Ticaret sicili tescil ve ilan
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10903 E. 2013/9375 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili tescil ve ilan↗ şirket müdürlüğü↗ ticaret sicili tescili↗ pay defteri↗ limited şirket↗ ticaret sicili↗ ilan↗ temsil↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortağı olarak ana sözleşme ile müdürlüğe atanan davacının müdürlük görevine ortaklar kurulunca son verilemeyeceği, ancak davacının hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, yerine dava dışı ortağın müdür olarak seçildiği, böylelikle ortak sıfatı sona eren davacının müdürlük görevinin de sona erdiği, ortak sıfatı sona erdikten sonra ortaklar kurulunca dışardan müdür olarak da seçilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava dışı şirketteki müdürlük görevinin sona erdiğinin ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı limited şirketteki payın devri nedeniyle müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta davacının on yıllığına şirket müdürlüğüne atandığı, şirketteki tüm hisselerini dava dışı yeni ortağa devrettiği, ortaklar kurulunca devrin kabulüne ve pay defterine işlenmesine, şirket müdürlüğüne dava dışı ortak Yasemin'in seçilmesine karar verildiği, kararın 08.11.2007 tarihinde tescil ve 13/11/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, şirkette hissesinin kalmadığını, dolayısıyla müdürlük sıfatının da kendiliğinden sona erdiğini belirterek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve ilanını talep etmiş, Ticaret Sicil Memurluğunca yukarıda özetlenen gerekçelerle davacının istemleri reddedilmiş, davacı yanca anılan kararın iptali istemiyle iş bu dava açılmıştır.
TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 nci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerekir. Limited şirketler bakımından TTK’nın 510 ncu maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31 nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının öncelikle dava dışı şirkete başvurması ve müdürlük görevinin sona erdiğinin Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirilmesini istemesi gerektiğinden, doğrudan Ticaret Sicil Memurluğu'na dava açarak talepte bulunması usul ve yasaya aykırı olup, mahkemece, bu gerekçeyle davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Ticaret sicil memurluğu kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13808 E. 2014/18900 K.
Ortak:limited şirket · ticaret sicili · temsil
İncelediğiniz kararda… iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortağı olarak ana sözleşme ile müdürlüğe atanan davacının müdürlük görevine ortaklar kurulunca «son» verilemeyeceği, ancak davacının hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, yerine dava dışı ortağın müdür olarak seçildiği, böylelikle ortak sıfatı sona eren davacının müdürlük görevinin de sona erdiği, ortak sıfatı sona erdikten sonra ortaklar kurulunca dışardan müdür olarak da seçilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava dışı «şirketteki müdürlük» görevinin sona erdiğinin «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, dava dışı «limited şirketteki» payın devri nedeniyle müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Limited şirketler bakımından TTK’nın 510 ncu maddesinde, tescilin «şirket müdürleri» tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31 nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili «temsilcileri» ile hukuki halefleri tarafından istenir.
Benzer bu kararda1-Dava, «ticaret sicil» memurluğu kararının iptali istemine ilişkindir.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 28. maddesine göre tescil, ancak ilgililer veya mümessilleri yahut hukuki halefleri tarafından yaptırılabilir.
Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesi ile “ilgili”, «tacirin» hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ilgili sıfatı · yargılama giderinden sorumluluk · aktif husumet ehliyeti · aktif husumet · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · taşıyıcı · tacir
Benzer bu karardaSanayi Ticaret Limited Şirketi'nin hissedarı konumunda olup buna göre mahkemece, “«ilgili” sıfatını» «taşıyıp» taşımadığı, dava açma konusunda «aktif husumet ehliyeti» olup olmadığı değerlendirilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle re'sen bozulması gerekmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen tedbir kararının kaldırılması nedeniyle davanın konusuz kaldığı; ancak kendisine dava açılmasına sebebiyet veren davalının «yargılama giderinden sorumlu» olması gerektiği gerekçesiyle karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Ticaret Sicil Tüzüğü’nün 31/3. maddesi ile “ilgili”, «tacirin» hükmi şahıs olması halinde onun yetkili organları veya «temsilcileri» olarak açıklanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/173 E. 2015/4501 K.
Ortak:şirket müdürlüğü · limited şirket · ticaret sicili · ilan · temsil
İncelediğiniz kararda… iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortağı olarak ana sözleşme ile müdürlüğe atanan davacının müdürlük görevine ortaklar kurulunca «son» verilemeyeceği, ancak davacının hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, yerine dava dışı ortağın müdür olarak seçildiği, böylelikle ortak sıfatı sona eren davacının müdürlük görevinin de sona erdiği, ortak sıfatı sona erdikten sonra ortaklar kurulunca dışardan müdür olarak da seçilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava dışı «şirketteki müdürlük» görevinin sona erdiğinin «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, dava dışı «limited şirketteki» payın devri nedeniyle müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta davacının on yıllığına «şirket müdürlüğüne» atandığı, şirketteki tüm hisselerini dava dışı yeni ortağa devrettiği, ortaklar kurulunca devrin kabulüne ve «pay defterine» işlenmesine, şirket müdürlüğüne dava dışı ortak Yasemin'in seçilmesine karar verildiği, kararın 08.11.2007 tarihinde tescil ve 13/11/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… eleme neticesinde, 6102 sayılı TTK’nın 31 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38. maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerektiği, «limited şirketler» bakımından TTK’nın 510. maddesinde, tescilin «şirket müdürleri» tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Yasa'nın 28 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31. maddesine göre de tescilin ilgililer veya yetkili «temsilcileri» ile hukuki halefleri tarafından isteneceğinin belirtildiği, bu itibarla, davacının öncelikle davalı şirkete başvurması ve müdürlük görevinin sona erdiğinin Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirilmesini istemesi gerekli olup, somut olayda davacının noter marifetiyle istifasını davalı şirkete tebliğe çıkarttığı ancak, «tebligatın» bila tebliğ iade edildiği, davacı tarafından başka bir işlem yapılmadığı, davacının ilgili istifanın tebliğ işlemini tamamlayıp, bir sonuç alamaması hâlinde dava yoluyla müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve «ilanı» istemi ile dava açması gerekirken istifasını yani müdürlük görevinden ayrıldığını usulüne uygun olarak şirket ortaklarına bildirmeden doğrudan dava açarak talepte …
1- Davacı tarafça, davalı «şirket müdürlüğünden» istifasının karar altına alınması istemiyle açılan işbu davada mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde yukarıda özetlendiği şekilde davanın reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık muvafakat · muvafakat · tebligat
Benzer bu karardaAncak, dava ve karar tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 141/1. maddesi uyarınca taraflar, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleri ile serbestçe, ön inceleme aşamasında ise ancak karşı tarafın «açık muvafakati» ile iddia veya savunmalarını genişletebilir yahut değiştirebilirler.
… eleme neticesinde, 6102 sayılı TTK’nın 31 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38. maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerektiği, «limited şirketler» bakımından TTK’nın 510. maddesinde, tescilin «şirket müdürleri» tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Yasa'nın 28 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31. maddesine göre de tescilin ilgililer veya yetkili «temsilcileri» ile hukuki halefleri tarafından isteneceğinin belirtildiği, bu itibarla, davacının öncelikle davalı şirkete başvurması ve müdürlük görevinin sona erdiğinin Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirilmesini istemesi gerekli olup, somut olayda davacının noter marifetiyle istifasını davalı şirkete tebliğe çıkarttığı ancak, «tebligatın» bila tebliğ iade edildiği, davacı tarafından başka bir işlem yapılmadığı, davacının ilgili istifanın tebliğ işlemini tamamlayıp, bir sonuç alamaması hâlinde dava yoluyla müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve «ilanı» istemi ile dava açması gerekirken istifasını yani müdürlük görevinden ayrıldığını usulüne uygun olarak şirket ortaklarına bildirmeden doğrudan dava açarak talepte …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/18245 E. 2014/7271 K.
Ortak:ticaret sicili tescili · ticaret sicili · ilan
İncelediğiniz kararda… iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortağı olarak ana sözleşme ile müdürlüğe atanan davacının müdürlük görevine ortaklar kurulunca «son» verilemeyeceği, ancak davacının hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, yerine dava dışı ortağın müdür olarak seçildiği, böylelikle ortak sıfatı sona eren davacının müdürlük görevinin de sona erdiği, ortak sıfatı sona erdikten sonra ortaklar kurulunca dışardan müdür olarak da seçilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava dışı «şirketteki müdürlük» görevinin sona erdiğinin «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, dava dışı «limited şirketteki» payın devri nedeniyle müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve «ilanı» istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta davacının on yıllığına «şirket müdürlüğüne» atandığı, şirketteki tüm hisselerini dava dışı yeni ortağa devrettiği, ortaklar kurulunca devrin kabulüne ve «pay defterine» işlenmesine, şirket müdürlüğüne dava dışı ortak Yasemin'in seçilmesine karar verildiği, kararın 08.11.2007 tarihinde tescil ve 13/11/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde «ilan» edildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı memurlukça dava dışı şirketin vergi dairesinde «kaydının» «terkin» edilmesi gerekçe gösterilerek işlemin tescil edilmemesine karar verildiği ancak «hisse devri» nedeniyle yapılan başvuru tarihi ve bu başvurunun incelendiği tarih ile davacıya tescile yönelik işleme ilişkin tebliğin yapıldığı 13/03/2013 tarihlerinde, şirket ortaklık «payı» üzerinde herhangi bir «haciz» bulunmadığı, bir başka deyişle ortaklık hisse devrine engel durum bulunmamasına karşı davacının dava dışı şirketteki ortaklığa ilişkin «ortaklar kurulu» tarafından alınan kararın sicile işlenmemesinde yasaya uygunluk görülmediği, bu esaslar içinde davacının ortaklık payının devrine ait kararın sicile tesciline ilişkin memurluk işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, dava dışı şirketin dava konusu ortaklar kurulu kararının tescili talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline, anılan kararın 02.01.2013 itibariyle «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Dava, 6102 sayılı TTK'nın 34. maddesi uyarınca açılmış bulunmakta olup madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere, «ticaret sicil» memurluğu kararlarına karşı ancak ilgililer itiraz edebilir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklar kurulu kararı · hisse devri · kâr payı · haciz · terkin · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davalı memurlukça dava dışı şirketin vergi dairesinde «kaydının» «terkin» edilmesi gerekçe gösterilerek işlemin tescil edilmemesine karar verildiği ancak «hisse devri» nedeniyle yapılan başvuru tarihi ve bu başvurunun incelendiği tarih ile davacıya tescile yönelik işleme ilişkin tebliğin yapıldığı 13/03/2013 tarihlerinde, şirket ortaklık «payı» üzerinde herhangi bir «haciz» bulunmadığı, bir başka deyişle ortaklık hisse devrine engel durum bulunmamasına karşı davacının dava dışı şirketteki ortaklığa ilişkin «ortaklar kurulu» tarafından alınan kararın sicile işlenmemesinde yasaya uygunluk görülmediği, bu esaslar içinde davacının ortaklık payının devrine ait kararın sicile tesciline ilişkin memurluk işleminin yerinde olmadığı gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalının, dava dışı şirketin dava konusu ortaklar kurulu kararının tescili talebinin reddine ilişkin işlemin iptaline, anılan kararın 02.01.2013 itibariyle «ticaret siciline tescil» ve «ilanına» karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10903 E. , 2013/9375 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
42. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/02/2012 tarih ve 2011/406-2012/20 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı; dava dışı Holigan Turizm Gıda ve Şans Oyunları Hizmetleri Ltd. Şti'nin kurucu ortağı ve müdürü iken 31.10.2007 tarihinde hissesinin tamamını dava dışı ...'e devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını, hisse devrinin ortaklar kurulunda onaylandığını ve şirkete yeni müdür atandığını, böylelikle ortaklık sıfatı ve müdürlük görevinin sona erdiğini, ancak müdürlük görevinin sona erdiğinin tescil ve ilanı için davalı kuruma yaptığı başvurunun davalı kurumca reddedildiğini, oysa müdürlük görevinin fiilen ve yasal olarak sona erdiğinden ayrıca istifa etmesinin gerekmediğini ileri sürerek, davalı kurumun red kararının iptaline, müdürlük kaydının ticaret sicilinden silinmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının müdürlük yetkisinin kaldırıldığına dair ortaklar kurulu kararı bulunmadığı gibi, istifa ettiğine ve bunun şirkete bildirildiğine dair bir kaydında olmadığını, davacının ana sözleşme ile on yıllığına müdür olarak atanmış olup, ortaklık sıfatının sona ermesinin müdürlük görevinin de sona erdiği anlamına gelmeyeceğini, kaldı ki davacının müdürlük yetkisinin sona erdiğine dair şirketin yetkili organları tarafından yapılmış bir bildirimin de olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini savunarak, davanın reddine istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve tüm dosya kapsamına göre, şirket ortağı olarak ana sözleşme ile müdürlüğe atanan davacının müdürlük görevine ortaklar kurulunca son verilemeyeceği, ancak davacının hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, yerine dava dışı ortağın müdür olarak seçildiği, böylelikle ortak sıfatı sona eren davacının müdürlük görevinin de sona erdiği, ortak sıfatı sona erdikten sonra ortaklar kurulunca dışardan müdür olarak da seçilmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, davacının dava dışı şirketteki müdürlük görevinin sona erdiğinin ticaret siciline tescil ve ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, dava dışı limited şirketteki payın devri nedeniyle müdürlük görevinin sona erdiğinin tescili ve ilanı istemlerine ilişkin olup, mahkemece yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, somut uyuşmazlıkta davacının on yıllığına şirket müdürlüğüne atandığı, şirketteki tüm hisselerini dava dışı yeni ortağa devrettiği, ortaklar kurulunca devrin kabulüne ve pay defterine işlenmesine, şirket müdürlüğüne dava dışı ortak Yasemin'in seçilmesine karar verildiği, kararın 08.11.2007 tarihinde tescil ve 13/11/2007 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği anlaşılmaktadır. Davacı, şirkette hissesinin kalmadığını, dolayısıyla müdürlük sıfatının da kendiliğinden sona erdiğini belirterek bu durumun şirketin sicil kayıtlarına işlenmesini ve ilanını talep etmiş, Ticaret Sicil Memurluğunca yukarıda özetlenen gerekçelerle davacının istemleri reddedilmiş, davacı yanca anılan kararın iptali istemiyle iş bu dava açılmıştır.
TTK’nın 33 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 38 nci maddelerine göre, tescil edilmiş konulardaki her türlü değişiklerin de tescili gerekir. Limited şirketler bakımından TTK’nın 510 ncu maddesinde, tescilin şirket müdürleri tarafından talep edileceği öngörülmüş olup, aynı Kanun’un 30 ve Ticaret Sicili Tüzüğü’nün 31 nci maddesine göre de tescil, ilgililer veya yetkili temsilcileri ile hukuki halefleri tarafından istenir. Bu itibarla, davacının öncelikle dava dışı şirkete başvurması ve müdürlük görevinin sona erdiğinin Ticaret Sicil Memurluğu'na bildirilmesini istemesi gerektiğinden, doğrudan Ticaret Sicil Memurluğu'na dava açarak talepte bulunması usul ve yasaya aykırı olup, mahkemece, bu gerekçeyle davanın reddi gerekirken, yazılı gerekçelerle davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/515648600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz