Tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5808 E. 2013/8600 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişli rapor↗ tescilsiz tasarım↗ denetime elverişlilik↗ bilirkişi incelemesi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ayırt edicilik↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait tasarım tescil belgesine konu ürünlerin davalıdan önce çok sayıda firma tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu, ayrıca davaya konu tasarımların namluya monte edildiğinde ayak kısımlarının görünmediği, görünmeyen kısımlarında ayırt edicilikte göz önüne alınmayacağı gerekçesiyle, asıl davaların kabulü ile davalı adına tescilli tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Asıl ve birleşen dava davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü, karşı davalar ise tasarım tescil belgesine tecavüzün tesbit ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1086 sayılı HUMK'nm 275 vd. maddelerine göre bilirkişinin işin özelliğine uygun teknik bilgiye sahip olması gerektiği gibi hazırlayacağı raporun uzman olduğu konudaki özel ve teknik bilgiyi içerir nitelikte bulunması da gerekmektedir. Somut olayda, hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil belgesine konu tüfek namlu üst parçasının yeni olup olmadığının ve tasarım tescil belgesi ile korunmaya değer bulunup bulunmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de raporu tanzim eden bilirkişi ... orman mühendisi olup, hükümsüzlüğü istenen tüfek namlu üst parçasına ilişkin olması gereken tasarım uzmanlığına sahip değildir.
O halde mahkemece, davaya konu tasarım konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de içinde bulunduğu heyetten, hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil belgesine konu tüfek namlu üst parçalarının yeni olup olmadığı, davalıdan önce piyasaya sunulup sunulmadığı, dosya içinde mevcut kataloglardaki ürünler ile benzer ve farklılıklarının ne olduğu ayrıntılı olarak belirlenerek, ... denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3192 E. 2012/2629 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… ıda firma tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu, ayrıca davaya konu tasarımların namluya monte edildiğinde ayak kısımlarının görünmediği, görünmeyen kısımlarında «ayırt edicilikte» göz önüne alınmayacağı gerekçesiyle, asıl davaların kabulü ile davalı adına «tescilli tasarım» tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece 26.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile 556 sayılı KHK’nin 7/«son» fıkrası değiştirilerek fıkradaki (b) bendi hükümden kaldırılıp yerine (a) bendi getirildiğinden davalının “NAMLI” ibaresine kullanımla «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasını da ancak yasal değişikliğin yürürlüğe girdiği 26.06.2004 tarihine kadar geçen süre içerisinde ..../... gerçekleştirdiğini kanıtlaması gerekir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · kâr kaybı · ticaret sicili · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSınıfta 02.08.1996 tarihinden itibaren davalı adına tescil edildiği, yine davalı şirketin 21.02.1991 tarihinde «ticaret siciline» hali hazırdaki unvanı ile tescil edildiği, davacının «ticaret unvanının» ise Namlı Kebap Salonu - ... olduğu ve 09.12.1981 tarihinde tescil edilerek 14.12.1981 tarihli ticaret sicil gazetesinde yayınlandığı, davacının bu tarihi takip eden ve makul dava açma süresi olan 5 yılı aşkın yaklaşık 16 yıl gibi bir süre geçtikten sonra davayı açtığı ve bu suretle sessiz kalma suretiyle hak «kaybına» uğradığı anlaşıldığından, ticaret unvanının sicilden terkinine yönelik talebin reddine karar vermek gerektiği, yine davacının davanın açılma tarihinden 30 yıl ve d …
Kebap Salonu ve Namlı Restoran ibarelerini kullandığı, Beşiktaş İlçe Hükümet Tabipliği yazısında görüldüğü üzere 1981 yılında yani davalının «ticaret sicile» unvan tescilinden ve markaların tescili başvurusundan çok önce Namlı ibaresi ile kebap salonu ve restoran işletmek üzere çalışma ruhsatnamesi aldığı ve Namlı ibare …
Bu tarih itibariyle yürürlükte olan 556 Sayılı KHK' nin 7/«son» maddesi uyarınca bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise (b), (c) ve (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.
Bu itibarla mahkemece 26.06.2004 tarih ve 5194 sayılı Yasa ile 556 sayılı KHK’nin 7/«son» fıkrası değiştirilerek fıkradaki (b) bendi hükümden kaldırılıp yerine (a) bendi getirildiğinden davalının “NAMLI” ibaresine kullanımla «ayırt edicilik» kazandırıldığı iddiasını da ancak yasal değişikliğin yürürlüğe girdiği 26.06.2004 tarihine kadar geçen süre içerisinde ..../... gerçekleştirdiğini kanıtlaması gerekir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/11772 E. 2012/20195 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sermaye artırımı · geçersizlik · husumet · görevli mahkeme
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı şirketin Sanayi ve Ticaret Bakanlığı'ndan izin almadan «sermaye artırımına» gittiği ve hisse senetlerini Sermaye Piyasası Kuruluna kaydettirmediği, TTK’nun 392/2. maddesi gereğince ihraç edilen hisse senetlerinin «geçersiz» olduğu, davalı SPK’nın sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle, davalı SPK yönünden «husumetten» davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin sermaye artırım işlemlerinin geçersizliğine ve buna bağlı olarak hisse senetler …
2- Dava, davalı şirketin «sermaye artırımına» ilişkin alınan genel kurul kararlarının davalı SPK tarafından iptal edildiğinin ve buna dayalı olarak ihraç edilen hisse senetlerinin geçerli olmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, hükme esas alınan raporu hazırlayan bilirkişi, davaya konu uyuşmazlığın çözümü için gerekli SPK konusunda uzmanlığı bulunmamakta, bilakis medeni hukuk konusunda öğretim «görevlisi» olduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.
Bu itibarla, mahkemece, aralarında SPK konusunda uzmanlığı bulunan öğretim «görevlisi» bir bilirkişinin de bulunduğu heyetten tarafların iddia ve savunmalarını değerlendiren, Yargıtay denetimine açık bir rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, uyuşmazlık konusunda uzmanlığı bulunmayan bilirkişi tarafından hazırlanan rapor esas alınarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5808 E. , 2013/8600 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen .../.../2010 tarih ve 2010/39-2010/152 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi asıl ve birleşen davada davalı karşı davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/04/2013 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Asıl ve birleşen davalarda davacılar vekilleri, davalı şirkete ait av tüfeği namlusu üst şeridine ait çoklu tasarımın yeni ve ayırt edici niteliğinin bulunmadığını, davalıdan önce bu tasarımların piyasaya sunulduğunu ileri sürerek, davalı adına tescilli 2009/1683 sayılı çoklu tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğünü talep ve dava etmişlerdir.
Davalı- karşı davacı vekili, müvekkiline ait tasarım tescil belgesine konu ürünlerin yeni ve ayırt edici özelliğinin bulunduğunu savunarak, asıl davanın reddini, karşı dava olarak, davacıların müvekkiline ait tasarım tescil belgesine konu ürünlerin aynısını üreterek piyasaya sunduklarını ileri sürerek, tasarım tescil belgesine tecavüzün tesbit ve men’i ile her bir davacı-karşı davalıdan ayrı ayrı ....000 TL maddi ve 40.000,00 TL manevi tazminatın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait tasarım tescil belgesine konu ürünlerin davalıdan önce çok sayıda firma tarafından üretilerek piyasaya sunulduğu, ayrıca davaya konu tasarımların namluya monte edildiğinde ayak kısımlarının görünmediği, görünmeyen kısımlarında ayırt edicilikte göz önüne alınmayacağı gerekçesiyle, asıl davaların kabulü ile davalı adına tescilli tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne, karşı davaların reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
...- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı-karşı davacı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
...- Asıl ve birleşen dava davalıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü, karşı davalar ise tasarım tescil belgesine tecavüzün tesbit ve meni ile maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
1086 sayılı HUMK'nm 275 vd. maddelerine göre bilirkişinin işin özelliğine uygun teknik bilgiye sahip olması gerektiği gibi hazırlayacağı raporun uzman olduğu konudaki özel ve teknik bilgiyi içerir nitelikte bulunması da gerekmektedir. Somut olayda, hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil belgesine konu tüfek namlu üst parçasının yeni olup olmadığının ve tasarım tescil belgesi ile korunmaya değer bulunup bulunmadığının belirlenmesi için bilirkişi incelemesi yaptırılmış ise de raporu tanzim eden bilirkişi ... orman mühendisi olup, hükümsüzlüğü istenen tüfek namlu üst parçasına ilişkin olması gereken tasarım uzmanlığına sahip değildir.
O halde mahkemece, davaya konu tasarım konusunda uzmanlığı bulunan bir bilirkişinin de içinde bulunduğu heyetten, hükümsüzlüğü istenen tasarım tescil belgesine konu tüfek namlu üst parçalarının yeni olup olmadığı, davalıdan önce piyasaya sunulup sunulmadığı, dosya içinde mevcut kataloglardaki ürünler ile benzer ve farklılıklarının ne olduğu ayrıntılı olarak belirlenerek, ... denetimine elverişli rapor alınmak suretiyle oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye ve yetersiz bilirkişi raporuna dayalı olarak yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda ... nolu bentte açıklanan nedenle, davalı-karşı davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ... nolu bentte açıklanan nedenle, temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı- karşı davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacı karşı davalıdan alınarak davalı-karşı davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/04/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/511553300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz