Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10417 E. 2013/9466 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nedensellik bağı↗ rücuan tazminat↗ müterafik kusur↗ işyeri sigorta poliçesi↗ işyeri sigortası↗ illiyet bağı↗ sigorta poliçesi↗ kusur↗ hasar↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın davalının arsasında yaptığı kazı neticesinde meydana gelmediği, davacının sigortalısının işyerinin bodrum katında bulunan kuyuda toplanarak dışarıya taşan suyun neden olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, 04.04.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu hasarın davalının arsasında yaptığı kazı neticesinde meydana gelmediği, davacının sigortalısının işyerinin bodrum katında bulunan kuyuda toplanarak dışarıya taşan suyun neden olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda, dava konusu işyerinde hasara neden olan suyun sigortalının kendi binasının altındaki kuyuda bulunan pompanın devreye girmeyerek kuyuda toplanan ve yükselen suyun kuyudan taşarak bodrum kata ve içindeki emtialara zarar verdiği belirtilmiştir. Ancak, davacı
vekili mahkemenin hükme esas aldığı 04.04.2011 tarihli raporuna karşı itirazında, olaydan hemen sonra kolluk kuvvetlerince tutulan tutanakta davalının hafriyat yaptığı taraftan sigortalı işyerine su sızdığının tespit edildiğini, sigortalı işyerinin zemininde 11-12 cm su birikintisi bulunduğunu, arazinin gevşek yapıda geçirgen olduğunu, yer altı suyu da ihtiva ettiği için bölgede yapılacak kazılar sırasında çıkacak suyun alandan uzaklaştırılması için gerekli önlemler alınmadığını, bilirkişilerce nedensellik bağının yeterince irdelenmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece, davacının sigortalısının işyerinin bodrum katında bulunan kuyudaki suyun artmasına davalının eyleminin neden olup olmadığı, illiyet bağının kesilip kesilmediği, davacının sigortalısının pompasının da devreye girmemesinin müterafik kusur kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmek gerekirken anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2921 E. 2011/1125 K.
Ortak:sigorta poliçesi · hasar
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu «hasarın» davalının arsasında yaptığı kazı neticesinde meydana gelmediği, davacının sigortalısının işyerinin bodrum katında bulunan kuyuda toplanarak dışarıya taşan suyun neden olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, «işyeri sigorta poliçesine» dayalı «rücuan tazminat» istemine ilişkindir.
Mahkemece, 04.04.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu «hasarın» davalının arsasında yaptığı kazı neticesinde meydana gelmediği, davacının sigortalısının işyerinin bodrum katında bulunan kuyuda toplanarak dışarıya taşan suyun neden olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 1. ve 2. bodrumun birbiri ile irtibatsız bağımsız ve ayrı yerler olduğu , «sigorta poliçesinde» 1. bodrum katın "«ara» kat " ifadesi ile «sigorta teminatı kapsamında» alındığı , 2. bodrum katın ise sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı , «hasarın» 2. bodrumda meydana geldiği, bu durumda davacının alacağını «rücu» etme hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, 1. ve 2. bodrumun birbiri ile irtibatsız bağımsız ve ayrı yerler olduğu , «sigorta poliçesinde» 1. bodrum katın "«ara» kat " ifadesi ile «sigorta teminatı kapsamında» alındığı , 2. bodrum katın ise sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı , «hasarın» 2. bodrumda meydana geldiği, bu durumda davacının alacağını «rücu» etme hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, «uyuşmazlık konusu» olayda 29.03.2004 tarihli «ibra» ve «temlik» belgesiyle davacı şirket, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sigorta teminatı kapsamı · sigorta teminatı · sigorta ettiren · gerçek zarar · alacağın temliki · ibra · teminat kapsamı · ara karar
Benzer bu karardaMahkemece, 1. ve 2. bodrumun birbiri ile irtibatsız bağımsız ve ayrı yerler olduğu , «sigorta poliçesinde» 1. bodrum katın "«ara» kat " ifadesi ile «sigorta teminatı kapsamında» alındığı , 2. bodrum katın ise sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı , «hasarın» 2. bodrumda meydana geldiği, bu durumda davacının alacağını «rücu» etme hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de, «uyuşmazlık konusu» olayda 29.03.2004 tarihli «ibra» ve «temlik» belgesiyle davacı şirket, hasar ile ilgili olarak sigortalının üçüncü şahıslara karşı olan talep ve dava haklarını temlik almıştır.
Mahkemece, iddia, savunma,toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 1. ve 2. bodrumun birbiri ile irtibatsız bağımsız ve ayrı yerler olduğu , «sigorta poliçesinde» 1. bodrum katın "«ara» kat " ifadesi ile «sigorta teminatı kapsamında» alındığı , 2. bodrum katın ise sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığı , «hasarın» 2. bodrumda meydana geldiği, bu durumda davacının alacağını «rücu» etme hakkının bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Başka bir anlatımla, dava dışı «sigorta ettiren», kazayla ile ilgili olarak uğradığını iddia ettiği zarar nedeniyle davalıdan talep edebileceği alacağını BK.’nun 162 ve devamı maddeleri uyarınca davacı şirkete «temlik» etmiştir.
Bu durum karşısında davacının sigorta ilişkisi dışında «alacağın temliki» hükümlerine göre de talep hakkı bulunmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11605 E. 2012/17470 K.
Ortak:kusur · Tazminat
İncelediğiniz karardaMahkemece, davacının sigortalısının işyerinin bodrum katında bulunan kuyudaki suyun artmasına davalının eyleminin neden olup olmadığı, «illiyet bağının» kesilip kesilmediği, davacının sigortalısının pompasının da devreye girmemesinin «müterafik kusur» kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmek gereki …
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üzerine aldığı işi «kusuru» bulunmaksızın tamamlayıp davacıya «teslim» edemediği, kuyuya düşen pompa çıkarılamadığından kuyu, pompa ve ekipmanların kullanılamaz hale geldiği, DSİ «birim fiyatlarına» göre 2008 yılı kuyu maliyeti ile pompa ve ekipman bedelinin KDV hariç 28.243,08 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:amortisman · birim fiyat · yargılama gideri · dosya masrafı · teslim
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üzerine aldığı işi «kusuru» bulunmaksızın tamamlayıp davacıya «teslim» edemediği, kuyuya düşen pompa çıkarılamadığından kuyu, pompa ve ekipmanların kullanılamaz hale geldiği, DSİ «birim fiyatlarına» göre 2008 yılı kuyu maliyeti ile pompa ve ekipman bedelinin KDV hariç 28.243,08 TL olduğu gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, davacı tarafça yeni kuyunun açılması «masraflarına» ilişkin olarak dosyaya sunulmuş bulunan faturadaki «birim fiyatın», DSİ birim fiyatlarından daha düşük olmasına rağmen, DSİ birim fiyatları dikkate alınarak hesaplanan kuyu bedeli üzerinden hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Yine, kuyu, ekipman ve pompa bakımından «amortisman» bedeli bulunup bulunmadığı ve amortisman bedeli oranında indirim yapılmasının gerekip gerekmediği hususu tartışılmadan ve talep edilen ekipman bedeli yönünden davacının talebi aşılmak suretiyle karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın açıklanan edenlerle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin «yargılama giderlerine» ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10417 E. , 2013/9466 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.02.2012 tarih ve 2009/917-2012/74 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının arsasında hafriyat çalışması yaptığı sırada gerekli ve yeterli önlem almaması nedeniyle İSKİ’ye ait su borusunu kırdığı, kırılan borudan akan suyun hafriyat alanında birikerek müvekkili nezdinde işyeri sigorta poliçesi ile sigorta örtüsü altında bulunan işyerine zarar verdiği, 17.381,00 TL hasar bedelinin sigortalıya ödediğini, sigortalının haklarına halef olduğunu ileri sürerek, 17.381,00 TL’nin faizi ile birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, hasar gören İSKİ borusundan akan suyun müvekkilinin inşaatından daha yüksekte bulunan davacının sigortalının işyerine zarar vermeyeceğini, sigortalının işyerinde bulunan su kuyusunun yağan yağmurlardan sonra zaman zaman taşarak işyerine zarar verdiğini, kırılan su borusundan 27.90 m3 su aktığının bildirildiğini, bu miktarda suyun davacının iddia ettiği oranda hasara yol açmayacağını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu hasarın davalının arsasında yaptığı kazı neticesinde meydana gelmediği, davacının sigortalısının işyerinin bodrum katında bulunan kuyuda toplanarak dışarıya taşan suyun neden olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, işyeri sigorta poliçesine dayalı rücuan tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece, 04.04.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre dava konusu hasarın davalının arsasında yaptığı kazı neticesinde meydana gelmediği, davacının sigortalısının işyerinin bodrum katında bulunan kuyuda toplanarak dışarıya taşan suyun neden olduğu, davacının herhangi bir kusurunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bilirkişi raporunda, dava konusu işyerinde hasara neden olan suyun sigortalının kendi binasının altındaki kuyuda bulunan pompanın devreye girmeyerek kuyuda toplanan ve yükselen suyun kuyudan taşarak bodrum kata ve içindeki emtialara zarar verdiği belirtilmiştir. Ancak, davacı
vekili mahkemenin hükme esas aldığı 04.04.2011 tarihli raporuna karşı itirazında, olaydan hemen sonra kolluk kuvvetlerince tutulan tutanakta davalının hafriyat yaptığı taraftan sigortalı işyerine su sızdığının tespit edildiğini, sigortalı işyerinin zemininde 11-12 cm su birikintisi bulunduğunu, arazinin gevşek yapıda geçirgen olduğunu, yer altı suyu da ihtiva ettiği için bölgede yapılacak kazılar sırasında çıkacak suyun alandan uzaklaştırılması için gerekli önlemler alınmadığını, bilirkişilerce nedensellik bağının yeterince irdelenmediğini ileri sürmüştür. Mahkemece, davacının sigortalısının işyerinin bodrum katında bulunan kuyudaki suyun artmasına davalının eyleminin neden olup olmadığı, illiyet bağının kesilip kesilmediği, davacının sigortalısının pompasının da devreye girmemesinin müterafik kusur kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği konusunda gerektiğinde yeni bir bilirkişi raporu alınmak suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmek gerekirken anılan hususlar nazara alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/515651300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz