6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/4927 E. 2024/2265 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtarat hakim ortak mazeret uzamış ceza zamanaşımı vade tarihi akdi faiz tahkikat ceza zamanaşımı ihbar olunan feri müdahil ara karar 818 sayılı borçlar kanunu dava şartı yokluğu zamanaşımı def'i derdestlik kesin süre tmsf yenileme def'i hak düşürücü süre vade içtihadı birleştirme kararı fer'i müdahil usulden reddi ihbar temerrüt faizi havale ıslah yönetim kurulu kararı harç dosya masrafı avans faizi temerrüt zamanaşımı kesin hüküm husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 04.10.2012 tarih, 2012/80 E.ve 2012/166 K. sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi uyarınca asgari giderleri yatırması için davacı vekiline usulüne uygun ihtarat yapılıp kesin süre verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen belirlenen avansı yatırmadığı, geçerli bir mazeret de sunmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 inci maddelerinin 01.10.2011 tarihi itibariyle açılacak ve derdest tüm davalarda derhal uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartları yokluğundan usulen reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Dairemizin 30.09.2013 tarih, 2013/5804 E. ve 2013/17007 K. sayılı kararıyla mahkemece kurulan ara kararda gider avansını gerektirecek masraf kalemlerinin tarifede belirtilen hususlar dikkate alınarak ayrıntılı belirtilmediği, bu nedenle kesin mehle uyulmamasının davanın reddini gerektirmeyeceği, dava şartı yokluğundan usulden davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 20.04.2017 tarih, 2014/1215 E. ve 2017/576 K. sayılı kararı ile davacının açtırdığı mevduat hesaplarındaki paraların havale işlemi ile Kıbrıs'ta kurulu Egebank'ın Off-Shore Banka hesabına havale edilmiş gibi gösterildiği, aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası’nın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, mevduatın yatırıldığı banka yönetim kurulu üyeleri hakkında ceza davası bulunduğu, uzamış ceza zamanaşımı nedeniyle alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplamda 27.989,10 TL'nın 24.700,00 TL'sinin 08.10.1999 tarihinden itibaren, 3.289,10 TL'sinin 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı ING bank vekili, ihbar olunan OYAK vekili, fer’i müdahil TMSF vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/380 E. ve 2019/2594 K. sayılı kararıyla davalı ING vekilinin, ihbar olunan OYAK vekilinin ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın vade sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek akdi faizi ile davalıdan tahsilinin istendiği, Mahkemenin 04.10.2012 tarihli kararı ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü ıslah dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700,00 TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500,00 TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesinin istenildiği, böylece dava ıslah edilerek 3.500,00 TL’nın daha tahsilinin talep edildiği, Mahkemece yargılama sonucunda ıslah edilen istemde kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ıslah tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesine göre ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği, ayrıca Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06.05.2016 gün ve 2015/1 E., 2016/1 K. sayılı kararında da açıklandığı üzere her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, bu karara karşı davalı banka vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş, Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2019/3838 E. ve 2022/8069 K. sayılı kararıyla davalı banka tarafından karar düzeltme dilekçesinde zamanaşımı def’inin açıkça ileri sürülmemesine göre davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay karar düzeltme kararında davalı bankanın zamanaşımı def'ine ilişkin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı alacağının zamanaşımına uğramamış olduğu, davacının ıslah talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı gözönüne alınarak ve bunun dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle davacı tahkikatın sona ermesinden sonra ıslah talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 24.700,00 TL'nin 08.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı uyarınca davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, karar düzeltme aşamasında Daire'nin karar düzeltme dilekçesinde zamanaşımı itirazının tekrar edilmemiş olduğu yönündeki değerlendirmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, bu davada husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, eksik bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, faize itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Feri müdahil TMSF vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nın 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı uyarınca davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, ceza zamanaşımı süresinin de dolduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, faizin dava tarihinden itibaren olabileceğini, avans faiz uygulnamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, off-shore hesabına yatırılan paranın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 321 inci ve 336 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/380 E. 2019/2594 K.

    Ortak: · dava şartı · Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5146 E. 2019/7135 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5295 E. 2022/8613 K.

    Ortak:Alacak

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/4927 E.  ,  2024/2265 K.

"İçtihat Metni"

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2023/22 Esas, 2023/351 Karar

vekili Avukat ...

FERİ MÜDAHİL Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu (TMSF)

vekili Avukat ...

İHBAR OLUNAN OYAK vekili Avukat ...

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının, Egebank Balıkesir Şubesi'ne yatırılan toplam 31.500,00 TL mevduat alacağının davalı bankadan tahsili ile, alacağa vadeli mevduatın yenilenme tarihi olan 15.12.1999 tarihinden vade tarihi olan 18.01.2000 tarihine kadar % 78 akdi faiz, vade sonundan fiili ödeme tarihine kadar ise akdi faiz olan %78'den aşağı olmamak üzere temerrüt faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiş, 07.07.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile toplam 28.200,00 TL alacağın 24.700,00 TL’sine 08.10.1999 tarihinden 3.500,00 TL’sına 15.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasa gereği değişen oranlarda faiz uygulanmasını, 01.09.2016 tarihli ıslah dilekçesi ile de toplam 27.989,10 TL alacağın 24.700,00 TL'sine 08.10.1999 tarihinden, 3.289,10 TL alacağa 15.12.1999 tarihinden itibaren 3095 sayılı Yasa gereği değişen oranlarda faiz uygulanmasını talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın husumet, derdestlik, dava şartı eksikliği, zamanaşımı ve hak düşürücü süre yönlerinden reddi ile haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın esastan reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 04.10.2012 tarih, 2012/80 E.ve 2012/166 K. sayılı kararı ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114 üncü maddesi uyarınca asgari giderleri yatırması için davacı vekiline usulüne uygun ihtarat yapılıp kesin süre verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen belirlenen avansı yatırmadığı, geçerli bir mazeret de sunmadığı, 6100 sayılı Kanun'un 114 ve 115 inci maddelerinin 01.10.2011 tarihi itibariyle açılacak ve derdest tüm davalarda derhal uygulanması gerektiği gerekçesiyle davanın dava şartları yokluğundan usulen reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.

B. (Birinci) Bozma Kararı

Dairemizin 30.09.2013 tarih, 2013/5804 E. ve 2013/17007 K. sayılı kararıyla mahkemece kurulan ara kararda gider avansını gerektirecek masraf kalemlerinin tarifede belirtilen hususlar dikkate alınarak ayrıntılı belirtilmediği, bu nedenle kesin mehle uyulmamasının davanın reddini gerektirmeyeceği, dava şartı yokluğundan usulden davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediğine işaret edilerek bozulmuştur.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 20.04.2017 tarih, 2014/1215 E. ve 2017/576 K. sayılı kararı ile davacının açtırdığı mevduat hesaplarındaki paraların havale işlemi ile Kıbrıs'ta kurulu Egebank'ın Off-Shore Banka hesabına havale edilmiş gibi gösterildiği, aslında fiilen Kıbrıs’a aktarılmadığı, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası’nın hakim ortaklarına ait bir kısım şirketlere kredi olarak verilmek suretiyle kullandırıldığı, mevduatın yatırıldığı banka yönetim kurulu üyeleri hakkında ceza davası bulunduğu, uzamış ceza zamanaşımı nedeniyle alacağın zamanaşımına uğramadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile toplamda 27.989,10 TL'nın 24.700,00 TL'sinin 08.10.1999 tarihinden itibaren, 3.289,10 TL'sinin 15.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiş, davalı ING bank vekili, ihbar olunan OYAK vekili, fer’i müdahil TMSF vekilince temyiz edilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 03.04.2019 tarih, 2018/380 E. ve 2019/2594 K. sayılı kararıyla davalı ING vekilinin, ihbar olunan OYAK vekilinin ve fer’i müdahil TMSF vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar verildikten sonra, 04.04.2012 tarihinde açılan davada, 15.12.1999 tarihinde yatırılan 24.700,00 TL’nın vade sonunda 31.500,00 TL’ye baliğ olduğu iddia edilerek akdi faizi ile davalıdan tahsilinin istendiği, Mahkemenin 04.10.2012 tarihli kararı ile dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine ilişkin kararın Dairece bozulması üzerine bozmaya uyularak 2014/1215 E. sayılı dosyası üzerinde yapılan yargılamada, davacı vekilince 07.07.2015 günlü ıslah dilekçesi ile 28.200,00 TL alacağın, 24.700,00 TL kısmına 08.10.1999 tarihinden, 3.500,00 TL kısmına ise 15.12.1999 tarihinden itibaren değişen oranlarda faiz uygulanarak tahsiline karar verilmesinin istenildiği, böylece dava ıslah edilerek 3.500,00 TL’nın daha tahsilinin talep edildiği, Mahkemece yargılama sonucunda ıslah edilen istemde kabul edilerek davanın kısmen kabulüne karar verildiği, ıslah tarihi itibariyle yürürlükte olan 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesine göre ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği, ayrıca Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 06.05.2016 gün ve 2015/1 E., 2016/1 K.

sayılı kararında da açıklandığı üzere her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün bulunmadığı gerekçesiyle karar bozulmuş, bu karara karşı davalı banka vekili karar düzeltme talebinde bulunmuş, Dairemizin 21.11.2022 tarih, 2019/3838 E. ve 2022/8069 K. sayılı kararıyla davalı banka tarafından karar düzeltme dilekçesinde zamanaşımı def’inin açıkça ileri sürülmemesine göre davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin reddine karar verilmiştir.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay karar düzeltme kararında davalı bankanın zamanaşımı def'ine ilişkin karar düzeltme taleplerinin reddine karar verildiği de dikkate alınarak davacı alacağının zamanaşımına uğramamış olduğu, davacının ıslah talep tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı Kanun'un 177 nci maddesinde ıslahın tahkikatın sona ermesine kadar yapılabileceği, her ne sebeple verilirse verilsin bozmadan sonra ıslah yapılmasının mümkün olmadığı gözönüne alınarak ve bunun dışında sair temyiz itirazlarının reddine karar verildiği de dikkate alınmak suretiyle davacı tahkikatın sona ermesinden sonra ıslah talebinde bulunamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne 24.700,00 TL'nin 08.10.1999 tarihinden itibaren işleyecek değişen oranlardaki avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1. Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nun 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı uyarınca davanın zamanaşımı yönünden reddedilmesi gerektiğini, karar düzeltme aşamasında Daire'nin karar düzeltme dilekçesinde zamanaşımı itirazının tekrar edilmemiş olduğu yönündeki değerlendirmesinin hukuki dayanağının bulunmadığını, bu davada husumetin müvekkiline yöneltilemeyeceğini, eksik bilirkişi raporuna göre hüküm kurulduğunu, faize itiraz ettiklerini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

2. Feri müdahil TMSF vekili temyiz dilekçesinde özetle; Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulu'nın 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı uyarınca davanın zamanaşımından reddi gerektiğini, ceza zamanaşımı süresinin de dolduğunu, müvekkiline husumet düşmeyeceğini, faizin dava tarihinden itibaren olabileceğini, avans faiz uygulnamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, off-shore hesabına yatırılan paranın davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun (818 sayılı Kanun) 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 321 inci ve 336 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekili ve feri müdahil TMSF vekili vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davalı vekilinin ve feri müdahil TMSF vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Feri müdahil TMSF harçtan muaf olduğundan, harç alınmasına yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalı Bankaya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1051325200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.