,33 TL’nin «temerrüt tarihi» olarak kabul edilen 14/08/2008 dava tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle davalılardan alınarak davacı tarafa verilmesine, davacının fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04.02.1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Bu durumda mahkemece, bozmadan sonra «ıslahın» söz konusu olamayacağı nazara alınmadan ıslahla arttırılan meblağa hükmedilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle de temyiz eden davalılar yararına bozulması gerekmiştir.
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1685 E. 2019/625 K.
Ortak:def'i · ortaklık ilişkisi · kredi sözleşmesi · Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı tarafın «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı «def»'inin yerinde olmadığını, davalı şirketin SPK'ya kendisinin sunduğu CD'ler gereğince alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirkete 44.115 Euro ödeme yaptığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 1.000 Euro talep ettiği, tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı 1.845 Euro, Baco Accest İnc başlıklı belgeden dolayı 16.003 Euro olmak üzere toplam 17.848 Euro'luk ödemenin mahsubu sonucu bakiye 23.960,98 Euro kaldığı gerekçesi ile, talep dikkate alınarak 1.000 Euro'nun dava tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro içinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, ancak taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalılar tarafından «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, SPK tarafından gönderilen yazı ve CD'lerde yer alan kayıtlarda davalı şirketlerin ortaklık yapısı ve davalı şirketlerin ortaklarından yaptıkları tahsilatları gösterdiği, SPK kayıtlarına göre davalının davacıdan 15.379,00 Euro tahsil ettiği, davacının talebinin 12.003,00 Euro olup dava tarihindeki karşılığının 21.520,17 TL olduğu, ayrıca davalı yöneticinin MK’nın 50. maddesi ve TTK’nın 321/«son» maddesi gereğince de oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı Bera Holding A.Ş.’nin ortağı olmadığının tespitine, 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · kâr payı · taahhütname · avans faizi · zamanaşımı · teslim · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece uyulan bozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, ancak taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığı, davalılar tarafından «zamanaşımı def»'inin ileri sürülmesinin «dürüstlük kurallarına» aykırı olduğu, SPK tarafından gönderilen yazı ve CD'lerde yer alan kayıtlarda davalı şirketlerin ortaklık yapısı ve davalı şirketlerin ortaklarından yaptıkları tahsilatları gösterdiği, SPK kayıtlarına göre davalının davacıdan 15.379,00 Euro tahsil ettiği, davacının talebinin 12.003,00 Euro olup dava tarihindeki karşılığının 21.520,17 TL olduğu, ayrıca davalı yöneticinin MK’nın 50. maddesi ve TTK’nın 321/«son» maddesi gereğince de oluşan zarardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının davalı Bera Holding A.Ş.’nin ortağı olmadığının tespitine, 5.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren «avans faizi» ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı tarafından sunulan “Baco Assets Inc.” başlıklı belgeyi, davacının, 1.565,00 DM’yi «teslim» aldığını belirterek imzaladığı, davacının bu imzaya açıkça itirazının bulunmadığı ve borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmes …
-
Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak | Ortaklık
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/4274 E. 2019/3145 K.
Ortak:def'i · ortaklık ilişkisi · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz karardaMahkemece, davalı tarafın «hak düşürücü süre» ve zaman aşımı «def»'inin yerinde olmadığını, davalı şirketin SPK'ya kendisinin sunduğu CD'ler gereğince alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirkete 44.115 Euro ödeme yaptığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 1.000 Euro talep ettiği, tediye ve kasa «tediye makbuzundan» dolayı 1.845 Euro, Baco Accest İnc başlıklı belgeden dolayı 16.003 Euro olmak üzere toplam 17.848 Euro'luk ödemenin mahsubu sonucu bakiye 23.960,98 Euro kaldığı gerekçesi ile, talep dikkate alınarak 1.000 Euro'nun dava tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro içinden açılmış 1 yıl vadeli «mevduat hesabına» ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
2-Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
2- Dava, geçerli şekilde «ortaklık ilişkisinin» kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, davalının söz konusu savunması, Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında «kredi sözleşmesi» imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zamanaşımı def'i · dürüstlük kuralı · kâr payı · ıslah · yönetim kurulu kararı · taahhütname · cy/cy kaydı · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davalı tarafın «zamanaşımı def»'inin «dürüstlük kuralına» aykırı olduğu, Kombassan Grubu bazı şirketlerin fiili ve hukuki irtibat halinde oldukları, birlikte hareket ederek para toplama amacıyla “Ortaklık Durum Belgesi”, “Hisse Senedi” gibi sair belgeler karşılığında istenildiğinde derhal ve işlemiş kâr «payı» ile birlikte iade edileceği «taahhüdü» ile para topladıkları, ortağın sermaye olarak verdiğini isteyemeyeceğine dair yasal düzenlemeyi kullanarak para yatıran kişileri grup şirketlerden herhangi birinde veya birkaçında düşük nominal bedellerle şeklen ortak gibi gösterdikleri, tahsil ettikleri parayı ise muhasebe kayıtlarına yansıtmayarak para iade taleplerini reddettikleri, taraflar arasında sahih bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının anlaşıldığı, davalı şirketlerin davacının ödediği miktardan sorumlu bulunduğu, davalı şirketlerin «yönetim kurulu» başkanı ve üyelerinin de MK'nın 50. maddesi ve TTK'nın 321/«son» maddesi uyarınca zarardan sorumlu tutulabileceği, davalı ...
Dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak «kaydı» ile geçerli bir «ortaklık ilişkisinin» bulunmadığının tespiti ve 7.500,00 TL'nin faizi ile birlikte davalılardan tahsili talep edilmiş, bozmadan sonra 25/10/2016 tarihli «ıslah» dilekçesi ile 85.800,00 TL'nin tahsili istenmiştir.
3- Mahkemece yukarıda özetlendiği şekilde davanın «ıslah» ile arttırılan kısmı da gözetilerek kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesi (1086 sayılı HUMK'un 84. maddesi) uyarınca kural olarak, «ıslahın» yargılama bitinceye kadar yapılması mümkün ise de (04/02/1948 günlü, 10/3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’na göre) hükmün Yargıtay tarafından bozulması üzerine hüküm mahkemesinde yapılan yeni yargılama sırasında ıslahta bulunulması mümkün değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/5667 E. , 2019/3621 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 15/09/2017 tarih ve 2017/182 E- 2017/700 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne-esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi'nce verilen 04/10/2018 tarih ve 2017/1248 E- 2018/1012 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından duruşmalı istenmiş olup, temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 07.05.2019 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile davalı tarafa 81.771,25 Alman Markı para verdiğini, müvekkilinin yatırmış olduğu para karşılığı makbuz verildiğini, davalı şirket ve temsilcisinin Sermaye Piyasası Kurulu'nun haklarında yasal işlem başlattığını, davalıların Bankacılık Kanunu'na aykırı şekilde mevduat topladığını, bu konuda ceza davaları açıldığını, bu nedenle müvekkilinin davalı şirketlerde geçerli bir ortaklığı bulunmadığının tespiti ile müvekkilinden haksız olarak tahsil edilen 81.771,25 Alman Markı'nın 41.808,98 Euro karşılığının fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 1.000 Euro'sunun tahsil edildiği tarihten itibaren 3095 sayılı Kanunun 4/a.maddesi uyarınca işleyecek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı ile davalı Kombassan Holding A.Ş. arasında ortaklık ilişkisi bulunduğunu, davalı şirketlere ait pay defterine göre davacının davalı şirketlerde pay sahibi olduğunu, Türk Ticaret Kanununun 329. ve 405. maddeleri gereğince şirket ortaklarının hisse bedellerini şirketten geri istemesinin mümkün olmadığını, Türk Ticaret Kanununun 417. maddesi gereğince pay defterinde kaydedilen hisse senedi sahibinin ortaklık sıfatını kazandığını, davalı şirketlerin Sermaye Piyasası Kurulu mevzuatına aykırı bir şekilde pay senedi ihdas etmediklerini, davacının davalı şirkete veya şirketlere her an geri alabileceği garantisi ile para verdiğine ilişkin iddialarının gerçek olmadığını, bu iddianın bağlayıcı yazılı belge ile ispat edilmesi gerektiğini, davacı tarafın dayandığı belge veya belgelerdeki imzaların müvekkili şirketle veya şirketlerle hiçbir ilgisinin olmadığını, belge veya belgelerdeki imza veya imzaların müvekkili şirket veya şirketlerin yetkililerine ait olmadığını ve içeriğini kabul etmediklerini, bu belge veya belgelerde dahi şirket hisse senedi alındığının yazılı olduğunu ve asıllarının sunulması gerektiğini, bu belge veya belgelerin delil değerinin olmadığını, davacı tarafın hata veya hileye maruz kaldığı ile ilgili talep ve beyanlarının Borçlar Kanununun 31.maddesi gereğince 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmesi nedeniyle dinlenemeyeceğini, kaldı ki müvekkili şirketin veya şirketlerin davacı tarafa yönelik hata veya hile olgusu içerir bir davranışının olmadığını, davacı tarafın müvekkili şirkete veya şirketlere herhangi bir para vermediğini, davacı tarafın şirket paylarını üçüncü kişilerden edindiğini, davacı tarafın iyi niyet kurallarına aykırı davranarak işbu davayı açtığını, davacı tarafın üçüncü kişilerden aldığı şirket hisseleri nedeniyle şirketin kâr ve zararına ortak olduğunu, iyi niyet kurallarına aykırı davranamayacağını, ayrıca Borçlar Kanununun 126.
maddesi gereğince şirket ile ortaklar arasındaki davaların 5 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğunu, varsa davacı tarafın dayandığı belgelerde geçen düzenleme tarihinden veyahut bir an için iddianın doğruluğu halinde bile iddiaya konu paranın verildiği tarihten dava tarihine kadar zaman aşımı süresinin geçtiğini, hatta olayda uygulanması mümkün olmayan sebepsiz zenginleşme ile ilgili Borçlar Kanununun 66. maddesine göre de davacının taleplerinin zaman aşımına uğradığını, bu nedenlerle davacının davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davalı tarafın hak düşürücü süre ve zaman aşımı def'inin yerinde olmadığını, davalı şirketin SPK'ya kendisinin sunduğu CD'ler gereğince alınan bilirkişi raporuna göre davacının davalı şirkete 44.115 Euro ödeme yaptığı, davacı vekilinin dava dilekçesinde fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak 1.000 Euro talep ettiği, tediye ve kasa tediye makbuzundan dolayı 1.845 Euro, Baco Accest İnc başlıklı belgeden dolayı 16.003 Euro olmak üzere toplam 17.848 Euro'luk ödemenin mahsubu sonucu bakiye 23.960,98 Euro kaldığı gerekçesi ile, talep dikkate alınarak 1.000 Euro'nun dava tarihi olan 09/03/2017 tarihinden itibaren işleyecek Devlet Bankalarının Euro içinden açılmış 1 yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına karar verilmiş, bu karara karşı taraf vekilleri istinaf yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun faiz başlangıcı yönünden kabulüne, Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/09/2017 tarih ve 2017/182 Esas 2017/700 Karar sayılı kararının HMK'nun 353/(1)-b.2. maddesi gereğince kaldırılmasına, davacı tarafın, davalı şirketin ortağı olunmadığının tespiti ile ilgili talep kısmının kabulü ile davacı tarafın davalı şirketin ortağı olmadığının tespitine, davacı tarafın alacak davasının kabulü ile; 6098 Sayılı Türk Borçlar Kanununun 99. maddesi gereğince davacının talebi de nazara alınarak aynen ödenmesi kayıt ve şartıyla; 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince 29/02/2000 tarihinden itibaren (davacının talebi de nazara alınarak) Devlet Bankalarının EURO cinsinden açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek döviz faizi ile birlikte 1.000,00 EURO’nun davalı ...Ş.'den alınarak davacı tarafa verilmesine, davacı tarafın fazlaya ilişkin haklarının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı şirket vekilinin aşağıdaki bentlerin dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, geçerli şekilde ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili, davacının hisselerinin bir kısmını belge karşılığında dava dışı Baco Assets Inc.’ye devrettiğini ve bedelini aldığını, belgede devir eden ve devralanın imzasının bulunduğunu, davacının devreden olarak belgeyi imzaladığını savunmuş, davacı vekili ise anılan belgeye ilişkin müvekkiline ödeme yapılmadığını ileri sürmüştür. Mahkemece, davalının söz konusu savunması; Kombassan Grubu şirketleri ile Baco Assets Inc. arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, ancak bu yabancı şirketten temin edilen kredilerin kredi niteliği taşımadığı, Kombassan Grubu şirketlere sermaye olarak konulması planlanan tutarlar olduğu şüphesini uyandırdığı, bu nedenle davalının anılan belgeye dayalı olarak ödemede bulunulduğu savunmasının nazara alınamayacağı gerekçesiyle reddedilmiştir.
Oysa, davacının, bir kısım hisselerinin Baco Assete Inc.’ye devredildiğini gösteren belgedeki imzaya açıkça itiraz etmediği, sadece davalı tarafından bu belgeye istinaden ödeme yapılmadığını belirttiği anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkemece,davacının, davalı tarafından sunulan “Baco Assets Inc.” başlıklı belgedeki imzaya açıkça itirazının bulunmadığı ve borcu sona erdiren ödeme vakıasının yargılamanın her aşamasında ileri sürülmesinin mümkün olduğu gözetilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, ödeme vakıası ile ilgili olmayan yazılı gerekçeyle davalının anılan savunmasına itibar edilmemesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin, davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 09/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517388200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz