İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11300 E. 2013/9803 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hmk 326↗ satış sözleşmesi↗ bedelsizlik↗ sözleşmeye aykırılık↗ hisse senedi↗ yargılama gideri↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ teslim↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/457 Esas ve 2006/216 karar sayılı kararı ile davalı aracı kurumun davacıya ait hisse senedi satışının sözleşmeye aykırılığı ve davacıya aynen iadesine karar verilmiş olduğundan uyuşmazlığın sözü geçen mahkemede yargılanan bu kısım bakımından kesinleşmiş olduğu kesin hükme bağlandığı ve haksız zilyed durumunda olan davalı aracı kurumun, davacıya iadesi gereken menkul kıymetler ile birlikte 2003 yılından bugüne kadarki temettü, bedelli ve bedelsiz hisse senetlerini teslim etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile hisse senetlerinin misli ile davalı aracı kurumdan alınarak davacıya teslimine ve tahakkuk eden 607,49 TL temettü gelirinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak; davacı AEFES, BRYAT, BTCIM, GARAN, ISGYO, SAHOL ve TSKB hisse senetlerinin misliyle ilk davanın açıldığı tarihten hüküm tarihine kadar bedelli-bedelsiz artışları ve temettü gelirleri ile birlikte tarafına iadesini talep etmiş olup, mahkemece dava konusu senetlerin davacıya teslim edildiği tarih olan 17.03.2008 tarihine kadar hesaplama yapılmış ve davanın kısmen kabul edilerek hisse senetlerinin misliyle davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve 17.03.2008 tarihine kadar oluşmuş temettü gelirinin davacıya iadesine karar verilmiştir. Dava kısmen kabul edilmesine rağmen mahkemece yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş ve davalı taraf vekille temsil edildiği halde yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Bu durumda HMK'nın 326/2 maddesi gereğince davada iki taraftan herbiri kısmen haklı çıkarsa yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11082 E. 2012/19721 K.
Ortak:hisse senedi · kesin hüküm
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/457 Esas ve 2006/216 karar sayılı kararı ile davalı aracı kurumun davacıya ait «hisse senedi» «satışının sözleşmeye aykırılığı» ve davacıya aynen iadesine karar verilmiş olduğundan uyuşmazlığın sözü geçen mahkemede yargılanan bu kısım bakımından kesinleşmiş olduğu «kesin» hükme bağlandığı ve haksız zilyed durumunda olan davalı aracı kurumun, davacıya iadesi gereken menkul kıymetler ile birlikte 2003 yılından bugüne kadarki temettü, bedelli ve «bedelsiz» hisse senetlerini «teslim» etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile hisse senetlerinin misli ile davalı aracı kurumdan alınarak davacıya teslimine ve tahakkuk eden 607,49 TL t …
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu 11 adet «hisse senedinin» sahibi olduğu ve senetler üzerinde üstün hak sahibi olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiği, davacının dava tarihine kadar süresi 5 yılı aşmamış olan temettü ödemelerini talep etme hakkının bulunduğu,buna göre davacının 31/03/1993 tarihinden sonra «dağıtılan» temettülerle ilgili olarak 2.128 TL temettü alacağı ve 245,38 TL faiz alacağı olduğu gerekçesi ile davanın bu miktar üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin istemin red …
3- Ayrıca davacı, daha önce 1998 tarihinde «kar payının» tahsili hususunda dava açtığına ve bu dava da davacının lehine sonuçlanarak karar kesinleştiğine göre;mahkemece bu döneme ilişkin talebin «kesin» hüküm (Mülga 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 237. maddesi)nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması da bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · re'sen gözetilme · kar payı · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı · kâr payı
Benzer bu kararda2- Dava, «kar payı alacağının» tahsili amacıyla açılmış olup, davalı vekili süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmamış olduğu halde mahkemece, davacının ancak (5) yıl için kâr payı talep edebileceğine dair rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, BK'nun 140 ncı maddesi gereğince «zamanaşımı def»'i ileri sürülmedikçe mahkemece re'«sen gözetilemeyeceğinden» yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3- Ayrıca davacı, daha önce 1998 tarihinde «kar payının» tahsili hususunda dava açtığına ve bu dava da davacının lehine sonuçlanarak karar kesinleştiğine göre;mahkemece bu döneme ilişkin talebin «kesin» hüküm (Mülga 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 237. maddesi)nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması da bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu 11 adet «hisse senedinin» sahibi olduğu ve senetler üzerinde üstün hak sahibi olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiği, davacının dava tarihine kadar süresi 5 yılı aşmamış olan temettü ödemelerini talep etme hakkının bulunduğu,buna göre davacının 31/03/1993 tarihinden sonra «dağıtılan» temettülerle ilgili olarak 2.128 TL temettü alacağı ve 245,38 TL faiz alacağı olduğu gerekçesi ile davanın bu miktar üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin istemin red …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/3577 E. 2017/6132 K.
Ortak:yargılama gideri
İncelediğiniz karardaDava kısmen kabul edilmesine rağmen mahkemece «yargılama giderlerinin» tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş ve davalı taraf vekille «temsil» edildiği halde yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiştir.Bu durumda HMK'nın 326/2 maddesi gereğince davada iki taraftan herbiri kısmen haklı çıkarsa yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına gör …
Benzer bu karardaDavada her iki taraf da kısmen haklı çıkarsa mahkeme, «yargılama giderlerini» tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.
Somut olayda mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmesine rağmen davacı tarafından yapılan tüm «yargılama giderlerinin» davalıdan tahsiline ilişkin hüküm kurulmuş olup, yukarıda anılan ilkeler ışığında yargılama giderlerinin taraflar arasında paylaştırılması gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle hükmün davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:haksız çıkan taraf · dosya masrafı
Benzer bu kararda2-Ancak, HMK'nın 326. maddesine göre, yargılama «masrafları» kural olarak, davada «haksız çıkan» tarafa yükletilir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11300 E. , 2013/9803 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 37. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 22.12.2011 tarih ve 2011/20-2011/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkili ile davalı aracı kurum arasında 23.03.2000 tarihinde Kredili Menkul Kıymet Alım Satım Sözleşmesi, Karşılıklı Taahhütname, Vekaletname, Repo ve Ters Repo İşlemleri Çerçeve Sözleşmesi imzalandığını,davalı aracı kurumun, müvekkiline ait hesabın öz kaynak oranının altına düştüğünü gerekçe göstererek ve herhangi bir bildirimde bulunmaksızın hesapta varolan 29.000 adet AEFES, 55.000 adet BRYAT, 25.000 adet BTCIM, 1.000.000 adet GARAN, 175.000 adet ISGYO, 11.000 adet SAHOL, 137.000 adet SAHOL ve 160.000 adet TSKB hisse senetlerini satmış olduğunu ve Sermaye Piyasası Mevzuatının emredici hükümlerine göre, müvekkili ile davalı aracı kurum arasında akdedilmiş olan Kredili Menkul Kıymet Alım Satım Sözleşmesi'nde öz kaynağın (....) olarak gösterilmek suretiyle miktarı belirsiz bir oranın altına düşmesi halinde, aracı kurumun, müvekkiline ait menkul kıymetleri re'sen ve dilediği fiyattan satmasının hukuka aykırı olduğunu ve bahse konu hisse senetlerinin müvekkiline iadesi için İstanbul 10.
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/457 Esas sayılı dosyasında dava açmış olduklarını, açılan davanın mahkemece aynen kabul edildiğini, ve dava konusu hisse senetlerinin müvekkiline aynen iadesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay denetiminden de geçerek kesinleşmiş olduğunu, Medeni Kanunun 908. maddesinde belirtildiği üzere "Bir şeye suiniyetle zilyed olan kimse o şeyi hak sahibine iade etmekle beraber haksız alıkoymuş olmasından mütevellit zararları ve elde ettiği veya elde etmeyi ihmal ettiği semereleri tazmin ile de mükelleftir.". Bu hüküm gereğince, hukuka aykırı satış nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararları tazmin amacıyla dava tarihi olan 2003 yılından bugüne kadar olan bedelli-bedelsiz artışları ve temettü gelirleri ile beraber müvekkiline iadesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/457 Esas sayılı dosyası ile tarafları aynı olan benzer talepleri içerir bir dava açılmış olduğunu ve bu davanın derdest olduğunu, huzurda görülen davada bunun bekletici mesele yapılmasını gerektiğini, İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/457 Esasında kayıtlı olan dava dosyasının sonucunun, huzurda görülmekte olan dava açısından da sonucu etkileyecek nitelikte olduğunu, huzurda görülen davada hak düşürücü ve zaman aşımı sürelerinin geçirilmiş olduğunu, zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçirildiğinden davanın bu yönüyle de reddi gerektiğini; davacı tarafın İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nde açılan ve devam eden 2003/457 E.
Sayılı dosyasında fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmamış olduğunu, bu nedenle de huzurda görülen davanın açılamayacağını, huzurda görülen davada bu bedeller ödenmediği gibi bu konuda müvekkili şirkete zamanında ve tam olarak iletilmiş herhangi bir irade beyanının da bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia,savunma,bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2003/457 Esas ve 2006/216 karar sayılı kararı ile davalı aracı kurumun davacıya ait hisse senedi satışının sözleşmeye aykırılığı ve davacıya aynen iadesine karar verilmiş olduğundan uyuşmazlığın sözü geçen mahkemede yargılanan bu kısım bakımından kesinleşmiş olduğu kesin hükme bağlandığı ve haksız zilyed durumunda olan davalı aracı kurumun, davacıya iadesi gereken menkul kıymetler ile birlikte 2003 yılından bugüne kadarki temettü, bedelli ve bedelsiz hisse senetlerini teslim etmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile hisse senetlerinin misli ile davalı aracı kurumdan alınarak davacıya teslimine ve tahakkuk eden 607,49 TL temettü gelirinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre,davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2- Ancak; davacı AEFES, BRYAT, BTCIM, GARAN, ISGYO, SAHOL ve TSKB hisse senetlerinin misliyle ilk davanın açıldığı tarihten hüküm tarihine kadar bedelli-bedelsiz artışları ve temettü gelirleri ile birlikte tarafına iadesini talep etmiş olup, mahkemece dava konusu senetlerin davacıya teslim edildiği tarih olan 17.03.2008 tarihine kadar hesaplama yapılmış ve davanın kısmen kabul edilerek hisse senetlerinin misliyle davacıdan alınarak davalıya verilmesine ve 17.03.2008 tarihine kadar oluşmuş temettü gelirinin davacıya iadesine karar verilmiştir. Dava kısmen kabul edilmesine rağmen mahkemece yargılama giderlerinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş ve davalı taraf vekille temsil edildiği halde yararına vekalet ücretine hükmedilmemiştir.Bu durumda HMK'nın 326/2 maddesi gereğince davada iki taraftan herbiri kısmen haklı çıkarsa yargılama giderlerinin tarafların haklılık oranına göre paylaştırılacağı göz önüne alınarak karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 13.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/516127200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz