Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2017/4495 E. 2019/3657 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
soğuk zincir↗ nezaret yükümlülüğü↗ cmr konvansiyonu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ istifa↗ cmr↗ ticari faiz↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ dava sebebi↗ hasar↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 40.341 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, Türkiye'den Hollanda'ya davalı tarafından taşınan emtianın +2 derecede taşıma talimatı da olduğu halde bu şarta uyulmayıp yüksek ısıda taşınması sebebiyle hasar gördüğünü ileri sürmüş, davalı ise, varış yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda ısıdan kaynaklı bir hasar belirtilmediğini, bilakis hasarın ambalajlama ve istiflemeden kaynaklandığını savunmuştur. Dosyaya sunulan 04.10.2013 tarihli inceleme raporunun tercümesinde "paletlerin, özellikle alt katlarının çökmüş, çıkıntı yapmış ve hasar görmüş olduklarının ortaya çıktığı, hasarlı kasaların üst katlarda bulunan kasaların basıncına bağlı olarak deforme oldukları, içindeki malların bir bölümünün zarar gördüğü, ezildikleri veya çatladıkları" belirtilmiştir. Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emtiadaki bozulmalarının sebebinin taşıma esnasındaki soğuk zincirindeki kırılmalar ve depolamadaki doğru, düzenli ve yeterli hava sirkülasyonunun olmayışı olduğu kanısına varılmışsa da davalının ambalajlama ve istifleme hatası savunması ile inceleme raporunda yer verilen yukarıdaki hususlar değerlendirilmemiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. CMR Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. Yine hasar, aynı Konvansiyonun 17/4 maddesinde belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise taşımacı sorumlu tutulmayacaktır. Anılan maddede hasarın, ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda taşıyıcının sorumlu olmadığı belirtilmiştir. İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davaya konu taşımada ambalajlama ve istifleme hatası olup olmadığı, hasarın, emtianın uygun ısıdan taşınmamasından mı yoksa yetersiz ambalajlamadan veya hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, hem ısı hasarı hem de ambalajlama ve istifleme hatası varsa emtianın ne kadarının hangi sebepten hasarlandığının tespiti, istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, ambalaj ve istif hatası varsa ve yükleme gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 07.06.2017 tarihli 2016/7582 Esas- 2017/3499 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5881 E. 2021/3555 K.
Ortak:soğuk zincir · taşıyıcının sorumluluğu · ticari faiz · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaAnılan maddede «hasarın», ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda «taşıyıcının sorumlu» olmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davaya konu taşımada ambalajlama ve istifleme hatası olup olmadığı, «hasarın», emtianın uygun ısıdan taşınmamasından mı yoksa yetersiz ambalajlamadan veya hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, hem ısı hasarı hem de ambalajlama ve istifleme hatası varsa emtianın ne kadarının hangi sebepten hasarlandığının tespiti, istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, ambalaj ve «istif» hatası varsa ve yükleme gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dair …
İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının dava dışı şirkete gönderdiği yaş üzüm emtiasının davalı «taşıyıcının sorumluluğunda» iken zarara uğradığı, meydana gelen bu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu ve üzümün kilogram fiyatının 2,38 TL olarak belirlendiği, zarar gören üzüm miktarı 16.950 kg olduğundan 40.341,00 TL'nin dava tarihi olan 05.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Bilirkişiler önceki görüşlerinde sebat ederek, «hasarın», emtianın uygun sıcaklıkta taşınmamasından kaynaklandığını, bu durumun «soğuk zincirinde» kırılmalara ve sonuç olarak da üzümlerin bozulmasına sebep olduğunu mütalaa etmişlerdir.
1-) Dava, «taşıma sözleşmesinden» kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/428 E. 2013/1961 K.
Ortak:taşıyıcının sorumluluğu · istifa · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaAnılan maddede «hasarın», ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda «taşıyıcının sorumlu» olmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davaya konu taşımada ambalajlama ve istifleme hatası olup olmadığı, «hasarın», emtianın uygun ısıdan taşınmamasından mı yoksa yetersiz ambalajlamadan veya hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, hem ısı hasarı hem de ambalajlama ve istifleme hatası varsa emtianın ne kadarının hangi sebepten hasarlandığının tespiti, istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, ambalaj ve «istif» hatası varsa ve yükleme gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dair …
İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Benzer bu karardaBununla birlikte, anılan Konvansiyonu’nun 17/4-c maddesi uyarınca «hasarın», yükün gönderici, alıcı veya bunların adına hareket eden kişiler tarafından yüklenmesi, istiflenmesi veya boşaltılması nedeniyle oluştuğunun kanıtlanması halinde «taşıyıcının sorumluluğundan» bahsedilemeyecektir.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Davacı nezdinde sigortalı emtianın Türkiye’den Çek Cumhuriyeti'ne taşınması sırasında hasarlandığı, bu taşımanın CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi olduğu şüphesiz olup taraflar arasındaki uyuşmazlık, meydana gelen zarardan davalı «taşıyıcının sorumlu» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:nezaret görevi · müterafik kusur · sınırlı sorumluluk · rücuen tazminat · sigorta poliçesi · kusur · teslim
Benzer bu karardaDava, taşıma «sigorta poliçesine» dayalı «rücuen tazminat» istemine ilişkindir.
Bahse konu yükümlülüğün ihlali, «taşıyıcı» bakımından «müterafik kusur» oluşturmaktadır.
Öte yandan, «hasarın» neden ve nasıl meydana geldiği konusunda açıklama yapmadığı için davalının CMR Konvansiyonu'nun 29. maddesinde düzenlenen «sınırlı sorumluluk» hakkından yararlanamayacağı kabul edilmiş ise de, dosyada mübrez bilirkişi raporunda hasarın «istif» hatasından kaynaklandığının belirtilmiş olmasına göre bu halin, davalı «taşıyıcı» açısından kasıt ya da kasda eşdeğer «kusur» olarak kabulü mümkün olmadığından hükmün bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
CMR Konvansiyonu hükümlerine tabi taşımalarda «taşıyıcı», eşyanın kendisine «teslim» edildiği andan gönderilene teslim olunduğu tarihe kadar meydana gelen «hasar» ve kayıplardan sorumludur.
-
Sigorta poliçesine dayalı tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/12916 E. 2012/19231 K.
Ortak:taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaAnılan maddede «hasarın», ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda «taşıyıcının sorumlu» olmadığı belirtilmiştir.
İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davaya konu taşımada ambalajlama ve istifleme hatası olup olmadığı, «hasarın», emtianın uygun ısıdan taşınmamasından mı yoksa yetersiz ambalajlamadan veya hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, hem ısı hasarı hem de ambalajlama ve istifleme hatası varsa emtianın ne kadarının hangi sebepten hasarlandığının tespiti, istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, ambalaj ve «istif» hatası varsa ve yükleme gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dair …
Benzer bu karardaDairemizin yerleşik uygulamasına göre taşınacak emtianın araca yüklemesi ve istiflemesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının», yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme istifleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerekir.
Mahkemece iddia, savunma, tüm kanıtlara ve bilirkişi raporuna göre, davalı tarafça ambalajın taşımaya uygun olmadığını ve yüklemenin «taşıyıcı» değil gönderen tarafından yapıldığını kanıtlayamadığı, bu şekilde hasardan davalı şirketin sorumlu olacağı, davalının sorumluluğunun CMR hükümlerine göre belirleneceği gerekçesiyle, 6.254.70 Euro'nun davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Taşımacı eşyayı «teslim» aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar maruz kaldığı ziyadan ve hasardan veya «teslimindeki gecikmeden» sorumludur.Bilirkişi raporlarında «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teslimde gecikme · müterafik kusur · kusur oranı · rücuen tazminat · tacir · sigorta poliçesi · kusur · teslim
Benzer bu karardaO halde, mahkemece «taşıyıcının» zararın oluşmasında «müterafik kusuru» olduğu kabul edilerek «kusur oranı» tespit edilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1-Dava, «sigorta poliçesinden» kaynaklanan «rücuen tazminat» talebine ilişkindir.
Taşımacı eşyayı «teslim» aldığı andan itibaren teslim edinceye kadar maruz kaldığı ziyadan ve hasardan veya «teslimindeki gecikmeden» sorumludur.Bilirkişi raporlarında «hasarın» istifleme ve yükleme hatasından kaynaklandığı belirtilmiştir.
Dairemizin yerleşik uygulamasına göre taşınacak emtianın araca yüklemesi ve istiflemesi gönderene ait olsa dahi, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının», yükleme ve istiflemeyi basiretli bir «tacir» gibi gözetmesi, hatalı bir yükleme istifleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için her türlü tedbiri alması gerekir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11831 E. 2014/18759 K.
Ortak:istifa · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, öncelikle davaya konu taşımada ambalajlama ve istifleme hatası olup olmadığı, «hasarın», emtianın uygun ısıdan taşınmamasından mı yoksa yetersiz ambalajlamadan veya hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, hem ısı hasarı hem de ambalajlama ve istifleme hatası varsa emtianın ne kadarının hangi sebepten hasarlandığının tespiti, istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, ambalaj ve «istif» hatası varsa ve yükleme gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dair …
Anılan maddede «hasarın», ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda «taşıyıcının sorumlu» olmadığı belirtilmiştir.
İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre «hasarın» ambalajlama ve istiflemeden kaynaklandığı tespit edilmiş, buna göre davalının %20 kusurlu olduğu kabul edilerek karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kusur tespiti · rücuen alacak · müterafik kusur · kusur oranı · kusur
Benzer bu karardaBu durumda ambalajlamanın davalıya ait olduğu kabul edilerek buna göre «müterafik kusur tespit» edilmesi gerekirken hem ambalajlama hem de «istifin» davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece iddia, savunma, hükme dayanak yapılan bilirkişi raporuna göre emtiadaki «hasarın» yetersiz ambalajlamadan ve istiflemeden kaynaklandığı, taraflar arasındaki uyuşmazlığa CMR hükümlerinin uygulanması gerektiği, dosyada taraflarca sunulmuş bir «taşıma sözleşmesi» bulunmadığından mevcut CMR belgesinin taşıma akdine ve koşullarına ilişkin delil olduğu, CMR belgesinde ambalajlama, istifleme, yükleme ve boşaltma işlerinin göndericinin ve alıcının sorumluluğunda olduğu kararlaştırıldığından meydana gelen hasarda davalı «taşıyıcının» asli sorumluluğunun bulunmadığı, buna karşılık davalının CMR 8/1-b maddesi uyarınca ambalajlamada ve yüklemede gördüğü eksiklikleri diğer tarafa bildirmeyip gerekli önlemleri almaması sebebiyle %20 oranında kusurlu olduğu gerekçesiyle 18.600 TL zarar miktarının «kusur oranına» göre 3.720 TL'sinin faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Dava, CMR hükümlerine tabi taşıma sırasında meydana gelen «hasar» nedeniyle «taşıyıcıya» karşı açılmış «rücuen alacak» davasıdır.
-
Alacak | Taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5282 E. 2024/2343 K.
Ortak:soğuk zincir · taşıyıcının sorumluluğu · istifa · ticari faiz · taşıma sözleşmesi · taşıyıcı · hasar · eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, öncelikle davaya konu taşımada ambalajlama ve istifleme hatası olup olmadığı, «hasarın», emtianın uygun ısıdan taşınmamasından mı yoksa yetersiz ambalajlamadan veya hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, hem ısı hasarı hem de ambalajlama ve istifleme hatası varsa emtianın ne kadarının hangi sebepten hasarlandığının tespiti, istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, ambalaj ve «istif» hatası varsa ve yükleme gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı «taşıyıcının» yükün güvenli taşınabilmesi için «nezaret yükümlülüğünün» değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dair …
Anılan maddede «hasarın», ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda «taşıyıcının sorumlu» olmadığı belirtilmiştir.
İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve «hasara» uğramaması için «taşıyıcının» yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Benzer bu kararda… hkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımaya ilişkin Convention Marchandise Routier (CMR) belgesine taşımacı tarafından herhangi bir «şerh» düşülmediği, «hasara» dair ekspertiz raporunda “Üzümlerin kâğıt poşetler içinde ahşap kasada paketlendiği, her kasada 5 kg üzüm yer aldığı” denilerek malın ambalajlanmasında bir sorun olduğuna dair tespit yapılmadığı, aynı raporun devamında “Temiz bir manifesto tanzim edilmiş olduğundan, başka bir deyişle kamyon sürücüsü tarafından CMR manifestosu üzerinde herhangi bir açıklama yapılmamış olduğundan, malın treylere hasarsız bir biçimde yüklenmiş olduğu sonucuna varıldığı” denildiği, dolayısıyla buradan hareketle Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesinin (CMR Konvansiyonu) 9 uncu maddesi göz önüne alındığında, malın «taşıyıcı» davalı tarafından sağlam ve iyi ambalajlanmış şekilde «teslim» alındığının kabulünün gerektiği, istiflemenin taşıyıcıya bırakıldığına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 863 üncü maddesinin birinci fıkrasının açık hükmü gereğince yükleme ve istiflemenin davacı yanca yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, CMR Konvansiyonunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi ve 18 inci maddesinde yer verilen hükümler gereğince, meydana gelen hasarın hatalı istifleme etkisiyle oluşan kısmından davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı, her ne kadar hatalı istifleme davacı tarafça yapılmış ise de, davalı taşıyıcının istiflemeye nezaret-gözetim, yanlış istifleme halinde gönderene bildirim ve göndericinin uyarıları dikkate almaması halinde bu hususu CMR Belgesine şerh düşme yükümlülüğünün bulunduğu, dava dosyasında davalı taşıyıcının anılan yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, hasarın yanlış «istif» etkisiyle oluşan kısmının davacı gönderici ile birlikte davalı taşıyıcının müterafik hatalı eylemleri neticesinde meydana geldiği, Ağustos ayında taşınan üzümün tanelenmesine ve çürümelerin başlamasına «soğuk zincirin» bozulmasının katkıda bulunacağı, boşaltma esnasında treyler ayarı 2 ℃, olmasına karşın sıcaklıkların 2,2 ℃ ve 5,5 ℃ ortalama 3,3 ℃ olduğu, bu sıcaklık değerlerinin talimat sıcaklık değerinin üstünde bulunduğu, araçta taşıma esnasında sıcaklığın ne seviyede olduğunu kaydeden cihaz bulunmadığı için davalı taşıyıcının kendisine CMR senedinde verilen sıcaklık talimatını yerine getirdiğini kanıtlayamadığı, davalı taşıyıcının davacı göndericinin sıcaklık talimatına uyduğuna dair dava dosyasına sunulan başkaca kanıt bulunmadığı, davacının dilekçesinde üzümün kilogram fiyatının 2,38 TL olduğunu açıkça belirttiği, bu anlamda, üzümün kilogramının 2,38 TL olarak kabul etmek gerektiği, davacının bu talebinin 2. sınıf çekirdeksiz üzüm fiyatları ile de uyumlu olduğu, üzümün kilogram fiyatı 2,38 olarak belirlendiğine göre, zarar gören üzüm miktarı 16.950 kg ile 2,38'in çarpılması ile ortaya çıkan 40.341,00 TL davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarını gösterdiği, dava konusu hasarın hem yükleme-istifleme hatasının, hem de soğuk zincirin korunamamasının etkisiyle meydana geldiği, soğuk zincirin korunamamasının davalı, yanlış istiflemenin ise davacı hatası olduğu, bununla birlikte davalı taşıyıcının da istiflemeye nezaret- gözetim, yanlış istifleme halinde gönderene «bildirim yükümlülüğünün» bulunduğu, hasarın yanlış istif etkisiyle oluşan kısmının davacı gönderici ile birlikte davalı taşıyıcının müterafik hatalı eylemleri neticesinde meydana geldiği, istifleme hatası durumlarında, Yargıtay’ın, taşıyıcının %25 ila %30 arasında kusurlu olduğu şeklinde kararlar verdiği, davalının %62,5, davacının %37,5 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, zararın 40.341,00 TL’ye denk geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.213,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Mahkemece 01.07.2020 tarih, 2109/524 E. ve 2020/343 K. sayılı kararı ile davacının dava dışı şirkete gönderdiği yaş üzüm emtiasının davalı «taşıyıcının sorumluluğunda» iken zarara uğradığı, meydana gelen bu zarardan davalı şirketin sorumlu olduğu, üzümün kilogram fiyatının 2,38 TL olarak belirlendiği, zarar gören üzüm miktarı 16.950 kg olduğundan 40.341,00 TL'nin dava tarihi olan 05.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Bilirkişiler önceki görüşlerinde sebat ederek, «hasarın», emtianın uygun sıcaklıkta taşınmamasından kaynaklandığını, bu durumun «soğuk zincirinde» kırılmalara ve sonuç olarak da üzümlerin bozulmasına sebep olduğunu mütalaa etmişlerdir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bildirim yükümlülüğü · sınırlı sorumluluk · cy/cy şerhi · dosya masrafı · kusur · teslim
Benzer bu kararda… hkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu taşımaya ilişkin Convention Marchandise Routier (CMR) belgesine taşımacı tarafından herhangi bir «şerh» düşülmediği, «hasara» dair ekspertiz raporunda “Üzümlerin kâğıt poşetler içinde ahşap kasada paketlendiği, her kasada 5 kg üzüm yer aldığı” denilerek malın ambalajlanmasında bir sorun olduğuna dair tespit yapılmadığı, aynı raporun devamında “Temiz bir manifesto tanzim edilmiş olduğundan, başka bir deyişle kamyon sürücüsü tarafından CMR manifestosu üzerinde herhangi bir açıklama yapılmamış olduğundan, malın treylere hasarsız bir biçimde yüklenmiş olduğu sonucuna varıldığı” denildiği, dolayısıyla buradan hareketle Eşyaların Karayolundan Uluslararası Nakliyatı için Mukavele Sözleşmesinin (CMR Konvansiyonu) 9 uncu maddesi göz önüne alındığında, malın «taşıyıcı» davalı tarafından sağlam ve iyi ambalajlanmış şekilde «teslim» alındığının kabulünün gerektiği, istiflemenin taşıyıcıya bırakıldığına ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı, dolayısıyla 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 863 üncü maddesinin birinci fıkrasının açık hükmü gereğince yükleme ve istiflemenin davacı yanca yapıldığının kabul edilmesi gerektiği, CMR Konvansiyonunun 17 nci maddesinin dördüncü fıkrasının (c) bendi ve 18 inci maddesinde yer verilen hükümler gereğince, meydana gelen hasarın hatalı istifleme etkisiyle oluşan kısmından davalı «taşıyıcının sorumlu» tutulamayacağı, her ne kadar hatalı istifleme davacı tarafça yapılmış ise de, davalı taşıyıcının istiflemeye nezaret-gözetim, yanlış istifleme halinde gönderene bildirim ve göndericinin uyarıları dikkate almaması halinde bu hususu CMR Belgesine şerh düşme yükümlülüğünün bulunduğu, dava dosyasında davalı taşıyıcının anılan yükümlülüklerini yerine getirdiğine ilişkin herhangi bir delil bulunmadığı, hasarın yanlış «istif» etkisiyle oluşan kısmının davacı gönderici ile birlikte davalı taşıyıcının müterafik hatalı eylemleri neticesinde meydana geldiği, Ağustos ayında taşınan üzümün tanelenmesine ve çürümelerin başlamasına «soğuk zincirin» bozulmasının katkıda bulunacağı, boşaltma esnasında treyler ayarı 2 ℃, olmasına karşın sıcaklıkların 2,2 ℃ ve 5,5 ℃ ortalama 3,3 ℃ olduğu, bu sıcaklık değerlerinin talimat sıcaklık değerinin üstünde bulunduğu, araçta taşıma esnasında sıcaklığın ne seviyede olduğunu kaydeden cihaz bulunmadığı için davalı taşıyıcının kendisine CMR senedinde verilen sıcaklık talimatını yerine getirdiğini kanıtlayamadığı, davalı taşıyıcının davacı göndericinin sıcaklık talimatına uyduğuna dair dava dosyasına sunulan başkaca kanıt bulunmadığı, davacının dilekçesinde üzümün kilogram fiyatının 2,38 TL olduğunu açıkça belirttiği, bu anlamda, üzümün kilogramının 2,38 TL olarak kabul etmek gerektiği, davacının bu talebinin 2. sınıf çekirdeksiz üzüm fiyatları ile de uyumlu olduğu, üzümün kilogram fiyatı 2,38 olarak belirlendiğine göre, zarar gören üzüm miktarı 16.950 kg ile 2,38'in çarpılması ile ortaya çıkan 40.341,00 TL davacının davalıdan talep edebileceği zarar miktarını gösterdiği, dava konusu hasarın hem yükleme-istifleme hatasının, hem de soğuk zincirin korunamamasının etkisiyle meydana geldiği, soğuk zincirin korunamamasının davalı, yanlış istiflemenin ise davacı hatası olduğu, bununla birlikte davalı taşıyıcının da istiflemeye nezaret- gözetim, yanlış istifleme halinde gönderene «bildirim yükümlülüğünün» bulunduğu, hasarın yanlış istif etkisiyle oluşan kısmının davacı gönderici ile birlikte davalı taşıyıcının müterafik hatalı eylemleri neticesinde meydana geldiği, istifleme hatası durumlarında, Yargıtay’ın, taşıyıcının %25 ila %30 arasında kusurlu olduğu şeklinde kararlar verdiği, davalının %62,5, davacının %37,5 kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, zararın 40.341,00 TL’ye denk geldiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 25.213,13 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; bozma ilamına uygun araştırma yapılmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte müvekkiline en fazla %25 oranında «kusur» atfedilebileceğini, ekspertizin tamamen yükleme ve istifleme hatasına işaret ettiğini, bundan dolayı alt kattaki kasaların üsttekilerin baskılarıyla zarara gördüğünü, malın gönderici davacı tarafından yüklenip istiflendiğini, bilirkişilerin ambalajlamanın usulüne uygun olup olmadığını araştırmadığını, «soğuk zincirin» kırıldığı iddiasının ispatlanamadığını, kabul etmemekle birlikte soğuk zincirin korunamaması halinde bile hatalı istiflemenin illiyet bağını kestiğini, müvekkilinin «sınırlı sorumluluğunun» bulunduğunu, ürünün fiyatının ortalama 1,00 TL olduğunu, işletmece «masrafı» adı altında bir masraf belirlenemeyeceğini, ürünün 2. sınıf olduğunun dikkate alınmadığını, tazminat hesabının yanlış yapıldığını, ısrarlı beyanlarına rağmen sınır …
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalının CMR senedine «şerh» düşmeden emtiayı «teslim» aldığını, artık ambalajlama, yükleme, istifleme hatası ileri süremeyeceğini, müvekkilinin yüklemede kusurlu davrandığına dair tek bir delilin bulunmadığını, müterafik kusurlu kabul edilemeyeceğini, «hasarın» «soğuk zincirdeki» bozulmadan kaynaklandığını, Mahkeme kararını gerekçe içermediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2017/4495 E. , 2019/3657 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
Taraflar arasında görülen davada Alaşehir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 04/09/2015 gün ve 2014/98 - 2015/568 sayılı kararı onayan Daire'nin 07/06/2017 gün ve 2016/7582 - 2017/3499 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin Hollanda'nın Ridderkerk şehrine gönderdiği emtianın davalı şirkete ait araçlarla taşındığını, CMR senedinde emtianın +2 derecede taşınması gerektiğinin yazılı olduğunu, ancak davalı tarafça bu şarta uyulmadığını, taşıma sırasında yüksek ısıya maruz kalan emtianın hasara uğradığını, olay nedeniyle alıcı firma tarafından 14.158 EURO eksik ödeme yapıldığını ileri sürerek 14.158 EURO karşılığı 42.898,74 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, 40.341 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizce onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen aşağıdaki bent dışında kalan sair karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
2-Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Davacı, Türkiye'den Hollanda'ya davalı tarafından taşınan emtianın +2 derecede taşıma talimatı da olduğu halde bu şarta uyulmayıp yüksek ısıda taşınması sebebiyle hasar gördüğünü ileri sürmüş, davalı ise, varış yerinde yapılan inceleme sonucu düzenlenen raporda ısıdan kaynaklı bir hasar belirtilmediğini, bilakis hasarın ambalajlama ve istiflemeden kaynaklandığını savunmuştur. Dosyaya sunulan 04.10.2013 tarihli inceleme raporunun tercümesinde "paletlerin, özellikle alt katlarının çökmüş, çıkıntı yapmış ve hasar görmüş olduklarının ortaya çıktığı, hasarlı kasaların üst katlarda bulunan kasaların basıncına bağlı olarak deforme oldukları, içindeki malların bir bölümünün zarar gördüğü, ezildikleri veya çatladıkları" belirtilmiştir.
Mahkemece, hükme esas alınan bilirkişi raporunda emtiadaki bozulmalarının sebebinin taşıma esnasındaki soğuk zincirindeki kırılmalar ve depolamadaki doğru, düzenli ve yeterli hava sirkülasyonunun olmayışı olduğu kanısına varılmışsa da davalının ambalajlama ve istifleme hatası savunması ile inceleme raporunda yer verilen yukarıdaki hususlar değerlendirilmemiştir.
Davaya konu uyuşmazlığın uluslararası karayolu ile taşımadan kaynaklandığı ve uyuşmazlığa CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı kuşkusuzdur. CMR Konvansiyonun 17/2 maddesi uyarınca, eğer kayıp, hasar ya da gecikme istek sahibinin hatası veya ihmalinden, taşımacının hatasından değil de, istek sahibinin verdiği talimattan, yüke has bir kusurdan yahut da taşımacının önlemesine olanak bulunmayan durumlardan ileri gelmişse taşımacı sorumlu tutulamaz. Yine hasar, aynı Konvansiyonun 17/4 maddesinde belirtilen koşullardan bir veya bir kaçının doğal sonucu olan özel risklerden doğmuş ise taşımacı sorumlu tutulmayacaktır. Anılan maddede hasarın, ambalajlamadan ve eğer gönderene aitse istiflemeden kaynaklanan hasarlarda taşıyıcının sorumlu olmadığı belirtilmiştir.
İlke olarak, yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için taşıyıcının yükleme ve istiflemeyi gözetmesi, hatalı bir yükleme varsa buna karşı çıkması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri alması gerekip bu nedenle meydana gelecek hasarlarda müterafik kusurlu olduğunun kabulü gerekmektedir.
Bu durumda mahkemece, öncelikle davaya konu taşımada ambalajlama ve istifleme hatası olup olmadığı, hasarın, emtianın uygun ısıdan taşınmamasından mı yoksa yetersiz ambalajlamadan veya hatalı istiflemeden mi kaynaklandığı, hem ısı hasarı hem de ambalajlama ve istifleme hatası varsa emtianın ne kadarının hangi sebepten hasarlandığının tespiti, istiflemenin kimin tarafından yapıldığı hususlarının usulünce araştırılarak, ambalaj ve istif hatası varsa ve yükleme gönderen tarafından yapılmış ise, yukarıda açıklanan ilke uyarınca davalı taşıyıcının yükün güvenli taşınabilmesi için nezaret yükümlülüğünün değerlendirilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiş, yerel mahkeme hükmünün bu nedenle bozulması gerektiğinden davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulüyle Dairemizin 07.06.2017 tarihli 2016/7582 Esas- 2017/3499 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yukarıda anılan gerekçeyle mahkeme kararının davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin sair karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 07.06.2017 tarihli, 2016/7582 Esas- 2017/3499 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak, yerel mahkeme hükmünün davalı yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının isteği halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 13.05.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/512813700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz