İhtiyati Haciz Talebi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2013/6702 E. 2013/10140 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesabın kat edilmesi↗ tebligat kanunu m.35↗ i̇i̇k 257↗ genel kredi sözleşmesi↗ ihtiyati haciz↗ tebligat↗ haciz↗ kredi sözleşmesi↗ ihtarname↗ çek↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, hesabın usulüne uygun kat edilmediği ve İİK'nın 257. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı ve yasal 10 günlük süre içerisinde çek aslı ibraz edilmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
1) Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı müteselsil kefillere yönelik ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemenin gerekçesinde “...ihtarnamenin Tebligat Kanunu ve Tüzüğüne göre usulüne uygun olarak hesabın kat edilmediği anlaşıldığından, İİK'nın 257. maddesinde yer alan şartlar oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklinde bir ifadeye
yer verilmişken, (Hüküm) kısmında “Yasal 10 günlük süre içerisinde çek aslı ibraz edilmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine” şeklinde ibarelere yer verilmiştir. Alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebi çeke dayalı olmayıp, genel kredi sözleşmesine dayalıdır. Mahkemenin gerekçesi ile (Hüküm) bölümünde yer alan açıklamalar arasında çelişki bulunduğundan mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6452 E. 2013/9129 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi · ihtarname · ibraz
İncelediğiniz karardaMahkemenin gerekçesinde “...«ihtarnamenin» Tebligat Kanunu ve Tüzüğüne göre usulüne uygun olarak «hesabın kat edilmediği» anlaşıldığından, İİK'nın «257». maddesinde yer alan şartlar oluşmadığından bahisle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklinde bir ifadeye yer verilmişken, (Hüküm) kısmında “Yasal 10 günlük süre içerisinde «çek» aslı «ibraz» edilmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine” şeklinde ibarelere yer verilmiştir.
Mahkemece, hesabın usulüne uygun kat edilmediği ve İİK'nın «257». maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı ve yasal 10 günlük süre içerisinde «çek» aslı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
1) Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaDavacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Dava, İİK'nın «257» vd. maddeleri uyarınca talep edilen «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rücu hakkı · müteselsil kefil · rücu · kefil
Benzer bu karardaDavacının, kredi borcunun «kefil» sıfatı ile kendisi tarafından ödendiğine dair banka yazısı «ibraz» ettiği ve bu nedenle de asıl borçlu ve diğer kefillere «rücu hakkının» doğduğu, bu suretle de İİK'nın «257»'nci maddesinde gösterilen koşulların gerçekleşmiş bulunduğu gözetilerek talebin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile reddedilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Davacı, davalıların da asıl borçlu ve «müteselsil kefil» sıfatıyla borçlu oldukları krediyi, kendisinin kefil sıfatı nedeniyle ödemek zorunda kaldığını bildirerek kredi ödemesinde bulunmayan davalılar hakkında «ihtiyati haciz» kararı verilmesini talep etmiş ve dilekçesi ekinde de «kredi sözleşmesini», borcun kendisi tarafından ödendiğine dair makbuzları ve yaptığı ödemeleri davalılardan talep ettiğine dair «ihtarname» suretlerini dosyaya «ibraz» etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, alacağın miktarının ve «rücu» hakkınını bulunup bulunmadığının tespitinin yargılamayı gerektirdiği, dolayısıyla İİK'nın «257»'nci maddesinde ön görülen «ihtiyati haciz» şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13339 E. 2010/11943 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · ihtiyati haciz · haciz
İncelediğiniz karardaMahkemece, hesabın usulüne uygun kat edilmediği ve İİK'nın «257». maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı ve yasal 10 günlük süre içerisinde «çek» aslı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Mahkemenin gerekçesinde “...«ihtarnamenin» Tebligat Kanunu ve Tüzüğüne göre usulüne uygun olarak «hesabın kat edilmediği» anlaşıldığından, İİK'nın «257». maddesinde yer alan şartlar oluşmadığından bahisle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklinde bir ifadeye yer verilmişken, (Hüküm) kısmında “Yasal 10 günlük süre içerisinde «çek» aslı «ibraz» edilmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine” şeklinde ibarelere yer verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, talep konusu çeklerle ilgili icra takibi başlatıldığı, takibin borçluların «imzaya itirazı» üzerine İcra Hukuk Mahkemesi'nce tedbiren durdurulduğu, takibinin İcra Hukuk Mahkemesi'nce tedbiren durdurulmuş olması ve dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında, İİK.nun «257». maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
İİK'nun «257». maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiş olup buna göre uyarınca «muaccel alacaklarda» «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması yeterli ve gerekli şart olup, bunun dışında somut olayda olduğu gibi başka bir mahkemece talebe konu çeklere dayalı takibin tedbiren durdurulmuş olması ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muaccel alacak · imzaya itiraz · muacceliyet
Benzer bu karardaİİK'nun «257». maddesinde ihtiyati haczin şartları düzenlenmiş olup buna göre uyarınca «muaccel alacaklarda» «ihtiyati haciz» kararı verilmesi için alacağın rehinle temin edilmemiş olması yeterli ve gerekli şart olup, bunun dışında somut olayda olduğu gibi başka bir mahkemece talebe konu çeklere dayalı takibin tedbiren durdurulmuş olması ihtiyati haciz kararı verilmesine engel değildir.
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, talep konusu çeklerle ilgili icra takibi başlatıldığı, takibin borçluların «imzaya itirazı» üzerine İcra Hukuk Mahkemesi'nce tedbiren durdurulduğu, takibinin İcra Hukuk Mahkemesi'nce tedbiren durdurulmuş olması ve dosyadaki bilgi ve belgeler dikkate alındığında, İİK.nun «257». maddesindeki koşulların oluşmadığı gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/8615 E. 2016/7965 K.
Ortak:i̇i̇k 257 · genel kredi sözleşmesi · ihtiyati haciz · haciz · kredi sözleşmesi
İncelediğiniz kararda1) Talep, «genel kredi sözleşmesine» dayalı müteselsil kefillere yönelik «ihtiyati haciz» istemine ilişkindir.
Alacaklı vekilinin «ihtiyati haciz» talebi çeke dayalı olmayıp, «genel kredi sözleşmesine» dayalıdır.
Mahkemece, hesabın usulüne uygun kat edilmediği ve İİK'nın «257». maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı ve yasal 10 günlük süre içerisinde «çek» aslı «ibraz» edilmediği gerekçesiyle «ihtiyati haciz» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında 23.07.2013 ve 18.03.2013 tarihli «genel kredi sözleşmelerinin» imzalandığı, karşı taraf borçluya «hesap kat ihtarı» gönderildiğine göre; «ihtiyati haciz» isteminde «yaklaşık ispatın» yeterli bulunduğu ve bu suretle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun «257» ve devamı maddelerinde oluşan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği gözetilerek ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru ol …
«257»'de belirtilen «ihtiyati haciz» şartları ispatlanamadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» isteyen (alacaklı) vekili temyiz etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:yaklaşık ispat · hesap kat ihtarı · kat ihtarı · hesap kat · ihtar
Benzer bu karardaAncak, taraflar arasında 23.07.2013 ve 18.03.2013 tarihli «genel kredi sözleşmelerinin» imzalandığı, karşı taraf borçluya «hesap kat ihtarı» gönderildiğine göre; «ihtiyati haciz» isteminde «yaklaşık ispatın» yeterli bulunduğu ve bu suretle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun «257» ve devamı maddelerinde oluşan ihtiyati haciz koşullarının gerçekleştiği gözetilerek ihtiyati haciz talebinin kabulü gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru ol …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2013/6702 E. , 2013/10140 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 25.09.2012 tarih ve 2012/465-2012/464 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi alacaklı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
İhtiyati haciz talep eden vekili, müvekkili bankanın Beylikdüzü Şubesi kredi müşterisi olan DİM Devamlı İndirim Mağazacılık A.Ş. lehine krediler kullandırıldığını ve davalılar ..., ... ve ...'nın müşterek borçlu–müteselsil kefil sıfatıyla bu kredi sözleşmelerini imzaladıklarını borcun ödenmemesi üzerine hesabın 19/09/2012 tarihinde kat edildiğini ve Beyoğlu 48. Noterliği'nin 19/09/2012 tarih ve 209783 yevmiye nolu ihtarnamenin borçlulara gönderildiğini, hesap kat tarihi itibariyle müvekkili bankanın borçlulardan 6.178.256,98 TL nakit, 71.600,00 TL gayrinakit olmak üzere toplam 6.249.856,90 TL alacaklı olduğunu, ayrıca borçluların ödemelerini tatil ettikleri, mal kaçırma eylemi gerçekleştirdiklerinin istihbar edilmiş olduğunu, ileri sürerek, teminatsız olarak müvekkili bankanın alacağının tahsilini temin etmek üzere borçluların menkul ve gayrimenkul malları ile üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, hesabın usulüne uygun kat edilmediği ve İİK'nın 257. maddesinde yer alan koşulların oluşmadığı ve yasal 10 günlük süre içerisinde çek aslı ibraz edilmediği gerekçesiyle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, ihtiyati haciz talep eden vekili temyiz etmiştir.
1) Talep, genel kredi sözleşmesine dayalı müteselsil kefillere yönelik ihtiyati haciz istemine ilişkindir. Mahkemenin gerekçesinde “...ihtarnamenin Tebligat Kanunu ve Tüzüğüne göre usulüne uygun olarak hesabın kat edilmediği anlaşıldığından, İİK'nın 257. maddesinde yer alan şartlar oluşmadığından bahisle ihtiyati haciz talebinin reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.” şeklinde bir ifadeye
yer verilmişken, (Hüküm) kısmında “Yasal 10 günlük süre içerisinde çek aslı ibraz edilmediğinden ihtiyati haciz talebinin reddine” şeklinde ibarelere yer verilmiştir. Alacaklı vekilinin ihtiyati haciz talebi çeke dayalı olmayıp, genel kredi sözleşmesine dayalıdır. Mahkemenin gerekçesi ile (Hüküm) bölümünde yer alan açıklamalar arasında çelişki bulunduğundan mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2) Bozma sebep ve şekline göre ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bendde açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün ihtiyati haciz isteyen yararına BOZULMASINA, (2) nolu bendde açıklanan nedenlerle ihtiyati haciz isteyen vekilinin sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden alacaklıya iadesine, 16.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516155600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz