Maddi ve Manevi Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2018/1591 E. 2019/3938 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözleşmenin ihlali↗ ikrar↗ tazminat davası↗ maddi ve manevi tazminat↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, "KPSS Eğitim Bilimleri - Çözümlü Sistematik Soru Seti - Öğrenme Psikolojisi - 2013" adlı yayının 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında "ilim ve edebiyat eseri" niteliğinde olduğu, davacının adı geçen eserin eser sahibi bulunduğu, 20/11/2012 tarihli Yayın Sözleşmesi ile baskı ve süre sınırı olmaksızın davalı tarafa mali hak devredilmiş ise de davacı tarafın izni olmaksızın eser içeriğinde esaslı değişiklikler yapılarak ve eser sahibinin adı çıkarılarak davalı tarafça 2015 yılında "KPSS Eğitim Bilimleri - Sistematik Soru Seti - Öğrenme Psikolojisi - 2015" adı ile tekrar çoğaltılarak yayımlandığı, bu şekilde davacının FSEK 14, 15 ve 16. maddelerinde tanımlanan manevi haklarından "umuma arz yetkisi", "adın belirtilmesi yetkisi" ve "eserin bütünlüğünü koruma yetkisi" ile FSEK 22 ve 23. maddelerinden kaynaklanan mali haklardan "çoğaltma" ve "yayma" haklarının ihlal edilmiş olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, FSEK'in 68. maddesine göre 3 kat telif tazminatı olan 1.773,00 TL'nin 04/09/2014 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacıya verilmesine, takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın 04/09/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının hak sahibi olduğu eser ve esere ilişkin bölümlerin sonraki baskılarda yapılmaması için FSEK'in 69. maddesine göre muhtemel tecavüzün men'ine, diğer ve fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, taraflarca dayanılan delillerin usulünce değerlendirilip tartışılmış olmasına ve verilen kararın usul ve yasaya uygun olmasına, davalı yayınevinin, davacı tarafından hazırlanan ve daha önceki baskıda yer alan soru sayısının 2015 yılına yönelik baskıda azaltmış olmasının davacının her hangi bir mali veya manevi hakkını ihlal etmeyecek olmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dosyada taraflar arasında imzalanan ve imzası ikrar olunan hem 20.11.2012 tarihli “Basım Yayım Sözleşmesi”, hem de 27.02.2013 tarihli “Basım Yayım Sözleşmesi” başlıklı sözleşmelerin bulunduğu, davacı tarafın ise dava dilekçesinde açıkça sonraki tarihli ikinci sözleşmenin ihlali nedeniyle dava açıldığı halde mahkemece, 20.11.2012 tarihli sözleşme esas alınarak yapılan hesaba göre karar verilmesi karşısında talepten başkasına karar verilmiş olunması HMK’nın 26.maddesine göre doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
3- Tazminat hesabı yönünden davacının dayandığı 27.02.2013 tarihli Sözleşmenin 5.maddesi uyarınca, basılan eser üzerindeki kapak fiyatından öncelikle KDV’nin düşülmesi suretiyle çıplak bedelin tespiti, gerçek baskı sayısı ile kitap bedelinin çarpımı sonucu bulunacak rakamın %5’inin telif bedeli olarak davacıya ödenmesinin kararlaştırılmasına rağmen mahkemece uyulan bilirkişi raporunda, kitabın 8 ayrı yazarı olduğu gerekçesiyle söz konusu telif bedelinin 1/8’i davacıya ödenecek şekilde hesap yapılması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Aynı şekilde bilirkişi raporunda tazminat hesabı yapılırken, esas alınacak baskı sayısı olarak Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nden bildirilen bandrol adedi miktarı esas alınmıştır. Oysa tazminat hesabında, Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda, gerçek baskı sayısının esas alınması gerekir. Bu hususta öncelikle Telif Hakları Genel Müdürlüğünden adı geçen eser için alınan bandrol sayısının sorulması yerinde ise de, korsan baskıların bulunması durumunda, şayet eser nüshası üzerinde başka bir esere ait bandrol varsa anılan bandrolden kaç adet alındığının Genel Müdürlükten sorulması ve bunlardan kaç adedinin davaya konu korsan baskıda kullanılmış olabileceğinin değerlendirilmesi gerekir. Ayrıca baskı sayısı esas alınırken, davalı tarafın önceki yıllarda bu eğitim setinden kaç adet sattığı, eserin niteliği, baskı yeri, şekli ve okuyucu çevresi itibariyle en az kaç adet baskı yapmış olabileceğinin bilirkişi yardımıyla tespit edilerek, muhtemel baskı adedi esas alınarak hesap yapılması ve bu şekilde tazminat miktarının belirlenmesi, davalı tarafından söz konusu eser için her hangi bir telif ödemesi yapılmış ise, borcu söndüren bir işlem olmakla ödeme miktarının dikkate alınması suretiyle tazminat hesabının yapılması gerekirken, hatalı gerekçeyle sadece söz konusu eser için Genel Müdürlükten alınan bandrol miktarının esas alınması doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Eserden doğan bir hakkı ihlal edilen hak sahibi mütecavize karşı dilerse 5846 s. FSEK 68.maddesi uyarınca üç katı tazminat talep edebileceği gibi, dilerse FSEK 70.maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat davası da açabilecektir. Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça FSEK 70.maddesi uyarınca telif hakkı bedeli talep ettiği halde, mahkemece FSEK 68.maddesi uyarınca karar verilmesi ile talepten fazlasına karar verilmiş olmakla bu husus da HMK’nın 26.maddesine göre doğru olmamış ve hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1776 E. 2023/5557 K.
Ortak:yasal faiz · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… miş olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, FSEK'in 68. maddesine göre 3 kat telif tazminatı olan 1.773,00 TL'nin 04/09/2014 tarihinden itibaren yürütülecek «avans faizi» ile birlikte davalı taraftan alınıp davacıya verilmesine, takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın 04/09/2014 tarihinden itibaren işletilecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının hak sahibi olduğu eser ve esere ilişkin bölümlerin sonraki baskılarda yapılmaması için FSEK'in 69. ma …
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Benzer bu karardaDavacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:uzamış ceza zamanaşımı · rayiç bedel · ceza zamanaşımı · mükerrerlik · maddi hata · hakkaniyet · muvafakat · kaldırma ve yeniden hüküm
Benzer bu kararda… in doğru olduğu, ancak Mahkemece yapılan inceleme ve değerlendirmeler hüküm kurulması için yeterli görülmediğinden bilirkişi heyetinden ek rapor alındığı, davacının «maddi tazminat» istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca taraflar arasında sözleşme ilişkisi doğduğundan «zamanaşımı» süresinin 10 yıl olduğu, yine davacının maddi tazminat istemini dayandırdığı 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesi uyarınca da «uzamış ceza zamanaşımı» süresinin geçerli bulunması karşısında zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, özünde «haksız fiile» dayalı bu istemler için zaman aşımı süresinin, en erken davalının ilk basımı gerçekleştirdiği 2012 yılında başlayacağı nazara alındığında hem 16.02.2016 dava hem de 28.05.2018 «ıslah» tarihi itibariyle zamanaşımı sürelerinin dolmadığı, Mahkemece davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayalı talebinin reddine karar verildiği halde, davanın tamamen kabulüne karar verilip, davalı yararına «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmemesinin ve 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına dayalı talepleri hakkında bir karar verilmemesinin de doğru görülmediği, davacının 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca 199.771,46 TL talep edebileceği, ancak bu konuda davacının 28.05.2018 tarihli ıslah talebi ile bağlı kalındığı, İstinaf mahkemesince alınan ek bilirkişi raporunda davacının 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davalının fiili satışlarına göre 3.493,03 TL, bandrol sayısına göre 11.209,22 TL, basım adedine göre 25.792,42 TL kar talep edebileceği, bu bedellerin tamamının, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi uyarınca hükmedilecek telif tazminatından az olduğundan 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre davacının koşulları oluşmayan talebinin reddine karar vermek gerektiği, davalı tarafça dava konusu fiilin işlenmediği yönünde bir savunmada bulunulmadığı nazara alınarak ceza davasının kesinleşmesinin beklenmesinin bir yarar sağlamayacağı, dava dilekçesinin talep sonucunda herhangi bir faiz talebinde bulunulmadığı ancak ıslah dilekçesinde tüm telif tazminatı talebi için dava tarihinden itibaren «yasal faiz» talebinde bulunulduğu gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne 199.610,52.TL telif tazminatının dava tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak suretiyle davalıdan tahsil …
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilince dava konusu kitapların basım tarihlerinden itibaren «yasal faiz» talep edildiği halde mahkemece bu konuda bir karar verilmediğini, 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesine göre tazminat istendiği hallerde aynı Kanun'un 70 inci maddesinin ikinci fıkrasına dayanarak tazminat istenebileceğini, mahkemece bu maddeye göre hesap yapılamaması halinde zarar miktarının «hakkaniyete» uygun olarak belirlenmesinin gerektiğini, mahkemenin 5846 sayılı Kanun'un 70 inci maddesinin üçüncü fıkrasına göre yaptığı değerlendirmenin de hatalı olduğunu, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda hesaplamaya «dahil» edilen soru sayılarında «maddi hatalar» yapıldığını ileri sürerek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulünü istemiştir.
… mış olunan kitaplarla ilgili olarak davacı tarafın 2016 yılına kadar hiçbir talebinin olmadığını, davacı taraf uzunca bir süre ses çıkarmayarak söz konusu yayınlara «muvafakat» etmiş sayılmasının gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılırken davacı tarafça sunulan Telif Ücret Tarifesinin dikkate alındığını, emsal ve «rayiç bedeller» üzerinden hareket edilmeyip fahiş rakamlara ulaşıldığını, bu nedenle yapılan tazminat hesabını da kabul etmediklerini, «zamanaşımı» hakkında bir değerlendirme yapılmadığını, müvekkil şirkete ait kitapların içerik itibariyle aynı olduğu sadece yeni baskılarda kapaklarındaki yıl ibaresinin değişt …
… n soruların maksadın haklı göstereceği nispette iktisap niteliğinde olduğunu, sorulardan izinsiz faydalanmak gibi bir amacın bulunmadığını, bilirkişilerce soruların «mükerrer» sayıldığını ve tazminatın yanlış hesaplandığını, davacının sunduğu ücret tarifesi üzerinden yapılan tazminat miktarına itiraz edildiğini, davacı taraf uzun süre sessiz kalıp dava açmadığından yayınlara «muvafakat» etmiş sayılacağını, davacı taleplerinin «zamanaşımına» uğradığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5707 E. 2012/13237 K.
Ortak:Maddi ve Manevi Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yetki · yetkisizlik kararı
Benzer bu karardaAnılan Yasa'nın 15 nci maddesinden kaynaklanan manevi hak, eser ile sahibi arasında ilişki nedeni ile eser sahibine sıkı sıkaya bağlı bir hak olup, bu hakkın bir başkasına devri sözkonusu olamayacağı gibi, manevi hakkı kullanma «yetkisinin» devri halinde dahi eserin eser sahibi ile olan bağını ortadan kaldıracak ve bir başkasının eser sahibi olarak gösterileceği biçiminde serbesti tanıyan «yetki» devri de geçerli olamaz.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2018/1591 E. , 2019/3938 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10/07/2017 tarih ve 2015/44 E- 2017/258 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 18/01/2018 tarih ve 2017/1207 E- 2018/41 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı şirket ile yaptığı 2013 tarihli sözleşme gereği "Sistematik Soru Seti Öğrenme Psikolojisi" adlı eseri hazırladığını ve müvekkilinin adı ile bu kitapların yayınlandığını, ancak sonrasında davalı şirketçe, FSEK'in 14, 15 ve 16 maddelerine aykırı davranılarak müvekkilinin haklarının ihlal edildiğini, müvekkilinin yazarı olduğu kitabın 2015 yılında müvekkilinin isminin ve bir çok soru ve bölümün çıkartılarak yayınlandığını, eserde müvekkilinden izinsiz değişiklikler yapıldığını ve müvekkiline herhangi bir ödemenin yapılmadığını ileri sürerek, şimdilik 1.000.00 TL telif ücreti ile FSEK'in 70. maddesi gereği 5.000.00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini, eserinin adsız ve değişikliklerle yayınlanmasının müvekkilinin haklarına tecavüz oluşturacağından, eserin bu şekilde tekrar basımının yapılmamasını, sözleşmeye aykırılık nedeniyle haklı şekilde sözleşmeyi feshettiklerinden eserin artık hiçbir şekilde basımının yapılmamasını ve dava dilekçelerinin ihtar yerine geçmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, dava konusu "KPSS Eğitim Bilimleri Modüler Soru Bankası" isimli eserin toplam altı yazar tarafından kaleme alınan set kitap niteliğinde olduğunu, bu eserlerin, her yıl güncellenme ihtiyacı bulunan dönemsel yayınlar olduğunu, bu nedenle mali hakları devralınan soruların içeriklerine müdahale etmeden soruların sıralamasının değiştirilmesi ve soruların eserden çıkarılması yoluna başvurduklarını, FSEK'in 16/2 ve 7. maddelerinin de yayınevine bu izni verdiğini, davacının müvekkiline mali haklarını devrettiğini, yayın sözleşmesinin 9. maddesinin, müvekkiline bu soruları bütün olarak, parçalar halinde, farklı dizilimlerle, farklı eserlerde kullanma hakkı tanıdığını, kitabın künye kısmında davacının,adının geçtiğini, davacının telif ücretini aldığını 5000 TL manevi tazminat isteminin hakkaniyete aykırı olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesince, "KPSS Eğitim Bilimleri - Çözümlü Sistematik Soru Seti - Öğrenme Psikolojisi - 2013" adlı yayının 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında "ilim ve edebiyat eseri" niteliğinde olduğu, davacının adı geçen eserin eser sahibi bulunduğu, 20/11/2012 tarihli Yayın Sözleşmesi ile baskı ve süre sınırı olmaksızın davalı tarafa mali hak devredilmiş ise de davacı tarafın izni olmaksızın eser içeriğinde esaslı değişiklikler yapılarak ve eser sahibinin adı çıkarılarak davalı tarafça 2015 yılında "KPSS Eğitim Bilimleri - Sistematik Soru Seti - Öğrenme Psikolojisi - 2015" adı ile tekrar çoğaltılarak yayımlandığı, bu şekilde davacının FSEK 14, 15 ve 16. maddelerinde tanımlanan manevi haklarından "umuma arz yetkisi", "adın belirtilmesi yetkisi" ve "eserin bütünlüğünü koruma yetkisi" ile FSEK 22 ve 23.
maddelerinden kaynaklanan mali haklardan "çoğaltma" ve "yayma" haklarının ihlal edilmiş olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile, FSEK'in 68. maddesine göre 3 kat telif tazminatı olan 1.773,00 TL'nin 04/09/2014 tarihinden itibaren yürütülecek avans faizi ile birlikte davalı taraftan alınıp davacıya verilmesine, takdiren 3.500,00 TL manevi tazminatın 04/09/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınıp davacıya verilmesine, davacının hak sahibi olduğu eser ve esere ilişkin bölümlerin sonraki baskılarda yapılmaması için FSEK'in 69. maddesine göre muhtemel tecavüzün men'ine, diğer ve fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
Ankara Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre, istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
1- Mahkemece, taraflarca dayanılan delillerin usulünce değerlendirilip tartışılmış olmasına ve verilen kararın usul ve yasaya uygun olmasına, davalı yayınevinin, davacı tarafından hazırlanan ve daha önceki baskıda yer alan soru sayısının 2015 yılına yönelik baskıda azaltmış olmasının davacının her hangi bir mali veya manevi hakkını ihlal etmeyecek olmasına göre taraf vekillerinin aşağıdaki bent dışındaki sair temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir.
2- Dosyada taraflar arasında imzalanan ve imzası ikrar olunan hem 20.11.2012 tarihli “Basım Yayım Sözleşmesi”, hem de 27.02.2013 tarihli “Basım Yayım Sözleşmesi” başlıklı sözleşmelerin bulunduğu, davacı tarafın ise dava dilekçesinde açıkça sonraki tarihli ikinci sözleşmenin ihlali nedeniyle dava açıldığı halde mahkemece, 20.11.2012 tarihli sözleşme esas alınarak yapılan hesaba göre karar verilmesi karşısında talepten başkasına karar verilmiş olunması HMK’nın 26.maddesine göre doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı taraf yararına bozulması gerekmiştir.
3- Tazminat hesabı yönünden davacının dayandığı 27.02.2013 tarihli Sözleşmenin 5.maddesi uyarınca, basılan eser üzerindeki kapak fiyatından öncelikle KDV’nin düşülmesi suretiyle çıplak bedelin tespiti, gerçek baskı sayısı ile kitap bedelinin çarpımı sonucu bulunacak rakamın %5’inin telif bedeli olarak davacıya ödenmesinin kararlaştırılmasına rağmen mahkemece uyulan bilirkişi raporunda, kitabın 8 ayrı yazarı olduğu gerekçesiyle söz konusu telif bedelinin 1/8’i davacıya ödenecek şekilde hesap yapılması doğru olmamış ve hükmün bu sebeple davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Aynı şekilde bilirkişi raporunda tazminat hesabı yapılırken, esas alınacak baskı sayısı olarak Kültür Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürlüğü’nden bildirilen bandrol adedi miktarı esas alınmıştır. Oysa tazminat hesabında, Dairemizin yerleşik uygulamaları doğrultusunda, gerçek baskı sayısının esas alınması gerekir. Bu hususta öncelikle Telif Hakları Genel Müdürlüğünden adı geçen eser için alınan bandrol sayısının sorulması yerinde ise de, korsan baskıların bulunması durumunda, şayet eser nüshası üzerinde başka bir esere ait bandrol varsa anılan bandrolden kaç adet alındığının Genel Müdürlükten sorulması ve bunlardan kaç adedinin davaya konu korsan baskıda kullanılmış olabileceğinin değerlendirilmesi gerekir.
Ayrıca baskı sayısı esas alınırken, davalı tarafın önceki yıllarda bu eğitim setinden kaç adet sattığı, eserin niteliği, baskı yeri, şekli ve okuyucu çevresi itibariyle en az kaç adet baskı yapmış olabileceğinin bilirkişi yardımıyla tespit edilerek, muhtemel baskı adedi esas alınarak hesap yapılması ve bu şekilde tazminat miktarının belirlenmesi, davalı tarafından söz konusu eser için her hangi bir telif ödemesi yapılmış ise, borcu söndüren bir işlem olmakla ödeme miktarının dikkate alınması suretiyle tazminat hesabının yapılması gerekirken, hatalı gerekçeyle sadece söz konusu eser için Genel Müdürlükten alınan bandrol miktarının esas alınması doğru olmamış ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
4- Eserden doğan bir hakkı ihlal edilen hak sahibi mütecavize karşı dilerse 5846 s. FSEK 68.maddesi uyarınca üç katı tazminat talep edebileceği gibi, dilerse FSEK 70.maddesi uyarınca maddi ve manevi tazminat davası da açabilecektir. Davacı vekili dava dilekçesinde açıkça FSEK 70.maddesi uyarınca telif hakkı bedeli talep ettiği halde, mahkemece FSEK 68.maddesi uyarınca karar verilmesi ile talepten fazlasına karar verilmiş olmakla bu husus da HMK’nın 26.maddesine göre doğru olmamış ve hükmün bu nedenle de davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (2) ve (3) no’lu bentte açıklanan nedenlerle temyiz eden davacı tarafın, (4) no’lu bentte açıklanan nedenlerle de davalı tarafın istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, (1) no’lu bentte yer alan sebeplerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 20/05/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/517133100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz