Sözleşmenin Uyarlanması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9261 E. 2013/8456 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ahde vefa↗ borcun ifası↗ şirket müdürü↗ hisse devri↗ muacceliyet↗ hisse devir sözleşmesi↗ protokol↗ limited şirket↗ geçersizlik↗ taahhütname↗ kusur↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, borcun ifasının imkansızlaşmasında davalıların kusuru bulunmadığı, sözleşmedeki muacceliyet şartının kaldırılması talebi bir tür hakimin sözleşmeye müdahalesi istemi de olup ahde vefa ilkesine göre sözleşmelerde edimler arası dengenin olağanüstü değişmeler yüzünden alt üst olması, borcun ifasını güçleştirmesi veya imkansız kılması halinde ve sözleşme yapılırken önceden öngörülemeyen ve tahmin edilmeyen olağanüstü bir halin sonradan ortaya çıkması durumunda sözkonusu olup protokol imzalanırken şirketin net kârının ....000.000 TL'ye ulaşmayacağı ihtimalinin önceden öngörülemeyen bir neden olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacıların sözleşmedeki muacceliyet şartının kaldırılması taleplerinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava hisse devri nedeniyle bakiye alacağın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacılar ile davalılardan ... arasında limited şirket hisse devir sözleşmesi yapıldığı, bakiye devir bedelinin şirketin net kârının ....000.000 TL'ye ulaştığı anda ödeneceği kararlaştırılmış ve mahkeme kabulünün aksine imza tarihinde şirket müdürü olan ... da ....2010 tarihli protokol ile, şirkete .... kişinin fiilini taahhüt zımnında yükümlülük altına girmiştir. Davacı tarafın akitleri olan ...'in şirket ortaklığının devam edeceği olgusuna dayalı olarak bakiye devir bedelini kârın ....000.000 TL'ye ulaşması koşuluna bağlanmasını kabul etmesi hayatın olağan koşulu gereğidir. Akitlerine olan bu güven, onun şirketten ayrılması ile boşa çıkmış olacağından halen şartın geçerli olduğunun ileri sürülmesi MK'nın .... maddesine aykırıdır. Bu durumda mahkemece, bakiye bedelin ödenmesi hususunda kararlaştırılan şartın geçersiz hale geldiğinin kabulü ile neticesine göre bir hüküm kurulmak gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Hisse Devir Sözleşmesinin İptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/11966 E. 2015/3278 K.
Ortak:şirket müdürü · hisse devir sözleşmesi · protokol · limited şirket · geçersizlik · taahhütname
İncelediğiniz karardaDava «hisse devri» nedeniyle bakiye alacağın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacılar ile davalılardan ... arasında «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» yapıldığı, bakiye devir bedelinin şirketin net kârının ....000.000 TL'ye ulaştığı anda ödeneceği kararlaştırılmış ve mahkeme kabulünün aksine imza tarihinde «şirket müdürü» olan ... da ....2010 tarihli «protokol» ile, şirkete .... kişinin fiilini «taahhüt» zımnında yükümlülük altına girmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «borcun ifasının» imkansızlaşmasında davalıların «kusuru» bulunmadığı, sözleşmedeki «muacceliyet» şartının kaldırılması talebi bir tür hakimin sözleşmeye müdahalesi istemi de olup «ahde vefa» ilkesine göre sözleşmelerde edimler arası dengenin olağanüstü değişmeler yüzünden alt üst olması, borcun ifasını güçleştirmesi veya imkansız kılması halinde ve sözleşme yapılırken önceden öngörülemeyen ve tahmin edilmeyen olağanüstü bir halin sonradan ortaya çıkması durumunda sözkonusu olup «protokol» imzalanırken şirketin net kârının ....000.000 TL'ye ulaşmayacağı ihtimalinin önceden öngörülemeyen bir neden olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacıların …
Bu durumda mahkemece, bakiye bedelin ödenmesi hususunda kararlaştırılan şartın «geçersiz» hale geldiğinin kabulü ile neticesine göre bir hüküm kurulmak gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davanın reddine ilişkin verilen karar davacılar vekilinin temyizi üzerine Dairemizce "davacılar ile davalılardan... arasında «limited şirket» «hisse devir sözleşmesi» yapıldığının ve bakiye devir bedelinin şirketin net kârının 2.000.000 TL'ye ulaştığı anda ödeneceğinin kararlaştırıldığı, mahkeme kabulünün aksine imza tarihinde «şirket müdürü» olan ... da 22.10.2010 tarihli «protokol» ile şirkete 3. kişinin fiilini «taahhüt» zımnında yükümlülük altına girdiği, davacıların akitleri olan ...'in şirket ortaklığının devam edeceği olgusuna dayalı olarak bakiye devir bedelini kârın 2.000.000 TL'ye ulaşması koşuluna bağlanmasını kabul etmesinin hayatın olağan koşuluna uygun olduğu, akitlerine olan bu güvenin, onun şirketten ayrılması ile boşa çıkmış olacağından halen şartın geçerli olduğunun ileri sürülmesinin TMK'nın 2. maddesine aykırı olduğu, buna göre mahkemece, bakiye bedelin ödenmesi hususunda kararlaştırılan şartın «geçersiz» hale geldiğinin kabulü ile neticesine göre bir hüküm kurulması gerektiği" gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak davanın kabulüne karar verilmişti …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9261 E. , 2013/8456 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.02.2012 tarih ve 2011/123-2012/59 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirketin % 30 hissedarı iken diğer davalı ...'e hisse devir sözleşmesi ile hisselerini devrettiklerini, tarafların .../02/2010 tarihinde kendi aralarında düzenledikleri hisse devri protokolü ile hisse devir bedelini 600.000,00 TL olarak belirlediklerini, 200.000,00 TL bedelin davalı ... tarafından 06/04/2010 tarihinde nakden ve peşinen ödendiğini, kalan bakiyenin ise ...-b maddesinde açıklandığı üzere hisse devrinden sonraki dönemlerde diğer davalı şirketin net kârının ....000.000,00 TL'ye ulaştığı anda ödenmesi şeklinde muacceliyet şartına bağlandığını, davalıların ödenmesi gereken bakiye bedelin müvekkillerine ödenmesini engelleyici tutum ve davranışlar içinde olduğunu ileri sürerek, .../02/2010 tarihli hisse devir protokolünün ...-b maddesindeki muacceliyet şartının engellendiğinin tespiti ile şartın ortadan kaldırılmasını, hisse devrinden kaynaklanan 400.000,00 TL'nin davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalılar, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, borcun ifasının imkansızlaşmasında davalıların kusuru bulunmadığı, sözleşmedeki muacceliyet şartının kaldırılması talebi bir tür hakimin sözleşmeye müdahalesi istemi de olup ahde vefa ilkesine göre sözleşmelerde edimler arası dengenin olağanüstü değişmeler yüzünden alt üst olması, borcun ifasını güçleştirmesi veya imkansız kılması halinde ve sözleşme yapılırken önceden öngörülemeyen ve tahmin edilmeyen olağanüstü bir halin sonradan ortaya çıkması durumunda sözkonusu olup protokol imzalanırken şirketin net kârının ....000.000 TL'ye ulaşmayacağı ihtimalinin önceden öngörülemeyen bir neden olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, davacıların sözleşmedeki muacceliyet şartının kaldırılması taleplerinin yerinde bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dava hisse devri nedeniyle bakiye alacağın tahsiline ilişkin olup, yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere, davacılar ile davalılardan ... arasında limited şirket hisse devir sözleşmesi yapıldığı, bakiye devir bedelinin şirketin net kârının ....000.000 TL'ye ulaştığı anda ödeneceği kararlaştırılmış ve mahkeme kabulünün aksine imza tarihinde şirket müdürü olan ... da ....2010 tarihli protokol ile, şirkete .... kişinin fiilini taahhüt zımnında yükümlülük altına girmiştir. Davacı tarafın akitleri olan ...'in şirket ortaklığının devam edeceği olgusuna dayalı olarak bakiye devir bedelini kârın ....000.000 TL'ye ulaşması koşuluna bağlanmasını kabul etmesi hayatın olağan koşulu gereğidir. Akitlerine olan bu güven, onun şirketten ayrılması ile boşa çıkmış olacağından halen şartın geçerli olduğunun ileri sürülmesi MK'nın ....
maddesine aykırıdır. Bu durumda mahkemece, bakiye bedelin ödenmesi hususunda kararlaştırılan şartın geçersiz hale geldiğinin kabulü ile neticesine göre bir hüküm kurulmak gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 29.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/511013900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz