Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/5420 E. 2019/4810 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kar kaybı↗ zamanaşımı defi↗ tescilsiz tasarım↗ ihtiyati tedbir↗ kâr kaybı↗ maddi ve manevi tazminat↗ maddi tazminat↗ eksik inceleme↗ avans faizi↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının aldırdığı ihtiyati tedbir kararları ile davacının üretimi ve bayileri arcılığıyla satışına engel olunduğu, tedbir kararlarının kaldırıldığı ve davalı tasarımlarının hükümsüz kılındığı, davacının 554 sayılı KHK 45. maddesine dayalı olarak bu davayı açtığı, alınan yeni bilirkişi heyetinin düzenlediği raporun dosya kapsamına uygun bulunduğu ve davacıya ait işletmenin %10 kapasite kaybı ile çalıştığı öngörülerek davacının net kar kaybının 239.038,94 TL hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat yönüyle davacının davasının kısmen kabulü ile 239.038,94 TL'nin 12/05/1999 tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat yönüyle davacının davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/1999 tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, yerel mahkemenin asıl ve birleşen davanın esastan reddine dair verdiği 15.07.2008 tarihli kararın davalı vekilince zamanaşımı defi ileri sürülerek gerekçe yönünden temyiz edilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen dava, 554 sayılı KHK'nın 45. maddesine dayalı, tescilli tasarım belgesinden doğan hakların korunması amacıyla aldırılan ihtiyati tedbirden doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş ve oluşturulan yeni bilirkişi heyetinden 04.07.2017 tarihli yeni bir rapor alınmış ve davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından dosyaya sunulan kapasite raporu ve mamul hareketleri tablosu esas alınarak davacının üç vardiya halinde çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılmış, şirketin tam kapasite ile çalışmadığı, %10 kapasite kaybı olabileceği öngörülerek 239. 038,94 TL ihtiyati tedbirin uygulandığı dönemde davacının elde edemediği kar olarak hesaplanmıştır. Davalı vekili rapora ciddi itirazlarını sunmuş ve davacının sunduğu ihtiyati tedbirden sonraki tarihli kapasite raporuna itibar edilemeyeceğini, kaldı ki el konulan kalıplar ve davacının sahip olduğu makinelerle 300 saatte 3 vardiya halinde çalışılarak 15.264,3 ton/yıl üretim yapılmasının olasılık dışı olduğunu, davacının zararı hesaplanırken sadece ihtiyati tedbir kararıyla el konulan profil serilerinin (vega ve süpervega serisi) dikkate alınması gerektiğini, davacının profil üretimi yanında boru üretiminin de söz konusu olduğunu, kapasitesinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, yine davacının satış miktarındaki gerilemelerin de dikkate alınması gerektiğini, ayrıca pvc profil imalatında DİE tablosuna göre 1999 yılı kapasite kullanım oranının özel sektörde %65,01 olduğunu, bilirkişilerce %90 üzerinden hesap yapılmasının dayanaksız olduğunu beyan ederek bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını savunmuştur. Davacı vekili de, tam kapasite ile çalışıldığını ve %10 kapasite kaybının söz konusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece davalının 27.07.2017 tarihli dilekçesindeki itirazları ile davacının itirazını karşılar ek rapor alınarak ve sektöre ilişkin üretim ve kapasite oranları araştırılarak sonuca varılması, yapılan araştırma ve dosya kapsamındaki verilerle davacının zararının tam olarak tespitinin mümkün olmaması halinde 818 sayılı BK 42 ve 43. maddeleri gereğince bir değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün her iki taraf yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/4741 E. 2024/7739 K.
Ortak:kar kaybı · tescilsiz tasarım · ihtiyati tedbir · kâr kaybı · maddi tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının aldırdığı «ihtiyati tedbir» kararları ile davacının üretimi ve bayileri arcılığıyla satışına engel olunduğu, tedbir kararlarının kaldırıldığı ve davalı tasarımlarının hükümsüz kılındığı, davacının 554 sayılı KHK 45. maddesine dayalı olarak bu davayı açtığı, alınan yeni bilirkişi heyetinin düzenlediği raporun dosya kapsamına uygun bulunduğu ve davacıya ait işletmenin %10 kapasite «kaybı» ile çalıştığı öngörülerek davacının net «kar kaybının» 239.038,94 TL hesaplandığı gerekçesiyle «maddi tazminat» yönüyle davacının davasının kısmen kabulü ile 239.038,94 TL'nin 12/05/1999 tarihinden itibaren başlayacak «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat yönüyle davacının davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL ma …
2- Asıl ve birleşen dava, 554 sayılı KHK'nın 45. maddesine dayalı, «tescilli tasarım» belgesinden doğan hakların korunması amacıyla aldırılan «ihtiyati tedbirden» doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından dosyaya sunulan kapasite raporu ve mamul hareketleri tablosu esas alınarak davacının üç vardiya halinde çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılmış, şirketin tam kapasite ile çalışmadığı, %10 kapasite «kaybı» olabileceği öngörülerek 239.
Benzer bu kararda… valıya ait endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi için açtığı davanın kabul edilerek tasarım belgesinin geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne, «haksız rekabetin» önlenmesine, 26.04.2001 tarihinde karar verildiği, bu kararın Yargıtay'dan onanarak kesinleştiği, verilen «ihtiyati tedbir» kararlarının da kaldırıldığı, pencere ve kapı profilleri ürünlerine ilişkin birden «ziyade» tasarımın davalı adına tescilli olduğu, bu tasarıma dayalı olarak davalının davacı aleyhine ihtiyati tedbir kararı aldırdığı, kararın tatbik edilerek davacının üretimlerinin ve bayileri vasıtasıyla satışlarının engellendiği, tedbir kararının aşamalarda kaldırıldığı, davacının davalı aleyhine açtığı dava sonucu tasarımların yeni olmadığı, piyasada bilinen tasarımlar bulunduğu sonucuna ulaşılarak hükümsüzlüğüne karar verildiği, davacının asıl ve birleşen davasında 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 45 inci maddesine dayandığı, anılan maddede tasarım sahibinin ihmali veya kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan zararın giderilmesiyle sorumlu olduğunun hükme bağlandığı, davacının, tasarım sahibinin ihmali veya kötü niyetli hareketi sonucu uğradığı zararı ve tutarını kanıtlamak durumunda olduğu, somut olayda, davacının ihtiyati tedbir kararı nedeniyle üretim ve satışının engellendiğini ileri sürdüğü, hem uğradığı «kar kaybını» hem de davalının bu dönem itibariyle elde ettiği karın tahsilini istediği, Yargıtay bozma ilamı uyarınca davacının isteyebileceği tazminatın, tesis edilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle doğrudan uğradığı zarara göre tespit edileceğinden, dava konusu itibariyle de bu zararın, ihtiyati tedbirin uygulandığı döneme göre davacının salt ihtiyati tedbire konu tasarımlara ait ürünlerin üretilmemesi ve satılamaması nedeniyle elde edemediği net kara göre belirlenmesi gerektiğinden ve Yargıtay bozma ilamındaki gerekçeler kapsamında hesaplama yapılması gerektiğinden bozma sonrasında bilirkişi heyetinden alınan ek raporun Yargıtay bozma ilamını karşılar nitelikte olduğu, buna göre haksız ihtiyati tedbirden doğan davacı zararının 185.467,62 TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar «maddi tazminata» hükmetmek gerektiği, olayın oluş şekli tarafların ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek manevi tazminatın 40.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 185.467,62 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.1999 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Keza hükme esas alınan bilirkişi raporunda «maddi tazminat» hesaplanırken 10.11.1999 tarihli kapasite raporundaki veriler de esas alınmış ise de yukarıda da belirtildiği üzere zikredilen belge «ihtiyati tedbirin» uygulanmasından sonra düzenlenmiş olup bu belgedeki verilerin ihtiyati tedbirin uygulandığı dönem için de geçerli olup olmadığı anlaşılamamaktadır.
… pencere profilleri üreterek bayileri aracılığıyla pazarladığını, davalının kendi ürünlerinin müvekkili tarafından taklit edildiği iddiasına dayalı olarak yaptırdığı «delil tespiti» sonucu 28.04.1999 tarihinde mahkemeden müvekkili aleyhine «ihtiyati tedbir» kararı almış olduğunu, tedbir kararının «infaz» edilmesi sonucu müvekkilinin profil üretiminde kullandığı üretim araçlarına el konulduğunu, bayiler aracılığıyla yapılan satışın önlendiğini, müvekkili tarafından davalıya karşı «haksız rekabetin» men’i ile davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüz sayılması istemli olarak açılan davanın sonunda davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, da …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:delil tespiti · kâr mahrumiyeti · ziya · infaz · uyuşmazlık konusu · yasal faiz · dava sebebi · haksız rekabet
Benzer bu kararda… pencere profilleri üreterek bayileri aracılığıyla pazarladığını, davalının kendi ürünlerinin müvekkili tarafından taklit edildiği iddiasına dayalı olarak yaptırdığı «delil tespiti» sonucu 28.04.1999 tarihinde mahkemeden müvekkili aleyhine «ihtiyati tedbir» kararı almış olduğunu, tedbir kararının «infaz» edilmesi sonucu müvekkilinin profil üretiminde kullandığı üretim araçlarına el konulduğunu, bayiler aracılığıyla yapılan satışın önlendiğini, müvekkili tarafından davalıya karşı «haksız rekabetin» men’i ile davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüz sayılması istemli olarak açılan davanın sonunda davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, da …
… valıya ait endüstriyel tasarım belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi için açtığı davanın kabul edilerek tasarım belgesinin geçmişe etkili olarak hükümsüzlüğüne, «haksız rekabetin» önlenmesine, 26.04.2001 tarihinde karar verildiği, bu kararın Yargıtay'dan onanarak kesinleştiği, verilen «ihtiyati tedbir» kararlarının da kaldırıldığı, pencere ve kapı profilleri ürünlerine ilişkin birden «ziyade» tasarımın davalı adına tescilli olduğu, bu tasarıma dayalı olarak davalının davacı aleyhine ihtiyati tedbir kararı aldırdığı, kararın tatbik edilerek davacının üretimlerinin ve bayileri vasıtasıyla satışlarının engellendiği, tedbir kararının aşamalarda kaldırıldığı, davacının davalı aleyhine açtığı dava sonucu tasarımların yeni olmadığı, piyasada bilinen tasarımlar bulunduğu sonucuna ulaşılarak hükümsüzlüğüne karar verildiği, davacının asıl ve birleşen davasında 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararnamenin (554 sayılı KHK) 45 inci maddesine dayandığı, anılan maddede tasarım sahibinin ihmali veya kötü niyetli olarak hareket etmesinden kaynaklanan zararın giderilmesiyle sorumlu olduğunun hükme bağlandığı, davacının, tasarım sahibinin ihmali veya kötü niyetli hareketi sonucu uğradığı zararı ve tutarını kanıtlamak durumunda olduğu, somut olayda, davacının ihtiyati tedbir kararı nedeniyle üretim ve satışının engellendiğini ileri sürdüğü, hem uğradığı «kar kaybını» hem de davalının bu dönem itibariyle elde ettiği karın tahsilini istediği, Yargıtay bozma ilamı uyarınca davacının isteyebileceği tazminatın, tesis edilen ihtiyati tedbir kararı nedeniyle doğrudan uğradığı zarara göre tespit edileceğinden, dava konusu itibariyle de bu zararın, ihtiyati tedbirin uygulandığı döneme göre davacının salt ihtiyati tedbire konu tasarımlara ait ürünlerin üretilmemesi ve satılamaması nedeniyle elde edemediği net kara göre belirlenmesi gerektiğinden ve Yargıtay bozma ilamındaki gerekçeler kapsamında hesaplama yapılması gerektiğinden bozma sonrasında bilirkişi heyetinden alınan ek raporun Yargıtay bozma ilamını karşılar nitelikte olduğu, buna göre haksız ihtiyati tedbirden doğan davacı zararının 185.467,62 TL olduğu anlaşılmakla, bu miktar «maddi tazminata» hükmetmek gerektiği, olayın oluş şekli tarafların ekonomik ve sosyal durumu gözetilerek manevi tazminatın 40.000,00 TL olarak takdir edildiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 185.467,62 TL maddi, 40.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.1999 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Bu itibarla, Mahkemece, belirtilen husus daha önce de bozma «sebebi» yapılmasına rağmen asıl ve birleşen davalar hakkında ayrı ayrı hüküm kurulmaması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, bu belgeye dayalı olarak, «ihtiyati tedbirin» uygulandığı 12.05.1999 ila 12.08.1999 tarihleri arasında davacının 3 vardiya halinde çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılmış ise de bu belge «uyuşmazlık konusu» dönemde davacının 3 vardiya halinde çalıştığını ispat noktasında yetersizdir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/4497 E. 2021/4476 K.
Ortak:maddi tazminat · avans faizi
İncelediğiniz karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının aldırdığı «ihtiyati tedbir» kararları ile davacının üretimi ve bayileri arcılığıyla satışına engel olunduğu, tedbir kararlarının kaldırıldığı ve davalı tasarımlarının hükümsüz kılındığı, davacının 554 sayılı KHK 45. maddesine dayalı olarak bu davayı açtığı, alınan yeni bilirkişi heyetinin düzenlediği raporun dosya kapsamına uygun bulunduğu ve davacıya ait işletmenin %10 kapasite «kaybı» ile çalıştığı öngörülerek davacının net «kar kaybının» 239.038,94 TL hesaplandığı gerekçesiyle «maddi tazminat» yönüyle davacının davasının kısmen kabulü ile 239.038,94 TL'nin 12/05/1999 tarihinden itibaren başlayacak «avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat yönüyle davacının davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL ma …
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, «maddi tazminat» talebinin kısmen kabulü ile 239.038,94 TL'nin 12.05.1999 tarihinden itibaren başlayacak «avans faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 12.05.1999 tarihinden …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/86 E. 2018/6783 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bedel iadesi · sözleşmenin feshi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına gröre yapılan sözleşmelerin geçerli olduğu, kapasite arttırımı nedeniyle özel halk otobüslerinin gördüğü zararı için verildiği belirtilen senet «bedelinin iadesi» için ve «sözleşmelerin feshi» için haklı bir gerekçenin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen kararın davacılar vekili tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/5420 E. , 2019/4810 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 29/09/2017 tarih ve 2015/333-2017/556 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 25.06.2019 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının PVC esaslı kapı ve pencere profilleri üreterek bayileri aracılığıyla pazarladığını, davalının kendi ürünlerinin müvekkili tarafından taklit edildiği iddiasına dayalı olarak yaptırdığı delil tespiti sonucu 28.04.1999 tarihinde mahkemeden müvekkili aleyhine ihtiyati tedbir kararı almış olduğunu, tedbir kararının infaz edilmesi sonucu müvekkilinin profil üretiminde kullandığı üretim araçlarına el konulduğunu, bayiler aracılığıyla yapılan satışın önlendiğini, müvekkili tarafından davalıya karşı haksız rekabetin men’i ile davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüz sayılması istemli olarak açılan davanın sonunda davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, davalının müvekkili şirkete yönelik eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğine dair karar verilmiş olduğunu, bu kararın kesinleştiğini, mahkeme kararı ile davalıya ait tasarım tescil belgesinde geçen tasarımların özgün olmadığı, yenilik niteliği taşımadığı ve taraf ürünleri arasında farklılıklar bulunduğunun tespit edildiğini, davalının haksız eylemleri nedeniyle müvekkilinin büyük zarara ve kayıplara uğradığını ileri sürerek, asıl davada fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 100.000,00 TL maddi, 500.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 600.000,00 TL tazminatın, birleşen davada ise aynı gerekçelerle 631.000,00 TL maddi tazminatın faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin kanunların kendisine tanıdığı hakları kullandığını, yapılan işlemlerin mahkeme kararına dayalı olduğunu, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını savunarak, asıl ve birleşen davaların reddini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalının aldırdığı ihtiyati tedbir kararları ile davacının üretimi ve bayileri arcılığıyla satışına engel olunduğu, tedbir kararlarının kaldırıldığı ve davalı tasarımlarının hükümsüz kılındığı, davacının 554 sayılı KHK 45. maddesine dayalı olarak bu davayı açtığı, alınan yeni bilirkişi heyetinin düzenlediği raporun dosya kapsamına uygun bulunduğu ve davacıya ait işletmenin %10 kapasite kaybı ile çalıştığı öngörülerek davacının net kar kaybının 239.038,94 TL hesaplandığı gerekçesiyle maddi tazminat yönüyle davacının davasının kısmen kabulü ile 239.038,94 TL'nin 12/05/1999 tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, manevi tazminat yönüyle davacının davasının kısmen kabulü ile 50.000,00 TL manevi tazminatın 12/05/1999 tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, yerel mahkemenin asıl ve birleşen davanın esastan reddine dair verdiği 15.07.2008 tarihli kararın davalı vekilince zamanaşımı defi ileri sürülerek gerekçe yönünden temyiz edilmemiş olmasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Asıl ve birleşen dava, 554 sayılı KHK'nın 45. maddesine dayalı, tescilli tasarım belgesinden doğan hakların korunması amacıyla aldırılan ihtiyati tedbirden doğan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak yargılamaya devam olunmuş ve oluşturulan yeni bilirkişi heyetinden 04.07.2017 tarihli yeni bir rapor alınmış ve davacının maddi ve manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacı tarafından dosyaya sunulan kapasite raporu ve mamul hareketleri tablosu esas alınarak davacının üç vardiya halinde çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılmış, şirketin tam kapasite ile çalışmadığı, %10 kapasite kaybı olabileceği öngörülerek 239.
038,94 TL ihtiyati tedbirin uygulandığı dönemde davacının elde edemediği kar olarak hesaplanmıştır. Davalı vekili rapora ciddi itirazlarını sunmuş ve davacının sunduğu ihtiyati tedbirden sonraki tarihli kapasite raporuna itibar edilemeyeceğini, kaldı ki el konulan kalıplar ve davacının sahip olduğu makinelerle 300 saatte 3 vardiya halinde çalışılarak 15.264,3 ton/yıl üretim yapılmasının olasılık dışı olduğunu, davacının zararı hesaplanırken sadece ihtiyati tedbir kararıyla el konulan profil serilerinin (vega ve süpervega serisi) dikkate alınması gerektiğini, davacının profil üretimi yanında boru üretiminin de söz konusu olduğunu, kapasitesinin buna göre değerlendirilmesi gerektiğini, yine davacının satış miktarındaki gerilemelerin de dikkate alınması gerektiğini, ayrıca pvc profil imalatında DİE tablosuna göre 1999 yılı kapasite kullanım oranının özel sektörde %65,01 olduğunu, bilirkişilerce %90 üzerinden hesap yapılmasının dayanaksız olduğunu beyan ederek bilirkişi raporunun hükme esas alınamayacağını savunmuştur.
Davacı vekili de, tam kapasite ile çalışıldığını ve %10 kapasite kaybının söz konusu olmadığını savunmuştur. Mahkemece davalının 27.07.2017 tarihli dilekçesindeki itirazları ile davacının itirazını karşılar ek rapor alınarak ve sektöre ilişkin üretim ve kapasite oranları araştırılarak sonuca varılması, yapılan araştırma ve dosya kapsamındaki verilerle davacının zararının tam olarak tespitinin mümkün olmaması halinde 818 sayılı BK 42 ve 43. maddeleri gereğince bir değerlendirme yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı bilirkişi raporuna itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün her iki taraf yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ve davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün taraflar yararına BOZULMASINA, takdir olunan 2.037,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517321700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz