Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6948 E. 2013/9447 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtisas mahkemesi↗ şikayet↗ komisyon↗ maddi ve manevi tazminat↗ görevsizlik kararı↗ kötüniyet↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, tazminat talepleri ile birlikte markanın hükümsüzlüğü ile ilgili bir talep olmadığından davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, her ne kadar davalı şirketin şikayeti üzerine mahkeme tarafından verilen karar sonucunda arama yapılıp davaya konu eşyalara el konulmuş ise de, malların toplatılmasına neden olan faydalı modelin yeni sayılamayacağından hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacı şirket yetkilisinin beraatine karar verildiği ve bu kararın da
kesinleştiği, davacı tarafça davalının kötü niyetle sırf davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı ve T.C. Anayasası'nın 74. maddesi gereğince davalının şikayet ve dilekçe hakkını yasal çerçeve içinde kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davalının damacanalarda kullanılan pompalar için kilitleme düzeneği ve uzunluğu ayarlanabilir emiş borusu için faydalı model belgesi aldığını, bu sistemin sektörde faaliyet gösterenlerce öteden beri bilindiğini, kötüniyetli olarak tescile bağladığını, şikayeti sonucu müvekkilinin mallarının toplatıldığını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürmüştür. Davalı, faydalı modelinin kendisi adına tescilli olduğunu, şikayet hakkını kullandığını savunmuştur. Dava konusu olayda davalı adına tescil edilen faydalı modelin harcı alem olup olmadığı, başka bir anlatımla, sektörde herkesçe öteden beri bilinip bilinmediğinin, tescilin kötüniyetli olarak yapılıp yapılmadığının tartışılması gerekecektir. Ayrıca, her ne kadar davalı adına tescil edilen faydalı model hükümsüz kılınmış ise de işbu dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davasında verilen karar da kesinleşmiş değildir. Bu durum karşısında, uyuşmazlığa 551 sayılı KHK'nin faydalı modele ilişkin hükümleri tatbik edilecektir. O halde, anılan KHK'nin 146/1. maddesi uyarınca davanın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en son 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir. Bu durumda, davanın bağlı olunan adalet komisyonunda bu davalara bakmakla görevlendirilmiş mahkemece görülmesi gerektiğinden ... İlçesi’nin bağlı bulunduğu ... İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar vermek gerekmiştir
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6939 E. 2013/9254 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · şikayet · komisyon · görevsizlik kararı · kötüniyet · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · görev/görevsizlik · Tazminat
İncelediğiniz karardaSomut uyuşmazlıkta davacı vekili, davalının damacanalarda kullanılan pompalar için kilitleme düzeneği ve uzunluğu ayarlanabilir emiş borusu için faydalı model belgesi aldığını, bu sistemin sektörde faaliyet gösterenlerce öteden beri bilindiğini, «kötüniyetli» olarak tescile bağladığını, «şikayeti» sonucu müvekkilinin mallarının toplatıldığını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürmüştür.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Bu durumda, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
Benzer bu karardaSomut uyuşmazlıkta davacı vekili, davalının damacanalarda kullanılan pompalar için kilitleme düzeneği ve uzunluğu ayarlanabilir emiş borusu için faydalı model belgesi aldığını, bu sistemin sektörde faaliyet gösterenlerce öteden beri bilindiğini, «kötüniyetli» olarak tescile bağladığını, «şikayeti» sonucu müvekkilinin mallarının toplatıldığını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürmüştür.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Bu durumda, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden Torbalı İlçesi’nin bağlı bulunduğu ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Lılara ait markanın hükümsüzlüğünü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14327 E. 2013/2351 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · komisyon · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilmiş» «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın ...
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Benzer bu kararda… numaralı olan mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise ... numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilmiş» «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle, uyuşmazlığın açıklanan şekilde belirlenecek ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiştir. ...-Bozma ne …
Bu durumda davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» ve bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun ....03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14829 E. 2014/422 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · komisyon · görevsizlik kararı · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Bu durumda, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilmiş» «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın ...
Benzer bu karardaHakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Bu durumda, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilmiş» «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın ...
Sonuç: 🔶 iki emsal
4 benzer karar daha
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6699 E. 2013/10702 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · komisyon · görevsizlik kararı · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilmiş» «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın ...
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» ve bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden Dikili İlçesi'nin bağlı bulunduğu Bergama Adli Yargı Adalet Komisyonu'nda bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi'nin iki tane olması halinde 1 numaralı olan mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise 3 numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle, uyuşmazlığın açıklanan şekilde belirlenecek ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi'nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu'nun 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşmenin feshi · haksız rekabet
Benzer bu kararda1) Davacı, aralarındaki sözleşme uyarınca davalıya kullanma hakkı verilen “Eskidji” markasının, «sözleşmenin feshine» rağmen kullanılmaya devam edilmesi nedeniyle «haksız rekabet» oluşturduğundan bahisle tazminat talebinde bulunmuş olup, dava dilekçesinin deliller bölümünde de marka tescil belgesine dayanmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/112 E. 2023/2420 K.
Ortak:şikayet
İncelediğiniz kararda… minat talepleri ile birlikte markanın hükümsüzlüğü ile ilgili bir talep olmadığından davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, her ne kadar davalı şirketin «şikayeti» üzerine mahkeme tarafından verilen karar sonucunda arama yapılıp davaya konu eşyalara el konulmuş ise de, malların toplatılmasına neden olan faydalı modelin yeni s …
Anayasası'nın 74. maddesi gereğince davalının «şikayet» ve dilekçe hakkını yasal çerçeve içinde kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davalının damacanalarda kullanılan pompalar için kilitleme düzeneği ve uzunluğu ayarlanabilir emiş borusu için faydalı model belgesi aldığını, bu sistemin sektörde faaliyet gösterenlerce öteden beri bilindiğini, «kötüniyetli» olarak tescile bağladığını, «şikayeti» sonucu müvekkilinin mallarının toplatıldığını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürmüştür.
Benzer bu kararda… arlanabilen emiş borusu” isimli ürünün sahibi olduğunu ve bu ürünü yasadışı olarak imal ettiği iddiası ile müvekkili şirket hakkında İzmir Cumhuriyet Başsavcılığına «şikayette» bulunduğunu, bu şikayet neticesinde İzmir Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesinin 2005/248 E. sayılı dosyası ile davacı aleyhine dava açıldığını, ceza yargılaması sırasında müvekkilinin işyerinde bulunan ürünlerin toplatıldığını, yargılama neticesinde davalı tarafın ürününün 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 156 ncı maddesi uyarınca yeni sayılmasının mümkün olmadığı, davacının ürünü ile birebir aynı olmadığı ve bu nedenle patent hakkının ihlali suçunun oluşmadığı gerekçesi ile 22.06.2006 tarih ve 2006/274 K. sayılı kararı ile davacı şirket yetkilisi ...’ın beraatine karar verildiğini, ancak bu yargılama sürecinde müvekkili şirkete ait mallara el konulduğunu, müvekkilinin işlerinin aksadığını, itibarının «olumsuz» bir şekilde yaralandığını ileri sürerek, 20.000.00TL «maddi tazminatın» ve 20.000,00TL «munzam zararın» «temerrüt» tarihinden itibaren «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalının «şikayeti» üzerine davacı şirket yetkilisi hakkında patent hakkının ihlali suçu nedeniyle yapılan yargılama sonunda İzmir Fikri ve Sınai Haklar Ceza Mahkemesi'nin 2005/248 E.2006/274 K ve 22.06.2006 tarihli kararı ile davacı şirket yetkilisi sanık ...'ın beraatine, «yedieminde» bulunan ürünler ile kalıbın da sanığa iadesine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yediemin · munzam zarar · kazanç kaybı · el koyma · hırsızlık · kâr mahrumiyeti · olumsuz oy · kâr kaybı
Benzer bu kararda… an davalının basiretli davranmadığı ve taşkın tedbir işleminden doğan zarardan sorumlu olduğu, davacı firmanın toplatma nedeniyle bu ürünün sınai ve ticari kârından «mahrum» kaldığı, elindekileri satamama nedeniyle zarara uğradığı, ürünlerin uzun süre «yedieminde» kalarak bozulup satılamaz hale geldiği, kalıp vasıflarının bozulduğu, ambalaj ve iş gücü «kaybı» oluştuğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 25.518,86 TL maddi zarar ve 14.119,96 TL «munzam zarar» olmak üzere toplam 39.638,72 TL tazminatın 31.03.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya …
… bu borulara ait su pompası borusu kalıbına el konulması nedeniyle bu ürünlerin ve ambalajlarının kullanılamaz hale geldiğini, ambalajların sökümü esnasında iş gücü «kaybı» yaşandığını, el konulan ürünler yerine başka bir model boru üretilmek zorunda kalındığını, ödediği vekalet ücretleri dolayısıyla maddi zarara uğradığını ileri sürerek 20.000,00 TL «maddi tazminat» ile devam eden yargılamalar süresince el konulan ürünleri imal edemediğini, pazarlayamadığını bu nedenle davalının pazarda tek satıcı durumuna geldiğini, firmanın imajının «olumsuz» etkilenmesi nedeniyle satış kaybı yaşandığını ileri sürerek maddi zarar ve faizle karşılanamayan zararları bakımından ise 20.000,00 TL «munzam zarar» talebinde bulunmuştur.
Mahkemece «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, bilirkişi raporunda el konulup «yediemin» olarak davacıya «teslim» edilen malların ambalaj kutu maliyeti 2.350,08 TL, ürünlerin satılamaz hale gelmesi nedeniyle 20.055,84 TL, kalıbın evsafının bozulmuş olması nedeniyle 3.029,01 TL, ambalajların sökümü esnasındaki iş gücü «kaybı» nedeniyle 83,93 TL olmak üzere davacının toplam maddi zararı 25.518,86 TL olarak hesaplanmış, ayrıca el «koyma» tarihi olan 30.03.2005 tarihinden dava tarihi olan 02.11.2007' ye kadar el koyma nedeniyle davacının mal üretip satışının yapılamaması neticesinde kâr kaybı da 14. …
… arar 30.03.2005 tarihinde meydana gelmiş olduğundan 02.11.2007 tarihli davanın zaman aşımına uğradığını, müvekkilinin faydalı model belgesini almasının müvekkilinin «kötü niyetine» delalet etmediğini, faydalı modelin aksi ispat edilene kadar geçerli ve bağlayıcı nitelikte olduğunu, belge sahibine Mahkeme ve Savcılık aracılığıyla ürünü taklit edenlere ve emek «hırsızlarına» karşı hukuki koruma yollarına başvurma hakkını verdiğini, Bağımsız Mahkemelere ve Devlet Kurumlarına başvurmasının müvekkilinin kötü niyetli ve ağır kusurlu olduğu anlamına gelmediğini, tescile güvenerek yapılan işlemlerin geçmişe etkili sonuç doğurmasının hukuken mümkün olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ürünler görülmeden plastik mahiyetteki ürünlerin ambalajlarının tamamının yırtıldığını ve kullanılamaz hale geldiğinin iddia edildiğini, ürünler plastik olduğundan bozulmaktan söz edilemeyeceğini, davacının talebini yedi emine yöneltmesi gerektiğini, bilirkişi raporundaki hesaplamaların afaki hesaplamalar olduğunu, hükme esas alınan raporda üretilen ürünlerin tamamının satılıp satılmayacağı hususunu dikkate alınmadığını, aylık satış miktarının belirlenmediğini, «kazanç kaybı» hesabı yapılmasınında hukuka aykırı olduğunu ve davacının zararından müvekkilinin sorumlu olamayacağını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/660 E. 2017/3357 K.
Ortak:komisyon · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaBu durumda, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilmiş» «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın ...
Benzer bu kararda… a iki asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde bir numaralı asliye hukuk mahkemesi, ikiden fazla asliye hukuk mahkemesi olan yerlerde üç numaralı asliye hukuk mahkemesi «görevlendirilmiş», bu mahkemelerin yargı çevresinin adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsadığı da belirtilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin «görevli» ve yetkili olduğu gözetilmeksizin uyuşmazlığın esasının incelenerek, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · kovuşturmaya yer olmadığına dair karar · haksız rekabet
Benzer bu kararda1- Davacı vekili, davalının işyerinde kullandığı tanıtıcı işaretin müvekkilinin tescilli markasına tecavüz oluşturduğunu ileri sürerek tescilli markasından kaynaklanan «muarazanın giderilmesini» ve «haksız rekabetin» önlenmesini talep ettiğine göre, uyuşmazlık 556 sayılı KHK hükümlerinden kaynaklanmaktadır.
Mahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacı adına kayıtlı herhangi bir marka ya da marka başvurusunun olmadığı, ceza soruşturması sonucu «kovuşturmaya yer olmadığına» karar verildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2008/9575 E. 2010/4974 K.
Ortak:ihtisas mahkemesi · komisyon · görevsizlik kararı · i̇i̇k 72/son · görevli mahkeme · görev/görevsizlik
İncelediğiniz karardaHakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Bu durumda, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla «görevlendirilmiş» «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın ...
Benzer bu karardaO halde, davanın bağlı olunan adalet «komisyonunda» bu davalara bakmakla «görevlendirilmiş» mahkemece görülmesi gerektiğinden Geyve İlçesi’nin bağlı bulunduğu Sakarya Adli Yargı Adalet Komisyonu’nda bulunan Asliye Hukuk Mahkemesi’nin iki tane olması halinde 1 numaralı olan mahkemenin, ikiden fazla Asliye Hukuk Mahkemesi bulunması halinde ise 3 numaralı mahkemenin fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş «ihtisas» mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın açıklanan şekilde belirlenecek ihtisas mahkemesi olarak görevlendirilen Asliye Hukuk Mahkemesi’nde görülmesi için «görevsizlik» kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu hususun gözden kaçırılarak yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nede …
Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en «son» 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet «komisyonlarının» merkez ve mülhakatları olan ilçeleri de kapsayacak şekilde belirlenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · haksız rekabet
Benzer bu kararda1- Dava, «marka hakkına tecavüz» ile «haksız rekabetin» tespiti, men’i, sonuçlarının ortadan kaldırılması, ünvanın «terkini» istemlerine ilişkindir.
… i kanıtlar ve bilirkişi raporlarına göre, davacının davalı şirketin kendisi ile aynı olacak şekilde “Sateks” unvanını aynı zamanda marka olarak kullanması nedeniyle «haksız rekabete» yol açtığını iddia ederek haksız rekabetin önlenmesi ve sonuçlarının ortadan kaldırılması yönünde talepte bulunmuşsa da, her iki tarafın tescilli markasını kullandığı gibi markalarında kolayca ayırt edilebilecek nitelikte olduğu, tescilli marka ve «ticaret unvanı» kullanımının haksız rekabet oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6948 E. , 2013/9447 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ...
2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 03.03.2011 tarih ve 2007/450-2011/64 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 07.05.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının 2001/1574 sayılı faydalı model belgesi ile “damacanalarda kullanılan pompalar için pompa başı kilitleme düzeneği ve uzunluğu ayarlanabilen emiş borusu” adlı ürünün sahibi olduğunu ve müvekkili şirketin bu ürünü yasadışı olarak imal ettiği iddiası ile müvekkili şirket hakkında ... Cumhuriyet Başsavcılığı nezdinde şikayette bulunduğunu, bu şikayet neticesinde ... Fikri Sınai Haklar Ceza Mahkemesi’nin 2005/248 E. sayılı dosyası ile müvekkili aleyhine dava açıldığını, aynı zamanda müvekkilinin işyerinde toplatma kararının uygulandığını, yargılama neticesinde davalı tarafın ürününün 551 sayılı KHK’nin 156. maddesi karşısında yeni sayılmasının mümkün olmadığı, müvekkilinin ürünü ile birebir aynı olmadığı ve bu sebeple de patent hakkının ihlali suçunun oluşmadığı gerekçesi ile 22.06.2006 tarih ve 2006/274 K.
sayılı kararı ile müvekkili şirket yetkilisi Ali Aydın KAYAHAN’ın beraatine karar verildiğini, ancak bu yargılama sürecinde müvekkili şirkete ait mallara el konulduğunu, müvekkilinin işlerinin aksadığını, itibarının olumsuz bir şekilde yaralandığını ileri sürerek, 20.000 TL maddi ve 20.000 TL munzam zararın temerrüt tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının ürünlerine savcılık kararı ile el konulduğunu, davacının maddi ve munzam zarara uğramış ise bu zarardan müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını, el konulan ürünlerin de yeddiemin olarak yine davacı şirketin yetkilisine bırakıldığını, davanın zamanaşımı nedeniyle reddinin gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, toplanan kanıtlara dayanılarak, tazminat talepleri ile birlikte markanın hükümsüzlüğü ile ilgili bir talep olmadığından davaya asliye hukuk mahkemesi sıfatıyla bakıldığı, her ne kadar davalı şirketin şikayeti üzerine mahkeme tarafından verilen karar sonucunda arama yapılıp davaya konu eşyalara el konulmuş ise de, malların toplatılmasına neden olan faydalı modelin yeni sayılamayacağından hükümsüzlüğüne karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği, davacı şirket yetkilisinin beraatine karar verildiği ve bu kararın da
kesinleştiği, davacı tarafça davalının kötü niyetle sırf davacıyı zarara sokmak amacıyla hareket ettiğinin ispatlanamadığı ve T.C. Anayasası'nın 74. maddesi gereğince davalının şikayet ve dilekçe hakkını yasal çerçeve içinde kullandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta davacı vekili, davalının damacanalarda kullanılan pompalar için kilitleme düzeneği ve uzunluğu ayarlanabilir emiş borusu için faydalı model belgesi aldığını, bu sistemin sektörde faaliyet gösterenlerce öteden beri bilindiğini, kötüniyetli olarak tescile bağladığını, şikayeti sonucu müvekkilinin mallarının toplatıldığını, maddi ve manevi zararının doğduğunu ileri sürmüştür. Davalı, faydalı modelinin kendisi adına tescilli olduğunu, şikayet hakkını kullandığını savunmuştur. Dava konusu olayda davalı adına tescil edilen faydalı modelin harcı alem olup olmadığı, başka bir anlatımla, sektörde herkesçe öteden beri bilinip bilinmediğinin, tescilin kötüniyetli olarak yapılıp yapılmadığının tartışılması gerekecektir.
Ayrıca, her ne kadar davalı adına tescil edilen faydalı model hükümsüz kılınmış ise de işbu dava tarihi itibariyle hükümsüzlük davasında verilen karar da kesinleşmiş değildir. Bu durum karşısında, uyuşmazlığa 551 sayılı KHK'nin faydalı modele ilişkin hükümleri tatbik edilecektir. O halde, anılan KHK'nin 146/1. maddesi uyarınca davanın fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesinde görülmesi gerekmektedir. Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’nun en son 24.03.2005 tarih ve 188 sayılı kararı ile bu mahkemelerin yargı çevreleri adli yargı adalet komisyonlarının merkez ve mülhakatları olan ilçeleri kapsayacak şekilde belirlenmiştir. Bu durumda, davanın bağlı olunan adalet komisyonunda bu davalara bakmakla görevlendirilmiş mahkemece görülmesi gerektiğinden ...
İlçesi’nin bağlı bulunduğu ... İli Adli Yargı Adalet Komisyonunda fikri ve sınai haklara ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilmiş ihtisas mahkemesi olması nedeniyle uyuşmazlığın ... Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinde görülmesi için görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, mahkemece bu husus göz önüne alınmadan yargılamaya devam olunması ve uyuşmazlığın esasına girilerek karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle re’sen bozulması gerekmiştir.
2-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek olmadığına karar vermek gerekmiştir
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/515632800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz