Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4526 E. 2019/4243 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş bölümü↗ haksız fiil↗ yetki↗ ilan↗ kusur↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalı gerçek kişi Halit Kakınç tarafından hazırlanan ve diğer davalı Destek Yapım tarafından yayınlanan STRUMA adlı kitapta davacının eserlerinden yararlanıldığı, davalının kitabının 63., 64., 65., 66., 67., 68., 69., 70., 71., 75., 76., 77., 78., 79., 80., 81., 128., 129., 130., 131., 132., 134., 150., 160., 174., 178., 187., 201-209. sayfalarda olmak üzere toplam 31 sayfada aynen ve mealen iktibas yapıldığı, 19/12/2013 tarihli bilirkişi raporunun 4 ilâ 14.sayfaları arasında örnekleme yoluyla gösterilen ve belirtilen bölümlerin davacıya ait eserden oluşturulduğu, STRUMA adlı kitapta davacıya ait eserler dışında H...,....,...,...,...,..., Franz-Collins'e ait çalışmalarda da yararlanılmış olmasının sonuca etkili olmadığı, iktibas oranının % 14 civarında olduğu, atıf kurallarına riayet edilmediği, davacının adının belirtilmediği, böylece 5846 sayılı Yasa'nın 35. maddesinde yer alan iktibas serbestisi kurallarına riayet edilmediği, maddenin son fıkrasında yazılı gerekliliklerin davalı tarafça yerine getirilmediği, kitabın 14. sayfasında, "...'nin Türkiye'deki yahudi cemaati konusunda en yetkin araştırmacı olduğu" biçiminde bir cümle kullanılmasının, dava konusu kullanımın hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyeceği, davalılardan Halit Kakınç tarafından meydana getirilen STRUMA adlı romanın, davacıya ait çalışmalar esas alınarak ve kullanılarak oluşturulduğu, atıf kurallarına uyulmaması ve davacının adının belirtilmemesi nedeniyle davalıların eyleminin FSEK 15, 21, 22 ve 23. maddelerde düzenlenen izinsiz işleme, çoğaltma, yayma ve adın belirtilmemesi niteliğinde olduğu, davalı tarafa ait kitabın edebi anlamda bir roman olmasının sonuca etkili görülmediği, dava konusu kitap roman olsa dahi, birebir alınan ya da mealen iktibas eden bölümlerde dipnot olarak davacının çalışmalarına referans yapılması mümkün iken bunun yapılmadığı, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının STRUMA adlı kitap nedeniyle davalılarca ihlal edildiği, böylece tespit ve ref talepleri ile ilan talebinin de hüküm fıkrasında gösterilen şekilde yerinde olduğu, tespit ve ref talepleri yönünden yayıncı şirket olan davalının kusur şartının gerekli olmadığı, kaldı ki kitap yayıncılığı alanında faaliyet gösteren davalı şirketin, kitapta davacının eserlerinden yararlanıldığından bahsedildiğine göre, yararlanılan bölümlerin atıf kurallarına uygun şekilde belirtilmesi ve eserlerinden yararlanılan kişinin adının bu noktalarda gösterilmesi gerektiğini bilebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalılarca yayınlanan Struma adlı kitap nedeniyle, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların davalılarca ihlal edildiğinin tespitine, davalıların tecavüzünün ref'ine, davalıların eylemi aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğinden davalıların haksız fiillerinin dahi tespitine ve ref'ine, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/9284 E. 2017/4126 K.
Ortak:iş bölümü · haksız fiil · yetki · ilan · kusur · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz kararda… riayet edilmediği, davacının adının belirtilmediği, böylece 5846 sayılı Yasa'nın 35. maddesinde yer alan iktibas serbestisi kurallarına riayet edilmediği, maddenin «son» fıkrasında yazılı gerekliliklerin davalı tarafça yerine getirilmediği, kitabın 14. sayfasında, "...'nin Türkiye'deki yahudi cemaati konusunda en «yetkin» araştırmacı olduğu" biçiminde bir cümle kullanılmasının, dava konusu kullanımın hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyeceği, davalılardan Halit Kakınç tarafından meydana getirilen STRUMA adlı romanın, davacıya ait çalışmalar esas alınarak ve kullanılarak oluşturulduğu, atıf kurallarına uyulmaması ve davacının adının belirtilmemesi nedeniyle davalıların eyleminin FSEK 15, 21, 22 ve 23. maddelerde düzenlenen izinsiz işleme, çoğaltma, yayma ve adın belirtilmemesi niteliğinde olduğu, davalı tarafa ait kitabın edebi anlamda bir roman olmasının sonuca etkili görülmediği, dava konusu kitap roman olsa dahi, birebir alınan ya da mealen iktibas eden «bölümlerde» dipnot olarak davacının çalışmalarına referans yapılması mümkün iken bunun yapılmadığı, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının STRUMA adlı kitap nedeniyle davalılarca ihlal edildiği, böylece tespit ve ref talepleri ile «ilan» talebinin de hüküm fıkrasında gösterilen şekilde yerinde olduğu, tespit ve ref talepleri yönünden yayıncı şirket olan davalının «kusur» şartının gerekli olmadığı, kaldı ki kitap yayıncılığı alanında faaliyet gösteren davalı şirketin, kitapta davacının eserlerinden yararlanıldığından bahsedildiğine göre, yararlanılan bölümlerin atıf kurallarına uygun şekilde belirtilmesi ve eserlerinden yararlanılan kişinin adının bu noktalarda gösterilmesi gerektiğini bilebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalılarca yayınlanan Struma adlı kitap nedeniyle, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların davalılarca ihlal edildiğinin tespitine, davalıların tecavüzünün ref'ine, davalıların eylemi aynı zamanda «haksız fiil» teşkil ettiğinden davalıların haksız fiillerinin dahi tespitine ve ref'ine, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına dair verilen kararın davalılar vekilleri t …
Benzer bu kararda… riayet edilmediği, davacının adının belirtilmediği, böylece 5846 sayılı Yasa'nın 35. maddesinde yer alan iktibas serbestisi kurallarına riayet edilmediği, maddenin «son» fıkrasında yazılı gerekliliklerin davalı tarafça yerine getirilmediği, kitabın 14. sayfasında, "...'nin Türkiye'deki yahudi cemaati konusunda en «yetkin» araştırmacı olduğu" biçiminde bir cümle kullanılmasının, dava konusu kullanımın hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyeceği, davalılardan ... tarafından meydana getirilen ... adlı romanın, davacıya ait çalışmalar esas alınarak ve kullanılarak oluşturulduğu, atıf kurallarına uyulmaması ve davacının adının belirtilmemesi nedeniyle davalıların eyleminin FSEK 15, 21, 22 ve 23. maddelerde düzenlenen izinsiz işleme, çoğaltma, yayma ve adın belirtilmemesi niteliğinde olduğu, davalı tarafa ait kitabın edebi anlamda bir roman olmasının sonuca etkili görülmediği, dava konusu kitap roman olsa dahi, birebir alınan ya da mealen iktibas eden «bölümlerde» dipnot olarak davacının çalışmalarına referans yapılması mümkün iken bunun yapılmadığı, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının ... adlı kitap nedeniyle davalılarca ihlal edildiği, böylece tespit ve ref talepleri ile «ilan» talebinin de hüküm fıkrasında gösterilen şekilde yerinde olduğu, tespit ve ref talepleri yönünden yayıncı şirket olan davalının «kusur» şartının gerekli olmadığı, kaldı ki kitap yayıncılığı alanında faaliyet gösteren davalı şirketin, kitapta davacının eserlerinden yararlanıldığından bahsedildiğine göre, yararlanılan bölümlerin atıf kurallarına uygun şekilde belirtilmesi ve eserlerinden yararlanılan kişinin adının bu noktalarda gösterilmesi gerektiğini bilebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalılarca yayınlanan ... adlı kitap nedeniyle, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların davalılarca ihlal edildiğinin tespitine, davalıların tecavüzünün ref'ine, davalıların eylemi aynı zamanda «haksız fiil» teşkil ettiğinden davalıların haksız fiillerinin dahi tespitine ve ref' ine, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr dağıtımı
Benzer bu kararda1-Dava, davalı şahıs tarafından yazılan ve diğer davalı şirket tarafından yayın ve «dağıtımı» yapılan ... isimli eserde, davacı tarafından daha önce yayına konulan eserlerden intihal yapılıp yapılmadığı hususuna ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6349 E. 2024/2663 K.
Ortak:iş bölümü · haksız fiil · ilan · kusur
İncelediğiniz kararda… riayet edilmediği, davacının adının belirtilmediği, böylece 5846 sayılı Yasa'nın 35. maddesinde yer alan iktibas serbestisi kurallarına riayet edilmediği, maddenin «son» fıkrasında yazılı gerekliliklerin davalı tarafça yerine getirilmediği, kitabın 14. sayfasında, "...'nin Türkiye'deki yahudi cemaati konusunda en «yetkin» araştırmacı olduğu" biçiminde bir cümle kullanılmasının, dava konusu kullanımın hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyeceği, davalılardan Halit Kakınç tarafından meydana getirilen STRUMA adlı romanın, davacıya ait çalışmalar esas alınarak ve kullanılarak oluşturulduğu, atıf kurallarına uyulmaması ve davacının adının belirtilmemesi nedeniyle davalıların eyleminin FSEK 15, 21, 22 ve 23. maddelerde düzenlenen izinsiz işleme, çoğaltma, yayma ve adın belirtilmemesi niteliğinde olduğu, davalı tarafa ait kitabın edebi anlamda bir roman olmasının sonuca etkili görülmediği, dava konusu kitap roman olsa dahi, birebir alınan ya da mealen iktibas eden «bölümlerde» dipnot olarak davacının çalışmalarına referans yapılması mümkün iken bunun yapılmadığı, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının STRUMA adlı kitap nedeniyle davalılarca ihlal edildiği, böylece tespit ve ref talepleri ile «ilan» talebinin de hüküm fıkrasında gösterilen şekilde yerinde olduğu, tespit ve ref talepleri yönünden yayıncı şirket olan davalının «kusur» şartının gerekli olmadığı, kaldı ki kitap yayıncılığı alanında faaliyet gösteren davalı şirketin, kitapta davacının eserlerinden yararlanıldığından bahsedildiğine göre, yararlanılan bölümlerin atıf kurallarına uygun şekilde belirtilmesi ve eserlerinden yararlanılan kişinin adının bu noktalarda gösterilmesi gerektiğini bilebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalılarca yayınlanan Struma adlı kitap nedeniyle, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların davalılarca ihlal edildiğinin tespitine, davalıların tecavüzünün ref'ine, davalıların eylemi aynı zamanda «haksız fiil» teşkil ettiğinden davalıların haksız fiillerinin dahi tespitine ve ref'ine, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına dair verilen kararın davalılar vekilleri t …
Benzer bu kararda… e davalı ...' in kendi eserine aldığı cümlelerin bir kısmının iktibas serbestisini aşar mahiyette olduğu ve usulsüz alıntı kapsamında değerlendirilebileceği, ayrıca «maddi tazminat» bakımından davacı talebiyle sınırlı kalınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar tarafından yayınlanan "Polisler İçin Anayasa Hukuku" isimli kitabın (ISBN:975-02-1731-9) bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun veya olmasın, bütün nüshalarının toplanarak imhası suretiyle tecavüzün ref'ine, kitabın yeni baskılarının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, hükmün «masrafı» davalılardan alınarak Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazetede «ilanına», 1.000,00 TL maddi tazminatın «haksız fiilin» gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal …
… nlış yapıldığını, mahkemece 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabının yapıldığını, bu hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «maddi tazminat» talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yayınınevi yönünden «kusurun» ispat edilmediğini, manevi tazminat yönünden hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, yayınevinin manevi tazminat yönünden de kusurun ispat edilemediğini, içerik denetimi yapma yetkisi olmadığını, davacının müştereken ve müteselsilen talebi olmadan mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hesaplamalarının yanlış ve fazla olduğunu, bilirkişilerin tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden telif ve zarar hesaplaması yaptığını, tecavüzün ref'i halinde 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istenemeyeceği, bilirkişi kurulunun yanlış oluşturulduğunu, 3 büyük gazete de «ilan» verilmesinin yanlış ve fahiş olduğunu, «vekalet ücretinin» yanlış hesaplandığını belirterek, kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
… ini, bu sebeple sorumlu olduğunu, örnek olarak 23 adet usulsüz alıntının sunulduğunu, ancak çok daha fazla sayıda usulsüz alıntı bulunduğunu, dava konusunda pek çok «bölümün» alıntılardan ibaret olduğunu, davalının alıntılarının 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun (5846 sayılı Kanun) 35 inci maddesinde öngörülen şartlara aykı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:i̇i̇k 266 · kâr dağıtımı · dosya masrafı · maddi tazminat · yasal faiz · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… e davalı ...' in kendi eserine aldığı cümlelerin bir kısmının iktibas serbestisini aşar mahiyette olduğu ve usulsüz alıntı kapsamında değerlendirilebileceği, ayrıca «maddi tazminat» bakımından davacı talebiyle sınırlı kalınması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulüne, davalılar tarafından yayınlanan "Polisler İçin Anayasa Hukuku" isimli kitabın (ISBN:975-02-1731-9) bütün baskılarının satışa sunulmuş olsun veya olmasın, bütün nüshalarının toplanarak imhası suretiyle tecavüzün ref'ine, kitabın yeni baskılarının yapılmaması konusunda tecavüzün men'ine, hükmün «masrafı» davalılardan alınarak Türkiye genelinde yayınlanan en yüksek tirajlı 3 gazetede «ilanına», 1.000,00 TL maddi tazminatın «haksız fiilin» gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine, 9.000,00 TL manevi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği Ekim 2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal …
… nlış yapıldığını, mahkemece 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesinde belirtilen 3 kat tazminat hesabının yapıldığını, bu hesaplamanın usul ve yasaya aykırı olduğunu, «maddi tazminat» talepleri yönünden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, yayınınevi yönünden «kusurun» ispat edilmediğini, manevi tazminat yönünden hükmedilen bedelin fahiş olduğunu, yayınevinin manevi tazminat yönünden de kusurun ispat edilemediğini, içerik denetimi yapma yetkisi olmadığını, davacının müştereken ve müteselsilen talebi olmadan mahkemece müştereken ve müteselsilen tahsile karar verdiğini, bilirkişi raporunun hesaplamalarının yanlış ve fazla olduğunu, bilirkişilerin tüm kitap ve satış fiyatları üzerinden telif ve zarar hesaplaması yaptığını, tecavüzün ref'i halinde 5846 sayılı Kanun'un 68 inci maddesi gereğince tazminat istenemeyeceği, bilirkişi kurulunun yanlış oluşturulduğunu, 3 büyük gazete de «ilan» verilmesinin yanlış ve fahiş olduğunu, «vekalet ücretinin» yanlış hesaplandığını belirterek, kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
… amak amacıyla öncelikle matbaada basmaya karar verdiğini, daha sonra kitap olarak ... yayıncılık tarafından basıldığını, derslerde kullanılması amacıyla öğrencilere «dağıtıldığını», başta ders notu olarak hazırlandığı için kitap içerisindeki atıflarda eksiklik olabileceğini, kitabın ders notu olarak değerlendirilmesi gerektiğini, davacının maddi ve manevi zararının talep ettiği miktarlarda olmadığını, davacının eserlerinden alınan kısımların genel ifadeler olduğunu, sadece davacının eserlerinde olan özgün «bölümler» olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
… nı karşılamak amacı ile sadece bir kez ve 350 adet basıldığını, herhangi çalışma gaye ve akademik kariyer beklentisi amacı ile hazırlanmadığını, bu çalışmada toplam «266» dipnot şeklinde atıfta bulunulduğunu, bu atıflara ait yaklaşık 85 adet kitap da kaynakça kısmında yer aldığını, dipnotlarda bazıları müstakil bazıları da başka ese …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/2167 E. 2013/4250 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4526 E. , 2019/4243 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL (KAPATILAN) 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada İstanbul (Kapatılan) 4. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 10/03/2015 gün ve 2012/192 - 2015/48 sayılı kararı bozan Daire'nin 17/07/2017 gün ve 2016/9284 - 2017/4126 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Türk Toplumunun Kültürel ve Sosyal Değişimi ve Dönmeler konusunda araştırma yapan bir tarihçi ve yazar olduğunu, İngilizce, Fransızca ve Yahudi İspanyolcası bildiğini, Türkiye Yahudileri hakkında da sayısız eser meydana getirdiğini, davalıların 2012 yılında çıkardığı STRUMA adlı kitabın, müvekkiline ait 20 yılı aşkın sürede meydana getirilen çalışmalardan kes-yapıştır yöntemi ile hazırlanmış olduğunu, müvekkiline ait eserlerden izinsiz alıntılar yapıldığını ve müvekkilinin kitaplarındaki parçaların, davalı tarafça kendi cümleleri imiş gibi gösterildiğini, bu kullanımın izin alınmadan ve kaynak gösterilmeden yapıldığını, telif hukuku kurallarına ve etik kurallara uyulmadığını, davalının eyleminin telif hakkı ihlali ve aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıların tecavüzünün ref'ini, mali ve manevi haklara vaki ihlallerin tespitini, haksız fiillerin dahi tespit ve ref'ini, verilecek kararın gazetede ilanını talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, ayrı ayrı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalı gerçek kişi Halit Kakınç tarafından hazırlanan ve diğer davalı Destek Yapım tarafından yayınlanan STRUMA adlı kitapta davacının eserlerinden yararlanıldığı, davalının kitabının 63., 64., 65., 66., 67., 68., 69., 70., 71., 75., 76., 77., 78., 79., 80., 81., 128., 129., 130., 131., 132., 134., 150., 160., 174., 178., 187., 201-209. sayfalarda olmak üzere toplam 31 sayfada aynen ve mealen iktibas yapıldığı, 19/12/2013 tarihli bilirkişi raporunun 4 ilâ 14.sayfaları arasında örnekleme yoluyla gösterilen ve belirtilen bölümlerin davacıya ait eserden oluşturulduğu, STRUMA adlı kitapta davacıya ait eserler dışında H...,....,...,...,...,..., Franz-Collins'e ait çalışmalarda da yararlanılmış olmasının sonuca etkili olmadığı, iktibas oranının % 14 civarında olduğu, atıf kurallarına riayet edilmediği, davacının adının belirtilmediği, böylece 5846 sayılı Yasa'nın 35.
maddesinde yer alan iktibas serbestisi kurallarına riayet edilmediği, maddenin son fıkrasında yazılı gerekliliklerin davalı tarafça yerine getirilmediği, kitabın 14. sayfasında, "...'nin Türkiye'deki yahudi cemaati konusunda en yetkin araştırmacı olduğu" biçiminde bir cümle kullanılmasının, dava konusu kullanımın hukuka uygun olduğu anlamına gelmeyeceği, davalılardan Halit Kakınç tarafından meydana getirilen STRUMA adlı romanın, davacıya ait çalışmalar esas alınarak ve kullanılarak oluşturulduğu, atıf kurallarına uyulmaması ve davacının adının belirtilmemesi nedeniyle davalıların eyleminin FSEK 15, 21, 22 ve 23. maddelerde düzenlenen izinsiz işleme, çoğaltma, yayma ve adın belirtilmemesi niteliğinde olduğu, davalı tarafa ait kitabın edebi anlamda bir roman olmasının sonuca etkili görülmediği, dava konusu kitap roman olsa dahi, birebir alınan ya da mealen iktibas eden bölümlerde dipnot olarak davacının çalışmalarına referans yapılması mümkün iken bunun yapılmadığı, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi haklarının STRUMA adlı kitap nedeniyle davalılarca ihlal edildiği, böylece tespit ve ref talepleri ile ilan talebinin de hüküm fıkrasında gösterilen şekilde yerinde olduğu, tespit ve ref talepleri yönünden yayıncı şirket olan davalının kusur şartının gerekli olmadığı, kaldı ki kitap yayıncılığı alanında faaliyet gösteren davalı şirketin, kitapta davacının eserlerinden yararlanıldığından bahsedildiğine göre, yararlanılan bölümlerin atıf kurallarına uygun şekilde belirtilmesi ve eserlerinden yararlanılan kişinin adının bu noktalarda gösterilmesi gerektiğini bilebileceği gerekçesi ile davanın kabulü ile, davalılarca yayınlanan Struma adlı kitap nedeniyle, davacının eser sahipliğinden kaynaklanan mali ve manevi hakların davalılarca ihlal edildiğinin tespitine, davalıların tecavüzünün ref'ine, davalıların eylemi aynı zamanda haksız fiil teşkil ettiğinden davalıların haksız fiillerinin dahi tespitine ve ref'ine, karar kesinleştiğinde karar özetinin ilanına dair verilen kararın davalılar vekilleri tarafından temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Davacı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 27,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 389,49 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/513283900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz